Hiç Kimse
Görmek İstemeyen Biri Kadar Kör Olamaz Kitabı İle İlgili Klasik Sorular Ve
Cevapları
1. İbni Sina, "Avicenna"
adıyla da bilinen bir düşünür olarak hangi yüzyılda yaşamış ve hangi bilim
dallarında öne çıkmıştır?
Cevap:İbni Sina (Avicenna), 11. yüzyılda yaşamış; felsefeci, hekim, astronom,
matematikçi ve fizikçi gibi birçok bilim dalında öne çıkmıştır. Metinde
"11. yüzyılda insanlığın cevap aradığı sorulara pozitif bilimci yaklaşımla
karşılık vermiş bir felsefeci, eşsiz bir hekim, astronom, matematikçi ve
fizikçi" olarak tanımlanır.
2. İbni Sina'nın doğum yeri ve
erken çocukluk döneminde aldığı eğitim hakkında bilgi veriniz.
Cevap:İbni Sina, MS 980 yılında Buhara şehrinin Eşfene köyünde dünyaya
gelmiştir. Babasının devlet görevlisi olması sayesinde âlimlerin ve
düşünürlerin ağırlandığı bir evde büyüdü. On yaşında Kuran’ı tamamen ezberledi,
Arapçayı anadili gibi öğrendi ve din, fıkıh, akait, edebiyat eğitimleri aldı.
Üstün zekâsı nedeniyle hocaları "ilimden başka işle meşgul
edilmemesini" önermiştir.
3. İbni Sina, felsefe dünyasında hangi ekolün önemli temsilcilerinden biri olarak kabul edilir ve bu ekolün temel yaklaşımı nedir?
Cevap:İbni Sina, İslam dünyasında Aristo geleneğine uygun olarak gelişen "Meşşailik" ekolünün önde gelen temsilcilerinden biridir. Metinde "Meşşailik" adının "yürüme" anlamındaki "meşy" kelimesinden türetildiği ve Aristo'nun ruh yanında bedeni de eğitme amacı güttüğü için yürüyerek ders yapılan felsefe geleneğinin İslam dünyasındaki takipçilerine verildiği belirtilir. Bu ekol, Aristo geleneğine uygun olarak akılcıydı.
4. İbni Sina'nın tıp alanındaki en
önemli eseri hangisidir ve bu eser Batı dünyasında nasıl bir etki yaratmıştır?
Cevap:İbni Sina'nın tıp alanındaki en önemli eseri "El Kanun Fit
Tıp"tır. Bu eser, 13. yüzyılda Cremonalı Gerard tarafından Latinceye
çevrilmiş ve 17. yüzyıla kadar Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda gibi Avrupa
ülkelerinde tıp fakültelerinde ders kitabı olarak okutulmuştur. Bu sayede
"Avicenna" Avrupa'da büyük bir şöhrete ulaşmış ve Hipokrat ile
Galenos gibi büyük hekimlerle birlikte anılmıştır.
5. Metinde "tarihin bu en
büyük hekimi" olarak anılan İbni Sina'nın, Batı medeniyetindeki hangi
önemli düşünür ve sanatçıları etkilediği belirtilmiştir?
Cevap:Metinde belirtildiğine göre İbni Sina, başta Müslüman ve Avrupalı
felsefeciler olmak üzere, Da Vinci’den Aziz Thomas'a kadar birçok düşünürü ve
sanatçıyı etkilemiştir. Ayrıca, Alman filozof Albertus Magnus, İngiliz filozof
Roger Bacon, Sicilyalı filozof St. Thomas Aquinas, Dante ve Fransız filozof
Rene Descartes gibi isimler de onun etkisinde kalmıştır.
6. İbni Sina'nın bilginin oluşumu
ve ruhun aydınlanması ile ilgili görüşlerini "insanın ruhu kandil, ilim
onun aydınlığı..." benzetmesi üzerinden açıklayınız.
Cevap:İbni Sina'ya göre insan ruhu bir kandile benzer, ilim ise bu kandilin
aydınlığıdır ve ilahi hikmet de kandildeki zeytinyağı gibidir. Bu benzetmeyle,
insanın ruhunun ışık saçmasını istiyorsa onu bilgiyle beslemesi gerektiğini
vurgular. Metin, niyet ederek ve çalışarak ilahi bilgiye ulaşmanın kaçınılmaz
olduğunu, ruhun yüzünü ait olduğu kutsal âleme çevirmesiyle ebedi yaşama
ereceğini belirtir.
7. İbni Sina'nın felsefesinin
temelini oluşturan "Zorunlu Varlık" ve "Mümkün Varlık"
ayrımını açıklayınız.
Cevap:İbni Sina'ya göre varlık, "Zorunlu Varlık" ve "Mümkün
Varlık" olarak ikiye ayrılır. Zorunlu Varlık, var olmak için kendisinden
başka hiçbir şeye ihtiyaç duymayan, yani Tanrı'dır. Mümkün Varlık ise var olmak
için bir sebebe muhtaç olan, yani Tanrı dışındaki tüm varlıklardır. Bu ayrım,
onun felsefesinin temelini oluşturur ve "İmkân ve Sebep Delili"
görüşünün de dayanağıdır.
8. İbni Sina'nın "Boşlukta
Uçan Adam" deneyini hangi felsefi kavramı açıklamak için kullandığını ve
bu deneyin ne anlama geldiğini belirtiniz.
Cevap:İbni Sina, "Boşlukta Uçan Adam" deneyini, varlığın doğrudan
akılla kavranan bir bilgi olduğunu somutlaştırmak için kullanmıştır. Metinde
açıklandığı gibi, bu deneyde, boşlukta uçan bir adam hiçbir yere temas etmeden,
hiçbir duyu organıyla veri algılayamasa dahi kendisinin var olduğunu bilir ve
"Varım..." der. Bu, insanın vasıtasız bir şekilde kendi varlığının
farkına varması ve varlık bilgisinin duyusal algılardan bağımsız olarak akılla
edinilebileceğini ifade eder.
9. İbni Sina, evrenin yaratılış
sebebini neye bağlar ve bu konuda geliştirdiği "sudur" teorisini
kısaca açıklayınız.
Cevap:İbni Sina, evrenin yaratılış sebebini "aşk"a (sevgiye)
bağlamıştır. Metinde belirtildiği üzere, yaratılışta bilgi olduğu kadar aşk da
vardır. Sudur teorisine göre, Tanrı'dan (Zorunlu Varlık) önce "İlk
Akıl" sudur eder, ardından ikinci akıl ve sırasıyla evreni oluşturan
gezegenler, yıldızlar, Ay, Dünya ve dünyadaki tüm canlı ve cansız varlıklar
meydana gelir. Bu, Tanrı'nın kendi zatına olan sevgisi, bilgisi ve düşünmesiyle
bütün varlıkların meydana geldiğini ifade eder.
10. İbni Sina, bilgiye ulaşma
konusunda "sezgi"nin önemini nasıl ifade eder ve bunu hangi
benzetmeyle açıklar?
Cevap:İbni Sina, bilgiye ulaşmada sezginin (feraset ilmi) çok önemli olduğunu
vurgular. Metinde "Kavrama iki yolla olur: sezgi ve öğrenme" der.
Sezginin faydalarını "Herkesin saklamakta olduğu içyüzünü bu ilim hemen
meydana çıkarır. Bu ilme bakarak herkese karşı nasıl hareket edeceğini ve nasıl
vaziyet alacağını tayin eder..." diyerek açıklar. Bu, sezginin günlük
yaşamda daha az hata yapmayı sağladığını ve ulvi bilginin ışığına daha kolay
erişim sağlayan bir anahtar olduğunu belirtir.
11. İbni Sina'nın tıp alanındaki yenilikçi yaklaşımını, mikroplar ve bulaşıcı hastalıklar konusundaki tespitleri üzerinden açıklayınız.
Cevap:Metne göre, İbni Sina mikroskop gibi cihazlar olmadığı bir dönemde, gözle görülmeyen "kurtçuk" adını verdiği canlıların temas ve hava yoluyla hastalıkları taşıdığını anlamıştır. Çiçek, cüzzam, veba gibi hastalıkların bu yolla bulaştığını, pis ve havasız ortamların hastalığa davetiye çıkardığını, vebanın önce fareler gibi hayvanlarda görüldüğünü ve hangi rüzgârın hangi hastalığın taşınmasına katkı sağladığını tespit etmiştir. Bu da onun "önleyici tıp" konusunda öncü olduğunu gösterir.
12. İbni Sina, "Hayatın
genişliği, uzunluğundan daha önemlidir" sözüyle neyi ifade etmek
istemiştir?
Cevap:Bu sözüyle İbni Sina, insan ömrünün niceliğinden (uzunluğundan) ziyade
niteliğine (genişliğine) dikkat çeker. Metinde belirtildiği gibi, eğer insan
kendini kültürel ve estetik yönden zenginleştirebildiyse, düşünsel açıdan
bitkisel ve hayvani bilincin üzerine çıkarabildiyse, varlığı üzerine
düşünebildiyse ve âlemin tümüne yayılan aşkı hissedebildiyse, kısa görünen
yaşamının bile yüz yıl yaşayandan daha verimli ve dolu geçtiğini vurgular.
13. İbni Sina'ya göre mantık
biliminin işlevi ve insan için önemi nedir?
Cevap:İbni Sina, mantığı "insana, zihninde kazanılmış bilgilerden
kazanılacak bilgilere geçme işlemlerini, bu bilgilerin özelliklerini... öğreten
bir bilim" olarak tanımlar. Metinde ifade edildiği gibi, mantığı adeta bir
"alet" gibi görür. Ruhbilimden doğan mantık, düşüncenin kararlarını
bulmak, bunlar arasında bağlantı kurmak ve doğru düşünmek için insana
gereklidir. Mantığın gayesi, elde edilmek istenen bilgiye hatasızca ulaşmanın
yollarını göstermektir.
14. İbni Sina'nın ahlak
felsefesindeki temel ilkeleri ve "iyiliklerin en faydalısı sadakadır"
sözüyle neyi vurguladığını açıklayınız.
Cevap:İbni Sina'ya göre ahlak ilmi, nefsin iyi ve kötü hallerini ele alır ve en
yüksek haz ve mutluluğun "ruh mutluluğu" olduğunu savunur.
"İyiliklerin en faydalısı sadakadır" diyerek başkalarına yardım
etmenin önemini vurgular. Ayrıca, "En iyi huy, herkesin eza ve cefasına
katlanmak, kimseye ses çıkarmamaktır" diyerek sabır, riyakârlıktan uzak
durma, dedikodu ve tartışmadan kaçınmayı ahlaklı olmanın ve "kirden ve pastan
temizlenmenin" yolları olarak gösterir.
15. İbni Sina, bir hekim olarak
hastaları muayene ederken nelere dikkat ederdi?
Cevap:Metinde belirtildiğine göre, İbni Sina, hastaları muayene ederken vücut
yapılarına, mizaçlarına, yaşam tarzlarına, beslenme ve diyetlerine, beden
hareketlerine ve yaptıkları egzersizlere dikkat ederek teşhis koyardı. Hastanın
bütün vücudunu baştan aşağı kontrol ettiği, nabız ve idrarı da incelediği
bilinmektedir.
16. İbni Sina, çocukların eğitimi
ve sağlığı konusunda hangi tavsiyelerde bulunmuştur?
Cevap:İbni Sina, çocuklara altı yaşında eğitime başlanmasını önerir. Doğumdan
hemen sonra bebeğin tuzlu suyla yıkanmasını, sonraki dönemde günde iki üç kez
yıkanmasını, günde iki kez anne sütüyle beslenmesini ve beslendikten sonra
ninniyle uyutulmasını tavsiye eder. Ayrıca, çocukların erken yaşta
çalıştırılmasına karşı çıkarak, bunun olgun yaşta çabucak kudretten
düşüreceğini savunmuştur.
17. Metinde İbni Sina'nın
hayatındaki zorluklara (sürgün, hapis, kıskançlık) karşı yaklaşımı nasıl
özetlenmektedir?
Cevap:Metinde belirtildiği gibi, İbni Sina, hayatı boyunca vezirlik, hapis,
sürgün ve kıskançlık gibi birçok zorlukla karşılaşmıştır. Ancak bu durumların
onu mutsuz etmediği ve yolundan döndürmediği, aksine her zaman doğru bildiği
yolda ve kendinden emin adımlarla ilerlemeye devam ettiği vurgulanır. Onun
düşünce yapısında "sıkıntılar karşısında pes etmek ya da yıkılmak değil,
sabrederek çalışmaya devam etmek" vardı.
18. İbni Sina'ya göre ideal insan
modeli nedir ve bu modele ulaşmak için ne yapmalıdır?
Cevap:İbni Sina'ya göre ideal insan, "Zorunlu Varlık"ın yani
Tanrı'nın farkında olan insandır. Metne göre bu modele ulaşmak için insanlar,
temel doğa bilimlerini öğrenmeli, ahlak kurallarını içselleştirerek gelişmeli,
bitkisel-hayvani ruhun üstüne çıkıp "Faal Akıl"ın ışığını almaya
hazır hale gelmelidir. Akıl ve iradesini kullanarak bilgiye ulaşmalı, kendini
sürekli geliştirmeli ve ruhunu kötülüklerden arındırarak "Müstefad
Akıl" düzeyine erişmelidir.
19. İbni Sina, insanın ruhunun
(nefsinin) gelişimini açıklarken hangi akıl sınıflamasını kullanır ve bu
sınıflamanın en yüksek basamağı nedir?
Cevap:İbni Sina, insanın ruhunun gelişimini açıklarken akıl sınıflamasını
kullanır. Bu sınıflama Heyulani Akıl, Özellik Halindeki Akıl, Eylem Halindeki
Akıl, Müstefad Akıl ve Kutsi Akıl basamaklarından oluşur. Metne göre, bu
sınıflamanın en yüksek basamağı "Kutsi Akıl"dır. Kutsi Akıl,
varlıkların özüne inebilen ve doğrudan Faal Akıl'la bağlantı kurarak bilgi
alınabilen akıldır ve sadece peygamberlere özgüdür.
20. İbni Sina'nın psikiyatri
alanındaki önemli bir keşfini ve aşkı bir hastalık olarak ele alış biçimini
örneklendirerek açıklayınız.
Cevap:Metinde belirtildiğine göre, İbni Sina, aşkı bir hastalık olarak ele
almış ve tedavi edilebileceğini savunmuştur. Kendisine gösterilen, yemeden
içmeden kesilen bir hastanın nabzını kontrol ederek, bazı isimleri telaffuz
ettiğinde nabzın hızlandığını fark etmiştir. Böylece hastanın kim için
karasevdaya tutulduğunu anlamış ve çare olarak âşık olunan kişiyle
evlendirilmesini önermiştir. Eğer evlilik mümkün olmazsa, âşık olunan kişinin
değersizleştirilmeye çalışılması, hava değişimi ve soğuk su gibi tedaviler
önermiştir. Bu yaklaşımını "Aşk Risalesi" adlı eserinde de ele
almıştır.