Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz Kitabı İle İlgili Test Soruları Ve Cevapları

 

Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz Kitabı İle İlgili Test Soruları Ve Cevapları


1) Yaşar’ın nüfus kağıdı alamamasının temel sebebi nedir?

A) Yaşının küçük olması
B) Babasının evraklarının eksik olması
C) Kayıtlara göre ölü görünmesi
D) Askere gitmemiş olması

 

2) Yaşar askere neden geç gider?

A) Köyden kaçtığı için
B) Nüfus kaydı olmadığı için
C) Sağlık sorunu olduğu için
D) Fakir olduğu için

 

3) Yaşar, askerde neden çok çalışır?

A) Komutanın gözüne girmek için
B) Arkadaşlarına yardım etmek için
C) Komutanlarının gözüne girip derdine çözüm bulmak için
D) Asker kalıp askerlikten geçimini sağlamak için

 

4) Yaşar’ın mirası alabilmesi için neyi kanıtlaması gerekir?

A) Askerlik yaptığını
B) Babasının borçlarını ödediğini
C) Babasının oğlu olduğunu
D) Evli olduğunu

 

5) Yaşar neden tımarhaneye kapatılır?

A) Gerçekten akıl sağlığını kaybettiği için
B) Kavga ettiği için
C) Sürekli sövüp saydığı için
D) Hırsızlık yaptığı için

 

6) Satı Bey’in verdiği kart neden işe yaramaz?

A) Sahte olduğu için
B) Kaybolduğu için
C) Yazıları silindiği için
D) Yaşar okumayı bilmediği için

 

7) Yaşar ve ortağının açtığı manav dükkanının sonu nasıl olur?

A) Büyük kazanç sağlarlar
B) Ortak, parayı alıp kaçar
C) Devlet kapatır
D) Yaşar devreder

 

8) Yaşar para kazanmak için hangi yolu dener?

A) Dilencilik
B) Kaçakçılık
C) Arabaların önüne atlamak
D)Yeniden bir işe girmek

 

9) Yaşar’ın oğlunun adı nedir?

A) Reşit
B) Hayati
C) Satı
D) Mehmet

 

10) Romanın temel eleştiri konusu aşağıdakilerden hangisidir?

A) Aşk
B) Köy hayatı
C) Bürokrasi ve devlet düzeni
D) Askerlik

 

11) Yaşar’ın yaşadığı sorunlar aşağıdakilerden hangisini simgeler?

A) Kimlik bunalımı
B) Eğitimsizliği
C) Bürokratik sistemin aksaklıklarını
D) Ailesizliği

 

12) “Ölü bir adama kimlik verilmez” anlayışı romanda neyi gösterir?

A) Kanunların değişmezliğini
B) Devletin katı ve insanı görmezden gelen yapısını
C) Köy yaşamını
D) Askerliğin önemini

 

13) Yaşar’ın hapisten farklı bir insan olarak çıkması neyi anlatır?

A) Eğitim aldığını
B) Düzenle mücadele etmek yerine düzene uyum sağladığını
C) Zengin olduğunu
D) Köye döneceğini

 

14) Romanın sonunda Hayati’ye de kimlik verilmemesi neyin göstergesidir?

A) Sorunun nesilden nesile aktarıldığının
B) Yaşar’ın hatasının
C) Köyün fakirliğinin
D) Askerliğin zorunlu olduğunun

 

15) Yazar bu eserle okuyucuya en çok hangi mesajı vermek ister?

A) Sabırlı olunmalıdır
B) Eğitim şarttır
C) Bürokratik sistem sorgulanmalıdır
D) Zengin olmak önemlidir.



Cevaplar:

1.c  2.b  3.c 4.c 5.c 6.c 7.b 8.c 9.b  10.c  11.c  12.b  13.b 14.a  15.c

Sefiller Kitabı İle İlgili Klasik Sorular Ve Cevapları

 

Sefiller Kitabı İle İlgili Klasik Sorular Ve Cevapları


1) Jean Valjean’ın ekmek çalma suçu hangi toplumsal gerçeği yansıtır, cevaplayınız?

Cevap:
Jean Valjean’ın ekmek çalması, yoksulluğun insanları suça sürükleyebileceğini göstermektedir. Açlık gibi temel bir ihtiyacın karşılanamaması, bireyi çaresiz bırakmıştır. Bu durum dönemin adalet sisteminin merhametten uzak ve katı olduğunu da ortaya koymaktadır. Çünkü ekmek gibi basit bir temel ihtiyaç bile suç olarak görülüyorsa bu o dönemde konulan kuralların çok sert ve insanlık dışı olduğunu gözler önüne serer.

2) Piskoposun Jean Valjean’a yaptığı iyilik  Jean Valjean’a üzerinde nasıl bir değişime neden olmuştur, kısaca açıklayınız?

Cevap:
Piskoposun affediciliği ve merhameti, Jean Valjean’ın iç dünyasında büyük bir dönüşüm başlatmıştır. İlk defa karşılıksız bir iyilik gören Valjean, insanın her şeye rağmen iyi olabileceğini anlamış ve hayatını dürüstlük ve yardımseverlik üzerine kurmaya karar vermiştir. Çünkü ona iyi davranan bir insan onun yaşamını olumlu yönde etkilemiştir ve karakterimiz de bu olaydan sonra daha iyi bir insan olma yolunda adımlar atmaya başlamıştır.

3) Jean Valjean neden Madlen Baba kimliğiyle yaşamayı tercih etmiştir?

Cevap:
Geçmişinden kaçmak ve topluma faydalı bir birey olarak yeni bir hayat kurmak istemiştir. Eski bir mahkûm olarak dışlanacağını bildiği için yeni bir kimlikle dürüst bir yaşam sürmeyi amaçlamıştır. Çünkü o dönemde etiketlendiği için yani büyük bir damga yediği için insanlar ona karşı ön yargılı olabilirdi. Bunun için karakterimiz adını değiştirmiştir.

4) Fantine karakteri üzerinden dönemin toplum yapısı hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Cevap:
Fantine, toplumun özellikle kadınlara karşı acımasız ve önyargılı olduğunu göstermektedir. Yoksulluk ve ahlaki baskılar, onu çaresizliğe sürüklemiştir. Bu durum sosyal adaletsizliği ve sınıf ayrımını ortaya koymaktadır.

 

 

5) Jean Valjean’ın mahkemede gerçek kimliğini açıklaması hangi kişilik özelliklerini gösterir?

Cevap:
Vicdanlı, adaletli ve dürüst bir insan olduğunu gösterir. Kendi özgürlüğünü riske atarak masum bir insanın cezalandırılmasını engellemiştir. Çünkü ne olursa olsun insan olmaktan vazgeçmemiştir ve kendi yüzünden bir başkasının hayatını mahvetmemiştir erdemli bir kişiliktir karakterimiz.

 6) Javert ile Jean Valjean arasındaki temel çatışma nedir?

Cevap:
Javert kanunları mutlak doğru kabul eden katı bir adalet anlayışına sahiptir. Jean Valjean ise merhamet ve vicdanı ön planda tutar. Bu nedenle biri yasayı, diğeri insanlığı temsil eder.

7) Jean Valjean’ın Javert’i öldürmemesi hangi temayı güçlendirmektedir?

Cevap:
Bağışlama ve merhamet temasını güçlendirmektedir. Düşmanına bile merhamet göstermesi, onun gerçek anlamda iyiliğe ulaştığını kanıtlar.

8) Eserde “adalet” kavramı nasıl ele alınmıştır?

Cevap:
Eserde iki farklı adalet anlayışı vardır: Biri katı ve kuralcı (Javert), diğeri vicdan ve merhamete dayalı (Jean Valjean). Yazar, gerçek adaletin insan sevgisiyle mümkün olduğunu vurgulamaktadır.

9) Cosette’nin hayatındaki değişim neyi simgeler?

Cevap:
Cosette’nin karanlık bir çocukluktan mutlu bir hayata geçmesi, umudu ve iyiliğin dönüştürücü gücünü simgeler.

10) Romanın ana fikrini yazınız.

Cevap:
İnsan, ne kadar kötülükle karşılaşırsa karşılaşsın, iyiliği seçerek hem kendini hem de çevresini değiştirebilir. Yeter ki insan iyilikten yana olsun.

11) Eserde din unsurunun rolü nedir?

Cevap:
Din, merhamet ve affedicilik yönüyle ele alınmıştır. Piskopos karakteri, dini sevgi ve insanlık temelinde temsil etmektedir.

 

12) “Gerçek sefillik nedir?” sorusuna romandan hareketle cevap veriniz.

Cevap:
Gerçek sefillik maddi yoksulluk değil; merhametsizlik, bencillik ve vicdansızlıktır.

13) Jean Valjean’ın yaşadığı dönüşüm günümüz insanına hangi mesajı vermektedir?

Cevap:
Geçmiş hataların insanın kaderi olmadığını, doğru seçimlerle yeni bir hayat kurulabileceğini göstermektedir.

14) Javert’in intiharı karakter açısından nasıl açıklanabilir?

Cevap:
Hayatı boyunca savunduğu katı adalet anlayışı, Jean Valjean’ın merhameti karşısında sarsılmıştır. İnandığı değerlerin yıkılması onun içsel çatışma yaşamasına ve intihar etmesine neden olmuştur.

15) Victor Hugo bu romanla topluma hangi eleştirileri yöneltmiştir?

Cevap:
Yoksulluk, adaletsizlik, sınıf ayrımı ve merhametsiz hukuk sistemi eleştirilmiştir. Toplumun dışladığı insanların aslında en çok yardıma muhtaç kişiler olduğu vurgulanmıştır.

16) Sefiller adlı kitabın yazarı kimdir?

Cevap: Victor Hugo

Zeytindağı Kitabı İle İlgili Klasik Sorular Ve Cevapları

 

Zeytindağı Kitabı İle İlgili Klasik Sorular Ve Cevapları


1) Yazarın Enver Paşa’ya yönelik eleştirisini metinden hareketle açıklayınız. Bu eleştirinin tarihsel sonuçlarla bağlantısını kurunuz.

Cevap:
Yazar, Enver Paşa’yı “diktatör” olarak nitelendirmektedir. Ona göre Türkiye’nin kurtuluşu yalnızca Alman zaferine bağlı değildir; aynı zamanda Enver Paşa’dan kurtulmak da gerekmektedir. Bu ifade, Enver Paşa’nın kararlarının ülkeyi savaşa sürüklediği ve Osmanlı’nın yıkımında etkili olduğu düşüncesini yansıtır. Tarihsel olarak Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı’ndan yenik çıkması ve imparatorluğun dağılması, yazarın bu eleştirisini destekler niteliktedir.

 

2) Metinde Kudüs ve Medine’nin tasvir ediliş biçimini karşılaştırınız. Yazar bu betimlemelerle neyi eleştirmektedir?

Cevap:
Medine, dinin ticarete dönüştürüldüğü bir yer olarak tasvir edilir. Peygamber kabri etrafında dini değerlerin maddi kazanca dönüştürülmesi eleştirilir. Kudüs ise “dini oyunlaştırmış bir garp tiyatrosu” olarak anlatılır; burada din adeta bir gösteriye dönüşmüştür. Yazar her iki şehirde de dinin özünden uzaklaştırıldığını, çıkar ve gösteri aracı haline getirildiğini eleştirmektedir. Bu yaklaşım, dinin samimi inançtan uzaklaştırılarak araçsallaştırılmasına karşı bir tavırdır.


 

3) Metne göre Osmanlı Devleti’nin Arap coğrafyasındaki yönetim anlayışını değerlendiriniz.

Cevap:
Metinde Osmanlı Devleti’nin Arap topraklarında halktan kopuk bir yönetim anlayışı sergilediği belirtilir. Bürokrasi büyük ölçüde Araplaşmış ya da yarı Arap unsurlardan oluşmaktadır. Osmanlı’nın bu bölgelerde adeta “ücretsiz tarla ve sokak bekçisi” gibi davrandığı ifade edilerek merkezi otoritenin zayıflığı ve yönetim sorunları eleştirilir. Bu durum, imparatorluğun çözülme sürecindeki yapısal problemlerine işaret etmektedir.

 

4) Yazarın Cemal Paşa hakkındaki düşüncelerini açıklayınız. “Enver yerine Cemal Harbiye Nazırı olsaydı…” ifadesini yorumlayınız.

Cevap:
Yazar Cemal Paşa’yı tamamen olumlu bir figür olarak sunmaz; Suriye’de uyguladığı sert tedhiş politikasını da eleştirir. Ancak Enver Paşa’ya kıyasla daha temkinli ve farklı bir siyaset izleyebileceğini düşünmektedir. “Enver yerine Cemal Harbiye Nazırı olsaydı, Birinci Dünya Harbi’ne girmezdik” ifadesi, savaş kararının yanlış olduğu ve alternatif bir liderlikle bu felaketin önlenebileceği düşüncesini yansıtır. Bu yorum, dönemin lider kadrosuna yönelik eleştirel bir bakış açısıdır.

 

5) Metinde Mustafa Kemal’in diğer liderlerden farkı nasıl ortaya konmuştur?

Cevap:
Mustafa Kemal, İngiliz ilerleyişini durdurabilen tek kumandan olarak gösterilmiştir. Ayrıca Büyük Harbe karşı olması onun ileri görüşlü ve “kafa ve sanat adamı” olduğunu; Kurtuluş Savaşı’nı bırakmaması ise “vatan adamı” olduğunu göstermektedir. Diğer liderler siyasi entrikalar ve yanlış kararlarla eleştirilirken, Mustafa Kemal akılcı, bilimsel ve milli bir lider olarak yüceltilmiştir.

 

6) Metindeki “İlim ve vatan adamı olunuz.” sözü metnin ana fikrini nasıl yansıtmaktadır? Açıklayınız.

Cevap:
Yazar, ne yalnızca bilim insanı olmanın ne de yalnızca vatansever olmanın yeterli olduğunu savunmaktadır. İkisi bir arada olmadıkça milletin kurtuluşu mümkün değildir. Osmanlı’nın yıkılış sürecinde akılcı ve bilimsel düşüncenin eksikliği ile yanlış siyasi kararlar eleştirilirken, Kurtuluş Savaşı’nda Mustafa Kemal’in hem bilimsel hem milli yönü sayesinde başarıya ulaşıldığı vurgulanır. Bu söz metnin temel mesajını özetlemektedir.


 

7) Metinde savaş sürecinde İstanbul’daki zihniyet yapısı nasıl betimlenmiştir? Bu durumun sonuçlarını yorumlayınız.

Cevap:
İstanbul’da “Rus düşmanlığı, Alman gücü, İngiliz yenilmezliği” düşüncesi hâkimdir. Bu, dış güçlere aşırı odaklanan ve gerçekçi olmayan bir bakış açısını gösterir. Böyle bir zihniyet, bağımsız karar verme yetisini zayıflatmış ve Osmanlı’nın yanlış ittifaklara yönelmesine neden olmuştur. Sonuç olarak imparatorluk savaştan yenik çıkmış ve dağılmıştır.

 

8) Yazarın anlatımında kişisel tanıklıkların tarih yazımı açısından önemi nedir?

Cevap:
Yazar olayları bizzat yaşamış bir kişi olarak aktarmaktadır. Bu durum metne hem güvenilirlik hem de öznel bir bakış açısı kazandırır. Tanıklıklar dönemin atmosferini, liderler arasındaki ilişkileri ve cephe gerisindeki psikolojiyi anlamamıza yardımcı olur. Ancak kişisel yorumlar içerdiği için tamamen nesnel değildir. Bu nedenle metin, tarihsel belge niteliği taşımakla birlikte yorumlu bir hatırat özelliği göstermektedir.

Beyaz Gemi Kitabı İle İlgili Klasik Sorular Ve Cevapları

 

Beyaz Gemi Kitabı İle İlgili Klasik Sorular Ve Cevapları


1) Mümin Dede  yaşlı olmasına rağmen çalışmaya neden devam eder?

 Cevap:  Mümin Dede, anne ve babası tarafından terk edilen küçük torununa bakmak zorunda olduğu için çalışmaya devam etmektedir. Çünkü torununu çok sevmektedir ve onun için de elinden gelen her türlü gayreti göstermekte ve çocuk için hayata dört elle sarılmakta ve her türlü kötülüğe rağmen çalışmaya, hayat mücadelesini sürdürmeye devam etmektedir.

2) Çocuk neden sürekli hayaller kurar?
Cevap: Dedesinin anlattığı efsaneler, özellikle Maral Ana efsanesi çocuğun hayal gücünü beslemiştir. Bunun için çocuk devamlı hayaller kurar ve hayalperest biri olur.

3) Maral Ana efsanesine göre Kırgızlar nasıl yok olmuştur?
Cevap: Ölen hanları için tören düzenledikleri sırada kalleş bir saldırıya uğramış ve neredeyse hepsi öldürülmüştür.

4) Efsanede sağ kalan çocuklara ne olmuştur?
Cevap: Beyaz Maral Ana onları koruması altına almış ve Issık Gölü kıyısına götürerek yeniden çoğalmalarını sağlamıştır.

5) Marallar neden Issık Gölü’nü terk etmiştir?
Cevap: İnsanlar gösteriş için beyaz maralları öldürmeye başlayınca beyaz marallar gölü terk etmiştir.


6) Çocuğun en büyük hayali nedir?
Cevap: Issık Gölü’nde her gün geçen Beyaz Gemi’ye ulaşmak ve gemide çalıştığını hayal ettiği babasına kavuşmaktır. Bunun için de her gün hayal kurmaya devam etmiştir ve hayal kurmaktan asla vazgeçmemiştir çocuk.

7) Çocuk balığa dönüşmeyi neden hayal etmektedir?
Cevap: Nehre atlayıp yüzerek göle ulaşmak ve Beyaz Gemi’ye çıkmak için. Böylece babasına kavuşacaktır ve mutlu olacağını düşünmüştür.

8)  Kitapta anlatılanlardan yola çıkılarak Orozkul için nasıl biridir diyebiliriz?
Cevap: Sert, zalim, içki içen ve karısına şiddet uygulayan, merhametsiz bir kişidir. Orozkul tam anlamıyla karaktersiz kişidir. Zalim, empatiden yoksun, bencil bir kimsedir. Şiddete meyilli biridir. Acıma duygusu olmayan, insan kalmaktan uzak olmuş birisidir.

9) Mümin Dede neden Orozkul’a karşı çıkmak zorunda kalmıştır?
Cevap: Torununu okuldan almak için gitmek istemiş ve tomruk işi bitmeden gidemeyeceğini söyleyen Orozkul’a karşı çıkmıştır.

10) Romanın sonunda çocuğun hayalleri neden yıkılmıştır?
Cevap: Beyaz Maral Ana’nın Orozkul ve arkadaşları tarafından öldürülüp yenmesi üzerine umutları tamamen yok olmuştur.

11) Maral Ana efsanesi metinde neyi simgelemektedir?
Cevap: Masumiyeti, doğayı, merhameti ve insanın kökenini simgeler. Aynı zamanda insanın nankörlüğünü ve doğaya ihanetini de gösterir.

12) Çocuğun Beyaz Gemi hayali neyi temsil etmektedir?
Cevap: Umudu, kaçışı, babasına duyduğu özlemi ve daha iyi bir yaşama ulaşma arzusunu temsil etmektedir.

13) Mümin Dede’nin Orozkul’a karşı sessiz kalmasının nedeni nedir?
Cevap: Torununa bakmak zorunda olduğu için işini kaybetmek istememektedir. Bu durum onun çaresizliğini gösterir. Çünkü çaresizlik insanı elden ayaktan düşürür ve bazı şeyleri yapmaya mecbur kılar. Mümin dede de çaresiz kalmış, iyi yürekli ve zavallı bir kimsedir.

14) Orozkul’un Maral Ana’yı öldürmesi neyin göstergesidir?
Cevap: Gücün kötüye kullanılması, doğaya saygısızlık ve insanın bencilliğinin göstergesidir. Güç gösterisi yapmıştır. Geleneklerine saygı göstermeyen karaktersiz bir kişiliktir Orozkul.

15) Çocuğun kendini nehre bırakması  ne düşünüyorsun?
Cevap: Hayallerinin tamamen yıkılması sonucu umutsuzluğa kapılmasıdır. Aynı zamanda gerçek dünyanın acımasızlığından kaçış olarak da yorumlanabilir.

16) Eserde yetişkinler ile çocuk arasındaki fark nasıl gösterilmiştir?
Cevap: Yetişkinler çıkarcı ve acımasızdır; çocuk ise saf, hayalperest ve umut doludur.


17)  Beyaz Gemi adlı eserde efsane ile gerçek hayat arasında nasıl bir bağlantı kurulmuştur?
Cevap: Efsanede insanlar maralları yok ederek kötülük yapar; gerçek hayatta da Orozkul ve arkadaşları Maral Ana’yı öldürerek efsaneyi gerçeğe dönüştürür.

18) Eserde doğa-insan ilişkisi nasıl işlenmiştir?
Cevap: İnsanların doğayı sömürmesi ve yok etmesi eleştirilmiş; doğa ise masum ve koruyucu bir unsur olarak gösterilmiştir.

19) Beyaz Gemi adlı kitabın yazarı kimdir?

Cevap: Cengiz Aytmatov

20) Beyaz Gemi adlı kitapta sizi derinden etkileyen alıntılardan aklınızda kalanlardan üç ya da dört tanesini aşağıya yazınız.

* "Dedem diyor ki, atalarının adlarını, kim olduklarını unutanlar, kötülük yapmaktan utanmazlarmış. Çünkü o zaman insanın nasıl biri olduğunu ne çocukları bilirmiş ne de çocuklarının çocukları."

* "İnsan yalnız olunca neler neler düşünür...gerçekleşmemiş hayallerini, uçup giden yıllarını, ilk aşk maceralarını... O pek gerilerde kalan yılları, erişilemeyen ve erişilemeyecek olan bir isteği hatırlamak, düşünmek de hoş bir şeydi. Niye böyle olur? Bunu da bilemez insan. Ama zaman zaman bunları düşünmekten, o günleri yeniden yaşıyor gibi olmaktan hoşlanır."

* "Başkasının çocuğunu ne kadar yedirip içirsen de sonunda hayrını göremezmişsin. Öyle diyor ninem. Oysa ben başkasının çocuğu değilim, baba. Dedemden hiç ayrılmadım. Yabancı olan ninemin kendisi, sonradan gelen o. Sonradan geldi, ama gene de yabancı ben oldum.
* "Kendi ayıbını örtmek isteyen başkalarının yüzüne kara çalar."

İ* İnsanın çocuksu, temiz vicdanı tohumun içindeki öz gibidir. Bu öz olmadan hiçbir tohum gelişemez ve bizleri ileride ne beklerse beklesin, insanlar yaşadıkça hak, doğruluk denen şey de orada var olacaktır.