Kısa Hikayeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kısa Hikayeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Mustafa Kemal Atatürk İle İlgili Hikaye Kurgular Mısınız?


Mustafa Kemal Atatürk İle İlgili Hikaye Kurgular Mısınız?

Kurtuluş Savaşı’nın en zor yıllarıydı. Halk bir bir yandan savaşla uğraşırken bir yandan da yoksulluğun pençesinde zor şartlar geçiriyordu. Vatan ve millet tehlike altındaydı. Vatanın bir karış toprağı bile düşmana teslim edilemezdi. Vatanını çok seven  Fatma Nine de bu savaşta askerler için elinden gelen her türlü fedakarlığı yapan kahraman analarımızdandı. Fatma Nine bir yandan cepheye yiyecek taşıyor bir yandan da savaşta olan oğlu ve gelininin çocuklarına bakıyordu. O yıllarda kurtuluş umudu varmış, Mustafa Kemal adında bir komutan var diyorlardı.

Fatma Nine Mustafa Kemal adındaki vatansever komutanın adını duyunca heyecanlanmış ve onunla tanışmayı çok istemişti. Mustafa Kemal’in ünü iyice yayılıyordu. Vatanı, vatan topraklarını düşmana vermeyen bu komutan  çok iyi biri olmalıydı diye düşünüyordu Fatma Nine. Savaş devam ediyor, Fatma Nine de görevine devam ediyordu. İzmir’de yaşayan Fatma Nine sabah uyandığında Mustafa Kemal’in  kendi şehrine geldiğini duymuş ve   hemen  koşa koşa yola koyulmuştu. Sabahın erken saatlerinde gelen Mustafa Kemal Atatürk  odasında savaş ile ilgili hazırlıklar yaparken kapısı çalındı. Mustafa Kemal’in yaverleri  gelen yaşlı bir kimsenin  kendisi ile tanışması için ısrar ettiğini söylenince Mustafa Kemal gelebilir diye emretti. Fatma Nine içeri girer girmez Mustafa Kemal Atatürk’e sarıldı ve evladım seni Allah başımızdan eksik etmesin, vatanı kurtarmak için gelmişsin dedi. Atatürk de anacığım bu vatanı hep birlikte kurtaracağız diyerek Fatma Nine’nin ellerinden öptü ve ona sarıldı. Güzel bir sohbetin ardından Fatma Nine oradan ayrıldı. Yunanlılar İzmir’i ele geçirmek için uğraşırken Fatma Nine de var gücüyle cepheye yemek götürüyor, ördüğü çoraplardan götürüyordu. Yine bir gün giderken  bir düşman askerinin sırtından hançerlemesi ile Fatma Nine yere yığıldı ve oracıkta can verdi.

Fatma Nine vatan için şehit olmuştu. Mustafa Kemal Atatürk Fatma Ninenin  şehit olduğunu duyunca gözyaşlarına boğuldu ve  onun torunlarına  her türlü sahip çıkılması için emretti. Vatan  düşman işgalinden kurtuldu ve binlerce şehit verildi. Bugün bu topraklar üzerinde özgürce yaşıyorsak bunu Fatma Nine ve Mustafa Kemallere, kahraman askerlere, kahraman kadınlara borçluyuz.

İçinde Bakkal , Torba, İşhanı, Merkez, Sevimli Kelimeleri Geçen Bir Hikaye Yazınız.


İçinde  Bakkal , Torba, İşhanı, Merkez, Sevimli Kelimeleri Geçen Bir Hikaye Yazınız.

Sivas’ın soğuk kış günleri  yine yaklaşmıştı.  Havalar soğudukça insan evin kıymetini daha iyi anlıyordu. Babam da biz okuyalım diye sabahın erken saatlerinde kalkıyor  ve işine gidiyordu. Babamın çarşıda küçük  bir dükkanı vardı. Bu dükkanda hemen hemen her şey bulunuyordu fakat  içi çok geniş değildi.  Babamı  çalıştığı yerdeki komşu bakkallar çok sever ve ona değer verirlerdi.

Babam akşam olunca  evimize torbalarla yiyecek getirir, satın alınmayan sebze ve meyveleri  evimize getirirdi. Günler böyle geçip gidiyordu.  Günler böyle geçip giderken bir akşam babam eve gelmemişti. Vakit  çok geç olmuştu. Annem ve biz  çok telaşlanmıştık. Hemen bakkalımızın numarasını  çevirdik ve babamın sesini bir an önce duymak istiyorduk. Telefon çalıyordu , telefonu açan kişi babamın yakın  arkadaşı Salih Amcaydı. Hemen babama ne olduğunu sorduk. O da babamın  iş yaparken bir anda yere yığıldığını söyledi. Şu anda hastanede olduklarını ve babamın sağlık durumunun  iyi olduğunu söyledi. Hemen annemle otobüse atlayıp çarşıdaki iş hanının  karşısındaki hastaneye gittik.  Babamın yanına vardık ve ona iyice sarıldık. Babam o gün  çok çalıştığı için başı dönmüş  ve tansiyonu yükselmişti. Çok şükür bir şeyi yoktu. Babamın iyi olduğuna çok mutlu olduk.

Daha sonra doktorun yazdığı ilaçları almak için Sivas merkezdeki eczaneye gittik. Eczaneden ilacı alıp eve giderken, yerde yatan çok sevimli bir köpek gördük. Elimdeki simiti köpeğe verdim ve daha sonra ailemle birlikte evimize gittik. O gün zor bir gün olmuştu fakat şükürler olsun ki babam  iyiydi.

Engelli İnsanların Hayatı İle İlgili İçinde Kaza, Tekerlekli Sandalye, Mutluluk, Koşmak Ve Sevgi Kelimelerinin İçinde Geçtiği Kısa Bir Hikaye Yazınız.


 Engelli İnsanların Hayatı  İle İlgili  İçinde Kaza, Tekerlekli Sandalye, Mutluluk, Koşmak Ve  Sevgi Kelimelerinin İçinde Geçtiği Kısa Bir Hikaye Yazınız.

Havalar soğumaya başlamış, sonbahar yağmurları artık kendini göstermeye başladı. Güneş yüzünü artık daha az gösteriyordu. Sivas’ın soğuğu da bir acayip oluyordu. Ailemle Sivas’ta yaşıyorduk.  Okul başladığı için soğuk havalarda bazen bizi babam okula bırakıyordu.  Yine bir gün ablam ve ben okula arabayla giderken  , arkadan gelen bir araba bizim arabaya hızla çarptı.

Arabanın bize çarpmasıyla sarsılmıştık ve büyük bir kaza yapmıştık. Ben o esnada bayılmışım, babamın kolu çıkmış, ağzı yüzü kan içindeymiş. En büyük sorun ise ne  yazık ki ablam Aysun’daydı. Ablam bu kazada ayaklarını kaybetmişti. Çok üzülmüştüm.  Ablamın psikolojisi de  bozulmaya başlamıştı. Çünkü okula artık tekerlekli sandalye ile gitmek zorunda kalacaktı fakat doktorlar bunun kalıcı olmayacağını söyledi. İyi bir  fizik tedavi ile tekrar ayağa kalkabilirmiş. Bunu duyduğumuzda ailece çok mutlu olmuştuk. Ablamı tekerlekli arabası ile annem okula götürüyor , ben de onların yanında okula gidip geliyordum. Derken günler geçiyor ve okul devam ediyordu. Ablamı çok seviyordum  ve onun bir gün iyileşeceğine inanıyordum. Bir gün yine annemle onu okula götürürken  babam aradı ve hastaneye gelmemizi söyledi.  Hastaneye gittiğimizde çok iyi  ve güler yüzlü bir doktor bizi karşıladı. O doktor ablama her gün egzersizler yaptırdı ve ablam en sonunda kendi başına yürümeye başladı.

Ablam yürüyordu biz ise mutluluktan ağlıyordu. Koşarak ablama sarıldım ve Allah’a bize bu mutlu ve güneşli günleri gösterdiği için şükrettim. Allah kimseye bir daha böyle zorluklar yaşatmasın.

Engelli Bir Bireyin Yaşadıkları İle İlgili Hikaye


Engelli Bir Bireyin Yaşadıkları İle İlgili Hikaye

Merhaba! Benim adım Ayşe.  Küçükken çok hastalanmışım.  Geçirdiğim hastalık yüzünden  gözlerimi kaybetmişim. 4 yaşına kadar her yeri görüyormuşum fakat daha sonra  görmemeye başlamışım. Çok az gördüğüm şeyleri hatırlıyorum fakat çoğu zaman ise hiç bir şey hatırlamıyorum. Şu anda on iki yaşındayım. Görme engelli olduğum için okula beni annem götürüp getiriyor. 

Hayata tutunmaya çalışıyorum fakat bazen de geceleri yatağıma yatarken ağlayarak yatıyorum. Çünkü baharın geldiğini, yazın geldiğini göremiyorum. Annemi , babamı, kardeşlerimi göremiyorum. Acaba annemin saçları nasıl, babamın mimikleri nasıl çok merak ediyorum. Sınıf arkadaşlarımı  görmek, öğretmenlerimi  görmek istiyorum.  Görmek çok güzel bir şey olsa  gerek.  Sevdiğin meyvelerin rengini görerek onları yemek daha lezzetlidir bence. Ya da sevdiğin bir kıyafetin rengini görmek , o kıyafetin rengini içine çekmek çok güzeldir. Ama yine de hayata dört elle tutunmaya çalışıyorum. Çünkü ailem yanımda , onlar beni görmüyorum diye hiç bırakmamışlar. Bana daha  çok  bağlanmışlar ve beni daha çok seviyorlar. Onları çok seviyorum. Arkadaşlarımı da çok seviyorum. Onlar da bana okulda çok yardımcı oluyor. Mesela sınav sorularını bana okuyan Elif arkadaşım bana çok büyük iyilik etmiş oluyor. O okumasa ben nasıl anlarım soruları diye düşünüyorum bazen.

Belki bir gün  tıpta çok ilerleme olacak ve benim de gözlerim açılacak. O zaman diyorum işte her şeyi göreceğim. Doğaya bakacağım, ağaçlara tırmanacağım, mevsimlerin gelişini göreceğim, yağmuru, karı göreceğim. İnşallah bir gün görme engelim ortadan kalkar ve ben daha mutlu olurum, daha çok hayata bağlanırım ve hayatın güzelliklerinden  faydalanırım.

Engelli İnsanların Hayatı İle İlgili Hikaye Oluşturunuz.


Engelli İnsanların Hayatı İle İlgili Hikaye Oluşturunuz.

Okullar açılmıştı. Okulların açılması ile  okul heyecanı başlamıştı. Bu yıl dördüncü sınıfa geçmiştim. Yeni bir okula  gelmek zorunda olduğum için bu sınıfta da yeni arkadaşlarım olacaktı. Hepsiyle tanışmak için çok heyecanlanıyordum. Derken pazartesi günü geldi ve okullar açılmıştı. Sabah kahvaltısını yapıp yola koyuldum. Yolda giderken benim yaşlarımda bir çocuk da annesinin elinden tutmuş okula gidiyordu.  Elinde büyük bir sopa vardı ve ona dayanarak yürümeye  çalışıyordu. Biraz daha hızla yürüyüp çocuğun yüzünü görmek istedim. Yanına yaklaştığımda çocuğun görme engelli olduğunu anlamıştım.  Hemen  yanlarına sokuldum ve çocuğun annesine ve  çocuğa günaydın dedim.  Onlar da günaydın diyerek samimi bir şekilde cevap verdiler. Daha sonra çocukla tanıştım ve adının Emir olduğunu öğrendim. O da benim gibi dördüncü sınıfa geçmişti.  Babası işe gittiği için onu her gün annesi okula getiriyordu.

Okula geldik ve annesine ben ona bakarım teyzecim siz gidebilirsiniz dedim. Teyze de gülümseyerek ve teşekkür ederek oradan ayrıldı.  Emir ile birlikte sınıfa girdim ve onunla aynı sıraya oturdum. Onun gözleri görmediği için ona sınıfta nelerin olduğunu anlattım. Onunla çok iyi bir arkadaş olmuştuk. Ona derslerinde yardım ediyor ve onu çok seviyordum. Çok zeki ve duygusal biriydi.  Bir gün sınıfa girdiğimde Emir sırasında oturmuş ağlıyordu. Şaşırmıştım ve aynı zamanda üzülmüştüm. Hemen yanına oturdum ve ona neden böyle ağladığını sordum. O da sınıftaki bazı kimselerin onunla dalga geçtiğini söyledi. Bunu duyduğumda çok öfkelendim ve ben de ağladım. Daha sonra onunla dalga geçen kişileri öğretmene söyledim. Ertesi gün Emir çok üzüldüğü için okula gelmemişti. Öğretmen  sınıftaki o arkadaşları yanına çağırdı ve kapatın gözlerinizi ve  bana öğretmenler odasından  kitaplarımı getirin dedi.  O çocuklar ama gözlerimiz  görmeden nasıl getirebiliriz öğretmenim diye   söylendiler. Öğretmen  peki  kendinizi Emir’in yerine koyun, onun çektiği zorlukları düşünün dedi. Arkadaşlar biraz sonra üzülüp pişman oldular. Çok ayıp etmişlerdi.

Daha sonra öğretmenimiz koca bir çiçek yaptırdı ve tüm sınıf Emir’den özür dilemek için evlerine gittik.  O günden sonra herkes Emir’e yardımcı oldu ve onu bir daha kimse üzmedi. Böylece o yılımız dayanışma ve yardımlaşma içinde geçti.

‘’Üzüm Üzüme Baka Kararır.’’ Atasözü İle İlgili Bir Hikaye Yazınız.


‘’Üzüm Üzüme Baka  Kararır.’’ Atasözü İle İlgili Bir Hikaye Yazınız.

Nesrin   Hanım oğlu Burak’ta son zamanlarda büyük değişiklikler olduğunu fark etmekteydi. Çok yaramaz ve yerinde  hiç durmayan  Burak bu aralar daha sakindi. Önceki zamanlarda annesinin derse zorla çalıştırdığı Burak artık derslerine kimse demeden çalışıyor ve boş boş oturmuyordu. Annesi her ne kadar bu duruma sevinse de  yine de Burak’taki bu değişimi fark ediyordu.

Burak artık  çok sorumluluk sahibi bir çocuk olmuştu. Yemek zamanı yemeğini yiyor, dersine çalışıyor ve annesini hiç üzmüyordu. Nesrin Hanım ertesi sabah Burak’ı okula bırakmıştı. Burak’ın öğretmeni ile Burak'taki bu değişimi konuşmak için, öğretmenler odasında beklemeye koyuldu. Ecem Öğretmen odaya geldi ve  konuşmaya başladılar. Nesrin Hanım Burak  ile ilgili değişiklikleri, öğretmene anlattı ve öğretmen de gülümsedi. Evet Nesrin Hanım Burak artık değişti çünkü o arkadaşını değiştirdi dedi. Okulumuza gelen Ahmet adındaki arkadaşı ile samimi oldu. Ahmet adlı öğrencim de çok sorumluluk sahibi bir insan. Burak da onu sevdi ve ondaki olumlu özelliklere sahip  olmak istediği için böyle oldu dedi.

Nesrin Hanım bu duruma çok sevindi ve “eee, ne demişler hocam; üzüm üzüme baka baka kararır sözü boşa denmemiş!” dedi ve oradan ayrıldı.

Kedi İle İlgili Bir Hikaye Yazınız.


Kedi İle İlgili Bir Hikaye Yazınız.

Sabahın ilk ışıkları ile uyanmış ve güzel bir Pazar sabahı geçirmek için ailemle birlikte kahvaltı yapmaya hazırlanıyordum.  Yaşadığım şehir Sivas olduğu için  ilkbahar gelmiş fakat soğuklar hala etkisini devam ettiriyordu. Evden dışarı çıkıp fırından sıcak ekmek almaya giderken yolda gördüğüm  kedi meraklı meraklı evimizin  arka tarafına doğru gidiyordu.

Başta ne olduğunu anlamadığım için ben hemen fırına gittim ve ekmeklerimi aldım. Daha sonra eve doğru geldim ve kedinin arkada ne yaptığını görmek istiyordum. Arkaya gittiğimde kedi doğum yapmış ve üç tane küçük kedi yavrucakları dünyaya gelmişti. Bana endişeli gözler ile bakan kedi anne onlara zarar veririm korkusu ile  bana sert sert bakıyordu. Ben ise oraya fazla yaklaşıp yavruları ürkütmek istemedim. Anne kedi daha sonra yavrularını ağzına alarak daha güvenli bir yer bulurum düşüncesi ile ayrılmak istedi. Kendisine hemen  yakın bir yerde  yuva yaptık ve anne kedinin yavrularını oraya bırakması için  ve kediciklerin bu soğukta hasta olmaması için elimden gelen her türlü fedakarlığı yaptım. Daha sonra anne kedi bana daha masum bakıyordu  ve benim  zararsız biri olduğumu  anlamıştı. Yavrularını yuvaya götürdü.

Daha sonra kediye peynir, ciğer ve et aldım ve onları her gün düzenli olarak besledim ve beslemeye de devam  ediyorum. Bir hayvana sahip çıkmak, korumak harika bir duygu. Çünkü onların da sevgiye, ilgiye ve şefkate ihtiyacı var.

Millet Sevgisi İle İlgili Hikaye Yazınız.


Millet  Sevgisi İle İlgili  Hikaye Yazınız.

Kurtuluş Savaşı’nın en çetrefilli yıllarıydı. Ben o yıllarda  küçüktüm. Savaş olduğu için  maddi ve manevi olarak çok zorluklar çekiyorduk. Babam ve abilerim cepheye gitmişlerdi. Evde ise babaannem, kardeşlerim, annem ve ben kalmıştık. Düşman her koldan saldırıyor, bebek, çocuk, yaşlı demeden herkesi öldürüyor ve evlerimizi yakıp yıkıyordu. Askerimiz bir yandan düşmanla mücadele ederken , bir yandan da sefaletle mücadele ediyordu. Açlıkta savaş zamanında çok acı bir durumdu.

O yıllarda  Mustafa Kemal adında bir askerden bahsediliyordu. Yurdu kurtaracak ve bizi bağımsızlığımıza kavuşturacaktı. Onu görmeyi ve onunla karşılaşmayı çok istiyordum. Mustafa Kemal bu zor yıllarda Tekalifi Milliye Emirleri çıkarmış ve her evden ordumuza destek istemişti. Babaannem  Hacer  Hanım, bunu duyar duymaz hemen işe atılmıştı. İki hafta boyunca her gün çorap ve yelek örüyor, bunların bir an önce askerlerimize gitmesi için elinden gelen her türlü fedakarlığı  yapıyordu. Çünkü vatanını ve milletini çok seviyor bunun için de gece gündüz demeden çorap ve yelek örüyordu. Annem de askerlerimize ekmek yapıyor, ben de cephaneye onları götürmek için can atıyordum. Babaannem ise oğlum bunları ben götürüyüm asker yavrularımıza dedi. Ben de tamam babaanne dedim. Yine  bir cuma günüydü. Babaannem elindeki erzaklarını almış ve askerlerimize teslim etmiş ve evine doğru gelirken  bir düşman askeri tarafından sırtından vurulmuştu. Oraya koşan bir Türk askeri babaannemi kucağına almış ve evimize getirmişti.

Babaannem bu kutlu yolda şehit olmuştu. Millet, vatan sevgisi işte böyle bir şeydi. O gün babaannem için çok üzülmüştüm. Ama yılmadan, pes etmeden vatan için mücadelemize devam ettik ve vatanımızı düşman parazitlerinden temizledik. Bugün ben de  ileri bir yaştayım.  Çocuklarıma, torunlarıma vatan sevgisini aşılamaya devam ediyorum. Çünkü vatan sevgisi sevgilerin en değerlisi ve en  kutsalıdır.

Ana Ögeler Kış Mevsimi, Baba, Oğul, Tarla Olan Kelimeler İle İlgili Hikaye Yazınız.


Ana Ögeler Kış Mevsimi, Baba, Oğul, Tarla Olan Kelimeler İle İlgili Hikaye Yazınız.

Yine sıcak bir yaz günüydü . Babam tarlada çalışır, annem ona yemek hazırlar , ben de babama yardım ederdim . Evin tek çocuğu olduğum için annem ve babam beni çok sever ve beni tarlada çalıştırmazlardı. Babam sen derslerine çalış oğul, biz ananla  işleri hallederiz derdi. Ben de babamın  bana olan güvenini boşa çıkarmamak için , onlar  tarlada iş yaparken bir ağacın gölgesinde oturur ve derslerime çalışırdım. 

Tarlamızdaki fasulyeler günden güne boy veriyordu. Biz geçimimizi bundan sağlıyorduk. Tarlamız olmasaydı  babamın  başka bir işi olmayacaktı ve o zaman da ailemiz maddi  ve manevi olarak çok zor günler geçirecekti. Bu tarla babama dedemden mirastı. Annem de babama yardım eder ve onu hiç yalnız bırakmazdı. Bir ara ders çalışmaya dalmıştım. Dışarısı çok sıcak olduğu için ağacın altında uyuyakalmıştım. Bir anda annemin çığlığı ile uyandım. Oğlum sakın kıpırdama diye bağırıyordu. Gözlerimi açtığımda yanı başımda kocaman bir yılan belirdiğini gördüm ve korkudan gözlerim kocaman olmuştu. Babam hemen yanıma geldi ve yılanı oradan uzaklaştırdı. Çok  korkulu bir gün geçirmiştik. Babam bana oğlum daha dikkatli ol, uyuma burada dedi. Daha sonra anneme ve babama sarıldım.

Yılandan kurtulduğum için çok şanslıydım. Daha sonra akşama doğru hep birlikte evimize gittik. Günler güner kovaladı ve hasat zamanı geldi. Ektiğimiz fasulyeden çok güzel verim elde ettik. Havalar artık soğumaya başladı ve kış mevsimi de yüzünü göstermeye başlamıştı.

Sigara İle İlgili Hikaye Yazınız.


Sigara  İle İlgili Hikaye Yazınız.

Havalar ısınmaya başlamış , güneş yüzünü göstermiş ve ilkbahar artık geliyorum demişti .  Havalar bir an önce ısınsın diye can atıyorduk . Çünkü yaz mevsimini çok özlemiştik ailece . Annem, babam ve  kardeşlerimle birlikte pikniğe gitmeyi özlemiştik . Aradan birkaç ay geçtikten sonra yaz mevsimi gelmişti . Hemen  ailece pikniğe gittik . Babam mangal yaktı, annem salatayı yaptı ben de ona yardım ediyordum .

Babam mangalın başındayken devamlı sigara içmeye devam ediyordu . Ona  sigara içmenin zararlarını anlatsam da o beni bir türlü dinlemiyor ve kendi bildiğini yapmaya devam ediyordu . Yemekler hazırlandı, yendi ve o gün çok güzel bir şekilde sona ermek üzereydi. Tam eve doğru yola koyulacakken  piknik yaptığımız yerde otlar  yanmaya başlamıştı . Bu yangın babamın  sigarasından kaynaklanıyordu . Çünkü o içtiği sigaranın ateşini bile söndürmeden yere atmış ve bu da ufak çaplı bir yangına neden olmuştu . Hemen en yakınımızdaki yerden su getirip  yangını söndürdük ve o gün küçük bir olay atlattık . Eve geldiğimizde herkes yorulmuştu.  Hemen yatmaya koyulduk. Tam uyuyacaktım ki babamın öksürük sesleri bir türlü bitmiyordu . Bu kadar fazla sigara içerse olacağı buydu . Hemen odasına gittim ve ona sigarayı bırakması için yalvardım, ağladım . Çünkü onun sağlığına zarar gelsin istemiyordum .

Babamın ağzı açık kalmıştı. Çünkü benden hiç  böyle bir tepki beklemiyordu. Hemen beni kucağına aldı ve bana söz verdi. Bir daha o zararlı olan maddeyi kullanmadı. Babam şu anda daha sağlıklı . Çünkü artık spor da yapıyor ve hayatımız böyle güzel geçiyor.

Kar İle İlgili Hikaye Yazınız.


Kar İle İlgili Hikaye Yazınız.

Sabahın ilk ışıkları ile uyanıp   dışarıya baktığımda çok mutlu olmuştum . Çünkü uzun zamandır İstanbul’a bu kadar fazla kar yağmamıştı . Çok mutlu olmuştum . Hemen  ablamı ve abimi de uyandırarak dışarıya kar topu oynamaya çıktık .  Daha kahvaltı bile yapmamıştık ama kar ile oynamak, karın tadını çıkarmak bize kahvaltı yapmayı bile unutturmuştu .

Dışarısı çok soğuktu. Çünkü kar yağışı durmuş artık ayaz başlamıştı . Hemen  abim ve ablamla birlikte kocamana bir kardan adam yaptık . Daha sonra evden havuç, zeytin,  şapka, kaşkol getirdim . Bunları kardan adamımıza taktık . Kardan adamımız o kadar güzel olmuştu ki bakmalara doyamadık . Daha sonra annem hadi artık eve gelin , üşütüp hasta olacaksınız dedi . Kar yağdığı için, hava da soğuk olduğu için bugün okul da yoktu . Anne biraz daha oynayalım dedik hep bir ağızdan . Çünkü biz bugünü çok beklemiştik . Annem de 20 dakika kadar daha oynayın sonra gelin dedi . Biz de tamam dedik ve oyuna devam ettik . Daha  sonra ellerimiz, burnumuz üşüdüğü için koşa koşa eve girdik . Evde annemin yaptığı sıcacık çöreklerin kokusu mis gibi  mahalleyi sarmıştı . Annem hemen bir parça da komşumuz Aylin Hanım’a götürmemizi söyledi . Ben  çöreği annemden alarak hemen dışarı atıldım . Çünkü karda yürüyecektim . Daha sonra dışarı çıktım ve karda yürüyerek komşumuza çöreği verdim .

Gelirken de karın üzerine bir güzel uzandım. Bu muhteşem bir duyguydu . Daha sonra eve gittim ve bir güzel kahvaltımı yaptım . O gün hiç unutamadığım harika bir kar günüydü benim için.

‘’Canımı Sokakta Bulmadım ‘’ Deyimi İle İlgili Bir Hikaye Yazınız


‘’Canımı Sokakta Bulmadım ‘’ Deyimi İle İlgili Bir  Hikaye Yazınız

Abimin mesleğinden dolayı onunla birlikte Konya’ya taşınmıştık . Abim Konya’da doktorluk yapıyordu . Ben de bu yıl üniversite sınavına orada hazırlanacaktım .  Annem ve babam yaşlı olduğu için onlar Kayseri’de kalmaya devam ediyorlardı . Çünkü belli bir yaştan sonra başka bir memlekete alışmak kolay değildi .  Konya’ya  alışmıştık . Çok güzel ve büyük bir şehirdi .

Abim geceleri nöbetten geliyor, ben de düzenli bir şekilde çalışmaya devam ediyordum . Abim bir akşam  iş çıkışı eve geldi . Evde yemeklerimizi yiyip dışarıda yürümeye karar verdik . Çünkü spor yapmak  insanı dinç tutuyordu ve mutlu ediyordu . Birlikte akşam yürüyüşüne çıktık .  Yürüyüş  yaparken  sokakta iki kişinin kavgaya karıştığını gördük .  İki adam da kendinde değildi . Belli ki çok içmişler ve sarhoş olmuşlardı . Abime hemen onlara müdahele edelim de ayıralım dedim . Abim ise ceplerinde bıçak, tabanca olabilir, ben canımı sokakta bulmadım dedi . Abime hak vermiştik .

Daha sonra  polisi aradık ve polis gelip iki sarhoş adamı  da alıp merkeze götürdü . Belki o gün o kavgaya karışmış olsaydık yok yere canımızdan olabilirdik . İyi ki de abimi dinledik ve akıllı  davrandık . Çünkü insanın canı hiçbir şeyden kıymetli değildir.

Sevgi, Saygı, Hoşgörü, Merhamet Sözcüklerinin İçinde Geçtiği Uzun Bir Hikaye Yazınız .


Sevgi, Saygı, Hoşgörü, Merhamet Sözcüklerinin İçinde Geçtiği Uzun Bir Hikaye Yazınız .

Soğuk bir kış günüydü .  Annem çamaşırları  elinde yıkamış  asmak için balkona doğru götürüyordu . Babam ise henüz işten dönmemişti . Yemeğe henüz başlamamıştık . Çünkü babam gelince yemeğe hep birlikte otururduk . Çünkü  bizim ailemizin kuralları vardı . Annem çamaşırları asmış , elleri buz kesmişti . Erzurum’un kışı da diğer şehirlerden daha çetin geçiyordu . Zavallı annem bizim için her şeyi yapıyor ,  çamaşır makinesi olmadığı için ellerinde yıkıyordu hepimizin çamaşırlarını . Biz beş kardeştik .  Hepimiz de annemize ve babamıza çok düşkündük . Babam kömür satıyordu .

Geçimimiz böyle sağlanıyordu . Akşam olmuş , hepimiz acıkmıştık . Derken kapı vuruldu, gelen babamdı . Babam eve girince hepimiz saygı ile ayağa kalkmıştık . Çünkü onu çok seviyorduk . Babam   hemen ellerini yıkayıp sofranın başına geçti . Biz hemen sofrayı hazırladık . Annem bugün tavuk haşlamış, yanına da bir güzel sarımsaklı bulgur pilavı ve ayran yapmıştı . Kardeşim babamdan önce kaşığı pilava  doğru uzatmıştı. Babam ise ona hiç kızmamıştı . Çünkü benim babam hoşgörülü bir adamdı . Daha sonra  biz de  yemeğimizi  yemeye başladık .  Babam hepimize yemek yerken göz ucu ile bakıyor ve o merhametli bakışı beni benden alıyordu . Çünkü babam bizi çok seviyordu .  Bizim ailemizde sevgi ve saygı ortamı vardı . Yemekler yendikten sonra herkes odasına çekildi . Uyku saati gelmişti.  Hepimizin yatakları yere  serilmişti .  Herkes yatmıştı . Gece saat iki buçuk gibi kardeşim İrem  ağlamaya başlamıştı . İrem henüz üç yaşındaydı . Sayıklıyordu ve alnı ateşler içinde yanıyordu . Hemen annemi  ve babamı uyandırdım .  Babam ve annem kardeşimi kaptığı  gibi hastaneye götürdü .  Çok korkmuştum, ya kardeşim iyileşmezse  diye ağlamaya başlamıştık. Yaklaşık 1.5 saat sonra annem ve babam gelmişti . Kardeşim , annem balkonda çamaşır sererken  üşütmüş ve  hastalanmıştı. Onun için ateşi çıkmıştı.

Allah’tan kardeşime  bir şey olmadı . Onu çok seviyorduk . Daha sonra babam hepimize sarıldı ve sizi çok seviyorum canlarım dedi . Annem de merhametli gözlerle bize baktı . Biz de anneme güzel güzel baktık . Daha sonra hepimiz tekrar yatağa gittik .

Kestane, Yıl Sonu, Yeni Yıl , Yemek, Akrabalar, Tebrik Kartı Kelimelerinin İçinde Geçtiği Bir Hikaye Yazınız.


Kestane, Yıl  Sonu, Yeni  Yıl , Yemek, Akrabalar, Tebrik Kartı Kelimelerinin İçinde Geçtiği Bir Hikaye Yazınız.

2019 yılına girmeye sayılı günler kalmıştı .Yılın son günleriydi artık .  Çok heyecanlıydım . Çünkü bu yeni yılda babam da yanımızda olacaktı . Babam özellikle izin gününü yeni yıla denk getirmişti .  Annem ile birlikte akşam yemeğini yedikten sonra tebrik kartı  hazırlamaya başladık . Eşe dosta, akrabalara bu tebrik kartını  gönderecektik .  Daha sonra sabah oldu ve ailece kahvaltı yaptık . Hemen babamla tebrik kartlarını sevdiğimiz kişilere  gönderdik .

Ertesi gün yeni yıldı . Annem yeni yıla özgü güzel yemekler yaptı ,  babam ise çarşıdan  getirdiği kestaneleri sobada bir güzel közledi . Sonra babaannem , dedem ve amcamlarım da akşam bize geldi . Ailece güzel bir yeni yıl akşamı yemeği yedik .  Daha sonra hep birlikte tombala oynadık . Annem daha sonra çay hazırladı , yaptığı sıcacık kekleri masaya getirdi . Babam da közlediği kestaneleri temizleyip masaya getirdi . Ablam çayları koyarken ben  dedemin elinden tutarak onu masaya kadar getirdim . Sonra hep birlikte keyif yaptık ve yeni yıla canım sevdiklerim ile birlikte girdik . Yeni yıla girdiğimiz için şükrettik Allah’a .

 Daha sonra babam  eline Kuran-ı Kerim’i alarak Kuran okudu ve hepimiz babamın o güzel sesini dinledik . Ne güzel  okumuştu babam Kuran-ı Kerim’i öyle . Ninemin gözleri dolmuştu, annem de duygulanmıştı . Daha sonra hep birlikte şükür duası okundu ve amin dedik. Yeni yıla hayırlı bir şekilde girdik . Yüce Rabbim yeni yılda herkese istediği şeyleri versin ve herkes mutlu olsun inşallah . Esen kalın, sevgi ile kalın. Yeni yılınız kutlu olsun .

Koku, İnsan, Burun, Şehir, Harika Kelimelerinin İçinde Yer Aldığı Bir Hikaye Yazınız.


Koku, İnsan, Burun, Şehir, Harika Kelimelerinin  İçinde Yer Aldığı Bir Hikaye Yazınız.

Yılbaşı yaklaşıyordu. İnsanları bir telaş sarmıştı . Çünkü yeni yılın sevinci  vardı herkeste . İnsanlar sevdiğine hediye almak için çarşıya akın etmişti . Kimisi annesine ,  kimisi sevgilisine, kimisi babasına, arkadaşına vb. hediye  almaya gelmişti . Ben de yılbaşı yaklaştığı için en sevdiğim arkadaşım  Seçil’e hediye alacaktım .

 Çarşıya geldiğimde  mis gibi kestane kokuları vardı . Hemen  kestaneden satın aldım ve tadını çıkara çıkara oracıkta kestanelerimi yedim . Hava soğuktu  fakat  biraz  ileri doğru yürüyünce bu defa burnuma kaynamış mısır kokuları geliyordu . Hemen bir tane de kaynatılmış mısırdan aldım ve yedim . Daha sonra hediye alacağım mağazaya vardım ve  o mağazadan  en çok sevdiğim , canım arkadaşım Seçil’e çok güzel bir  spor çanta aldım .  Çünkü o böyle çantaları çok seviyordu . Yılbaşında ona bu güzel hediyeyi verecektim .

 Daha sonra akşam oldu ve eve geldim . Annem evde harika yemekler yapmıştı . Hemen ailece yemeğe oturduk . Daha sonra odama çekildim ve pencereden şehrin kalabalığını izlemeye başladım . Uykum da gelmişti hemen sıcacık yatağıma uzandım ve yılbaşında  yapacağımız güzel etkinlikleri düşünerek  uykuya daldım .

Hayvan Haklarıyla İlgili Hikaye Yazınız .


Hayvan Haklarıyla İlgili Hikaye Yazınız .

Nesrin Hanım sabah erkenden kalkar tavukların kümesini açar ve tavukları  evin bahçesine salıverirdi . Nesrin Hanım’ın bir sürü tavuğu vardı . Onları çok severdi . Çünkü tavukların yumurtalarını fakir olan ailelere götürür ve o ailelerin çocuklarının da bu yumurtalardan yemesini sağlardı . Çünkü Nesrin Hanım içinde insan sevgisi ve hayvan sevgisi olan biriydi . O asla hiçbir hayvana şiddet uygulanmasını istemez , bunun için de gerekirse  insanlar ile tartışmaktan asla kaçınmazdı .

Yine bi gün Nesrin Hanım yumurtaları dağıtmış evine doğru gelirken , yolda bir adamın  köpeğe işkence ettiğini görmüştü . Köpek can  havli ile havlıyor ve acı çekiyordu . O cani adam ise bundan zevk alıyordu . Oysa bu dünya sadece insanların değil tüm canlılarındı . Nesrin  Hanım hemen olay yerine hızla koştu ve  ‘’ Ne yapıyorsun be adam, günah değil mi bu hayvancağıza sopa ile vurma”  diyerek  bağırdı . Adam sanane be kadın git işine dedi . Nesrin Hanım hayır gitmeyeceğim , senin yaptığın çok yanlış, onların da yaşama hakkı var diye bağırdı. Nesrin Hanım’ın sesini duyan diğer mahalle sakinleri  oraya koştu ve Nesrin  Hanım’a  destek oldular . Hayvana eziyet eden kişiyi  yarım saat sonra polise teslim ettiler.  Nesrin Hanım  o köpeği alıp evine götürdü . Köpeğin başını okşadı ve ona hemen bir kap yemek hazırladı . Köpeğin kanayan ağzını ve burnunu bir güzel de temizledi .   Daha sonra Nesrin Hanım köpeğin o haline üzüldü ve hıçkıra hıçkıra ağladı .  Onu bu hale düşüren caninin nasıl insanlıktan çıktığını ise bir türlü anlayamadı . Ama sonra o zaten insan olsaydı bu zavallı köpeğe bunları yapmazdı , çeksin şimdi cezasını oh dedi . Daha sonra o köpeği bahçesine bağladı ve  o köpeğin artık bir evi olmuş oldu .
  
Nesrin Hanım’ın eşi Cevat Bey köpeğe güzel bir kulübe yaptı ve köpeğin de artık sıcacık bir yuvası olmuştu ve köpekçik koruma altına alınmıştı . Böylece köpek zulümden kurtulmuş oldu ve  yaşama hakkı elinden alınmadı . Daha sonraları Nesrin Hanım köpeğe çok güzel baktı  ve onunla aralarında çok güzel  etkileşim oldu . Köpek hanımını görünce çok seviniyor, hanım da ona sarılıyor ve onun başını okşuyordu .

Başı Dertte Olmak , Güneş , Çabalamak , Kahrolmak , Su , Mavi Kelimelerinin İçinde Yer Aldığı Bir Hikaye Yazınız .


Başı Dertte Olmak ,  Güneş , Çabalamak ,  Kahrolmak , Su , Mavi  Kelimelerinin İçinde Yer Aldığı Bir Hikaye Yazınız .

İş  adamı  Korcan Bey sabah işe gitmek için  yola koyulmuştu . İstanbul’un trafiği de  şimdi çekilmezdi . Herkes güneşin ilk ışıkları ile yola koyulmuş , işine gidiyordu .  Güneş çok güzeldi bugün , gökyüzü masmaviydi . Korcan Bey çileli  trafik yolculuğu sonucunda iş yerine vardı . Çok susamıştı hemen bir bardak su içip kendine geldi .    Çalışanlarının çoğu işe gelmişti fakat en iyi çalışanlarından olan Mehmet  Bey bugün yoktu .

Her zaman işine zamanında gelen Mehmet Bey neden yoktu acaba ? Korcan  Bey hemen Mehmet Bey’i aradı ve neden işe gelmediğini sordu .  Mehmet Bey ise akşam oğlunun telefonda oynadığı oyunda , çocuğunun başına iş açtığını söylüyordu .  14 yaşındaki oğlu internet dolandırıcıları tarafından  50 bin lira dolandırılmıştı . Parayı geri almak için çabaladım ama başaramadım diyordu.  Mehmet Bey’in başı derde girmişti . Kahrolmuştu . Ne yapacağını bilemiyordu .  Korcan Bey ona dertlenmemesi gerektiğini söyledi . Elbette o kara günü atlatacağız birlikte . Güzel günler senin olacak Mehmet Bey dedi  ve ona  hemen yardım etti. Korcan Bey hemen hesabından  elli bin lira çekti ve Mehmet Bey’i büyük bir dertten  kurtardı .

Çocuğunun da bir daha böyle işler başına aşmaması için ona bazı öğütler verdi .  Daha sonra Mehmet Bey bu borcun altında kalmamak için mesaisi dışında da fazladan çalıştı, çabaladı ve en sonunda Mehmet Bey’e borcunu ödemeye karar verdi . Mehmet Bey ise  ben o yardımı karşılık için yapmadım, biz bir aileyiz , sen para ile kendine güzel bir araba al dedi. Mehmet Bey de patronunun istediğini kırmadı ve onun yardımını kabul etti. 

İçinde Ağaç, Hizmet, Temizlik, İnanç , Kazanç, Köy, Kardeş, Yoksulluk, Seyahat Kelimeleri Geçen 3 Sayfalık Hikaye Yazınız .


İçinde Ağaç,  Hizmet, Temizlik,  İnanç ,  Kazanç,  Köy, Kardeş, Yoksulluk, Seyahat Kelimeleri Geçen  3 Sayfalık Hikaye Yazınız .

Hakkari’de artık kış gelmişti . Dışarıda tipi vardır , göz gözü görmüyordu . Kar,  ağaçların üzerini tıpkı bir battaniye gibi kaplamış , her yer kara bürünmüştü .  Kış geldiği için bizim için artık geçim daha da zorlaşacaktı . Çünkü babam inşaat işçisi olduğu için daha buralarda iş bulamazdı . Onun  için başka bir  İstanbul’a gidecek ve oradan  çalıştığı parayı da bize gönderecek  ve  bu zaman diliminde de   geçimimiz sağlanmış olacaktı .  Annem ise evlere temizlik görmeye gidecekti .  Çünkü buna mecburdu . Sekiz kardeştik ve hepimiz de  küçük olduğumuz için hem annemin  hem de babamın çalışması gerekiyordu , yoksa yoksulluk içinde  yaşayamazdık ve aç kalırdık .

Annem  gittiği yerde ev sahibine çok iyi hizmet eder, yaptığı işi de çok temiz yapardı . Onun için o köyün zengin  sakinleri annemi çok sever ve ona güvenip iş verirdi . Böylece annem  ve babam bizim için kazanç sağlayacak biz de okulumuza gitmeye devam edecektik . Zorlu kış koşullarında hayat devam ediyordu .  Babamın gitme zamanı gelmişti . 22 Kasım Salı  günü akşam sekiz buçukta yola gidecekti . Seyahat vakti  gelmişti . Canım babam  hepimize şöyle bir baktı ve gözleri doldu . Daha sonra hepimize candan sarılarak bizi öptü . Siz okuyun benim meleklerim , okuyun ki vatan millete faydalı evlatlar , ilim insanları olun , ben her zaman son nefesime kadar sizin için çalışmaya devam ederim dedi . Ablam, abim ve benim de gözlerim dolmuştu . Babam daha fazla üzülmesin diye ağlamamak için kendimizi zor  tuttuk . Babam dışarı çıkar çıkmaz hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlamıştık . Çünkü babam bizim canımızdı, kalbimizdi . O bizim için evini , köyünü terk etmek zorunda kalıyordu . Biz de ilerde büyük adam olacağız  ve ona en iyi koşullarda bakacağız diye kendi kendimize söz veriyorduk .  Çünkü içimizde ilerde iyi bir insan olacağımıza ve iyi bir  meslek sahibi olacağımıza karşı müthiş bir inanç vardı . Çünkü inançtı bizi yaşama bağlı kılan , çünkü inançtı bize ümit veren ve bizi yaşatan . Daha sonra annem  hepimizi yemeğe çağırdı .


O  güzel tahta kaşıklarımız ile  canımın annemin güzel elleri ile  yaptığı mercimek çorbasını içtik , daha sonra annemin yaptığı tereyağlı , mercimekli bulgur pilavını bir güzel yedik, ayranımızı içtik . Daha sonra herkes köşesine çekildi . Kardeşlerim aralarında oynamaya başladı . Abim, ablam ikiz oldukları için birlikte  ders çalışmaya başladı . Ben de köşeye çekilerek dersime çalışmaya başladım Annem ise boş kalan zamanlarında el işleri yaptığı için o da onu yaptı. Böylece günler, aylar geçti. Derken bahar geldi ve babam evimize geldi. Artık yanımızda olacaktı . Onun için çok mutlu olduk ve böyle bir  güzel hayatı yaşamaya devam ettik.

Evsiz , Yoksulluk , Soğuk , Kış , Üşümek , Açlık , Yaşlılık , Yardım Etmek Sözcüklerden Yararlanarak Bir Hikaye Yazınız .


Evsiz , Yoksulluk , Soğuk , Kış , Üşümek , Açlık , Yaşlılık , Yardım Etmek Sözcüklerden Yararlanarak Bir Hikaye Yazınız .

Anadolu’nun küçük bir  şehri olan Niğde’de yaşayan Fatma Nine eşini de kaybedince bu hayatta yalnız kalmıştı . Eşi öldükten sonra çocukları onu kendi evinden  atmış ve evsiz de kalmıştı . Ne yapacağını bilemeyen  Fatma Nine  tek başına  yollara düşmüştü . Yaşlı olduğu için hızlı yürüyemiyor , soğuk kış gününde  elleri titriyor , üşüyor  ve belediyeye doğru yardım istemeye gidiyordu . Zorlu yollardan sonra  belediye başkanlığına giden Fatma Nine başkanın odasını çaldı .

Yaşlı nineyi karşısında gören Belediye Başkanı önce Fatma Nine’nin elini öptü ve  daha sonra Fatma Nine’ye hemen bir sıcak ıhlamur getirilmesini emreder . Sekreter Necati Bey, Fatma Nine’nin ıhlamurunu getirdikten sonra odadan çıktı .  Fatma Nine derdini belediye başkanına anlattı . Fatma Nine’nin anlattıkları karşısında gözleri dolan Belediye Başkanı Mahmut Bey duygulandı ve nineye her türlü maddi ve manevi desteği belediye olarak vereceğini söyledi . Ona yardım edecekti ve onu bu soğuk kışta evsiz bırakmayacaktı. Belediye Başkanı Fatma Nine onun evlatlarının nasıl bu kadar acımasız olduğunu düşünüyordu. Bunlar nasıl evlatlardı. Sen büyüt, besle, evlendir, en sonunda da onlar seni kapı dışarı etsin. Olacak iş miydi bu Allah aşkına ama ne yaparsın işte. Derler ya dost kazan dost, düşman anadan da doğar. İşte bu atasözü tam da bunu anlatıyordu. Belediye Başkanı bunları düşünürken  Fatma Nine’nin hala elleri titriyordu. Mahmut Bey hemen ninenin ellerine sarıldı ve ona hemen  bir örtü getirilmesini emretti  ve  onu hemen huzurevine götürecekti .

Fatma Nine’nin yüzü solmaya başladı. Başkan onun aç olduğunu anladı ve onu aracı ile sıcak  yemeklerin olduğu lokantaya götürdü. Ninenin karnı bir güzel doydu. Fatma Nine başkana çok teşekkür etti ve ona sarıldı. Allah senin gibi iyi insanları başımızdan eksik etmesin  yavrum dedi. Daha sonra Fatma Nine iki ay kadar huzurevinde  kaldı. İki ay sonra Belediye tarafından Fatma Nine’ye bir ev verildi ve  Fatma Nine mutlu oldu.

Kirpi, Hasat, Traktör, Harman, Keçi, Balık, Olta, Nehir, Anne, Dede Ve Kaplumbağa Kelimelerinin İçinde Geçtiği Bir Hikaye Yazınız.


Kirpi, Hasat, Traktör, Harman, Keçi, Balık, Olta, Nehir, Anne, Dede Ve Kaplumbağa Kelimelerinin  İçinde  Geçtiği Bir Hikaye Yazınız.

Adana’da  sıcak bir Ağustos sabahıydı . Annem erkenden kalkmış , kahvaltımızı hazırlamış ve hepimizi de uyandırmıştı .  Dedem zaten sabah ezanından sonra uyumadığı için  hali hazırda kahvaltının başında bekliyordu . Babam , kardeşlerim ve ben  kahvaltıyı yaptık . Dedem bugün harmanda çok iş olduğunu , artık buğdayların hasat edilmesine az kaldığını söyledi . Onun için buğdayların arasında çıkan kötü otları temizlemek için hemen  işe başlamamız gerekiyordu . Babam traktörü çalıştırmak için aşağıya indi .

 Biz de babamın arkasından  indik ve traktöre bindik. Babam traktörü çalıştırdı ve yola koyulduk . Harmana varmak üzereyken önümüzden küçük bir kirpi geçti , babam ise onu ezmemek için  traktörü yavaşlattı ve daha sonra yoluna devam etti . Az ileride ise sıcaktan bunalmış olan kaplumbağa kafasını içine çekmiş uyumaya başlamıştı . Daha sonra harman yerine vardık ve hemen işe koyulduk . Önce buğdayların arasında çıkan  gereksiz otları yolduk ve  tarlamızı tertemiz yaptık . Daha sonra terledik ve acıktık . Annem evden getirdiği  soğuk ayran aşını , akşamdan kalan etli ekmeği   bohçasından çıkardı . Hepimiz yemeğimizi yedik. Daha sonra harmana yakın bir yerde  ben ve babam  balık tutulan Seyhan  Nehri’ne  gittik.   Hemen babamla birlikte oltayı hazırladık ve  balıkları tutmaya başladık . Babam bir tane koca bir balık tuttu  ben ise hiç tutamadım . Babam üzülme dedi, büyüyünce daha iyi yaparsın bu balık tutma işini . Daha sonra balıkları alıp harman yerine vardık. Annem o balıkları orada bir güzel temizledi ve mangalda  o koca balığı kızartıp doya doya yedik . Ne güzel tadı vardı, balığın taze olduğu için tadına doyum olmuyordu .

 Akşama doğru işlerimiz bitti ve  geri yola koyulduk .  Çobanlar keçilerini  de sahiplerine teslim etmek için yola koyulmuştu . Evimize geldik  , Bugün çok güzel geçmişti benim için . Çünkü ailem ile  çalışmıştık ve  çalışmanın verdiği yorgunluk sonrası herkes bir köşeye kendini zor atmıştı . Ne güzeldi dinlenmenin bile tadı, ucunda çalışmak olunca, ucunda birlik, beraberlik  ve ailen olunca .