Konuşma örnekleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Konuşma örnekleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

En Sevdiğim Mevsim Konulu Konuşma

 

En Sevdiğim Mevsim Konulu Konuşma


Mevsimlerin kendine özgü güzellikleri vardır. Benim en sevdiğim mevsim kış mevsimidir. Çünkü kış mevsimi geldiği zaman herkes evine çekiliyor ve akşam olunca aile sohbetleri başlıyor, çay saatleri ve kitap okuma saatleri daha bir eğlenceli hale geliyor. Güneş’i fazla göremiyoruz ama kış mevsimini çok seviyorum.


Sevgili öğretmenim, canım arkadaşlarım,

 Kış mevsimi bana göre yılın en özel zamanıdır. Kar tanelerinin birbirinden bağımsız şekilde yere düşmesi, sokakların beyaz örtüye bürünmesi, çocukların sevinçle kar topu oynaması, kızakla kayması,  doya doya sokak oyunları oynanması kışı daha eğlenceli bir hale getirir. Kış mevsimi geldiği zaman kar tatili olur ve böyle zamanlarda çocuklar olarak çok mutlu oluruz Çünkü geç saate kadar doyasıya uyuruz, daha sonra sabah kalkar ve annemizin yaptığı sıcak çöreklerden yeriz. Bu çöreklerin kokusu mis gibi olur ve komşulara da ikram ederiz. Sonra dışarı çıkıp akşama kadar arkadaşlarımla kardan adam yaparım, kar topu oynarım vb. Sobada kestane yapılır, çekirdek ve ceviz kavrulur ve bunların kokusu da mis gibi olur. Dışarının buz gibi soğuğuna rağmen evimizin sıcacık olması, yanan sobanın  içindeki ateşin tavana vurması beni çok mutlu eder.

 

Sevgili öğretmenim,

Kışın güzel yanları olduğu gibi elbette zorlu yanları da vardır. Soğuk hava, gündüzlerin kısa olması ve hemen akşam olması bizi üzer. Yolların buzlanması sakatlıklara neden olabilir. Kazalar oluşur. Bu da kışın can sıkıcı tarafları olabilir ama her şeye rağmen kış mevsiminin bana  sakinlik verir. Aile sıcaklığının olması, aile ile daha çok yüzü yüze iletişimin kurulması beni çok ama çok mutlu eder.  Mandalina, portakal, nar  meyvelerinden yemek, pırasa, kereviz gibi sebze  yemeklerinden tüketmek d ebeni daha sağlıklı kılar. En sevdiğim mevsim hakkında konuşacaklarım bunlardır. Dinlediğiniz için teşekkür ederim.

Canım Atam Konulu Konuşma Hazırlayınız

 

Canım Atam Konulu Konuşma Hazırlayınız

 

Canım Atam Mustafa Kemal Atatürk, bir milletin yeniden dirilişini, umudunu, yolunu bulmasına yardımcı olan ileri görüşlü, aydın, çalışkan ve sorumluluk sahibi bir insandı. Mustafa Kemal devlet adamlığının yanında eğitimci kişiliği ile de tanınan, vatansever, empati duygusu yüksek olan, araştırmacı, sorgulayıcı harika düşüncelere sahip olandı. Mustafa Kemal’in düşüncelerini ve emanetini yaşatacak olan bizler de Mustafa Kemal’i bugün saygıyla ve minnetle anıyoruz ve anmaya da devam edeceğiz.

 

Sevgili öğretmenim, değerli dinleyiciler,

Mustafa Kemal benim için umuttur, ileriyi görendir, özgürlüktür, cumhuriyettir. Devlet zor durumdayken her bir yandan düşman saldırıları devam ediyordu. Bağımsızlığımızı yok etmek isteyen hain düşmanlar tıpkı bir ahtapot gibi sarmıştı her yanımızı. Kimisi Amerikan mandası istiyor, kimi İngiliz manası  kimi de bilmem ne…Mustafa Kemal ise hiçbir milletin egemenliği altına girmeyi istemiyordu. Çünkü Mustafa Kemal kendi ülkesinin bağımsız, hür olmasını istiyordu. Bunun için de Samsun’dan yaktığı bağımsızlık ateşini sonuna kadar yürüttü. Bugün bu haldeysek bunu Mustafa Kemal’e ve onun ilan ettiği cumhuriyete borçluyuz. Sadece cumhuriyeti ilan etmekle kalmadı. Ülkesini her alanda kalkındırmak için demir yoları yaptı, çiftlikler kurdu, bankalar kuruldu, hastaneler, okullar yapıldı. Eğitime, bilime, spora önem verdi. Kendi milletine değer verdi. Milletinin parasını yemedi, yedirtmedi. Her daim milleti için çalıştı. Kadınlarımıza gereken değeri verdi ve kadın haklarına çok ama çok önem verdi. verdi ve kadı

 

Her 10 Kasım sabahı içimde acı olur. Çünkü onu hiç görmedim. Onunla konuşmak, ona aklımda kalan soruları sormak isterdim. Çünkü o bizim için her şeyini feda etti. Onu çok seviyorum ve daima hatırlayacağım.  Mustafa Kemal  aramızdan ayrılmış olabilir ama fikirleri genç bir insan olarak, geleceğin aydını olacak bir insan olarak yaşamaya ve yaşatmaya devam edeceğim. Sen yerinde rahat uyu Mustafa Kemal’im.

Zengin Olsaydım Paramı Nasıl Değerlendirirdim Konulu Konuşma

 

Zengin Olsaydım Paramı Nasıl Değerlendirirdim Konulu Konuşma


Zengin olsaydım parama bol miktarda altın alırdım. Çünkü altın uzun vadede iyi gelir getirmektedir. Onun için ilk olarak altına yatırım yapardım. Daha sonra ev alırdım, arsa alırdım, iş yeri alırdım ve buralardan gelen gelirle de yine altına yatırım yapardım ve böylece param katlanırdı.

 

Sevgili öğretmenim, değerli arkadaşlarım,

Yatırımı altına yapardım ama sadece bunla yetinmezdim. Paramın bir kısmını yoksullara dağıtırdım. maddi durumu iyi olmayan başarılı öğrencilere elimden gelen maddi desteği sonuna kadar yapardım ve o çocukların geleceğin aydınları, bilim insanları olmaları için fedakarlık yapardım. Çünkü okuyan çocuklar da bu ülkeye zenginlik getirecek, ışık olacak ve diğer çocuklara da yol gösterecektir. Onun için paramla insana da yatırım yapardım o insan da başka insanlara ilaç olsun, şifa olsun, ümit olsun.  Kendi iş yerlerimin reklamını yaptırırdım ve oralardan sağlanacak para ile de daha çok kazanç sağlardım ve böylece mutlu olurdum. İnsanlık yararına okul yaptırırdım, hastane yaptırırdım ve o hastanede maddi durumu olmayanlardan asla para almazdım. Dediğim gibi altın alırdım, dolar alırdım, evler yaptırırdım, alışveriş merkezim olurdum vb. 


Yani paramı yok yere heba etmezdim ve aklımı iyi kullanırdım. Kimseye muhtaç olmadığım için mutlu olurdum ve Allah’a şükrederdim. Konu hakkında anlatacaklarım bunlardır. Dinlediğiniz için teşekkür  ederim.

Bir Ülkeyi Tanıtınız. (Danimarka)

 

Bir Ülkeyi Tanıtınız. (Danimarka)


Sevgili öğretmenim, değerli arkadaşlarım. Hepinizi sevgi ile selamlıyorum ve size bugün Danimarka’yı tanıtacağım. Danimarka Avrupa’nın kuzeyinde yer alan küçük ama gelişmiş bir ülkedir. Çok az bir nüfusa sahiptir. İskandinavya bölgesinde yer alır. Ülkenin en gelişmiş ve en büyük şehri Danimarka2nın başkenti olan Kopenhag'tır. Ülkede çok sayıda ada ve yarımada vardır. Ülkede dağ yok denecek kadar azdır. Çünkü düz ve engebesi fazla olmayan bir ülkedir Danimarka. Daha çok denizle iç içe bir yaşamı vardır.


Sevgili öğretmenim, değerli arkadaşlarım,

Danimarka; dünyanın en mutlu ülkeleri arasında yer alır. Hygge kültürü çok önemlidir. Yani sıcak, sade ve huzurlu bir yaşam önemlidir onlar için. Orada ulaşım aracı olarak daha çok bisiklet kullanılır. İnsanlar işe giderken ve gelirken, markete giderken bisikleti kullanırlar ve yok yere doğayı egzoz gazları ile zehirlemezler. Yani bilinçli insanlardır ve doğayı korumayı amaç edinmişlerdir. Başkentte nüfusun yaklaşık yüzde altmışı bisikletle işe gidip gelir. Eğitim ve sağlık hizmetleri ücretsizdir ve tüm masrafları devlet karşılar. Gelişmiş bir ülkedir. Nüfusu çok azdır. Bunun için orada üniversiteyi biten biri hemen iş bulabilir. İş bulamama gibi can sıkıcı bir durumla karşı karşıya kalınmaz. 


Refah seviyesi yüksek olan bir ülkedir. Rüzgar enerjisi, gemi yapımı, tasarım alanlarında öne çıkan bir ülkedir. Genellikle balık tüketilir, et ve peynir tüketilir. Kalın, siyah çavdar ekmekleri tüketilir. Danimarka hakkında anlatacaklarım bunlardır. Dinlediğiniz için teşekkür ederim.

Alçakgönüllülük İle İlgili Konuşma

 

Alçakgönüllülük İle İlgili Konuşma

 

Kendisini  başkasından üstün görmeyen, başkasını da kendisinden üstün görmeyen, güzel bir kalbe sahip olan, merhametli, yardımsever, fedakar insanlar alçakgönüllü insanlardır. Kendini büyük görmek yerine Allah'ın yarattığı her şeye değer veren ve hoşgörülü olan kişidir alçakgönüllü kimse.


Sevgili öğretmenim, değerli arkadaşlarım,

Alçakgönüllü bir insan başarılı olduğu zaman başarılarını övmez. Daha doğrusu övülmekten de zevk almaz. O başarısını kendi içinde yaşar ve insanlar onaylasın diye bir şeyler yapmaz. Yapacağı hayırları gizli yapar. Sadece kendi bildiklerini doğru kabul etmez. Başka insanların fikirlerine de ihtiyaç duyar ve iyi bir dinleyici olur. Öğrenmeye açık olur. Yardım etmek ve paylaşmak onun en önemli gayesidir.

 

Sevgili öğretmenim

Alçakgönüllü kimseler kibirden uzak dururlar ve kibirli insanlara da yaklaşmazlar. Sabırlıdırlar, öfkelerine yenik düşmezler. Başarılarını olgunca karşılarlar ve şımarık davranışlar göstermezler. Kendilerine yönelik eleştiriler kabul eder ve hiddete kapılmaz. Bencil değildirler. Empati kurabilme yeteneğine sahiptirler. İnsan olmayı, insan kalmayı tercih ederler. Bu dünyanın gelip geçici olduğunun farkında olan, iyiliği, güzelliği temsil eden kişilerdir böyle insanlar. Konu hakkında anlatacaklarım bunlardır. Dinlediğiniz için teşekkür ederim.

Bilinçli Tüketicilik Konulu Konuşma

 

Bilinçli Tüketicilik Konulu Konuşma


Bilinçli tüketici her şeyin kıymetini bilir ve gerektiği kadar kullanır. Zamanını bile boşa harcamaz. Çünkü bilinçli tüketici emeğin, ürünün değerini bilen nitelikli ve farkındalığı yüksek bir insandır.  Doğayı kirletmez, boş yere su akıtmaz, gereksiz ürün almaz  her şeyde ölçülü olur.


Sevgili öğretmenim, değerli dinleyiciler,

Bilinçli tüketici ihtiyacı olanı alır tüketim çılgını bir insana dönüşmez. Çünkü ihtiyacı kadarını almak onu bilinçli ve sade bir insan yapar.. Ürünün fiyatını ve kalitesini karşılaştırır ve ona göre değerlendirmede bulunur. Aldığı ürünün son kullanma tarihine bakar ve asla gereksiz harcama yapmaz. Çünkü elde edilen bir şeyin kolay kazanılmadığının farkında olur, emeğe saygı duyar, parasının değerini bilir ve gereksiz abartı harcamalara girmez. 


Örneğin; Yeni bir kıyafet almak isteyen biri bu kıyafet gerçekten gerekliyse almalıdır. On tane kazağı olan birinin on birinciyi alması gerçekten açgözlülükten başka bir şey değildir. Ya da telefonu olan ve elindeki telefondan daha iyisini almak isteyen ama elindeki ile de yapacaklarını yapabilen insan daha iyisini aldığında yok yere parasından olur. Onu başka yerlere yatırım yapsa daha akıllıca olurdu. Yani kıymetini bilmek gerekir, var olan bir şeyin yenisini almak biraz akılsızlık, değer bilmeme gibi geliyor bana. 


 Unutmamalıyız ki bilinçsiz tüketim yalnız cebimizi değil dünyamızı da etkiler. Gerçekten  varsıllık çok şeye sahip olmak değil; sahip olduklarımızı doğru ve akıllıca kullanabilmektir. Benim konu hakkında konuşacaklarım bunlardır. Dinlediğiniz için teşekkür  ederim.

Bir Gününün Nasıl Geçtiği İle İlgili Konuşma Metni

 

Bir Gününün Nasıl Geçtiği İle İlgili Konuşma Metni


Bir günüm şu şekilde geçiyor. Öncelikle sabah erken kalkıyorum ve kahvaltıya oturmadan önce çok sevdiğim kitaplarımdan birine başlıyorum ve hemen kitap okumaya başlıyorum. Kitap okumayı ders çalışmaktan daha çok seviyorum. Çünkü hayal gücüm geniş oluyor, konuşmam daha düzgün oluyor. Yani önce sabaha kitapla başlıyorum.


Sevgili öğretmenim, değerli arkadaşlarım,

Kitabımı okuduktan hemen sonra kahvaltımı yapıp okul hazırlığına başlıyorum. Daha sonra okuluma gidiyorum, orada arkadaşlarımla olmak bana büyük keyif veriyor. Bazen de yaramazlıklar yapıyoruz ama büyük yaramazlıklar değil. Öğretmenlerimin kimini çok seviyorum kimini de çok az. Çünkü kimi öğretmenlerimiz çok ilgiliyken kimileri bizim duygularımızı hiç önemsemiyor ve sürekli sınıftaki her öğrenciye  kaba davranıyorlar. Derslerimi dinliyorum, eve geldiğimde ödevlerimi yapıyorum. Kardeşlerimle kavga ediyorum, bağrışlar oluyor ama geri annem bir bağırınca hemen kaçıp derslerin başına geçiyoruz ve uysal oluyoruz. Sonra onlarla barışıp oyun oynuyoruz, televizyon izliyoruz,sağlıklı atıştırmalıklardan tüketiyoruz.


Sevgili öğretmenim,

Ödevlerimi yaptıktan sonra  çok güzel bir şekilde dinleniyorum ve günlük bir saat olan telefon hakkımı alıyorum. Daha sonra yarım saat kadar da dışarıda oynadıktan sonra eve gelip çalışmama devam ediyorum. Ailemle kitap okuma saati çay eşliğinde başlıyor ve işte bu ana bayılıyorum. Daha sonra herkes okuduğu kitap hakkında birbirine bilgi veriyor ve bilgi alışverişi harika oluyor. Sonra meyve yiyoruz ve artık yavaştan uykum geliyor ve uyumaya doğru gidiyorum. Bir günüm genelde böyle geçiyor. Okul ev arası koşuşturmaca şeklinde hayat devam edip gidiyor.

Türkan Saylan’ı Tanıtan Konuşma Örneği

 

Türkan Saylan’ı Tanıtan Konuşma Örneği

 

Türkan küçük yaşlarda insanlara ve hayvanlara yardım etmeyi seven bir insandı. Bunun için için her zaman çok çalışır, her şeyi merak eder ve insanların faydasına olan şeyleri yapmak için çok çalışırdı. İleride doktor olmak istiyordu. Bunun için de elinden gelen her türlü fedakarlığı gösteriyordu. Çalıştı ve iyi bir doktor oldu. Türkan; Türk tıp doktoru, akademisyen, yazar, aktivist ve insan hakları savunucusudur.

 

Sevgili öğretmenim, değerli arkadaşlarım,

 

 Türkan; Türkan; cüzzam hastalığının ( lepra hastalığı) araştırılması ve tedavisi üzerine yaptığı çalışmalarla tanındı; uzun yıllar  İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı'nda görev yaptı. Türkan Saylan 1989'da kurucuları arasında yer aldığı Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin  (ÇYDD) başkanlığını üstlenerek özellikle kız çocuklarının eğitimine ve toplumsal yaşamda eşit koşullarda yer almasına yönelik projeler geliştirdi.  Çalışmaları nedeniyle birçok ulusal ve uluslararası ödüle layık görülen Saylan, yaşamının son yıllarında  kansere karşı mücadele etti ve 2009'da vefatına kadar ÇYDD başkanlığını sürdürdü. Lepra Araştırma ve Uygulama Merkezi'nin kurulmasına öncülük etti ve Dünya Sağlık Örgütü  ile ortak projeler yürüttü. 

 

Yaşadığı ağır hastalık yüzünden çok zor günler yaşadı ama insanlara faydalı olmaktan vazgeçmedi, kadın haklarının en ateşli savunucularından biri oldu ve eğitimde fırsat eşitliğini savundu ama ne yazık ki kanser hastalığı yüzünden hayatını kaybetti. Çok büyük başarılar elde etti, çok fedakar bir kadındı.  Lepra hastaları için büyük emek etti ve başardı da. Türkan Saylan hakkında anlatacaklarım bunlardır. Dinlediğiniz için teşekkür ederim.

Barış Manço’yu Tanıtan Konuşma Örneği

 


Barış Manço’yu Tanıtan Konuşma Örneği

 

2. Dünya Savaşı yıllarında dünyaya gelen Barış Manço’ya ailesi savaşlar yok olsun umudu ile Barış adını koydu.  Barış adı Türkiye’de adı ilk olarak Barış Manço’ya verilmiştir. Barış’ın dünyaya geldiği a evin içindeki bireyler çok eğitimli, donanımlı bir aileydi. Evde kitaplar, müzik aletleri bulunurdu. Annesi Türk Sanat Musikisi öğretmeniydi. Babası ise iş adamıydı. Barış şarkı söylemeyi, seven, ritim tutan, kitap okumayı çok seven yetenekli bir çocuktu. Barış’ın annesi beş çocuk dünyaya getirmiştir. Kardeşler arasında sevgi, saygı ve dayanışma vardı.

 

Sevgili öğretmenim, değerli arkadaşlarım,

Barış’ta sanatsal yetenekleri fark eden ilk kişi annesi olmuş ve ona hep destek olmuştur. Barış Anadolu Rock müziğinin öncülerinden biri olmuştur. Çok zorlukla yaşamış ama çalışmaya, pes etmemeye devam etmiştir. Fraklı ülkelerde tanınmış ve ülkesini tanıtmış, ülkesinin değerlerini ve kültürünü başka milletlere de öğretmiştir. Kendisi Olimpia'da yer alan ilk  Türk sanatçıdır. Farklı giyim tarzı ile de dikkatleri üzerine çekmiştir. Çocukları çok seven biriydi. İnsanları seven, hoşgörülü, kültürlü ve iyi bir insandı Barış Manço. Japonlar Barış'a "Güneşin Şarkıcısı" demişlerdir. Farklı ülkelerden ise ona Barış Çelebi diyenler olmuştur. Japonların en sevdiği Barış Manço şarkısı Kara Sevda adlı şarkıdır. 


Kısacası Barış Manço; Mehmet Barış Manço, Türk aranjör, şarkıcı, besteci, söz yazarı, televizyon programı yapımcısı ve sunucusu, köşe yazarı, ve kültür elçisidir. Türkiye'de Rock müziğin öncülerinden, Anadolu Rock türünün kurucuları arasında yer alır. Barış Manço hakkında anlatacaklarım bunlardır. Dinlediğiniz için teşekkür ederim.

Gelecek Derse Hazırlanalım Bölümünde Yaptığınız Araştırma Sonucu Belirlediğiniz Kişilerden Birini Seçiniz. (Yunus Emre)


Gelecek Derse Hazırlanalım Bölümünde Yaptığınız Araştırma Sonucu Belirlediğiniz Kişilerden Birini Seçiniz. (Yunus Emre)


Not: Gelecek derse hazırlanalım bölümünde yaptığınız araştırma sonucu belirlediğiniz kişilerden birini seçiniz. Seçtiğiniz kişi olduğunuzu düşünerek arkadaşlarınıza kendinizi tanıtan bir konuşma yapınız.

Anadolu'nun bağrından çıkmış, geleceğin aydınları olan, bizleri  her daim hatırlayacak olan memleketimin güzel çocukları,

 Ben tasavvuf şairlerinden Yunus Emre. Hepinizi ilk olarak sevgi ile selamlıyorum ve sevginin insanlığı birleştirecek en büyük güç olduğuna inanıyorum. Çünkü sevgi yoksa insan yoktur, tebessüm yoktur, merhamet yoktur, empati yoktur, samimiyet yoktur. Bunun için sevgi ile büyüyün yavrularım.

 

Sevgili çocuklar,

13. yüzyılda Anadolu sahasında Oğuz Türklerinin konuşup yazdığı yazı dilinin  gelişimine büyük katkı sağladım ve ana dilimiz Türkçeyi her zaman önemsedim ve milli  benliğimizi korumanın ilk yolunun ana dile sahip olmak ve onu korumaktan geçtiğinin farkındalığı ile çok çalıştım. Eski Anadolu Türkçesi de denilen bu şivenin oluşumunda; kullandığım kelime ve ifade kalıplarının, mecazlar ve terimlerle Türkçenin edebiyat dili haline gelmesi için elimden gelen her türlü fedakarlığı yaptım. Türkçeyi halkımın anlayacağı şekilde yazdım, okudum. Çünkü halkın anlamadığı bir dil ile yazılan şiirlerin bir anlamı da olmaz. Onun için ana dile çok önem verdim. Eserlerimde genelde insan sevgisi, Allah sevgisi, birlik, beraberlik, dayanışmaya değindim. Hoşgörü benim vazgeçilmezlerimden biridir.


 Yaratılanı hoş gör Yaratandan ötürü diyerek içimizdeki insan sevgisinin Allah sevgisinden kaynaklandığını anlatmak istedim. Şiirlerimi halk dili ile yazdım, tasavvuf düşüncelerimi Türkçe anlattım, şiir dili ve kalıpları geliştirdim, milli kimlik bilincine büyük katkı sağladım, Türkçenin edebi dil olması için çok çalıştım, çok alın teri döktüm. Türkçeyi bir edebiyat ve düşünce dili haline getirdim.

 

Sevgili çocuklar,

Tasavvuf şairi ve halk ozanı olarak ana dilime sahip çıktım ve onu asla unutmadım. Türkçe yazdığım şiirler çok okunmakta ve sevilmeye devam etmektedir. Beni dinlediğiniz için hepinize teşekkür eder, gözlerinizden öper, sizleri Yüce Allah’a emanet ederim. Selam ve sevgi ile kalın, yaşayın, mutlu olun.


Azıcık Aşım Ağrısız Başım Konulu Konuşma

 

Azıcık Aşım Ağrısız Başım Konulu Konuşma


Kalabalık olmayan bir evde iş az olur, didişme ve tartışma yaşanmaz. Diğer bir anlamına baktığımızda bu anlamını da şu şekilde  açıklayabiliriz. Didişme ve tartışmanın görülmediği kendi halinde bir hayat tartışmalarla, kavgalarla, sürtüşmelerle, kavgayla olan bir hayattan daha iyidir, daha huzurludur. Bunun için atalarımız “Azıcık aşım, ağrısız başım.” sözünü söylemiştir.

 

Sevgili öğretmenim, değerli arkadaşlarım,


Çok kalabalık ailelerde geçim çok zor olur ve haliyle sıkıntılar da çok olur. Onun için böyle ailelerde kavga, gürültü eksik olmaz. İhtiyaç bitmez Oysa kalabalık olmayan ailelerde tartışma daha az yaşanır. Hele bir de ailenin yiyecek ekmeği varsa, o aile kimseye muhtaç olmuyorsa kafaları ve vicdanları rahat olur. Çünkü kendi alın teri ile ekmeğini taştan çıkaran bu insanların yuvasında tartışma, mal kavgası yaşanmaz. Azıcık aşım, ağrısız başım denilir. Çünkü mal azdır, huzur çoktur. Huzur çok olduğu zaman da mutluluk da çok olur ve insanlar daha iyi hisseder kendini. Örneğin; Ben bir öğrenciyim ve babamın mesleği de inşaatça çalışan bir işçi. Babam kazandığı para ile bizim karnımızı doyuruyor, okul gereksinimlerimizi alıyor, temel besinlerimizi alıyor ve bizi hiç kimseye muhtaç etmiyor. 


Elbette lüks bir hayatımız olmuyor, tatillere gidemiyoruz ve ama kendimizi geçindirecek bir güce sahibiz. Kimseye muhtaç olmadan güzel yemekler de yiyebiliyoruz ve ailece çok mutluyuz. İşte bizim bu mutlu az paralı yuvamız bu atasözüne en güzel örnektir diye düşünüyorum. Anlatacaklarım bunlardır. Dinlediğiniz için çok teşekkür eder, hepinizi sevgi ile selamlarım.

Baca Eğri De Olsa Dumanı Doğru Çıkar Atasözü İle İlgili Konuşma

 

Baca Eğri De Olsa Dumanı Doğru Çıkar Atasözü İle İlgili Konuşma


 Dürüstlük, doğruluk, iyilik gibi erdemleri doğuştan getiren insan ne denli kötü, onu olumsuz etkileyebilecek, elverişsiz ortamlarda bulunursa bulunsun o güzel niteliklerini kaybetmeyip korur. Bunun için atalarımız baca eğri de olsa dumanı doğru çıkar demiştir.


Sevgili öğretmenim, değerli arkadaşlarım,


Baca eğri olsa da duman doğru çıkar sözü ile kimi insanlar doğuştan iyi huyludur. Der. Bu söz atasözü olduğu için atalarımız kimi insanların doğuştan temiz ve ahlaklı insanlar olduğunu söylemiştir. Bu İnsanlar en zor şartlarda bile mesela aç kalsalar dahi asla hırsızlık yapmazlar, insan canına kıymazlar ve kimseye iftira atmazlar. Çünkü bu insanları para, mal, mülk bozmaz. Onların karakteri sağlam yapılıdır. Onları hiçbir şey bozmaz. İşte böyle insanlar için baca eğri de olsa dumanı doğru çıkar demiştir atalarımız. 


Çünkü bu insanlar masum ve güzel yürekli insanlardır. İnsan olma kavramını üzerine oturtmuş kimselerdir. Böyle insanların değerini bilmek ve onlara saygı duymak gerekir. Bu atasözü hakkında anlatacaklarım bunlardır. Beni saygı ile dinlediğiniz için hepinizi sevgi ve saygı ile ben de selamlıyorum.

Sokak Oyunları Neden Sevilir Konulu Konuşma Örneği

 

Sokak Oyunları Neden Sevilir Konulu Konuşma Örneği

 

Sokak oyunları bana göre özgürlük oyunlarıdır. Çünkü sokakta özgürce oynarız ve bizi kısıtlayan kapalı bir ortam yoktur. Temiz havada, yeşil alanların içinde özgürce oynamak, zıplamak, koşmak, bağırmak harika bir duygudur. Sınırlardan uzaklaşırız ve geniş alanlarda istediğimiz şekilde istediğimiz güzel oyunları oynayabiliriz. Sokak oyunlarında iş birliği ve dayanışma vardır. Bu da birlik ve beraberlik içinde yaşamayı, güzel arkadaşlıklar kurmamızı sağlar. Sokak oyunlarında daha doğal davranılır. Bazen tartışmalar olur, bazen gülmeler olur ve her şey en doğal hali ile olur.

 

Sevgili öğretmenim, değerli arkadaşlarım,

Sokak oyunlarında rekabet vardır bu da oyunları daha eğlenceli, hale getirir. Sokak oyunlarında oyun malzemeleri de kolayca evde olan şeylerdir. Örneğin; tebeşir, ip, top, mendil vb. gibi. Sokak oyunlarında çocukların hayal gücü daha geniştir. Hayal gücüne bağlı yeni oyunlar ortaya çıkar. Oyunlar devamlı değiştirilir ve çok sayıda oyunlar bulunur. Bu da oyunları daha zevkli hale getirir.

 

Arkadaşlık, paylaşma ve sosyal bağlar güçlenir, özgürlük ve hareket alanı artar, rekabet ve heyecan dorukta olur. İşte tüm bunlardan dolayı sokak oyunları çok sevilir. Sokak oyunları hakkında konuşacaklarım bunlardır. Dinlediğiniz için teşekkür ederim.

Sevgi ve Merhamet Duyguları Senin İçin Ne İfade Ediyor?

 

Sevgi ve Merhamet Duyguları Senin İçin Ne İfade Ediyor?


Sevgi ve merhamet duyguları bana samimiyeti, ait olmayı, kendin olmayı, yalın olmayı hissettirmektedir. Çünkü sevginin olduğu yerde güven vardır, mutluluk vardır, huzur vardır. Merhametin olduğu yerde vicdan vardır, iyilik vardır, temiz bir ruh vardır, iyi insanlar vardır.

 

Sevgili öğretmenim, değerli arkadaşlarım,

Her şey sevgi ile başlar. İnsan ne kadar varlıklı olursa alsın yakınında onu seven, onu sayan ve ona gerçek anlamda sevgiyi hissettiren kişi  yoksa o kimse mutlu olamaz. Çünkü sevgi yoksa güzel duygular da olmaz. Sevginin ve  merhametin olduğu yerde  hoşgörü vardır, ön yargılar yok edilmiştir, insana insan olduğu için değer verilir, insanlar arasında ayrım yapılmaz ve herkes tek ve değerlidir. Merhametin olduğu yerde kin yoktur, affetme vardır,

 

Sevgi ve merhamet bana güneşi hatırlatır. Güneşin dünyayı aydınlatıp ısıttığı gibi sevgi ve merhamet de insanları çepeçevre kuşatan ve içine alan güzel duygulardır. Bunun için her zaman sevgimizi sevdiklerimize daha çok hissettirmeli ve onları üzmemeliyiz. Merhametli insan olmalıyız. Yüce Allah'ın yarattığı her şeye sevgi ve merhamet gözü ile yaklaşmalıyız. Bu konu hakkında söyleyeceklerim bunlardır. Dinlediğiniz için teşekkür ederim.

Sabahattin Ali’yi Tanıtan Kısa Bir Konuşma Örneği Hazırlayınız

 

Sabahattin Ali’yi Tanıtan Kısa Bir Konuşma Örneği

 

Sabahattin Ali Türkiye’de toplumcu düşünceyi eserlerine yansıtan ilk yazar olması bakımından önemli bir yere sahiptir. Yazar eserlerinde Anadolu köy ve kasabalarından aldığı olayları işlemiştir. Yazarın eserlerini okuduğunuz zaman psikolojik betimlemeleri çokça kullandığını görebilirsiniz. Örneğin; İçimizdeki Şeytan adlı kitabı bu şekildedir. Şiirlerinde ise halk şiiri özellikleri görülür.

 

Sevgili öğretmenim, değerli arkadaşlarım,

Sabahattin Ali;yazdığı eserlerinde ezilen insanların acılarını ve nasıl sömürüldüğünü yazmıştır. Eserlerinde realist ve naturalist akımların etkisi görülür. Olay (maupassaunt) hikayesi anlayışını devam ettirmiştir. İlk romanı Kuyucaklı Yusuf’tur. Yazarın bu romanı  toplumcu-gerçekçi Türk edebiyatının ilk başarılı örneğidir. Sabahattin Ali, hakkında açılan davalar nedeniyle Bulgaristan'a kaçma girişimi sırasında kendisine rehberlik eden ordudan ihraçlı Ali Ertekin tarafından 2 Nisan 1948'de Kırklareli'nde başına sopayla defalarca vurularak öldürüldü. Cesedi, 16 Haziran 1948'de Sazara Köyü ormanlık alanında bir çoban tarafından bulundu. Acı dolu şekilde hayatını kaybetmiştir ne yazık ki.

 

Yazarın romanları; Kuyucaklı Yusuf, Kürk Mantolu Madonna, İçimizdeki Şeytan.

Hikayeleri; Kağnı, Ses, Değirmen, Sırça Köşk, Yeni Dünya’dır.

Şiirleri; Kurbağaların Serenadı, Dağlar ve Rüzgar, Bütün Şiirler.

Tiyatro: Esirler.

 

Sabahattin Ali, Türk yazar ve şair. Edebî kişiliğini toplumcu gerçekçi bir düzleme oturtarak yaşamındaki deneyimlerini okuyucusuna yansıttı ve kendisinden sonraki Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatını etkileyen bir figür hâline geldi. Yazar hakkında anlatacaklarım bunlardır. Dinlediğiniz için teşekkür ediyorum.

Size Göre Hayatın Anlamı Nedir?

 

Size Göre Hayatın Anlamı Nedir?

 

Bana göre hayatın anlamı çalışmak, üretmek, sorumluluk sahibi olarak kendine güzel bir gelecek inşa etmektir. Tüm bunları yaptıktan sonra mutlu olmayı bilmek, anın tadını çıkarmak ve sürekli şikayet etmeyi bırakmak ve insanların yararına işler yapmaktır. Kimseye muhtaç olmadan kendi ayakların üzerinde durabilmek, özgür olmak, güçlü olmak, çok okumaktır hayatın anlamı.

 

Sevgili öğretmenim, değerli arkadaşlarım,

Hayatın anlamı sevmektir, sevilmektir, aşık olmaktır. Gittiğin yerde saygı görmektir. Mütevazi bir hayat yaşamak, hem bu dünya için çalışmak hem de öbür dünyaya hazırlanmaktır. Bunun için de kendi ahiret anlayışıma göre öbür dünyada cennet olacağı için ibadetleri tam anlamıyla yapabilmek ve bu sayede mutlu olmaktır. İyi insan olmak, ahlaklı ve adaletli insan olmak, hayatın tadını çıkarmak ama bunu yaparken kimsenin canını yakmamak, ah almamak, sadakatlı olmak ve güvenilir olmaktır. Tüm bunlar olduğu zaman hayatın anlam kazanacağını düşünüyorum.

 

 Sevmek iyileştirir, iyilik iyidir, merhamet ve vicdan sahibi olmak en iyisidir. Hoşgörülü olmak, barışçıl olmak, yoksullara yardım etmek, vatansever olmak, olduğun gibi görünmektir hayatın anlamı. Bu konu hakkındaki düşüncelerim bunlardır. Dinlediğiniz için teşekkür ediyorum.

Gençlerin Sorunları İçin Neler Söyleyebilirsiniz?

 

Gençlerin Sorunları İçin Neler Söyleyebilirsiniz?


Gençlerin en büyük sorunları belirsizlik, ekonomik istikrarsızlığın getirdiği kaygı durumudur. Günümüz gençlerinden birçoğu üniversite mezunu olduğu halde iş bulamamakta, sevdiği işi yapamamakta bunun sonucunda da bunalıma girmekte ve hayattan zevk alamamaktadır. O kadar yıl okuyup da iş bulamamak, anne ve babanın eline bakma gençler için çok ama çok üzücü bir durumdur.


 Çünkü gençlerimiz kendi ayakları üzerine durmak istemekte, kendi parasını kazanmak ve özgürce hareket etmek istemektedir. Burada yetkili kimselere büyük görev düşmektedir. Gençler için yeni düzenlemeler yapılmalı, üniversiteyi bitirenler atanmalı ve kimse işsiz kalmamalıdır.  Adalet, güven ve huzur olmalıdır bir ülkede. Rüşvet ve iltimas ortadan kalkmalıdır. Siyasi partiler görevlere kendi yakınlarını değil hak edenleri getirmelidir. Böyle olduğu zaman daha adil  bir dünya düzeni olur, çalışan ve ha eden kazanır. Hz Ömer’in adaleti uygulanmalıdır. Her bir gencimize değer verilmeli, sorunları  konuşulmalı ve bu sorunlara yönelik çözümler üretilmelidir. 


Gençlerin sorunlarından bir diğerleri ise aile içi şiddet, teknoloji bağımlılığı, kötü alışkanlıklar, eğitimsizlik, bireycilik vb gibi sorunlardır. Bu konu hakkında anlatacaklarım bunlardır. Dinlediğiniz için teşekkür ediyorum.

Çevre Bilinci, Çevre Temizliği Hakkında Neler Düşünüyorsunuz?

 

Çevre Bilinci, Çevre Temizliği Hakkında Neler Düşünüyorsunuz?


Çevre bilinci ve çevre temizliğinin insanlara henüz çocukluk çağında verilmesi gerektiğini düşünenlerdenim. Çünkü atalarımız “Ağaç yaşken eğilir.” demiş. Ne verilecekse küçük yaşlarda verilmeli, öğretilmelidir.


Sevgili öğretmenim,

Çevre bilincine sahip olan bir birey bunu kural olduğu için değil yaşadığı çevreyi sevdiği için yapar, çevresini temiz tutarak yerlere çöp atmaz, havayı, suyu ve toprağı kirletmez, bunu isteyerek yapar, farkındalıkla yapar. Bunu yapan insanların olduğu toplumlar da gelişmeye yatkın olan toplumlardır. Çevresini temiz tutan insan zaten evini, evinin çevresini de temiz tutuyordur. Çevre temizliği çocuklara severek yaptırılmalı, zorlayarak, onlara  tehditler savurarak yapılmalıdır. Bunlar olduğu zaman çocuklar sizi gördüğü zaman yere çöp atmaz ama sizi görmediği zamanlarda yere çöp atar.

 

 Önemli olan çevrenin, doğanın insan yaşamı için ne kadar değerli olduğu, ne kadar önemli olduğu çocuklara anlatılmalı, bu durum onlara yaparak yaşayarak öğretilmelidir. İşte böyle odluğu zaman o çocukla büyür ve geleceğin çevre gönüllüleri, bilinçli insanları ve aydın kimseleri olur. Bu konu hakkındaki düşüncelerim bunlardır. Dinlediğiniz için çok teşekkür ediyorum.

Ahmet Hamdi Tanpınar’ı Tanıtan Kısa Bir Konuşma Hazırlayınız

 

Ahmet Hamdi Tanpınar’ı Tanıtan Kısa Bir Konuşma Hazırlayınız


 Ahmet Hamdi Tanpınar adını ilk kez Altın Kitap dergisinde yayımlanan Musul Akşamları şiiri ile duyurmuştur . Şiirlerini okuduğumuz zaman şiirlerinde zaman kavramına sıkça yer verdiğini görüyoruz. Şiirlerinde temel unsur musiki, his ve hayaldir.

 

Sevgili öğretmenim, değerli arkadaşlarım,

Ahmet Hamdi Tanpınar şiirlerinde ahenk, zaman kavramı ve bilinçaltına ağırlık vermiştir. Roman ve hikayelerinde psikolojik yön önemli bir yer tutmuştur. Fransız sembolistlerinden etkilenmiştir. İçe dönük bir bakış açısıyla doğa ,le iletişim kurmaya çalışmıştır. Ahmet Hamdi Tanpınar; Türk şair, romancı, deneme yazarı, edebiyat tarihçisi, siyasetçi ve akademisyendir. Cumhuriyet neslinin ilk öğretmenlerinden olan Ahmet Hamdi Tanpınar, "Bursa'da Zaman" şiiri ile geniş bir okuyucu kitlesi tarafından tanınmış bir şairdir.

 

Sevgili öğretmenim,

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın romanları şunlardır: Mahur Beste, Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Sahnenin Dışındakiler, Huzur, Aydaki Kadın.

Dememe; Beş Şehir.

Hikaye: Abdullah Efendinin Rüyaları, Yaz Yağmuru,

Şiir: Bursa’da Zaman.

 

Ahmet Hamdi Tanpınar'ın sağlığında yayımlatamadığı birçok çalışması ölümünü takip eden yıllarda teker teker yayımlanmıştır. 1970'li yıllardan sonra Tanpınar'a artan ilgiyle onun hayatı, hatıraları, şahsiyeti ve eserlerindeki başlıca tema ve fikirleri üzerine çok sayıda eser ve makale yazılmış, tezler hazırlanmıştır. Ahmet Hamdi Tanpınar ile ilgili anlatacaklarım bunlardır. Dinlediğiniz için teşekkür ediyorum.

Kişiliğinle İlgili Bir Şeyi Değiştirebilseydin Bu Ne Olurdu? Niçin?

 

Kişiliğinle İlgili Bir Şeyi Değiştirebilseydin Bu Ne Olurdu? Niçin?


Kişiliğimle ilgili bir şeyi değiştirmek isteseydim  aşırı alınganlığımla ilgili olurdu. Çünkü aşırı alıngan bir insan olduğum için, aşırı hassas ve aşırı iyi niyetli olduğum için kimseye zarar vermemeye çalışıyorum, kimseyi incitmemeye çalışıyorum. İnsanların bana karşı nazik olmayan davranışlarına hemen üzülüyorum ve bu durum da benim aşırı şekilde düşünmeme, takıntılı bir kişilik olmama neden oluyor. Onun için biraz daha az duygusal olmak isterdim ve kendimi her olaya fazla kaptırmak istemezdim.

 

Sevgili öğretmenim, değerli dinleyiciler,

 İnsan aşırı alıngan olduğu zaman her r-olayı kendi ile ilgili zannediyor ve gereğinden fazla her şeye anlam yüklüyor. Bunun sonucunda da kendini suçlu görüyor, kendini yok yere üzüyor ve aşırı alınganlık yüzünden insanlarla fazla iletişim halinde olmaktan korkmaya ve yalnız kalmaya gereksinim duyuyor. Yalnız kalındığı zaman da can sıkıntısı, bunalım ve daha stresli bir hayat oluyor. Bu özelliğimi değiştirmek ve daha soğukkanlı olmak isterdim.

 

Aşırı alınganlığı bırakıp kim bana nasıl davranıyorsa ben de ona şekilde davranmak ve dünyayı fazla kafaya takmamak isterdim. Benim konuşacaklarım bunlardır. Dinlediğiniz için teşekkür ediyorum.