Sadako ve Kağıttan Bin Turna Kuşu Kitabı İle 70 Tane Test Soruları ve Cevapları

 

Sadako ve Kağıttan Bin Turna Kuşu Kitabı İle İlgili  70 Tane  Test Soruları  ve Cevapları


1)  Sadako hangi yıllar arası Japonya’da yaşamış bir kız çocuğudur?

A) 1943- 1955

B) 2001- 2013

C) 1999- 2014

D) 1943- 1945

 

2) Sadako'nun yaşadığı şehir olan Hiroşima'ya atom bombasını acımasızca atan ve binlerce insanın ölümüne, yaralanmasına neden olan ülke aşağıdakilerden hangisidir?

A) Amerika Birleşik Devletleri

B) Kanada

C) İsiviçre

D) Rusya

 

3) Sadako, atom bombasının atılmasından kaç yıl sonra lösemiye yakalanmıştır?

A) 10

B) 8

C) 12

D) 9

 

4) Sergilediği cesaret kimi Japonya’daki çocukların gözünde bir kahramana dönüştürmüştür?

A)  Sadako

B) Sadako’nun kardeşi

C) Sadako’nun abisi

D) Sadako’nun en yakın dostu

 

5)  Sadako adeta ne için yaratılmıştı?

A) Yemek Yeme

B) Kitap okuma

C) Piyano çalma

D) Koşma

 

6) Gökyüzünde bir bulutun dahi olmaması neyin göstergesiydi?

A) Uğur getirdiğine inanılırdı

B) Kötülükler olacağının belirtisiydi

C) Yağmur yağacaktı.

D) Sel gelecekti.

 

7)  Sadako’nun kardeşleri ile ilgili hangi bilgi doğrudur?

A) 3 erkek kardeşi 2 kız kardeşi vardır.

B) 2 erkek kardeşi bir kız kardeşi vardır.

C) 5 erkek beş kız kardeşi vardır

D) Toplam sekiz kardeştirler.

 

8) Sadako’nun saç rengi nedir?

A) Pembe

B) Yeşil

C) Mor

D) Açık kahverengi

 

9)  Masahiro kimdir?

A) Sadako’nun kuzeni

B) Sadako’nun ağabeyi

C) Sadako’nun komşusu

D) Sadako’nun yakın arkadaşı

 

10) Ağabeyini uyandıran Sadako kalk hadi uyuşuk bugün ……………………………… günü demiştir. Boşluktaki yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

A) Bugün Okulun İlk Günü

B) Bugün Barış Günü

C) Bugün Şeker Bayramı

D) Bugün Ev Temizliği Günü

 

11) Sadako’nun ağabeyi kaç yaşındadır?

A) 15

B)16

C) 14

D) 13

 

12) Aşağıdakilerden hangisi Sadako’nun aile bireylerinden biri değildir?

A) Bayan Sasako

B) Mitsue

C) Eiji

D) Shiori

 

13) Eiji kaç yaşındadır?

A) 5

B) 7

C) 6

D) 2

 

14) Sadako’nun kız kardeşi olan Mitsue kaç yaşındadır?

A) 4

B) 5

C) 9

D) 8

 

15) Aşağıdakilerden hangisi  Sadako'nun ailesinin yaptığı yemeklerden biri değildir?

A) Yaprak sarması

B) Pilav

C) Çorba

D) Kırmızıturp turşusu

 

16) Sadako kaç yaşındadır?

A) 10

B) 11

C) 12

D) 13


 

17)  Sadako’ya  “Ona karnaval dememen lazım. Her yıl 6 Ağustos'ta şehrimize atılan atom bombası nedeni ile insanları yâd ederiz.. Bu bir anma günüdür.” diyen kişi kimdir?

A) Bay Sasaki

B) Bayan Sasaki

C) Sadako’nun ağabeyi

D) Sadako’nun öğretmeni

 

18)  O korkunç günde Sadoko hangi yakınını kaybetmiştir?

A) Babaannesini

B) Amcasını

C) Dedesini

D) Babasını

 

19) Oba- san kimdir?

 

A) Sadako’nun babaannesi

B) Bayan  Sasaki’nin annesi

C) Şiziko’nun  annesi

D) Sadako'nun arkadaşı

 

 

20) Samimi olunan kişilere duyulan sevgiyi göstermek için Japoncada ismin sonuna eklenen ibareye ne denir?

 

A) Man

B) Yan

C) San

D) Tan

 

21) Bir berber dükkanına ve terbiyeli çocuklara sahip olduğu için atalarına şükranlarını sunan kişi kimdir?

A) Sadako’nun amcası

B) Bay Sasaki

C) Bayan Sasaki

D) Yasunaga

 

 

22) Lösemi denen  hastalıktan korunmak için atalarına şükran sunan kişi kimdir?

A) Baba

B) Anne

C) Sadako

D) Sadako’nun kuzeni

 

23)  Hiroşima’ya atılan atom bombasının üzerinden …. yıl geçse de  hâlâ insanlar atom bombası yüzünden ölüyordu. Boşlukta yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

A) 12 yıl

B) 9 yıl

C) 18 yıl

D) 19 yıl

 

24)  Atılan atom bombası adına ….. denilen bir zehirle doldurmuştu. Boşluktaki yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

A) Radyasyon

B) Ozon

C) Strasfer

D) Ultraviyole

 

25) Yaşına göre uzun boylu olan ve sürekli bir yerlere çarpan kişi kimdir?

A) Bay  Sasaki

B) Bayan Sasaki

C) Sadako

D) Masahiro

 

26) Sadako, kendini ….. halısının üzerine bırakıverdi. Boşluktaki yere hangi kelime gelmelidir?

A) Tatami halısı

B) Uşak halısı

C) Yahyalı halısı

D) Nevşehir halısı

 

27) Aşağıdakilerden hangisi Sadako'nun anne ve babası ile ilgili yanlış bir bilgidir?

A) Asla aceleci davranmazlardı.

B) Sabırsız insanlardır.

C) Çocuklarını seven fedakar insanlardır.

D) Duygusal  insanlardır.

 

28)  Kitaba göre hangi hayvanın uğur getirdiğine inanılırdı?

A) İnek

B) Örümcek

C) Uğur böceği

D) Kelebek

 

29) Sadako’nun en yakın  arkadaşının adı nedir?

A) Şiziko

B) Ryu

C) Saburo

D) Riko

 

30) Sadako en yakın arkadaşı ile ne zamandan beri arkadaştırlar?

A) Anaokulu

B) İlkokul

C) Ortaokul

D) 2 yaşından beri

 

31) Sadako en yakın arkadaşının bazen nasıl olmasını isterdi?

A) Daha atik olmasını

B) Daha güzel konuşmasını

C) Daha temiz olmasını

D) Daha iyi dinlemesini


 

32) Atom bombasının diğer adına ne denilmiştir?

A) Kanlı Ölüm

B) Cinayet

C) Yıldırım

D) Felaket

 

33) Atom bombası Hiroşima’yı neye çevirmişti?

A) Ada

B) Deniz

C) Çöl

D) Okyanus

 

34) Sadako’ya göre güvercinler neye benziyordu?

A) Küçük ve masum çocuklara

B) Ölen insanların göğe doğru yükselen ruhlarına

C) Sivil halkın savunmasızlığına

D) Barış ve mutluluğa

 

35) Anma töreni bittiği zaman Sadako herkesi nereye götürmüştür?

A) Pastane

B) Pamuk şekeri almaya

C) Okula

D) Hastaneye

 

36)  Sadako’ya  göre anma gününün en iyi tarafı aşağıdakilerden hangisi olamaz?

A) Satın alınabilecek onca güzel şeyi görmek

B) Yemeklerden yükselen o muhteşem kokuyu duyabilmek

C) Fasülyeli keklerden yemek

D) Doyasıya voleybol oynamak

 

37)  Sadako’ya göre anma günün en kötü tarafı nedir?

A) Yiyecek alacak parasının olmaması

B) Sevmediği arkadaşlarının da orada bulunması

C) Yüzlerinde beyaza çalan çirkin yaralar bulunan insanları görmek

D) Sevmediği okul müdürünü de orada görmek

 

38) Kalabalık ellerindeki fenerlerle hangi nehrin kıyısına doğru ilermişlerdir?

A) Naka Nehri

B) Ohta Nehri

C) Tone Nehri

D) Sinano Nehri

 

39) Sadako kendi fenerinin üstüne kimin adını yazmıştır?

A) Babaannesinin

B) Anneannesinin

C) Dedesinin

D) Kuzeninin

 

40) Sadako okulda neye seçilmiştir?

A) Sınıf başkanlığına

B) Voleybola

C) İlkokul bayrak koşusu

D) Ödevlere bakan sorumlu

 

41) Sadako o tuhaf baş dönmesini ilk kez ne zaman hissetmiştir?

A) Evde bulaşık yıkarken

B) Yarış bittikten sonra

C) Okulda yemek yerken

D) Trende kitap okurken


 

42) 2. Dünya Savaşı öncesi Japon kadınlarının gündelik giysisiyken, savaşın ardından bozulan ekonomiyle beraber lükse dönüşen ve üzerinde genellikle çiçek desenleri bulunan ipek kıyafete ne denir?

A) Hakama

B) Yukata

C) Kimono

D) Obi

 

43) Sadako  ne zaman bu ani baş dönmelerinin geçeceğini umuyordu?

A) Yılbaşı gecesi geldiğinde

B) Bayramda

C) Okul kapandığında

D) Tatile gittiğinde

 

44) Sadako'nun gittiği hastanenin adı nedir?

A) Mavi Buket Hastanesi

B) Kızılhaç Hastanesi

C) Kiraz Hastanesi

D) Japon Hastanesi

 

45) Sadako’nun hemşiresinin adı nedir?

A) Akemi

B) Tomoko

C) Yasunaga

D) Sakura

 

46) Sadako’nun hastaneye gelen ilk ziyaretçisi kim olmuştur?

A) Şiziko

B) Masahiro

C) Bay Sasaki

D) Bayan Sasaki

 

47)  Sadako’ya  “Seni iyileştirmenin bir yolunu buldum  diyerek ve ona bin turna kuşu yaparak onu mutlu eden kimdir?

A) Kardeşleri

B) Annesi

C) Babası

D) En yakın arkadaşı

 

48) Turna kuşları efsaneye göre kaç yıl yaşarmış?

A) 1 yıl

B) 10 yıl

C) 100 yıl

D) 1000 yıl

 

49) Sadako’nun okul ödevini hastaneye getiren kişi kimdir?

A) Ağabeyi

B) Arkadaşı

C) Annesi

D) Öğretmeni

 

50) Hasta bir kişi kağıttan bin turna kuşu yaparsa ne olurmuş?

A)  Üç bin yıl yaşarmış

B) Hiç grip olmazmış

C) Hep mutlu olurmuş

D) Sağlığına tekrardan  kavuşurmuş.

 

51) Sadako’nun bin turna kuşunu  tavana asan kim olmuştur?

A) Küçük kız kardeşi

B) Ağabeyi

C)  Arkadaşı

D) Babası

 

52) Mitsue ve  Eiji en çok hangi turna kuşunu sevmiştir?

A) Altın turna kuşunu

B) Kırmızı Turna kuşunu

C) Pembe Turna kuşunu

D) Beyaz Turna kuşunu

 

53)  Üzerinde pembe pırıltılar bulunan ve en küçük turna kuşunu beğenen kişi kim olmuştur?

A) Annesi

B) Babası

C) Öğretmeni

D) Doktoru

 

54) Sadako’nun doktorunun adı nedir?

A) Numata

B) Yoko

C) Yoshiko

D) Kazuko

 

55) Sadako Kenji’yi ilk olarak ne zaman görmüştür?

A) Hastaneye girerken

B)Hemşire Kenji’yi verandaya güneş alması için çıkardığında

C) Koşu yarışında

D) Uçakta seyehat ederken


 

56) Kenji kaç yaşındadır?

A) 6

B) 7

C) 8

D) 9

 

57)  Kenji zamanının çoğunu nasıl geçiriyormuş?

A) Top oynarak

B) Kitap okuyarak

C) Müzik dinleyerek

D) Uyuyarak

 

58)  Japonya’da  özenli bir işçilikle tahtadan oyulan oyuncak bebeklere ne ad verilirdi?

A) Kokeşi

B) Gangu

C) Omocha

D) Rakugo

 

59) Furoşiki nedir?

A) Oyuncak

B) Abur cubur

C) Kumaş

D) Kalem kutusu

 

60)  Aşağıdakilerden hangisi Sadako'nun en sevdiği yemeklerden biri değildir?

A) Yumurtalı rulo köfte

B) Erik turşusu

C) Fasulyeli kek

D) Karnıyarık

 

 61)   Ruhların sevdikerini ziyaret etmek için yeryüzüne inmesinin kutlandığı özel bayrama ne denir?

A)  Bu Bon

B)  Şu Bon

C) O Bon

D) E Bon

 

62) Sadako’nun yüreğini kaplayan en büyük korku neydi?

A) Ölüm korkusu

B) Yüksekten atlama korkusu

C) Acıdan uyuyamama korkusu

D) Yemek yiyememe korkusu

 

63) Tüm ziyaretçilerin hastaneye girerken ne renk terlik giymesi gerekiyordu?

A) Mor

B) Mavi

C)  Beyaz

D) Yeşil

 

64) Sakura nedir?

A) Japonya’ya has, pembe renkli çiçekleri nisan başında açan ağaç

B) Kumaş türü

C) Meyve

D) Bahar mevsiminin gelişi

 

65) Sadako ne zaman gece ile gündüzü karıştırmaya başlamıştır?

A) Nisan ayı

B) Ekim ayının ortaları

C) Aralık ayının başı

D) Temmuzun sonu

 

66) Sadako ne zaman hayata gözlerini yummuştur?

A) 25 Ekim 1955

B) 20 Nisan 1954

C) 20 Mart 1950

D) 20 Temmuz 1951

 

67) Sadako kaç turna kuşunu bine tamamlayamadan vefat etmiştir?

A) 289

B) 356

C) 321

D) 189

 

68) Sadako öldükten sonra onun için hazırlanan kitaba ne ad verilmiştir?

A) Sakura

B) Kokeşi

C) Kimono

D) Origami

 

69) Sadako’nun heykeli ne zaman Hiroşima Barış Parkında açılmıştır?

A) 1958

B) 1960

C) 1956

D) 1980

 

70) Sadako ve Kağıttan Bin Turna Kuşu adlı kitabın yazarı kimdir?

A) Eleanor  Coerr

B) Alice Munro

C) Brian Doyle

D) Janett Lunn

 

 

  Cevaplar:

1.a   2.a  3.a   4.a  5.d  6.a  7.b   8.d  9.b   10.b  11.c  12.d  13.c   14.c  15.a  16.b  17.b  18.a   19.a   20.c  21.b  22. a  23.b   24.a   25.c   26.a  27.b  28.b   29.a   30.a   31.a   32.c   33.c   34.b   35.b   36.d   37.c   38.b   39.b   40.c  41. b   42.c   43.a   44.b   45.c   46.a   47.d   48.d   49.a   50.d   51.b    52.a   53.a    54.a   55.b   56.d   57.b   58.a   59.c   60. d  61.c  62.a   63.d  64.a   65. b   66. a   67. b   68.b   69. a    70.a

Kurt İle İlgili Atasözleri ve Anlamları

 

Kurt İle İlgili Atasözleri ve Anlamları


Kurnaz ve tehlikeli kimseler için kurt denilir. Böyle insanlara karşı gözümüzü dört açmalıyız. Kurt ile ilgili atasözleri ve anlamları şunlardır:

 

Kurt köyünü değiştirir, huyunu değiştirmez: Kötü kimse yerini yurdunu değiştirse de kötü huylarını değiştirmez.

Kurtla koyun, kılıçla oyun olmaz: Güçlü ile güçsüzün yan yana bulunduğu yerde tehlike vardır.

Kurttan çoban olmaz: Çok değerli eşya, para, gibi şeyler güvenilemeyecek insanlara teslim edilmemelidir.

 Kurt eline geçmiş kuzu sağ çıkmaz: Güçsüz kişi zalim birinin hedefi olmuşsa zarar görmeden kurtulamaz.


Kurt dumanlı gün arar: Niyeti kötü olan kimseler ortalıktaki karışıklıklardan yararlanır.

Kurt balası kurt olur: İnsan soyuna çeker.

Kurt doğduğu yeri dokuz dolaşır: İnsan bildiği ve alıştığı yere sık sık gider.

Kurt komşusunu yemez: Bir kişi ne kadar art niyetli olursa olsun yakınlarına kötülük etmez.

Kurtla görüşürsen köpeği yanından ayırma: Saldırgan biri ile karşılaşma ihtimali olan bir kişi, kendisini koruyacak tedbirler almalıdır.


Kurtlu baklanın da kör alıcısı olur: Bu dünyada her çeşit malın alıcısı olur.

Kurt kuzu kaptığı yer dokuz defa yoklar: Haksız kazanç için bir yol bulmuş olan kişi daha fazla kazanmak için aynı yöntemi defalarca denemekten çekinmez.

Kurt kışı geçirir ama yediği ayazı da unutmaz: İnsan hayatı boyunca birçok sıkıntıyla, ıstırapla ve üzüntüyle karşılaşır. Bu zorlu günleri atlatan kimse kendisine bu zor günlerde yardım etmeyenleri asla unutmaz.

Kurtla ortak olan tilkinin hissesi ya tırnaktır ya bağırsak: Ortağı güçlü ve hileci olan kimsenin ortağının kendisine verdiği kadar paya razı olmak zorundadır.

Ağaca Dayanma Kurur, İnsana Adama Dayanma Ölür Atasözü İle İlgili Kompozisyon

 

Ağaca Dayanma Kurur, İnsana Adama Dayanma Ölür Atasözü İle İlgili Kompozisyon


Bu dünyada hiçbir şey kalıcı değildir. Onun için insan girişeceği işlerde ilk olarak kendine güvenmelidir. Yaşadığımız sürece her zaman yanımızda bize destek olan ana ve babamız olmayabilir. En yakın akrabalarımız olmayabilir. Onun için kimsenin malına, mülküne güvenip kendimizi geliştirmeme hatasına düşmemeliyiz. 


Önce kendimize güvenmeliyiz, kendimiz çalışmalıyız ve işimizi garantiye almalıyız. Böylece bir sorun yaşadığımız zaman  hemen yıkılmayız. Kendi ayaklarımız üzerinde çalışarak kazancımızı sağlamaya devam ederiz ve hayatımızı idame ettiririz. Oysa birine güvendiğimiz zaman o kişi bir gün hayatını kaybedebilir  ya da bizi yarı yolda bırakabilir. Bunun için önce kendimize güvenmeli, kendi işlerimizi planlı ve programlı yapmalıyız. Kimseye dayanmaya çalışmamalıyız. Bunun için de atalarımız ağaca dayanma kurur, insana dayanma  ya da adama dayanma ölür demişlerdir. 


Örneğin; Baba malı çok, babadan çok miras kalacak deyip eğitimimizi yarıda bırakmalıyız. etmemeliyiz. Babamız bir anda iflas edebilir, bir anda hayatını kaybedip geride büyük borçlar bırakabilir ve bu durumda en büyük sıkıntıyı rahata alışmış olan bizler yaşarız. Onun için rahata alışmak yerine emek ederek işe başlarsak daha güvenli bir yola girmiş oluruz.

Çocuk İle İlgili Atasözleri ve Anlamları

 

Çocuk İle İlgili Atasözleri ve Anlamları


Çocuklar hayatın neşesi, anlamıdır. Onlar olmasaydı hayatın neşesi olmazdı. Çocuk ile ilgili atasözleri ve anlamları şunlardır:

Çocuğun yediği helal giydiği haram:  Çocuk iyi beslenmelidir çünkü sağlık çok önemlidir. Oysa kıyafeti çok almaya gerek yoktur. Çünkü çocuklar çabuk büyürler ve alınan kıyafetler de küçüleceği için boşa israf olur. Bunun için pahalı giysiler alınmasına gerek yoktur.

Çocuktan al haberi: Çocuklar yalan söylemezler. Kendilerine sorulan bir şeyi, bildikleri ve tanık oldukları bir olayı, duydukları bir sözü olduğu gibi anlatırlar ve çarpıtmazlar. Onun için haberin doğrusu çocuklardan öğrenilir.


Çocuk onuna kadar ekmekçi, yirmisine kadar ortakçıdır. Çocuklar küçük yaşlarında anne ve babasından sadece yemek beklerler. Büyüdüklerinde ise anne ve babasının her malına ortak olurlar.

Çocuk ağlamayınca meme verilmez: Hakkını aramasını bilmeyen kimsenin işi görülmez.

 Çocuğun bulunduğu yerde dedikodu yapma. Eğer bir yerde çocuk varsa bütün ilgiyi kendi üzerine toplayacağından başka hiçbir şeyle hatta dedikoduyla bile ilgilenilemez.

Çocuk düşe kalka büyür: Çocuklar hiçbir şeyden korkmadıkları için kendilerini sakınmazlar. Bunun sonucunda da sık sık düşerler. Ancak dayanıklılıkları yüksek olduğundan büyük zarar görmezler.


 Çocuğu işe sal, ardınca sen var. Çocuk küçük olduğu için her işin altından kalkamaz. Çocuğa yapamayacağı işler verilmemelidir, yapabileceği sorumluluklar verildiği zaman da çocuk her şeye rağmen kontrol edilmeli, yapıp yapmadığı takip edilmelidir.

Çocuk, ekmeği dolapta yetişiyor zanneder: Çocuk evin gereksinimlerinin nasıl karşılandığının farkında değildir. Her şey kendiliğinden olur zannederler.

Baba İle İlgili Atasözleri Bulunuz ve Sınıfta Okuyunuz.

 

Baba İle İlgili Atasözleri Bulunuz ve  Sınıfta Okuyunuz.

 

Türk toplumunun geleneksel yapısında baba kavramı çok önemli bir yer tutar. Atasözlerimizde baba ile ilgili hem gerçek hem de mecaz anlamlı sözlere yer verilmiştir. Baba bir evin direği, yöneticidir. Babaya saygı, babaya hürmet etmek bizim toplumumuzun geleneğinde  önemli bir tutar. Baba ile ilgili atasözleri ise şunlardır:


Baba ile ilgili atasözleri şunlardır:


Babadan mal kalır, adamlık kalmaz.

Baba mirası yanan mum gibidir.

 Baba kırk oğul beslemiş, oğul bir babayı beslememiş.,

Baba vergisi görümlük, koca vergisi doyumluk.

 Babalı fırın has ekmek çıkarır.

 Baba ekmeği zindan ekmeği, koca ekmeği meydan ekmeği.


 Baba eder, oğlu eder.

 Baba ekşi elma yer oğlunun dişi kamaşır.

Baba malı tez tükenir, evlat gerek kazana.

 Baba borç yapar, çoluk çocuk aç yatar.

Babamın adı Hıdır, elimden gelen budur.

 Bağ babadan, zeytin dededen kalmalı.

 Babam bana öğüt verirken ben inek gözünde kırk sinek saydım.

Babamın öleceğini bilseydim kulağı dolu darıya satardım.

 Babası köy kahyası olunca kendisi neden pervası  olur?


 Babayla oğlanın pabucu bir olunca evde kavga eksik olmaz.

Babasından mal kalan merteği içinden bitmiş sayılır.

Babamın öleceğini bilseydim bir acı soğana değişirdim.

Babası ölen bey, anası ölen kadın olur.

Babasının sanatı oğluna mirastır.

Nasreddin Hoca Fıkraları Hakkında Kısaca Bilgi Veriniz.

 

Nasreddin Hoca Fıkraları Hakkında Kısaca Bilgi Veriniz.

 

Ders vermek, herhangi bir düşünceyi örnekle güçlendirmek, bir dünya görüşünü savunmak, sohbetlere renk katmak, kanıt göstermek veya hoşça vakit geçirmek için söylenir. Nasreddin Hoca fıkralarında Nasreddin Hoca; her duruma çözüm yolu bulan, karşısındakinin niyetini hemen sezen, kül yutmaz, uyanık, yaşama sevinci dolu, sözünü çekinmeden ortaya koyan, kıvrak zekalı bir tiptir. Fıkralarda baş kahraman her zaman hocanın kendisidir. Nasreddin Hoca fıkralarında kişiler pek kalabalık değildir. Nasreddin Hoca fıkralarından bahsedilen en eski kaynak ise on beşinci yüzyılda yazılan Saltukname’dir.

Nasreddin Hoca fıkralarına bir örnek:

Allah’ın Rahmetinden Kaçılmaz

 

Günlerden bir gün bardaktan boşanırcasına yağmur yağmaktadır. Yağmur çok şiddetli yağdığı için ya  koşulur, ya da bir yerlere sığınılmaya çalışılır. Nasreddin Hoca da yağmurun yağışını ve sokakların yalnızlığını pencereden seyrederken bir de bakar ki yağmurdan kaçan bir adam…  Hoca biraz dikkatli baktığında bunun bir komşusu olduğunu anlar ve pencereyi açarak konuşmaya başlar:

 

"Komşu, komşu, utanmıyor musun, niçin Allah'ın rahmetinden kaçıyorsun?" deyince adam koşmayı bırakır ve yavaş yavaş evine doğru gider. Bu arada adamın da ıslanmadık yeri kalmamıştır. Ertesi gün hava yine yağmurludur. Bu defa Hoca Efendi alışveriş için sokağa çıkmıştır. O, işini bitirip de hızlı adımlarla evine doğru giderken bir gün önceki komşusunun evinin önünden geçer. Bu sefer komşusu;

"Hoca Efendi, Hoca Efendi, sen dün bana Allah'ın rahmetinden kaçılmaz. ' demiştin; bak şimdi kendin kaçıyorsun." deyince, Hoca komşusuna doğru döner ve;

"Be adam! Ben Allah'ın rahmetinden kaçmıyorum, Allah'ın rahmetini çiğnememek için koşuyorum." der.