Genel Kültür etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Genel Kültür etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Türk Tarihinde İlklere İmza Atan Kadınlar

  

Türk Tarihinde İlklere İmza Atan Kadınlar

Türk tarihinde ilklere imza atan kahraman Türk kadınlarımız şunlardır:
* İlk  Kadın Doktor: Safiye Ali
* İlk  Kadın Hakem: Lale Orta
* İlk Kadın Avukat: Süreyya Ağaoğlu
* İlk Kadın Gazeteci: Selma Rıza
* İlk Kadın Büyükelçi: Filiz Dinçmen
* İlk Kadın Bakan: Türkan Akyol
* İlk Kadın Kimyager: Remziye Hisar

* İlk Kadın Hukuçu: Emine Üngür
* İlk Kadın Emniyet Müdürü: Feriha Sanerk
* İlk Kadın Roman ve Çevirmen Yazarı: Fatma Aliye Hanım
* İlk Kadın Diş Hekimi: Ferdane  Erberk
* İlk Kadın Gök Bilimci:  Nüzhet Gökdoğan
* İlk Kadın Dekan: Nüzhet  Gökdoğan



* İlk Kadın Danıştay Başkanı:  Firuzan  İkincioğulları
* İlk Kadın Heykeltraş: Sabiha Bengütaş
* İlk Kadın Kaymakam:  Özlem Bozkurt
* İlk Kadın Mimar: Cahide Tamer
* İlk Kadın  Tiyatrocu:  Afife Jale
* İlk Kadın Jet Pilotu: Leman Altınçekiç
* İlk Kadın Başbakan: Tansu Çiller
* İlk Kadın Mühendis: Sabiha Gürayman
* İlk Kadın Muhtar: Gül Esin
* İlk Kadın Ressam: Mihri Hanım
* İlk Kadın Polis Memuru: Betül Diker

Dünyanın İlk Kütüphanesi Hakkında Bilgi

  

Dünyanın İlk Kütüphanesi Hakkında Bilgi


* Dünyanın bilinen en eski kütüphanesi M.Ö. 625 yılında Asurluların hükümdarı Asurbanipal tarafından “Ninova Kütüphanesi” olarak kurulmuştur.


* Asurbanipal okuma yazma bilen kültürlü bir hükümdardı . 672 yılında tahta geçince din , bilim ve sanat gibi her alanda yazılmış tablet ve papirüslerin Asur başkenti Ninova’ya getirilmesini emretmiştir.
* Yine Asur kralı Asurbanipal’in emri ile tapınaklarda bulunan her türlü metinlerinde kopyası oluşturuldu.
* Fethedilen yerlerden gelen tabletler ve papirüslerin de eklenmesi ile tarihin bilinen ilk kütüphanesi ortaya çıkmış oldu.



* Ninova kütüphanesi çok zengin bir kütüphaneydi . Zira bu sözü kanıtlamak içn kütüphanede Gılgamış Destanı , Hammurabi Kanunları , Bin Bir Gece Masalları’nın ilk örnekleri , dualar , atasözleri , bitkilerin özellikleri , Sümerce ve Akadca başta olmak üzere birçok sözlük bulunduğunu söylememiz yeterli olsa gerek.





* Kütüphanede yer alan her biri bir hazine olarak nitelendirilebilecek 20.000’i aşkın eserin büyük çoğunluğu günümüze kadar sapasağlam gelmeyi başarabilmiştir.

Türk Ya Da Yabancı Bilim İnsanlarından Biri Hakkında Araştırma Yapınız. Bu Bilim İnsanının Hayatıyla ve Bilime Katkılarıyla Kısa Notlar Alınız.

 

Türk Ya Da Yabancı Bilim İnsanlarından Biri Hakkında  Araştırma Yapınız. Bu Bilim İnsanının Hayatıyla ve Bilime Katkılarıyla  Kısa Notlar Alınız.


 Uğur Şahin  19 Eylül 1965 yılında Hatay’da dünyaya gelmiştir.4 yaşında annesi ile birlikte babasının çalıştığı ve yaşadığı Almanya’nın Köln şehrine yerleşmişlerdir. Alevi bir babanın çocuğu olan , gururumu olan bu büyük bilim insanı çok çalışmış ve başarılı olarak Almanya’nın Köln şehrinde tıp eğitimi almıştır. 1933 yılında  tümör hücrelerinde ümmünoterapi üzerinde yaptığı çalışmalar ile  kendisine doktora derecesi verilmiştir. Başarılı bilim insanı sadece bir alanda değil farklı alanlarda kendini geliştirerek matematik eğitimi de almıştır.


 Yani matematik okumuştur. Durmadan çalışan ve yoluna azimle devam eden Sevgili Uğur Şahin yaptığı onca çalışmanın karşılığını almıştır ve  Mainz Üniversitesi’nde profesörlük unvanını almıştır. Kanser ile ilgili araştırmalarda bulunmuştur ve çeşitli makaleler yazmış, tezler yayımlamıştır.  yazmıştır. Çalışmalarını , Ümmünülog olan değerli bilim insanı ve aynı zamanda eşi olan Özlem Hanım ile yapmıştır.  (vücudumuzun bağışıklık sistemi aracılığı ile çok çeşitli şekillerde kendini yararlı olmayan mikrorganizmalara karşı korumasına ümmünülog denir.)


Kendisi büyük bir bilim insanıdır. Onkolog, akademisyen ve maddi olarak da yaptığı çalışmalardan dolayı milyarder bir bilim insanıdır. Son zamanlarda daha çok gündemde olan Uğur Şahin saygıdeğer ve aynı zamanda kendisi gibi bilim insanı olan eşi Özlem Türeci ile , dünyayı etkisi altına almış olan korona virüsün aşısını bulmuştur. Yani Mainzi merkezli  biyoteknoloji şirketi olan  Biontech’in kurucu ortağı ve  CEO’ dur. Büyük bilim insanı Uğur Şahin şu anda Almanya’da  Mainz Johannes Gutenberg Üniversitesi tıp merkezinde görevine başarı ile devam etmektedir.


Uğur Şahin ve eşi Özlem Türeci dünyayı etkisi altına alan korona virüsün aşısını buldukları için dünya medyasının ilgi odağı haline gelmişlerdir. Uğur Şahin ve Özlem Türeci çiftçi dünyanın en zengin ilk 100 listesine girmeyi başarmışlardır. Dünyanın en zengin Türk unvanını da almışlardır. Uğur Şahin çok sayıda doktora öğrencine danışmanlık yapmış ve  bilime, ilime büyük katkı sağlamıştır. Hiç kimsenin korkmamasını ve herkesin gönül rahatlığı ile bu aşıyı yaptırmalarını istemişlerdir. Korkulacak bir durum olmadığını ve kendilerine güven duyulması gerektiğini söylemişlerdir.

Aldığı ödüller şunlardır:

* Go-bio ödülü

* Alman Kanser Ödülü

* Onur Ödülü ve çok sayıda ödüller almışlardır.




* 2020 yılında yılın kişisi  sevgili Özlem Türeci ve Uğur Şahin Bey olmuştur. Kendilerini ben de bir Türk genci olarak tebrik ederim.  Onların izinden yürümek ve geleceğe aydın bakabilmek için çok çalışmalı ve böyle değerli bilim adamlarına sahip çıkılmalıdır.

 

Not: Uğur Şahin’in şu sözü de çok anlamlıdır:  “ İnsanlara Yardım edebilmek Allah’ın bir lütfudur. Dünyanın kaderini değiştirecek bu işlere imza atmış olan bu iki büyük bilim insanın ellerinden öper , başarılarının devamını dilerim.

 

 

Bilim İnsanı Olmak İçin Hangi Özelliklere Sahip Olmak Gerekir?

  

Bilim İnsanı Olmak İçin Hangi Özelliklere  Sahip Olmak Gerekir?




 
Bilim insanı olmak, dünyaya, geleceğe yön vermek ve  insanlığa kalıcı eserler bırakabilmek, buluşlar çıkartabilmek başarılı olmak isteyen, azimli ve kararlı olmak isteyen her gencin isteğidir. Bilim adamı olmak isteyen insan hem kendini geliştirir, hem içinde yaşadığı ülkeye faydalı olur hem de dünyaya faydalı olmak ister. Bilim adamı olmak için ilk olarak ilgi, merak ve yetenek gereklidir. İnsanın içinde merak yoksa, deney ve gözlemlere yer yoksa ve tabi ki bilgi yoksa bilim adamı olamaz.


 Bilim adamı olmak için kısaca şu özelliklere sahip olmak gerekir:


* Meraklı ve iyi bir gözlemci olmak gerekir.


* Kuşku duyması gerekir. Yani şüpheci olması gerekir.


* Bir işe başladığı zaman tüm kararlarını ortaya koymalıdır ve azimle yolunma devam etmelidir.


* Herhangi bir otoriteye bağlı olmamalıdır.


* Yaptığı çalışmalarda objektif (tarafsız) olmalıdır.


* Çalışmalarını amacına ulaşıncaya kadar sonuna kadar yürütmelidir.


* Gözlem ve deney yaparken yapabileceği en iyi yöntemi, tekniği ve materyali en iyi biçimde uygulayabilmelidir.


* Araştırmacıyı, okumayı seven biri olmalıdır, ülkesindeki ve dünyadaki güncel haberleri takip etmelidir.

* Kendini geliştirmek için sürekli okumalıdır.


* Sabırla yoluna devam etmelidir.


* Alanında en iyi uzman olabilmek için  araştırmalara katılmalı, kendini geliştirmek için ülkesinde yeterli fayda görmüyorsa daha gelişmiş ülkelere gitmelidir.

 

‘’ Sağlık Varlıktan Yeğdir.’’ Atasözünü Kısaca Açıklayınız.


‘’ Sağlık Varlıktan Yeğdir.’’  Atasözünü Kısaca Açıklayınız.

İnsanın bu yaşamda  sahip olacağı en önemli şey sağlığını kaybetmemesidir. Çünkü sağlık olmadan hayatın ne tadı olur ne tuzu. Sağlığı olmayan bir kimsenin milyarları olsa bile bir işe yaramaz. Çünkü   sağlık olmadan  yaşamak, yaşamanın anlamı olmaz. Onun için sağlık en büyük  hazinedir ve dünya malından  elbette ki daha değerlidir. Bunun için de bu atasözü söylenmiştir. Özellikle de şu korona virüs döneminde sağlığın her şeyden daha önemli olduğunu anlar oldu insanoğlu.  Sağlık olmadan ne mutlu olunur, ne huzur dolar insanın içi. Düşünseniz  boynunuz çok ağrıyor ve acı içinde kıvranıyorsanız ve bunun  bir tedavisi de yok. Elinizde paranız da  fakat hastalığa çare yok. Onun için sağlıktır her şeyin başı.  Sağlık olduktan sonra para da kazanılır, varlıklı da olunur. Yeter ki sağlığımızı kaybetmeyelim, yeter ki  sağlığımızın değerini bilelim


Not: Sağlıklı olmak için neler yapıyorsunuz?

Hayatı mutlu ve güzel bir  şekilde geçirmek istiyorsak önce sağlığımıza dikkat etmek gerekir. Sağlıklı  olmak için de şunları yapıyorum. Haftanın üç, dört günü yarım saat düzenli olarak  yürüyüş yapıyorum. Yürüyüş yapamadığım zamanlar evde çeşitli egzersizler yapıyorum.  Organik gıdalar tüketiyorum. Genelde köy yumurtası, köy peyniri, sütü  alıyorum. Markette satılan hazır ürünlerden  kaçınıyorum.  Protein kaynaklı  ve sebze kaynaklı  gıdaları daha çok tüketiyorum. Günde bir buçuk, iki litre su içmeye dikkat ediyorum. Çok fazla konuşmuyorum.  Sürekli yemek yiyip  televizyonun karşısına geçmiyorum. Yemekler birlikte çok fazla sıvı alımı yapmıyorum. Yemekleri iyice çiğnedikten sonra yutuyorum.  Çiğ kuru yemişler tüketiyorum . Özellikle de badem, ceviz, fındık  ..vb gibi. Evde çamaşır kurutmuyorum. Çamaşırları dışarı seriyorum. Evimi her gün güzel bir şekilde temizliyorum ve bu konuda aileme gereken yardımı yapıyorum.  Hazır şekerli gıdalar yerine lifli sebze ve meyveler  tüketerek bağışıklığımın güçlü olmasını sağlıyorum. Haftada bir kere havuza yüzmeye gidiyorum ..vb.

Dürüstlüğün Yararlarını Yazınız.


Dürüstlüğün Yararlarını Yazınız.

Dürüst olmak  , güzel ahlaklı olmak   en önemli erdemlerden ve değerlerden biridir. Dürüst olan  kimsenin hakkını yemez, kendisine emanet edilen   şeylere ihanet etmez. Dürüst insan nettir. Eğri büğrü olmaz. Her zaman olduğu gibi görünür . Dürüst olmanın, doğru olmanın temeli de aslında ailede atılır. Bu konuda çocuklara örnek olabilecek en önemli kimseler ise elbette anne ve babalardır. Onlara nasıl yaşarsa, nasıl güvenilir ve dürüst olurlarsa evlatları da onları örnek alacaklardır.

Dürüstlüğün yararları şunlardır:
* Dürüst olan kimse ilk olarak kendi ile barışık olur ve kendini mutlu etmiş olur. Gece yatağına vicdan rahatlığı ile yatar ve içinde  hiç pişmanlık olmaz.
* Dürüst olan kimse toplum tarafından sevilen, sayılan, ilgi gösterilen kimse olur. Toplum böyle insanları her zaman el üstünde tutar.

* İnsanlar her zaman dürüst kimseler ile iletişim halinde olmak isterler ve onlarla  vakit geçirmek isterler.
* Dürüst olan insana güven olduğu için, dürüst insanın iş bulması da kolay olur ve  herkes onun hakkında olumlu şeyler konuşur.
* Dürüst olan insan zor bir durumda düştüğünde onu sevenler tarafından   korunur ve ona her türlü yardım yapılmaya çalışılır.
* Dürüst olan kişi toplumda  aranan kimse olur.
* Dürüst olan  kişi  içinde yaşadığı topluma faydalı olur ve böylece kendi de mutlu olmuş olur.
* Dürüst olmanın önemi ile ilgili şu sözü de unutmamalıyız:
*’’Akıllı, bilgin, zengin olmak zorunda değiliz ama dürüst olmak zorundayız.’’


Bilge’nin Farklılıklar İle İlgili Düşüncelerine Katılıyor Musunuz? Neden?


 Bilge’nin Farklılıklar İle İlgili Düşüncelerine Katılıyor Musunuz? Neden?

 Bilge’nin  farklılıklar ile ilgili sözü şunlardır:
İnsanlar farklı özelliklere sahiptir. Bizi birbirimizden ayıran fiziksel ( boyumuz, kilomuz vb.) ve kişisel (duygu, düşünce vb.) özelliklerimiz vardır. Kimimizin ten rengi, kültürü, dili ve dini farklıdır. Bu özellikler  birimizi diğerinden önemli yapmaz ya da diğerinden daha üstün kılmaz. Sadece farklı yapar. Bunun için de farklılıklara saygı göstermeliyiz, farklı olanları da  olduğu gibi kabul etmemeliyiz.

Bilge’nin bu düşünceleri  çok önemli ve değerlidir. Bu düşüncelere elbette katılıyorum. Çünkü her insan birçok yönden farklı özelliklere  sahip olabilir.  Önemli olan o farklılıklara  karşı hoşgörülü olmak ve insanları olduğu gibi kabul edebilmektir.  Farklılıklarımızın zenginlik olduğunu unutmamalıyız.   Bu zenginlik de dayanışmayı artırır, insanlar arasındaki iletişimi daha güçlü kılar ve bunun sayesinde de  hoşgörülü bir toplum ortaya çıkar. Hayatta her zaman hoşgörülü insanlar olmalıyız . İnsanlara karşı hiçbir zaman ön yargılı olmamalıyız, kalıplaşmış,  tutucu düşüncelere sahip olmamalıyız. Birbirimizi sevmeliyiz, saymalıyız ve hoşgörüyü  asla  bırakmamalıyız. Farklılıklarımızın  bütünlüğümüz olduğunu unutmamalıyız. Bunu başarmadığımız takdirde toplumda huzur ve mutluluk da olmaz.

Farklılıklara saygılı olmak ile ilgili şu sözleri de hatırlamalıyız:
‘’ Hoşgörü, karşınızdakileri bizim istediğimiz gibi değil, kendi istedikleri şekilde mutlu edebilmek büyüklüğüdür.’’  A. John Robinson.
‘’ Bazı kimseler güllerin dikeni olduğundan yakınırlar, ben dikenlerin gülü olduğuna şükrederim. ‘’    Alphonse Kari.
‘’ Hepimiz zaaflarla, yanılmalarla yoğrulmuşuz, birbirimizin budalalıklarını karşılıklı olarak hoş görelim, tabiatın ilk yasası budur.’’ Voltaire
Voltaire

Ailenizle Alışveriş Yaparken Aldığınız Ürünün Fiş Veya Faturasını Almaya Özen Gösteriyor Musunuz? Neden?


Ailenizle Alışveriş Yaparken   Aldığınız  Ürünün  Fiş Veya Faturasını Almaya Özen Gösteriyor Musunuz? Neden?  

Ailemle alışveriş yaparken  aldığım ürünün fiş veya faturasını kesinlikle kontrol ediyorum. Çünkü  fişi aldığım  zaman karşı tarafın ürün sattığı belli oluyor ve bu durumda karşı taraf  fişi vererek devlete vergi vermiş oluyor. Bu verginin verilmesi için ve devletin karlı çıkması için fişimi ve ya faturamı kesinlikle kontrol ediyorum. Bunu kontrol etmediğim zaman bilinçli bir tüketici gibi davranmamış olurum ve aynı zamanda bilinçli bir vatandaş da olmamış olurum.

Aldığınız Ürünün Hatalı Çıkması  Durumunda Neler Yaparsınız.
Ürün hatalı çıktığı zaman elimdeki fişi hemen   aldığım yere geri götürüyorum ki  ürünün hatasız olanını versinler. Böylece mağdur olmamış olurum ve zarara  uğramamış olurum. Ama fişi kaybedersem ürünün yenisini vermezler ve param da boşa gitmiş olurum. Onun için fişimi saklıyorum ve hemen atmıyorum ki  ilerde zorluklar yaşamayayım. Yoksa  hem aldığım ürün bir işime yaramaz hem de param boşu boşuna gitmiş olurum ve ben de bu durumda çok üzülürüm.

Kantinden Yiyecek   Ve İçecek Alırken  Ürünün  Son Kullanma Tarihine Bakar Mısınız? Neden?

Elbette bakarım. Çünkü aldığım ürünün son kullanma tarihi geçtiyse  bu o ürün beni zehirleyebilir ve sağlığımdan olabilirim.  Bu da benim için iyi olmaz. Onun için aldığım her yiyecek ve içeceğin son kullanma tarihine mutlaka bakarım .. Bakmadığım zaman bunun bedelini zehirlenerek ya da hayatımı bile kaybederek ödeyebilirim. Ondan dolayı her zaman  akıllı ve gözü açık olmalıyız ki ne kimse bizi kandırsın, ne de biz kimseyi kandırmış olalım.

Vatanımıza Karşı Görevlerimiz Nelerdir?


Vatanımıza Karşı Görevlerimiz   Nelerdir?

İçinde yaşadığımız bu vatan toprakları bizim için o kadar değerlidir ki bunu anlatmaya kelimelere yetmez. Bu vatan uğrunda ne yiğitlerimiz ne vatan evlatlarımız şehit olmuştur. Onlar biz rahat edelim, biz huzur içinde  yaşamımıza devam edelim diye şehit oldular. Onların bunca fedakarlığına karşılık biz de bu  vatan için her şeyi yapmalıyız. Çünkü vatan  yapılan her türlü fedakarlığın karşılığını sizlere mislisiyle verilecektir. Yeter ki bu vatanı sevelim ve onu geliştirmek için  var gücümüzle çalışmaya devam edelim. Vatanımıza karşı görevlerimiz şunlardır:

* Askerlik  yaşı gelmiş her genç askerlik görevini yerine getirmelidir.
* Milli kültürümüze sahip çıkmalıyız ve milli benliğimizden asla  ödün vermemeliyiz.
* Kültürümüzü, gelenek ve göreneklerimizi her zaman yaşatmalıyız.
* Vatan  için , karşımıza çıkan zorluklar karşısında dik durmayı   ve düşman boyun eğmemeyi bilmeliyiz.
* Vatanımızın daha  iyi olması için herkesten geliri oranda vergi alınmalıdır.
* Bilim ve fen yolunda ilerlemeliyiz ve ülkemizi çağdaş medeniyetler seviyesine çıkarmalıyız.
* Milletimiz zor bir duruma düştüğü zaman  bu durumda vatanı terk edip kaçmamalıyız. Milli birlik, beraberlik ve dayanışma içinde hareket etmeliyiz ve bu vatan topraklarını düşmana teslim etmemeliyiz.
* Her türlü iç ve dış terör gruplarına karşı milletçe el ele olmalıyız.
* Bağımsızlığımızdan asla ödün vermemeliyiz.
* Halkın egemenliğine, demokrasiye, cumhuriyete sahip çıkmalıyız.
* Seçme ve seçilme hakkımızı kullanmalıyız.
* Anayasada belirtilmiş olan kanunlara uymalıyız ve yasa dışı işler yapmamalıyız.
* Güzel ahlaklı, erdemli, eğitimli ve bilinçli çocuklar yetiştirmeliyiz.
* İçimizde her zaman vatan ve millet sevdası olmalıdır.
* Dilimize, dinimize sahip çıkmalıyız.
* Vatan yolunda hayatımızı kaybetmekten korkmamalıyız.


Not: Vatan, Uğrunda Her Fedakarlığı  Göstereceğimiz  Değerli Bir Varlık Mıdır? Neden?
Evet vatan, uğrunda her şeyi feda edeceğimiz bir değerdir, bir  kıymettir. Çünkü bu vatan toprakları bize atalarımızdan emanettir. Bizler bu vatana sahip çıkmazsak  başka bir ülkenin kölesi oluruz. Başka bir ülkenin dilini konuşmak  zorunda kalırız. Dini inancımıza müdahale edilir ve tüm haklarımıza el konulur. İşte bu ve bunun gibi olumsuzlukların olmaması için  bu vatana sahip çıkmalıyız ve bu vatan uğrunda can vermekten asla çekinmemeliyiz. Nasıl ki geçmişteki atalarımız bizim için can verdiyse , yeri geldiği zaman bizler de evlatlarımız için, gelecek kuşaklarımız için  canımızı vermeliyiz ve bu vatan her zaman  Türkiye Cumhuriyeti’nin vatanı olarak kalmalıdır.


Vatan Sevgisi İle İlgili Bir Şiir Yazınız.


Vatan Sevgisi İle İlgili Bir Şiir  Yazınız.

Ruhum bedenden ayrılıncaya kadar
Bir ömür senin  kanatlarında geçinceye kadar
Toprağında, suyunda, havasında özgürlüğe doyduğum kadar 
Sen benimsin   vatanım, sen  atamdan bana armağansın vatanım.

Nice yiğitler can verdi  senin   ayakta kalman için
Nice  kahraman kadınlar  umutla çalıştı senin hep var olman için
Bayrak yere inmesin, vatan bölünmesin  diye
Ne badireler atlatıldı, ne savaşlar yapıldı senin için


Dilimi özgürce konuşabildiğim
Kültürümü yaşayıp, yaşatabildiğim
Geleneklerime , göreneklerime  her zaman sahip çıkabildiğim
Sen ne zengin bir  topraksın , sen  nasıl bir  ülkesin benim canım vatanım.

Bağımsızlık için, özgürlük için
Başka ülkelere sömürge  olmamak için
Güçsüz, zayıf düşmemek için
Seni hep koruyacağım, seni hep seveceğim benim canım vatanım.

Kolay kazanılmadı bu topraklar
Kolay  bozguna uğratılmadı  kahrolası hain  düşmanlar 
Yandı nice canlar, yandı , yıkıldı köyler
Sen  ne büyük badireler atlatarak bu günlere geldin benim zorlu yolculuğum

Vatan candır, vatan canandır
Gerisi yalandır, gerisi boştur
Vatan deyince   durur saatler
Sen ne güzel bir  yersin,  nefes alabildiğim  eşsiz vatanım.

Kitap Okumanın Önemi İle İlgili Sloganlar Yazınız.


Kitap Okumanın Önemi İle İlgili Sloganlar Yazınız.

İnsan ancak kitap okuyarak dünyaya daha farklı bir pencereden bakabilir. Kitaplar sayesinde hayal dünyamızı  daha da geliştirir  ve gitmediğimiz yerlere gitmiş gibi oluruz.  Kendimizi başka insanların yerine koyarak empati kurma becerisine sahip oluruz. Hafızamız daha çok gelişir.  Söz dağarcığımız gelişir . Konuşma ve dinleme yeteneğimiz gelişir .Dilimizi daha etkin ve daha doğru kullanırız. İnsanlar arası iletişimde daha  da etkili oluruz. Daha 
Kitap okuma ile ilgili sloganlarımız şunlardır:
* Kitap okuyan bir milletin çocukları  gelişmeye her daim hazırdır.
* Kitaptan yoksun bir millet henüz gelişme evresine girmemiştir.


* Kitap oku hayatın değişsin, kitap oku dünyan aydınlansın.
* Kitap okumazsan eğer  çabuk gerilersin,  aklındaki tüm bilgilerin zamanla yok olur.
* Kitap oku ruhun açılsın, hayata neşen saçılsın.
* Gelin kitap okuyalım, insanlığı cahil kalmaktan kurtaralım.
* Kitaplar dünyamızın vazgeçilmez lezzetleridir.
* Kitap okumak yemek, barınmak, uyumak gibidir, ondan asla vazgeçemezsin.
* Aydınlık bir geleceğe sahip olmak istiyorsan çocuğuna kitap okuma alışkanlığını şimdiden kazandır.
* Farklı ülkelere  gidemem belki fakat hayallerimin sayesinde, kitaplarımın sayesinde dünyayı gezebilirim ve istediğim  yerde kalabilirim.
*  Kitaba önem vermeyen ülke başka milletlerin  sömürgesi haline dönüşür ve zamanla yok olup gider.
* Milli kültürüne sahip çıkmak için, benliğini kaybetmemek için kitap oku, araştır ve asla okumaktan, öğrenmekten vazgeçme. Çünkü okumak bütün  ilerlemelerin temelidir.
* Cahillikle mücadele etmenin tek yolu kitapları çoğaltmak ve onları okumaktır.
* Sevgilerin en güzeli ve en  değerlisi  okuduğun kitaplardır.
* Bir eser yaz ki ölünce bile adın anılsın, insanlığa  mirasın   kitapların olsun.
* Gelecek nesillere bırakılacak en güzel miras kitap okuma alışkanlığının  daim olmasıdır.
* Bilim ve fen için, insanlığa faydalı ahlaklı bir birey olman için kitapları oku ve öğrendiklerini hemen hayata geçir ki insanlık kitap okumanın ne kadar faydalı bir şey  olduğunu görsün ve kötülükler yok olsun.

‘’Çanakkale Savaşı Ve Çanakkale Savaşı’nda Mustafa Kemal Atatürk’’ Konularında Yaptığınız Araştırma Sonucu Edindiğiniz Bilgileri Arkdaşlarınızla Paylaşınız .


‘’Çanakkale Savaşı Ve   Çanakkale Savaşı’nda Mustafa Kemal Atatürk’’ Konularında Yaptığınız Araştırma Sonucu Edindiğiniz Bilgileri Arkadaşlarınızla Paylaşınız .

Çanakkale ;  halkımızın ulus ,  Mustafa Kemal’in  kahraman ,   Mehmetçiklerimizin ise  şehit olduğu yerdir .
Çanakkale  Cephesi’nin açılma nedenleri şunlardır : İtilaf Devletleri’nin amaçları şunlardır :
* İstanbul’u işgal etmek , Osmanlı’yı savaş dışı bırakmak
* Rusya’yı güçlendirmek ve ona yardım etmek
* Cephe sayısını azaltmak ve savaşın bitişini hızlandırmak
* İngiliz sömürgeleri üzerindeki baskıyı  azaltmak
* Petrol bölgelerine yakın yerlerde İngiliz  çıkarlarını kollamak
*Balkanlar’da savaşın yayılmasını sağlamak gibi nedenlerdir .


* Bu cephede Ulu Önder  Gazi Mustafa Kemal  19 . Tümen Komutanlığı  görevi ile Anafartalar, Kireçtepe, Conkbayırı, Arıburnu’nda başarı bir şekilde  düşman kuvvetleri mücadele etmiştir .
Mustafa Kemal Çanakkale Cephesi’nde askerlerine şu sözü söylemiştir :
* ‘’ Size taarruzu değil,  ölmeyi emrediyorum . Biz ölünceye kadar  geçecek zaman içinde  yerlerimize başka  kuvvetler ve komutanlar geçecektir.’’ demiştir.  Türk Milleti'nin asil kahramanları da  komutanlarının bu sözünden cesaret alarak Çanakkale'yi düşman askerlerine teslim etmemiştir. Çanakkale elden gitseydi bugün bu topraklar bizim olmayabilirdi ve başka bir ülkenin manda ve himayesi altında yaşayabilirdik. Bugün özgür ve bağımsız bir Türkiye Cumhuriyeti varsa bunu askerlerimize ve Mustafa Kemal Atatürk ve nice komutanlara borçluyuz.











































































































































* İtilaf Devletleri Çanakkale Cephesi’nde büyük kayıplar vermiş , 19 Aralık 1915’ten itibaren İtilaf   Devletleri  askerlerini geri çekmeye başlamıştır .
Kahraman Mehmetçiğimiz ‘’ Çanakkale Geçilmez’’  sözlerini altın harfler ile tarihe yazmıştır .

Çanakkale Savaşı’nın sonuçları şunlar olmuştur:
-  Mustafa Kemal ulusal bir üne kavuşmuş , kendisine albaylık rütbesi verilmiştir .
- Savaşın süresi uzadı .
- Rusya’ya yardım götürülememiş, Rusya’da Çarlık rejimi yıkılmıştır .
- İstanbul işgal tehlikesinden kurtulmuştur .
- Milletimiz sömürülen ülkelere örnek bir millet oldu.

Sanat ve Zanaat Arasındaki Benzerlikler ve Farklılıklar

Sanat ve Zanaat Arasındaki Farklar Nedir ?

Sanat ve zanaat arasındaki farklara geçmeden önce kısaca sanat ve zanaat kavramlarını tanımlayalım .
Sanat : Bir duygu , düşünce , tasarım ya da güzelliğin anlatımında ve dışa vurumunda kullanılan yöntemlerin tamamına verilen addır .
Zanaat : Terzilik , marangozluk , kuyumculuk , demircilik vb. Deneyim ve ustalık gerektiren işlerin tamamına verilen addır .

Sanat ve Zanaat Arasındaki Farklar
- Sanat eserleri tektir yani biriciktir ancak zanaat eserleri çoğaltılabilir . Mesela Mona Lisa tablosu bir sanat eseridir ve yalnızca bir tanedir . ama bir marongozun yaptığı bir ürün birden fazla yapılabilir .
- Sanat eseri özgünlük ister , zanaat eserleri ise alışılmış bir yöntemle tekrar eden ürünler yapma şeklindedir .
- Sanat eserlerinin meydana gelmesinde yaratıcılık ön plandayken zanaat eserlerinde önemli olan ustalıktır .
- Sanat eserinde güzellik amaçlanırken , zanaat eserinde faydalı olması ön planda tutulur .
- Sanat eserinde sanatkarın para kazanma amacı yoktur fakat zanaat eserinde usta para kazanma amacı güder .
Sanat ve Zanaat Arasındaki Benzerlikler
- Sanatta da zanaatta da bir ürünü ortaya çıkarmak için emek gerekmektedir
- Sanatta da zanaatta da beceri gereklidir .

- Sanatta da zanatta da bir tasarım olurma sözkonusudur .

Kahve İle İlgili Sözler

Kahve İle İlgili Sözler

Kahve Türk toplumunda çok önemli bir yeri olan içecektir . Gelen misafirlerimizi iyi ağırlamak için onlara kahve ikram ederiz .   Aslında kahvehanelerin ortaya çıkış sebebi de kahvelerdir . Türk toplumunda kahveye çok önem verildiği için bir fincan kahvenin kırk yıl  hatırı vardır denilerek toplumumuz açısından kahvenin ne kadar değerli olduğu ifade edilmiştir .   Kahve ile ilgili sözler şunlardır:

* Sen zarif bir fincan ol ki , içine hoş kokulu kahve koysunlar. (Sinan Yağmur).
* Gönül ne kahve ister ne kahvehane, gönül sohbet ister kahve bahane.
* Dostlarla içilen kahve neşedir. Kahkahalar köpüklerin üzerinde yüzer.
* Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır.  (Türk Atasözü)
* Gel dese , gitsem. Birer kahve alıp yürüsek sahil boyunca ; o sussa, ben dinlesem. (Serdar Tuncer)
* Kahve acı aslında sevgi saklı adında , acı tatlanır çünkü muhabbet var tadında. (Havva Nur Yılmaz)
* Benim dünyaya gelişim sade olmuştur , yaşamım orta şekerli ama sevgim bol şekerli ve bol köpüklü olmuştur.
* Bir kere güzel bir kahve içtiyseniz bir daha asla geri dönemezsiniz.  (Hugh Laure).
* Sonra bir kahve iç ama herkesle kahve içilmez unutma. Sadece aşık olduğun insanla iç. Onu izlerken kahven soğusun, soğuk kahveyi sırf onun yüzünden sev.  (Ahmet Batman).
*Hayat bir fincan kahve gibidir, bazen acı bazen tatlı olur. Önemli olan kahvenin tadı değil, onu kiminle içtiğinizdir.  (Akif Bayrak).
* Aldanma kahvenin kara rengine, benzemez hiç gecenin zifirine, bu yüzden mutluluk çöker yüreğine dost dosta ikram ettiğinde.  (Necdet Cemal Ocak).
* Atalar bu sözü boşa dememiş kırk yıl dostluk sağlar bir fincan kahve . Ola ki bu dörtlük yerini bulur şu gönlümü dağlar bir fincan kahve.  (Hanifi Kara).
* İçilir kahveler, söylenir sözler, bazen asılır bazen gülüşür yüzler, ateşte kor olur küllenir közler, dostluğa yakılır, nameler, övgüler; neler dediler, neler söylediler ve dinlerler, duymaya hacet yok; yeter ki gönül ver.  (Ali Bal).
* Gel desem, bu akşam, bir kahve ısmarlayayım sana. Bir fincan kahve: Cezvesinde kaynamış hatıralar, köpüklerinde sevgi parlayan, fincanında dostluk ile telve, bir yorgunluk kahvesi. En iyisi ben sana bir şiir ısmarlayayım Yanında da bir fincan acı kahve.  (Hasan Gezer).
*Bana göre dünyanın en güzel icatlarından bir tanesi taze kahve kokusudur.  (Hugh Jackman).
* Kahve Yemen’den gelir bülbül çimenden gelir, Havva kızın sevgilisi kalpten derinden gelir.
* Kahvenden bir yudum bile almamışsın; Korktun mu beni kırk yıl sevmekten?  (Küçük İskender)
* Kahve aşk gibidir, her ne kadar sabır ve özen gösterirsen tadı o kadar güzel olur.  (Elif Şafak).


Ekmeğin Yapım Aşamaları İle İlgili Yazı

Ekmeğin Yapım  Aşamaları İle İlgili Yazı

Gündelik hayatta  tükettiğimiz  ekmek insanın temel gereksinimlerinden biridir.   Ekmeğin ekmek olarak sofralarımıza kadar gelmesi de elbette kolay olmamaktadır . Her şeyi bize veren ve ihtiyaçlarımızı karşılayan toprak olduğu için ekmeği de bize veren toprağımızdır . Bunun için binlerce kişi çalışmakta ve ekmek sofralarımıza gelmektedir .


Ekmeğin temeli buğdaydır . Buğdaydan ekmek yapılır yani . İlk önce buğday tarlalara ekilir  ve hasat zamanı bu buğdaylar çeşitli gelişmiş makineler ile  toplanır . Bu toplama aşamasında binlerce işçinin emeği vardır .  Buğdaylar toplanıp büyük araçlara yüklendikten sonra fabrikaya getirilir ve burada buğdaylar işlenir . Buğday öğütülür ve un halini alır . Fabrikada buğdayların öğütülmesi ile ortaya çıkan un paketlenmeye başlar . Bu paketler  fırına gönderilmeye başlar . Fırına gelen unlar orada çalışan ustaların emeği ile  hamur makinelerinin içine aktarılır ve içine ekmeğin mayalanması ve yumuşaması için maya , tadının olması için tuz ve su katılarak hamur yoğrulur ve ekmek yapımına hazır hale gelir . 

Tabi ekmeğin biraz mayalanması için bir süre beklenir ve daha sonra  ustalarımızın maharetli ellerinde bu hamurlar çeşitli şekiller alarak farklı boyutlarda ekmekler yapılır ve daha sonra büyük marketlere, bakkallara, vs gönderilir ve bizde oralara giderek ihtiyacımız olan ekmeği alarak  bir güzel tüketiriz .