Kendi Gelenek ve Göreneklerimize Sahip Çıkmanın Topluma Faydası Konulu Bir Kompozisyon Yazınız.

 Kendi Gelenek ve Göreneklerimize Sahip Çıkmanın Topluma Faydası Konulu Bir Kompozisyon Yazınız.


Toplumda, uzun zaman boyunca oluşmuş ve uyulması zorunlu sayılan ortak davranışlara “gelenek ve görenekler denilir. Gelenek ve görenekler bir toplumun en önemli değerleridir, unutulmayanlarıdır. Gelenek ve görenekler kahramanlık, yurtseverlik,  alçak gönüllük, kanaatkâr olma, yardımlaşma, dayanışma ve tutumluluk gibi değerleri içerir. İnsan doğduğu toprakların gelenek ve göreneklerini yaşatmaya çalışmalıdır. Çünkü bunlar kültürümüzün bir parçasıdır ve kültürün devamlılığını sağlayan etmenlerdir.



 Askere gitmek, nişan törenleri yapmak, kına geceleri yapmak, halk oyunları oynamak, yöresel oyunlarımız, yöresel yemeklerimiz vb gelenek ve göreneklerimizin birer tamamlayıcısıdır. Kendi gelenek ve göreneklerimize sahip çıkmanın topluma faydaları şunlardır: Gelenek ve görenekler yaşatıldığı zaman toplum içinde huzur ve güven ortamı oluşur.  İnsanların birbiri ile iyi ilişkiler içinde olmasını sağlar. Vatan sevgisi, vatan aşkı, güzel ahlaklı bireyler yetiştirmek, temiz olmak gibi ortak değerlerimiz toplumdaki insanlarda ortak duyguların oluşmasını sağlar ve böylece toplum içindeki bireyler birbirine daha fazla yaklaşılır ve daha samimi ortamlar kurulur, muhabbetler edilir ve güzel zamanlar geçirilir.


 Sosyal bütünleşmeyi sağlar. İnsanlar kimliğini kaybetmezler ve benliklerine sahip çıktıkları için o toplumu hiçbir kuvvet kolay kolay yok edemez. Kültürlerini yaşattıkları için o kültürel değerler de son bulmaz ve gelenek ve göreneklerimiz yaşatıldığı zaman bundan gelecek nesiller de faydalanır ve böylece kültürümüze ve benliğimize de sahip çıkmış oluruz.

 

 

Ağaç Dikme Faaliyetlerine Katılmalıyız Çünkü İle Başlayıp Ağaç Dikmenin Faydalarını Anlatan Bir Kompozisyon Yazınız.

 Ağaç Dikme Faaliyetlerine Katılmalıyız Çünkü İle Başlayıp Ağaç Dikmenin Faydalarını Anlatan Bir Kompozisyon Yazınız.


Ormanlarımız doğal ses yalıtımı sayesinde gürültünün azalmasını sağlar ve bu da insanın  beden ve ruh sağlığına çok fayda sağlar. Ormanlarımız  her türlü ağaçların olduğu, içinde binlerce canlı türünün yaşadığı bize temiz hava veren,  bizi mutlu eden en önemli doğal güzelliklerimizdir. Ormanlarımızın bu kadar güzel olmasını sağlayan en önemli neden ise elbette atalarımızın diktiği fidanlar, bizlerin dikmekte olduğu fidanlardır. Yani ağaçtır ormanı güzelleştiren ve bir prensese  dönüştüren. Ağaçlardır  dünyayı rengarenk yapan,  doğanın dengesini sağlayan ve dünyamızı yeşil bir cennet alanına dönüştüren.


 Ağaç dikme faaliyetlerine elbette katılmalıyız hem de bunu yürekten yapmalıyız geleceğe emin adımlarla yürümek için yapmalıyız. Gelecekteki nesillerimize, yavrularımıza temiz bir hava bırakmak için,  çocuklarımın yeşil alanlarda özgürce koşup top oynadığı, gölgesinde güneşten korunduğu, dalındaki meyvelerinden doyasıya yediği,  çiçeklerini içine çekerek kokladığı ağaçlar dikelim dünyamıza ve her yer ağaçlarla kaplı olsun, yıkalım binaları var edelim ağaları ve yeşil bir dünya kuralım hep birlikte. Ağaç dikme faaliyetlerine katılmalıyız çünkü ağaç candır, çünkü ağaç temiz havadır, çünkü ağaç insana sonsuz binlerce fayda sağlayan güzelliklerdir.


 Ağaç dikme faaliyetlerine katılmalıyız çünkü;  küçücük bir fidanı toprakla buluşturup can suyunu da verdikten sonra  o fidanının bizimle birlikte büyüdüğünü, yaşlandığını görmek bizi o kadar mutlu eder ki işte bunun için de ağaç dikme etkinliklerine elbette katılmalıyız.


 Ağaçlar insanların doğaya verdiği zararları temizler, havayı daha temiz yapar, oksijen üretir, sera etkisi ile mücadele eder,  enerji tasarrufu yapar,  sıcak havalarda serinlememizi sağlar,  erozyonu önler,   su tasarrufu yapar,  insan ruhuna iyi gelir ve insanın kendini daha huzurlu ve daha mutlu hissetmesini sağlar,   bize yiyebileceğimiz çok sayıda meyve veriri, kuruyemiş verir, sağlık verir,  hayat verir ve ağaçların daha çok sayıda faydası vardır. İşte tüm bunlar için ağaç dikmeliyiz, onu gözümüz gibi korumalı ve sevmeliyiz.

“Ucuz Alan Pahalı Alır, Pahalı Alan Aldanmaz." Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 

“Ucuz Alan Pahalı Alır, Pahalı Alan Aldanmaz." Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

Her insanın temel ihtiyaçları, istekleri vardır. Aldığımız ürün ya da eşyanın kaliteli olmasına izin vermeliyiz. Aldığımız bir ürün ucuz ve kalitesizse o eşya da o ürün kısa zamanda kötü olacak ve böylece hem boş yere paramız gitmiş olacak, hem de işimizi halledilmemiş olacaktır. Onun için ucuz almak yerine kaliteli olanını almalıyız. Biraz daha fazla para verip kaliteli olanını alırsak hem paramız boşa gitmez hem de işlerimiz halledilir.

Bu durum yediğimiz yiyecekler için de geçerlidir. Örneğin ; markete gittiğimizde peynirin en ucuzunu ve en kalitesizini alırsak yediğimiz peynirin ne tadını alırız ne de tuzunu. Yediğimiz peynir peynir değildir bir kere. İçinde farklı zararlı gıdalar olan, peynir gibi görünen ama peynirle uzaktan yakından ilgisi olmayan bir gıdadır. Onu yediğimiz zaman hem sağlığımız bundan zarar görecek hem de boş yere harcama yapmış olacağız. Ucuz alan pahalı alır atasözü ile anlatılmak  istenen ve verilmek istenen mesaj da şudur: Ucuz mal belirli bir zaman sonra işe yaramaz  hale gelir.




 Kişi,  o maldan yeniden  yeniden almak zorunda kalır. Pahalı mal ise daha dayanıklı ve daha uzun ömürlü olduğu için onu sürekli almak zorunda kalmayız. Aldığımız mal kaliteli ise o mal bizim için ömürlük olur ve işlerimizde halledilmiş olur. Daha uzun süreli olur. Pahalı mal alan kişi hayal kırıklığı yaşamaz ve aldığı üründen de çok memnun olarak hayatına devam eder. Onun için bir şeyin sadece ucuz olduğuna kanmamalıyız, o şeyin iyi ve sağlam olmasına  önem vermeliyiz.

“Tatsız Aşa Tuz Neylesin, Akılsız Başa Söz Neylesin.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 “Tatsız Aşa Tuz Neylesin, Akılsız Başa Söz Neylesin.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.


Yenilen yemeğin yağı, salçası, gerekli olan diğer malzemeleri eksikse sadece tuzu yerindeyse bunun hiçbir anlamı olmaz. Aş bütün malzemeler olunca lezzetli olur. Akılsız insana ise ne kadar söz anlatırsan, onu doğru yola yönlendirmeye çalışırsan çalış o yine akılsızlığı yolundan gidecek ve kimseyi dinlemeden kendi bildiğini yapmaya devam edecektir.

 

Tatsız aşa tuz neylesin, akılsız başa söz neylesin atasözü ile anlatılmak istenen de şudur: Bir nesne herhangi bir yarar sağlamıyorsa  ufak tefek çabalarla onu bir şeye benzetmek mümkün olmaz. Aptal kimseleri de  sözle,  dil dökmekle, yalvarmakla  akıllı bir kimse haline getirmek mümkün olmaz. Çünkü onlar akılsızlığından memnun cahil kimselerdir ve kendileri için faydalı şeyler yapmazlar. Akılsız insanlar için boş yere zamanımızı kaybetmemeliyiz. Sözümüzü dinleyen, bizimle birlikte kendini geliştirmeye çalışan ve  bizden bir şeyler öğrenmek için can atan kimselere yardımcı olmalıyız ve bizler bir başkasından başka şeyler öğrenmeli, akılsız davranmamalıyız.

 Aklını kullanmayı bilmeyen insanlar da değişmesini beklemeliyiz. Onlar ne zaman değişmek isterlerse o zaman değişirler ve belki bir gün bir olay onlara ders olur ve keşke deneyimli insanların sözüne kulak assaydım derler.

Yazmak İle İlgili Özlü Sözler

 Yazmak İle İlgili Özlü Sözler


Yazmak, duygularını ve düşüncelerini yazıya dökmek, o duyguları açığa çıkararak yazarak onlarla konuşmak kişinin ruhuna iyi gelir ve kişi yazdıkça rahatlar, rahatladıkça da yazmaya devam eder. İster bir kompozisyon yazma, ister bir masal ya da hikaye yazma, ya da bir makale yazmak kişiyi mutlu eder ve  bu durum kişinin konuşmasına bile olumlu etki eder. Yazmak kişiyi daha da geliştirir ve yazdıkça yeni fikirler ortaya konulur ve böylece özgün fikirleri de görmüş oluruz. Yazmanın önemi ile ilgili anlamlı sözler, özdeyişler şunlardır:

"Yazmak sonsuz kesilmeden yapabileceğiniz konuşmadır." Enrique Vila-Matas

“Söz kulağa, yazı uzağa gider.”

“"Yazmak iyidir, ama düşünmek daha iyi, akıllılık  iyidir, ama sabretmek daha iyi.” Herman Hesse

"Kütüphanelerin ölümsüzlüğüne ve kitapların raflarda duruşuna çocukça inandığım için yazıyorum." Orhan Pamuk

“Aslında yalnızca hüküm veremeyeceğimiz kitaplardan, bir şeyler öğrenebiliriz. Hüküm verdiğimiz bir kitabın yazarının, bizden öğrenecekleri var demektir.” Wolfgang Van Goethe




“Bütün yazarları iki kez okumalı, iyilerini de kötülerini de kimileri tanınacak, kimilerinin de maskesi düşecektir.”  Kari Kraus

"Yazmak güzel şey,hem kendine hem bir kalabalığa konuşmak gibi imi zevki birleştiriyor." Cesare Pavese

“"Ruh,yazının icadından beri ölümsüz.” Cemil Meriç

“Alim unutmuş, kalem unutmamış.”

“"Yazmak ruhun geometrisidir. ”Platon

“İnsan yazarken sadece anlaşılmak değil, muhakkak ki aynı zamanda anlaşılmamak da ister.”  Friedrich Nietzsche.


“"Ve dostluğu ve sevgiyi, yeni doğmuş tüm bebeklerin yüreğine yazmak isterdim, onlarla birlikte büyüsün bütün dünyayı sevsin diye." Yılmaz Güney

 

“"Düşünmek, konuşmak, okumak, yazmak, paylaşmak, kısaca yaşamak için "niçin"lerimizi oluşturmak gerekir."Munir Arıkan

"Yazmak yalnızlık gerektirir. "Paul Auster

“Ancak yazıya geçmiş düşüncenin değeri vardır; geri kalanlar boş çırpınmalardan, rüzgarın alıp götürdüğü bir saatlik hayallerden, başka bir şey değildir.” Emile Zola

“Çok yazan değil, güzel yazan yaşar.” Cenap Şehabeddin


"Memleketin ancak okuyup yazmakla kurtulacağına inananlardanım.” Reşat Nuri Güntekin

"Yazmak, çoktan unuttuğunuzu sandığınız bir çok şeyi, içimizde birikmiş acıları, yenilgileri, aldanışları, keşkeleri  uygun bir dilde kağıda dökmek, başkalarıyla bölüşmektir." İnci Aral

"İyi bir hayat hikayesi yazmak, bir hayat yaşamak kadar zordur.. "Oğuz Atay

"Nefreti, karlar üstüne yazmak isterdim; güneş açsın karlar erisin diye..." Yılmaz Güney

  Yazı  yazmayı öğrenmek, her şeyden önce düşünmeyi öğrenmektir.” Amiel Suche

“Bir şey söylediğim zaman, söylenen o şey anında ve kati olarak ehemmiyetini yitiriyor. Bir şey yazdığım zaman da öyle; ama yazılan şey, bazen yeni bir ehemmiyet kazanıyor.” Franz Kafka.


“İyi bir yazar, aklına sonradan gelen düşüncelerin fark edilmesinden korkar daima. Okur bu konuda zannedildiğinden daha hoşgörülüdür; ortada olan düşüncelerin de farkına varmaz.” Kari Kraus

"Yazmayı öğrenmenin tek yolu,her şeyden önce ,okumak, iyi örnekleri incelemek ve alıştırma yapmaktır.” S.P.Medawar

“Bilgiyi, yazı ile pekiştirin.” Hz. Muhammed (sav.)

“"Sonlu olan insanlar yazarak düşüncelerini, hayallerini ve tecrübelerini dünyaya sonsuzadek hediye etmiş ve ölümsüz olmuşlardı.” Sebuhi Quluzade

“Orjinal bir yazar, taklit etmeyen biri değil; onu kimsenin taklit edemediği bir yazardır.” François Rene de Chateaubriand

"Yazmak benim için bir varoluş nedeni. Yazarken mutluyum, yazarken umutluyum, yazarken varım." Ayşe Kulin

“"Anladım ki aklına geleni yazmak yazı yazmak değildir.” Cemil Meriç

“"Yazmak, sessizliği kanatmak. Hepsi bu.” İlhan  Berk

“Ben kitap okumam; kitap okumak ihtiyacını duyduğum zaman, öğrenmek istediğim konu hakkında kitap yazarım.” Benjamin Disraeli


“"Yazmak, sonsuzluğa uzanan dolambaçlı bir yoldan geriye dönüş yolunu bulabilme girişimidir.” Barış Müstecaplıoğlu.

“"Yazmayı bilmek için okumayı bilmeli okumayı bilmek için yaşamayı bilmeli. "Guy Debord

“Kişinin kıymeti, dilinin altında ve kalemin ucunda gizlidir, onu söz ve yazı, açığa vurur.” Ali Fuat Başgil

“"Yazarlar, hükümetin savaş yaptıkları kadar hızlı yapamazlar, çünkü yazmak düşünmeyi gerektirir.” Bertolt Brecht.

 

 

 

 

Tiyatro İle İlgili Özlü Sözler

 Tiyatro İle İlgili Özlü Sözler


Tiyatronun olduğu yerde sorgulama vardır, eleştirel düşünme becerisi vardır, empati kurma vardır ve tüm bunları oyuncular aracığı ile halka anlatmak vardır. İnsanlar tiyatroya gittiği zaman hem bilgi sahibi olur, hem duygusal anlar yaşanır, hem komik ve düşündürücü olaylar gelişir. Tüm bunlar insanı insana en iyi şekilde anlatır.

Tiyatro sanatın tümü gibi bir okuldur. Eğitir, geliştirir insanı, dünyasının sınırlarını genişletir.   Sabahattin Kudret Aksal.

“Tiyatro tutkusu giderek hayata daha bir demokrat, daha bir özgürlükçü, daha bir barışçıl bakmamı sağladı.”  Rutkay Aziz

“Tiyatro öteki sanatların üstünlüğü, sadece eğlence olarak kalmayıp, genel ahlakı temizleyip araştırılmıştır.”   Recaizade Ekrem

“Tiyatro insandan insana bir iletişimdir. Araya elektronik ya da mekanik bir aygıt girmeden yapılan bir iletişim.” Genco Erkal

“Tiyatro, adeta hem ahlak, hem de lisan için en büyük mekteptir. “  Anonim

“Tiyatrosu olan bir ülkede kötülükler, çirkinlikler, yanlışlıklar sürüp gitmez.”      William Hazlitt

“Tiyatro, müthiş bir kültür ocağı. Öğretici, besleyici ve sevecen bir kaynak.”  Yıldız Kenter.



“Sabah Biz insanlığın gerçek kültürünün, sanat sınırından başladığına inanıyoruz. Ruh kalkınması olmadıkça adamı hayvandan ayırt edemezsiniz. Gerçek medeniyet, edebiyat ve sanattan doğar. Tarih, tiyatrosuz yükselmiş bir millet gösteremez. “   Muhsin Ertuğrul

“Tiyatroyu tüm sanat biçimleri arasında en yücesi olarak kabul ederim çünkü o insanoğlunun, neyin insani olduğu duygusunu bir başka kişi ile en dolaysız olarak paylaşabileceği yoldur.”   Oscar Wilde

“Tiyatronun seyircisine doğru tuttuğu ayna, onların düşkünlüğünü, dayanıksızlığını, eksikliğini, yetersizliğini istenç zayıflıklarını ve aşırı güçlü tutkularını dizginleyememelerinin nelere yol açabileceğinin ifadesidir.” Üstün Akmen.


“Dünya, büyük bir tiyatro sahnesi gibidir. Herkes bu sahnede rolünü oynar, rolü bitince de bu sahneyi terk eder.”  William Shakespeare

“Tiyatro evrene benzer. İnsanı doya doya güldürür. Ama yansıttığı tuhaflıklar, gülerken ağlamak için istekler doğurur.” Namık Kemal.

“Tiyatro insanı kandırmayan, insanı insana en iyi anlatan bir araçtır. Tiyatro bana insan biriktirmeyi öğretti. Doktor da oldum komiser de… Hayvanları da incelerim çünkü tilki gibi kurnaz, aslan gibi yırtıcı birini de oynarsınız. Daha kolay anlıyorum insanları. Herhangi meslekten birisiyle 20 dakika oturayım hemen ona dair çıkarırım her şeyi.”  Zihni Göktay


“Oyuncunun er meydanı tiyatro sahnesidir. Tiyatro sahnesinde arada hiçbir aracı olmadan seyirciyle baş başa kaldığı yerde aktör, aktör müdür değil midir anlaşılır. Sinemada ve televizyonda pek anlaşılmaz ve televizyonda oyunculuk öğrenilmez. Dizilerde oynarsınız ama oyuncu olamazsınız.”  Haluk Bilginer

“Tiyatro evrensel değildir, ulusaldır çünkü dille bağlı. Sizin folklorunuz, sizin kültürünüz başkaları tarafından bilinmez. O zaman üreteceğiniz espriler de evrensel değil ulusaldır ve yöreseldir”. Metin Akpınar

“Tiyatro; insanı, insana, insanla, insanca anlatma sanatıdır.”   Turgut Özakman