"Online Türkçe Test" Sitemiz Açıldı


"Online Türkçe Test" Sitemiz Açıldı

Türkçe dersi hem günlük hayatta kullanırken hem de sınavlarda çok önemlidir. Sadece Türkçe dersi için değil tüm derslerde de Türkçe'nin kurallarını iyi bilmek ve uygulayabilmek bizlere kolaylık sağlayacaktır .

Türkçe dersi ile ilgili bilgilerimizi kalıcı hale getirmek ve eksikliklerimizi görebilmek ve düzeltmek için testler son derece önemlidir . Test çözdükçe dilimize ait kuralları daha iyi özümser ve yazılarımızda daha doğru kullanabiliriz . Kompozisyon örnekleri yazarken ya da her hangi bir yazı türü ile ilgili çalışırken dilimizin özelliklerini etkin bir biçimde kullanmak önemlidir .

Kısaca online Türkçe testleri sitemiz ile sizin Türkçe dersi ile ilgili bilgi ve becerilerinizi geliştirmeyi amaçlıyoruz . Testlerde soruların altında açıklamalar vererek hem öğrenmenizi hem de hem de kendinizi sınamanızı sağlamayı amaçladık . Umarız iyi ve eğlenceli vakit geçirirsiniz .


Her Yaştaki İnsanların Daha Çok Kitap Ve Gazete Okumalarını Sağlamak Ve Okumayı Alışkanlığa Dönüştürmek İçin Neler Yapılmalıdır? Konusunu Açıklayan Bir Kompozisyon Yazınız.

Her Yaştaki İnsanların  Daha Çok Kitap Ve Gazete Okumalarını Sağlamak  Ve Okumayı Alışkanlığa Dönüştürmek İçin  Neler Yapılmalıdır? Konusunu Açıklayan Bir Kompozisyon Yazınız. 

 

Okumak insanı geliştiren , bilgilendiren, kişinin yaşama aktif katılmasını sağlayan  çok güzel bir eylemdir.  Kitap okumak, gazete okumak, dergi, hikaye, roman vb.  okumak yaşamla iç içe olmamızı sağlar .  İnsanların  okuma alışkanlığını küçük yaşta edinmesi gerekir.  Her ne   kadar okumanın temeli küçük yaşlarda da atılsa insan her yaşta okuma alışkanlığına sahip olabilir.

 

Yeter ki okuma merakımız ve okuma aşkımız olsun. Her yaştaki insanların  kitap ve gazete okumalarını sağlamak için   toplum içindeki  her kesimden insanın buna destek vermesi gerekir. Hayatında  hiç kitap okumamış bir insana bir anda yedi yüz sayfalık kitap verirsek o insan elbette kitap okumaz. Kitap okuma alışkanlığının olması için ilk olarak ince   kaplı ve kitaplardan başlanmalıdır.  İnsan   kendi ilgi ve yeteneklerini geliştirecek kitapları aramalı ve onları okumaya çalışmalıdır.  Örneğin; kişi ev hanımıysa “çocuğumu geleceğe nasıl daha iyi hazırlamam gerekir?” düşüncesindeyse o  konu ile ilgili kitaplar almalıdır. Ya da sevdiği bir  yazar varsa onun kitaplarından başlamalıdır.   Önce sevdiğimiz kitap türlerinden başlanmalıdır. Daha sonra ise farklı türlerde  kitaplar araştırılmalıdır ve  böylece kitap okuma alışkanlığı kazandırılmalıdır.   Kitap okuma alışkanlığının olması için bireyin aynı zamanda istikrarlı olması gerekir. Kişi kitap kulüplerine katılmalıdır. Kendine her gün  mutlaka kitap okuyacağım ve kendimi geliştireceğim diyerek kendini motive etmelidir.  Okul kütüphanesi kullanılmalıdır.

 

Çevremizdeki kişilere kitap okuyarak örnek olmalıyız ve onların da  sevdiği, ilgi duyduğu kitapları okuması için  onlara kitap okumanın öneminden ve  faydalarından bahsetmeliyiz.

Koronadan Korunmak İçin Neler Yapılmalıdır Konulu Kompozisyon Yazınız.

Koronadan Korunmak İçin Neler Yapılmalıdır Konulu Kompozisyon Yazınız.

 

Koronavirüs  ilk olarak Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkmıştır. Çin’de başlayıp dünyayı etkisi altına alan bu salgın   çok sayıda insanın canını almış ve almaya da devam etmektedir. Koronavirüs insandan insana bulaşan ve ölümcül olabilen bir hastalıktır.  Belirtileri ise yüksek ateş, öksürük, nefes darlığı, burun akıntısı vb. şeklinde devam etmektedir.  Hayatımızı altüst eden koronavirüsten korunmak  için şunları yapmalıyız:

 

* Mecbur olmadığımız sürece evlerimizde kalmalıyız ve ‘’ Hayat Eve Sığar.’ ‘ düşüncesi ile hareket etmeliyiz.

* Ellerimiz, yüzümüzü yıkamalıyız ve her elimizi yıkadığımızda sabunla bir güzel ovmalıyız.

* Dışardan geldiğimizde hemen elimizi  yüzümüzü yıkamalıyız ve üstümüzdeki kıyafetleri makineye atmalıyız ya da güneşin olduğu ortama bırakmalıyız.



* Dışarıya çıkarken maskelerimizi takmalıyız ve kullandığımız bir maskeyi tekrar kullanmamaya özen göstermeliyiz.

* Sosyal mesefa kuralına her zaman uymalıyız ve kalabalıkların olduğu yerlere kesinlikle girmemeliyiz.

* İnsanlar  ile yakın temas kurmamalıyız.

* Sarılma, tokalaşma, öpüşme gibi  geleneklerimizde samimiyeti  ifade eden durumları bu süreçte kesinlikle yapmamalıyız.

* Devletin ortaya koyduğu kurallara tam anlamı ile uymalıyız  . Hem kendimizi hem de başkalarının yaşamını tehlikeye atmamak için  mümkün olduğu kadar evde kalmalıyız ve evimizde çeşitli faaliyetler ile vakit geçirmeye çalışmalıyız.

* ‘’ Gel seni bir öpeyimleri’’ unutmalıyız. Yaşlılarımızı bu süreçte korumalıyız ve mümkün olduğu kadar onlardan uzak durmalıyız.

* Elimizi yüzümüze, gözümüze götürmemeliyiz.

* Bulunduğumuz yeri sık sık havalandırmalıyız.

* Bol sıvı tüketmeliyiz ve uyku düzenimize dikkat etmeliyiz.

* Panik yapılmamalı ve sakin olarak kurallara uyulmaya çalışılmalıdır.

* Toplu taşıma araçlarına mümkün olduğu kadar binmemeliyiz.

 

Tüm bu önlemlere dikkat ettiğimiz taktirde hem kendi sağlığımızı hem de başkalarının sağılığını tehlikeye atmayacağımızı unutmayalım. Bu zorlu günleri atlatıp tekrar sokaklarda özgürce dolaşabildiğimiz günlere kavuşabilmek için lütfen “Evde Kal!”

Konusu ‘’Anne‘’ Olan Bir Kompozisyon Yazınız.


Konusu  ‘’Anne‘’ Olan  Bir Kompozisyon Yazınız.

Anne deyince akla gelen  ilk şey sıcak bir kucak, koşulsuz sevgi, koşulsuz bağlılık, sevme ve sevilme gelir aklıma. Anne demek  güzel yürek demektir, anne demek yavrusunu  ondan hiçbir şey beklemeden doya doya sevmek ve onu sağlıklı  bir şekilde topluma  kazandırmak demektir. Anne demek gül demek  sümbül demek, çiçeklerin hepsi demektir. 

Annelerimiz , o elleri öpülesi güzel yürekli insanlar bize  kendinden çok değer veren, bizim için fedakarlık yapan nadide , kıymetli hazinelerdir. Anne  demek ondan uzak kaldığımızda ona duyduğumuz hasret demektir, anne demek biz hasta olduğumuzda herkesten çok bizim için kaygılanan ve gün boyunca  telefonumuzun durmadan çalmasını sağlayan  melek demektir. İşte anne budur. Annelerimiz için ne kadar güzel benzetmeler yapsak azdır. Çünkü onlar her türlü sevgiye ve  saygıya layık kimselerdir. Bunun için annelerimizin değerini bilmeliyiz. Nasıl ki bebekken onlar bizi gözünden sakınmışsa, onlar da yaşlandığı zaman biz onlara gereken değeri vermeliyiz, gereken ilgiyi göstermeliyiz. Çünkü onlar da yaşlandığı zaman tıpkı bebek gibi olurlar ve evlatlarından sevgi beklerler. Sevgi ile, ilgi ile ruhları, gönülleri doyar ancak. Onun için bu güzel melekleri üzmeyelim, onları çok sevelim ve onları evimizin baş tacı yapalım.

Annelerimizin önemi ile ilgili şu sözleri de unutmayalım:  Sevgili Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa anneler için şu sözü söylemiştir: ’’Cennet anaların ayakları altındadır.’’ ‘’ Bir anne, yüreği dibinde her zaman bir af bulunan bir uçurumdur.”

Nasıl Bir Doğada Ve Sosyal Çevrede Yaşamak İstediğinizi Anlatan Bir Kompozisyon Yazınız.

 Nasıl Bir Doğada Ve Sosyal Çevrede Yaşamak İstediğinizi Anlatan  Bir Kompozisyon Yazınız.

Yaşamak belki de insanoğluna verilmiş en değerli armağan, en güzel mucize bazen de en kaygılı ve acı günler, yaşanmışlıklar, acılar, aşklar, özlemlerdir.  Çünkü yaşamak nefes almaktır, yaşadığın ana,  birlikte yaşadığın kimselerin  sana olan  sevgisine, senin yaşama olan ilgine şükretmen, hepimizin de şükretmesidir. Yaşamak  her şeye rağmen gerçekten yaşamaktır ve yaşamı olduğun gibi kabul edebilmektir. 

Nasıl bir doğada yaşamak istersiniz denildiğinde aklıma nacizene şunlar gelmektedir.   Ormanların katledilmediği,  denizlerin kirletilmediği, denizdeki canlıların  zehirli atıklarla ölmediği, ağaçların  hunharca kesilmediği, daha çok para kazanma hırsı yerine insanların daha çok doğaya nasıl faydalı olurum, nasıl duyarlı olurum bilincinin olduğu temiz ve nefes alabildiğim bir çevrede, bir dünyada yaşamayı çok isterdim.  Bize verilmiş olan, her gün durmadan şırıl şırıl akan şelalerin  kirletilmediği, göllere çöplerin pisliklerin atılmadığı, hayvanların katledilmediği, türlerinin yok edilmediği bir dünyada yaşamak ne güzel olurdu aslında. İnsanların birbirlerine karşı sevgisinin daim olduğu, yüzüne gülüp arkandan konuşulmadığı, sevgili Mevlana’nın ‘’ Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.’’ sözünün tam anlamı  ile hayat bulduğu, dünyada barışın olduğu, bombaların  ülke ülke kol gezmediği, sevgi dolu bir sosyal çevrede, saygı dolu  bir dünyada yaşamak isterdim. Havanın, suyun, toprağın kirletilmediği,   bu doğal güzelliklerin  acımasızca, hunharca katledilmediği , incitilmediği,  yok edilmediği bir  doğada yaşamak belki de yaşamanın gerçek anlamıdır. Bunun için her zaman elimizden geldiği kadar doğamızı korumaya çalışalım ve onu yok etmek yerine onu daha da var edelim, daha da iyileştirelim ve onda açtığımız yarayı  sarmaya çalışalım ve doğamızın , dünyamızın gönlünü kazanmaya bakalım.

Yaşadığımız sosyal çevrenin ise şöyle olmasını arzu ederdim. Çevremdeki her insan  güler yüzlü, içten ve samimi olmasını isterdim.  İnsanların çıkarcı olmamasını,  içinde gerçek sevgi olmasını isterdim. Herkesin birbirine kucak açtığı, birbirine yardım ettiği sevgi dolu bir sosyal çevrede yaşamak isterdim. Sevgili Nazım’ın da dediği bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçe bir dünyada yaşamayı o kadar çok isterdim ki…..

‘’ Babasına Hayır Etmeyenin Kimseye Hayrı Olmaz.’’ Sözünü Açıklayan Bir Kompozisyon Yazınız.

‘’Babasına Hayır Etmeyenin Kimseye Hayrı Olmaz.’’ Sözünü Açıklayan Bir Kompozisyon Yazınız.

Baba   belki de bu dünyada bizi  annemiz gibi koşulsuz seven, bizim için çalışıp çabalayan, cebindeki son kuruşu dahi yavrum zorda kalmasın diye  veren en büyük can dostumuz, sırdaşımız, arkamızda duran  dağımızdır. Evladı için her türlü zorluğa göğüs geren, gece gündüz demeden evine ekmek götürmek için alın  teri ile, helal yoldan ekmeğini kazanan can parçamızdır. Babamız bizim bu dünyada değer vermemiz gereken,  fedakarlık yapmamız gereken en önemli baş tacımızdır. 

O onca çileyi bizim için çekerken biz onun için ufak zorluklara  göğüs geremiyorsak, ona yeteri kadar sevgimizi, ilgimizi veremiyorsak bizim gibi evlatlara yazıklar olsun. Çünkü biz böyle davranırsak onlar çok üzülür ve   hayal kırıklığına uğrayabilirler.  Babasına hayrı olmayan bir kimsenin, babasına bakmayan, ona merhamet etmeyen kimsenin başkalarına da hayrı olmaz. Ne yazık ki kimi menfaatlerini düşünen kimseler babası olmadığı halde, zengin olan kimselere öyle bir yağ çekmektedirler ki sanki karşısındaki babası, sanki o zengin adam bu vefasız evladın çilesini, kahrını çekmiş de bu ilgiyi o adam hak ediyormuş gibi ona  babalık etmeye çalışırlar. Oysa bu o kadar aciz ve o kadar çıkarcı  bir davranıştır ki bu yapan kişi de  karakter  ve kişilik  olduğunu düşünmüyorum. Kişi önce kendi babasına, kendi ciğerine evlatlık etmelidir. Çünkü onu bugünlere getiren, onu kimselere muhtaç etmeden adam eden kişi babasıdır.  Onun için önce babalarımıza iyi davranmalıyız, onların hayır dualarını almalıyız ve onların gönüllerini fethetmeliyiz.

Babalarımızın kalbini asla kırmamalıyız, onu bir başına bırakıp gitmemeliyiz. Onu yanımızdan ayırmamalıyız ve ona olan saygımızı  her zaman  en güzel bir şekilde göstermeliyiz.