Kompozisyon Örnekleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kompozisyon Örnekleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

“Eğitimdir ki Bir Milleti Ya Özgür, Bağımsız, Şanlı Yüksek Bir Topluluk Halinde Yaşatır, Ya da Sefalete Terk Eder.” Atatürk’ün Bu Sözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 

“Eğitimdir ki Bir Milleti Ya Özgür, Bağımsız, Şanlı Yüksek Bir Topluluk Halinde Yaşatır, Ya da Sefalete Terk Eder.”  Atatürk’ün Bu Sözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 

Eğitim, toplumların muasır medeniyet seviyesine çıkmasında en önemli ve en etkili yoldur. Eğitime önem vermeyen toplumlar kısa zamanda başka ülkelerin kölesi olmaya mahkum kalır. Eğitimin olduğu yerde bilgi edinme vardır, araştırma vardır, sorgulama vardır, merak vardır, eleştirel düşünme vardır, empati kurabilme becerisi vardır, bilim ve teknik vardır, deney ve gözlem vardır ve daha sayamadığımız çok sayıda faydalı işler vardır.

 

Eğitime önem veren milletin fertleri kendilerini her alanda geliştirmek için çok çalışır. İçinde yaşadığı topluma, dünyaya faydalı olmak için durmadan ilerlemeye devam eder. Bunun sonucunda çok güzel işlere imza atar ve cahil olmaktan kurtulup aydın insan olma yönünde çalışmaya devam ederler. Eğitimin olduğu yerde  dogmatik bilgiler yoktur, esneklik vardır, değişim vardır, tutuculuk ve gerilik yoktur. Eğitimin olmadığı yerde ise hiç kimse kendini geliştiremez. Geliştiremediği gibi üstüne bir de kendi bildiklerinin dışındakilere inanmaz ve kendini geliştirmek için en ufak bir çaba harcamaz. İşte tüm bunların sonucunda ne ülkesine faydalı olur, ne de içinde yaşadığı topluma.

 

Gelişmemiş ülkelere baktığımızda bu ülkelerde eğitime verilen değerin  ne denli yok derecede olduğunu görebiliriz. Gelişmemiş ülkeler durmadan beyin göçü verir ve ellerindeki değerli ilim insanlarını da ne yazık ki başka ülkelere vermek zorunda kalır. Eğitime önem veren ülkeler ise beyin göçü alır ve gücüne güç katar . Böylece dünyada güçlü bir konuma gelir. Eğitim seviyesi yüksek ve kaliteli olan toplumlar başka ülkelerin egemenliği altına girmez, kendi toprakları üzerinde özgürce ve dimdik yaşarlar. Eğitime önem verilince her alanda gelişme de sağlanmış olur( sosyal, siyasal, kültürel vb)  İşte tüm bunlardan dolayı da Mustafa Kemal Atatürk de eğitimin ne derece önemli olduğunu vurgulamak istemiştir.

"Online Türkçe Test" Sitemiz Açıldı


"Online Türkçe Test" Sitemiz Açıldı

Türkçe dersi hem günlük hayatta kullanırken hem de sınavlarda çok önemlidir. Sadece Türkçe dersi için değil tüm derslerde de Türkçe'nin kurallarını iyi bilmek ve uygulayabilmek bizlere kolaylık sağlayacaktır .

Türkçe dersi ile ilgili bilgilerimizi kalıcı hale getirmek ve eksikliklerimizi görebilmek ve düzeltmek için testler son derece önemlidir . Test çözdükçe dilimize ait kuralları daha iyi özümser ve yazılarımızda daha doğru kullanabiliriz . Kompozisyon örnekleri yazarken ya da her hangi bir yazı türü ile ilgili çalışırken dilimizin özelliklerini etkin bir biçimde kullanmak önemlidir .

Kısaca online Türkçe testleri sitemiz ile sizin Türkçe dersi ile ilgili bilgi ve becerilerinizi geliştirmeyi amaçlıyoruz . Testlerde soruların altında açıklamalar vererek hem öğrenmenizi hem de hem de kendinizi sınamanızı sağlamayı amaçladık . Umarız iyi ve eğlenceli vakit geçirirsiniz .


Ramazan Bayramı İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 


Ramazan Bayramı İle İlgili Kompozisyon Yazınız.


 Bayramlarımız milli ve dini bayramlar olarak ikiye ayrılır. Dini bayramlar ise Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı olarak iki bölümde incelenir. Ramazan Ayının sonlarına doğru yaklaştığımız bu günlerde Ramazan Bayramının gelmesini heyecanla beklemekteyiz. Yüce Allah tutulan oruçları, verilen sadakaları  kabul etsin inşallah.




 Her ne kadar bu yıl oruç zamanında gidip gelmeler, misafir ağırlamalar olmasa da yine de oruç tutmanın fazileti ve insan vücuduna katkıları saymakla tükenmez. Tuttuğumuz oruçların bitmesi ile yeni bir güne bayram gününe uyanacağız inşallah. Korona virüsten dolayı geçen yıl olduğu gibi bu yıl da misafirlikler olmayacak ve tam kapanma olacak. Tüm bunlara rağmen umudumuzu kaybetmeden ailemiz ile bayramımızı güzel ve mutlu bir şekilde geçirmeliyiz. Ramazan Bayramı namazının ardından babaların ve annelerin elleri öpülür. Küçüklerin ise gözlerinden öpülür. Aile bireyleri arasında karşılıklı hediyeleşmeden sonra güzel ve sabah kahvaltısı hep birlikte hazırlanır ve hep birlikte yenir. Akrabalarımızı  bu bayramda telefondan arayıp onlarla görüntülü bir şekilde konuşmalıyız. Komşu ziyareti, eş dost ziyaretini bu bayramda ertelemeliyiz.

 

Evde annemizin hazırladığı güzel yemeklerden ve tatlılardan yiyerek , güzel vakit geçirmeye gayret göstermeliyiz. Bu zorlu günlerin geçeceğini düşünerek kendimizi güzel düşüncelere, umutlu bekleyişlere bırakmalıyız. Virüsün olmadığı ilkbaharların geleceği, virüsün ortadan kalktığı oruçların tutulup bayramların kutlanacağı o günleri özlemle beklemeliyiz ve asla moralimizi bozup boşluğa düşmemeliyiz.  Her bayramda olduğu gibi bu bayramda da telefon ya da başka bir teknolojik alet aracılığı ile küs olanlar barıştırılmalı, yakınlar aranmalı ve ha, hatır sorularak gönüller alınmalı, gönüllere güzel bir iki çift sözler söylenmelidir. Gönüllere girilmeli, sevgi ve saygının bütünleştiği, güzel ahlakın daim olduğu bayramların olması dileği ile herkese şimdiden iyi bayramlar ve sağlıklı günler dilerim. Sağlıkla kalın.

Türkiye'deki Yayla Turizmi Konusunda Bir Deneme Yazınız .

  

Türkiye'deki Yayla Turizmi Konusunda Bir Deneme Yazınız.


Ülkemiz  yayla turizmi  yönünden   zengin bir  ülkedir.  Ayder  yaylası ,  Aladağlar,   Ardahan Yaylası ,  Perşembe Yaylası, Kümbet  Yaylası, Elmacık Yaylası  gibi yaylalarımız vardır. İnsanlar yaz geldiği zaman sıcak havadan bunalıp yaylalara çıkar. Yaylaya gitmek insanın içini açar, insan temiz hava alır , stres atar. Özellikle  de  bahar geldiği zaman  açan mis gibi papatya kokuları , mor sümbüllü çiçekler , ekşimsi  bir tadı olan kuzukulağı yaylalarda çok sayıda olur.


Yaz  mevsiminde şehrin  kalabalığından , gürültüsünden  bıkan  insanlar hafta sonları ya da diğer tatil günlerinde  yaylalara gider ve orada  akşama  kadar eğlenerek  günü tamamlarlar. Kimi insanlar ise yaylacılıktan  geçimini sağladığı  için orada hayvancılık yaparlar. Yaylalarda hayvan otlatırlar , hayvanların  sütünden  peynir ,  tereyağı , çökelek,   kaymak  vb.  ürünler  yaparak  kışa  hazırlıklı olurlar  ve  aynı  zamanda  bu ürünlerini pazarda satışa sunarlar. Yaylalarda yazın çeşitli şenlikler olmaktadır.  


 Bu şenliklere eşini , çocuğunu , akrabalarını alan insanlar gelir ve mutlu bir gün geçirmiş olurlar.  Yaylalarda yapılan bu etkinlikler insanlar arasında kaynaşmayı sağlar , birlik ve beraberliği , dayanışmayı sağlar. Yaylanın o temiz  sularından kana  kana içilir ve bu müthiş bir zevktir.





 Yaylalarımızın değerini  bilmeliyiz ve  bu doğal güzelliklere sahip çıkmalıyız . Orada bizler için yapılmış olan alanları , mescitleri kirletmemeliyiz. Oralara çöplerimizi bırakmamalıyız. Yaylaları doğal güzelliği içinde bırakmalıyız  ve o temiz olan yerleri çöp yerine dönüştürmemeliyiz. 


Temiz bir dünyada yaşamak için , temiz bir havada yaşamak için ve temiz sulardan kana kana içebilmek için yaylalarımı korumalıyız  ve oraları  tertemiz bırakmalıyız.

Ramazan Ayı Döneminde Yardımlaşma İle İlgili Kompozisyon

 

Ramazan Ayı Döneminde Yardımlaşma  İle İlgili Kompozisyon


Ramazan Ayı dünyadaki tüm Müslümanlar için özel  bir gündür. Bu ay yardımlaşma, dayanışma, empati ve merhametin insanlar  için daha da  yoğunlaştığı bir  aydır. Tutulan oruçlar, verilen fitreler insanı daha huzurlu ve daha mutlu yapar.  İnsan olabilmenin, iyi bir Müslüman olabilmenin koşulu fakirleri de düşünmekten geçer. Çünkü insan sadece kendi nefsini, kendi istek ve gereksinimlerini düşünmemelidir. Bu durum sadece Ramazan ayı boyunca değil, hayat boyunca devam etmelidir.

 

Yoksul olanlara yardım etmek,  kendimizi onların yerine koyarak hareket etmek ve ben değil biz düşüncesi ile hareket etmek insan olabilmenin tam anlamı ile mana kazandığı bir durumdur aslında. Özellikle de korona virüsün hayatımıza girmesi ile binlerce insan işinden ayrılmak ve çıkmak zorunda kaldı. Evine ekmek götüremeyen ana ve babalarda tutun da yaşlı, genç çok sayıda insanımız maddi zorluk içine girdi.

Yardım etmek için, onları sevindirmek ve  mutlu etmek için çok güzel ve anlamlı bir ay içindeyiz. İşte bu ay bize sevaba girmenin ve insana yakışır hareket etmenin ne kadar güzel olduğunu gösteren bir aydır. Maddi durumu olmayan kimselere elimizden geldiği kadar yardım etmeliyiz, sağ elin verdiğini sol el görmemeli, yetimler ve öksüzler giydirilip kuşatılmalı ve mutlu edilmelidir.  İftar açma saatine az zaman kaldığında yaptığımız sıcak yemeklerden komşularımıza ve fakir olan kimselere de vermeliyiz. Onların da  yiyeceğimiz yemeklerden tatmasını sağlamalıyız.


  İnsan ancak iyi olduğu sürece, yardımsever ve şefkatli olduğu sürece mutlu olur ve kendini gerçekleştirmiş olur.

İnsan her zaman iyi olmalıdır. Yüce Allah yapılan iyiliklerin karşılığını hem dünyada hem de ahirette verecektir inşallah.  Ramazan Ayı boyunca  değil hayatımız boyunca iyi olmalıyız ve yardımlaşma içinde , dayanışma içinde bir yaşam sürdürmeliyiz.

 

Hz.Âişe'den rivâyet edildiğine göre, Peygamber hanımları bir koyun kesmişlerdi de Resûlullah(s.a.v): "Koyundan ne kadarı kaldı?" diye sordu. Âişe, dedi ki: "Sadece kürek kemiği bölgesi kaldı! Gerisini dağıttık" deyince; Resûlullah(s.a.v.) şöyle buyurdu: "Küreğinden başka hepsi bize (sevap olarak) kaldı."

İşte tüm bu sevaplara nail olmak için gerçek anlamda Müslüman olmalıyız ve  sadece kendimizi düşünmemeliyiz.

23 Nisan Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramının Çocuklar İçin Önemi Hakkında Kompozisyon Yazınız.

 

23 Nisan Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramının Çocuklar İçin Önemi Hakkında Kompozisyon Yazınız.

 

Bilindiği üzere 23 Nisan 190 yılında 1. Türkiye Büyük Millet Meclisi açılmıştır. Ulusal Meclisin açılması ile egemenliğin millete ait olduğu benimsenmiştir.  Mustafa Kemal Atatürk bu kadar anlamlı bir günü aynı zamanda çocuklara hediye etmiştir.


Böylece bu bayram 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı olmuştur.

 

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ülkemiz çocukları için ve dünya çocukları için çok büyük öneme sahiptir. Çünkü bu gün çocuklarımızın bayramı, çocukların armağanıdır. Normal zamanda her yıl dünyanın farklı ülkelerinden gelen dünya çocukları ülkemizde çeşitli gösteriler yapar ve hem kendi ülkelerini tanıtır hem de kendi ülkemizi tanımaya çalışırdı. Bu yıl korona virüsten dolayı sınırlamalar geldiği için  dünya çocukları bu yıl gelemeyecek ve etkinlikler yapılamayacak olsa da çocuklar yine umudunu kaybetmemelidir.

 

Evlerimizin camlarına, balkonlarımızın camlarına 23 Nisan ile ilgili afişler, resimler, Atatürk fotoğrafları, meclis fotoğrafları asılmalı, balonlarla çeşitli süslerle evlerimiz süslenmeli ve ulusun egemenliğinin önemi, çocuklarımın anlamlı gününde  güzel bir şekilde kutlanmaya devam edilmelidir. Dışarı çıkamasak da aile bireyleri evde güzel etkinlikler yapıp çocukları bu özel günlerinde yalnız bırakmamalı ve onlarla güzel oyunlar oynamalıdır. Şiirler okunmalı, şarkılar söylenmeli ve çocuğumuzun okuduğu şiirler, metinler sınıf öğretmenine  gönderilmeli ve çocuğun böylece mutlu olması sağlanmalıdır.

 

 Çocuklara çeşitli hediyeler alınmalı, onları bu günde tamamen ödevden, ders çalışmaktan uzak tutmalı ve istedikleri gibi güzel bir gün geçirmelerini sağlamalıyız. Bugünün onların günü olduğunu unutmadan, onlara baskı yapmadan tatlı ve hiç unutamayacakları bir 23 Nisan geçirmelerini sağlamalıyız. Unutmayın ki çocuklarımız, geleceğimizi emanet ettiğimiz birer  elmastır.

İyi Arkadaşın Özellikleri Nelerdir ? Yazınız .

  İyi Arkadaşın Özellikleri Nelerdir? Yazınız .


İyi arkadaş ,  birey için hayatı daha yaşanılır hale getiren kimsedir . İyi arkadaşlar bizim  iyi günlerimizde  ve zor zamanlarımızda yanımızda olan , bizi asla yalnız bırakmayan  kimselerdir. Yeri geldiğinde yanlışlarımızı yüzümüze söylemekten çekinmeyen kimsedir . Bizim iyi olmamızı isteyen bunun için de  bize gerektiğinde  acı da olsa gerçekleri söyleyen kimsedir.

 Bize hatalarımızı söylemeyen , bizi yanlışa sürükleyen , yaptığımız yanlışlara sevinen kimse asla iyi bir arkadaş olamaz. Bunun için arkadaş seçiminde çok dikkatli olmalıyız.

İyi arkadaşlar hatalarımızı , kusurlarımızı bize söyleyerek bizim daha  iyi olmamızı isterler .  Ama asıl iyi arkadaş ise başarılarımızı da tebrik eden, bizim başarılarımızdan mutlu olan kimselerdir . Böyle olunca arkadaşlık bağı daha çok güçlenir ve kişiler bir birlerini  daha çok sever ve sayar . İyi arkadaş kişiyi  belli şeyleri yapmaya zorlamayan , onu aşağılamayan , küçümsemeyen , hor görmeyen kimsedir.

 Bunun için hepimiz böyle özelliklere sahip olmalı , iyi  insan olmalı , iyi arkadaş olmalıyız . Arkadaşlarımızın bize söylediği sırları, özel aile durumlarını kesinlikle başkalarına söylememeliyiz . 




Arkadaşımıza ihanet etmemeliyiz . Onun arkasından asla iş çevirmemeliyiz . Arkadaşımıza karşı net olmalı ya olduğumuz gibi görünmeli ya da göründüğümüz gibi olmalıyız .


Arkadaşımızı koşulsuz sevmeli ve onu asla yarı yolda bırakmamalıyız . Güvenilir , dürüst kimseler olmalıyız . Topluma örnek bir arkadaşlık ilişkisi kurarak hayatı daha  güzel yaşamaya çalışmalıyız .

Peygamberimizin Bize Sevgisi Hakkında Kompozisyon

  Peygamberimizin Bize Sevgisi  Hakkında Kompozisyon


Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (sav) her zaman ümmetine düşkün olmuş , ümmetinin  yanlış yapmaması için , onların iyiliği için her zaman Cenabı Allah'a dua etmiştir . Çünkü o bizleri her zaman çok sevmiş ve bizlerin yanlış yapmamasını istemiştir.

 Ümmeti bir sıkıntıya düştüğü  zaman daha çok sıkıntıya düşer ve o sıkıntının gitmesi için Allah'a dua edermiş.  Çünkü ümmetine karşı çok şefkatli ve merhametli olan alemlerin son peygamberi olan Muhammed Mustafa'dır . Çünkü o bizim canımızdan bile çok sevdiğimiz bir Peygamberdir.  Biz Müslümanlar da onun yolundan gitmeliyiz ve onun sevgisine , şefkatine ve merhametine layık birer ümmet olmaya çalışmalıyız. Onun sünnetini hayatımızda uygulamaya çalışmalıyız .

O alemlere rahmet olarak gönderilmiş , her zaman ümmetinin  iyiliğini istemiştir. Mesela bir ilahide  '' Getirdiler Burak'ı bin Muhammed dediler''. Binmem Ya Cebrail Ümmetim binmeyince'' demiştir . Yani önce ümmetini düşünmüştür . İşte böyle bir Peygamberdir bizim sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa . Rabbim bizleri onun şefaatinden mahrum bırakmasın . O Yüce Peygamber Rabbimizin bize kolaylıklar sağlaması için Yüce Allah'a her zaman yalvarmıştır.

Onun ümmetine olan sevgisini şu sözler ile de anlayabiliriz :

''Onun düşkünlüğü sadece devrindeki insanları değil, kıyamete kadar gelip geçecek bütün ümmetini de kapsamaktaydı. Bu düşkünlüğü onu her gece uykusunun en tatlı yerinde yatağından kaldırır, sabahlara kadar ümmeti için dualarla Rabbine yakarmasına neden olurdu . Bir gün , Peygamberimiz ellerini kaldırmış, “Allah' ım, ümmetimi koru, ümmetime acı!” diye ağlayarak dua ederken, Yüce Allah, Cebrail’e buyurdu ki:

“Ey Cebrail! Gerçi Rabbin her şeyi bilir; ama sen git, Muhammed’e niçin ağladığını sor.” Cebrail geldiğinde, Peygamberimiz, ona, ümmeti için ağladığını söyledi. Cebrail Allah huzuruna dönüp durumu anlattı. Yüce Allah buyurdu ki :“Ey Cebrail, Muhammed’e git ve şunu söyle: Biz seni ümmetin hakkında hoşnut edeceğiz ve asla üzmeyeceğiz.”

Bizler de Müslüman olarak onu he zaman salavat getirerek anmalıyız ve ona yakışır bir ümmet , Allah'a yakışır bir kul olmak için ömrümüz İslam yolunda geçirmeye gayret etmeliyiz.



Okulu Temiz Tutmak İle İlgili Bir Metin Yazınız.


 Okulu Temiz Tutmak İle İlgili Bir Metin Yazınız.


Eğitim ve öğretim yuvası olan okul çocuklar için vazgeçilmez bir yerdir. Hem eğitim hem de öğretimin verildiği yerde sosyalleşme de sağlanmış olur. Çocuklar okulda akademik anlamda ve insanlar arası iletişimde neler yapılmasını gerektiğini öğrenirler. Okul bir toplumun olmazsa olmaz önemli eğitim kurumlarından biridir.

 

Okulumuzu, okuduğumuz , bilgi ve güzel ahlak öğrendiğimiz yeri temiz tutmaya özen göstermeliyiz. Sınıfımıza çöpleri atmamalıyız. Kullandığımız yiyeceklerin kabuklarını okul içine ya da çevresine atıp okulu pislik içinde bırakmamalıyız. Özellikle de bu virüs döneminde okul temizliğine çok önem vermeliyiz. Maske, mesafe ve hijyene de dikkat etmeliyiz. Okul tuvaletlerine girdiğimiz zaman  çeşmeleri peçete ile açmalıyız ve kullandığımız atık peçeteleri  hemen tuvaletin çöp kovasına atmalıyız. Tuvaletin içine atılan her türlü çöp tuvaleti tıkar ve bu durum da okulun  kir ve pislik içinde kalmasına neden olur. Bundan etkilenen de yine biz öğrenciler oluruz. Okul hepimizin ortak yuvasıdır. Nasıl ki evimizi temiz tutmaya dikkat ediyorsak okulumuzu da aynı şekilde temiz tutmaya özen göstermeliyiz.


 

 Okulun çevresine de çöp atmamalıyız. Yerde bulduğumuz bir çöpü hemen alıp doğruca çöp kutusuna götürmeliyiz. Müdürümüz ve öğretmenlerimiz eşliğinde yapılan okul çevresini temizleme etkinliğine mutlaka katılmalı ve biz de okul temizliği için üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeliyiz. Virüs döneminde okuldaki arkadaşlarımızla aramızdaki sosyal mesafeye de dikkat etmeliyiz ve virüsün de bir an önce son bulması için her türlü temizliğe önem vermeliyiz.

Yaşlılar Yaşlandıkça Ne İster? Bu Konu İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

Yaşlılar Yaşlandıkça Ne İster?  Bu Konu İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

Tecrübelerine en çok güvendiğimiz,  sevgisi ve samimiyetleri ile bizlere yol gösteren , toplumun en önemli büyük çınarlarıdır yaşlılar. Yıllarca çocuklarına iyi bir baba olmak için, içinde yaşadığı vatana faydalı bir insan olmak için çalışmış, emek etmiş, alın teri dökmüş, aydın yaşlılarımız bizim en değerlilerimizdir. Elleri öpülesi  nur yüzlü bu insanların değerini bilmeliyiz. Onların kalbini kıracak en ufak bir hareketten kaçınmalıyız.





Yaşlılar ne ister sorusuna gelince cevap olarak şunları verebilirim: Yaşlılar her şeyden önce kendisine saygı gösterilmesini ister. Edep isterler. Kendinden küçük kimselerin  onlara karşılı edepli ve ahlaklı davranışlarda bulunmasını isterler. Gençlerin çalışkan ve üretken olmasını ister. Onlara yol gösterirler. Gençlerin iyi insan olmasını, vatanı ve milleti için ellerinden gelen her zorluğa göğüs germesini isterler. Yaşlı bile olsalar okumaktan vazgeçmezler. Daha çok okumak ve öğrenmek isterler. Kendilerine gündemdeki haberlerin denmesini isterler.  Okumaktan ve araştırmaktan vazgeçmezler. Sağlıklı olmak isterler. Bunun için evlatlar ana ve babalarına güzel yemekler yapmalı ve onları yalnız bırakmamalıdır. Evladı olmayan yaşlılara ise komşuları elinden gelen desteği sağlamalı ve onlara bir sıcak çorbayı çok görmemelidir.

 

Yaşlı insanlar şefkat ve merhamet isterler. Tıpkı küçük bebek gibi ilgi ve sevgi isterler. Kendilerine tepeden bakılmamasını , sözlerinin önemsenmesini isterler.  Yalanı sevmezler, doğruluktan ve dürüstlükten yana olmayı tercih ederler. Güven duymayı isterler. Onun için yaşlılarımızı elimizden geldiği kadar mutlu etmeliyiz. Onların yapamadığı, zorlandığı işlerde onlara yardım etmeliyiz. Zor günlerinde yanlarında olmalıyız. Onları  rahatsız etmemeliyiz  ve incitmemeliyiz.

Bilim Ve Sanat Takdir Edilmediği Yerden Göç Eder Sözünü Açıklayınız .

Bilim Ve Sanat Takdir Edilmediği Yerden Göç Eder Sözünü Açıklayınız . 


Bilime ve sanata önemin verilmediği toplumlarda  hiçbir gelişme ve kalkınma sağlanamaz. Buradaki bilim insanları da kendilerine ve çalıştıkları alana yeteri kadar ilgi gösterilmediği için , bilime önem veren başka yerlere gitmek zorunda kalırlar.

Bilim insanları önem gördüğü yerde ise kendini daha çok geliştirir ve bulunduğu ülkeye  çeşitli yönlerden fayda sağlar. Sanata ve sanatçıya gereken önem verilmezse de sanatçılar , sanata önem verilen ülkelere gider . Oralarda kendilerini geliştirir ve çok iyi ürünler ortaya çıkarırlar.

Özgürce kendilerini daha iyi ifade ederler ve insanlığa faydalı şeyler bırakırlar . Bilim ve sanata gereken önem verilmezse bilim ve sanat  o bölgede gelişmez ve oradan uzaklaşır.

Yani başka ülkelere beyin göçü yaşanır. Bu da beyin göçü veren ülkelerin geri kalmasına neden olur . Beyin göçü alan ülkelerin ise daha çok gelişmesine katkı sağlar.  Beyin göçü alan ülkeler bilimde , teknolojide ve sanatta daha çok ilerler . Devlet yöneticileri özgür bilimsel ortam sağlamalı , bilim insanlarına , sanata , sanatçıya gerekli çalışma ortamları sağlamalıdır.





Bir ülkenin iyi bir şekilde gelişmesi için bilime , bilim insanlarına, sanata ve sanatçıya önem vermesi gerekir. Bilime ve sanata, sanatçıya gerekli önem verilmediği takdirde o ülke günden güne geriler, gelişemez, kültürel anlamda zengin bir ülke olmaz.

Ülkemizde Kitaba Verilen Önem Nedir? Yazınız .

Ülkemizde Kitaba Verilen Önem Nedir? Yazınız .


Ülkemizde kitaba verilen önem ne yazık ki istenilen düzeyde değildir . Çünkü kitap okuma alışkanlığımız fazla yoktur . Toplum olarak kitap okumayı boş zaman etkinliği gibi görüyoruz . Aslında bu son derece yanlış bir düşünce ve yanlış bir inançtır . Oysa kitap okuma her zaman olması gereken bir alışkanlık olması gerekir . Bunun için de daha çocukken bu okuma alışkanlığını , okuma disiplinini edinmemiz gerekir.

Gelişmiş ülkelerde yıllık kitap okuma sayısına baktığımızda bizden kat kat fazladırlar . Biz ise  daha çok televizyon başında vakit geçiriyoruz ve ne yazık ki kitap okumaya gereken önemi  vermiyoruz . Unesco'nun verilerin göre Türkiye Dünyada kitap okuma  oranı  bakımından 86 .sırada yer alıyor . Kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olan bir ülkenin bu sıralamada olması sizce de garip değil mi?  Aslında kitap okumayı özendirmek için devletimiz çeşitli etkinlikler düzenlenmeli ve kütüphaneler hızla çoğaltılmalıdır .  Tabi ki okuyan , araştıran , ilgilenen kesim de vardır ama çok fazla değildir.

Bu okuma oranının daha fazla olmasını sağlamalıyız ve daha çok okumalı, daha çok kültürel birikime sahip olmalıyız . Japon biri yılda 25 kitap okunmakta, Fransız   yılda  7 kitap okunmakta, İsviçreli yılda ortalama 10 kitap okuyor . Bize baktığımızda ise biz 10 yılda bir kitap bitiriyoruz . Ne komik, ne acı bir durum sonuca baktığımızda .





Arkadaşlar bu durum  çok kötü. Geleceğimiz için hiç de parlak bir durum değildir. Milli kültümüzü korumak için, değerlerimiz unutmamak için kitap okuma sayısı artmalı ve bu kitap okuma konusunda gerekli olan çalışmalar, hazırlıklar yapılmalı, gerekli önlemler de alınmalıdır.

Yarıyıl Tatilinde Neler Yapılabilir? Bu Konu Hakkında Kompozisyon Yazınız.

Yarıyıl  Tatilinde Neler Yapılabilir? Bu Konu Hakkında Kompozisyon Yazınız.


Koronavirüsten dolayı bir türlü açılamayan okullarımız ne yazık ki hala kapalı olmaya devam etmektedir. Birinci dönemde eğitim,  uzaktan eğitim şeklinde sona ermiştir ve üç haftalık olan yarı yıl tatilinin bir ay daha uzatılması  düşünülmektedir. Dünya genelinde virüsün mutasyona uğramış hali de ortaya çıktığı için, eğitimciler okulların açılması konusunda acele edilmemesi gerektiğini söylemektedirler.

 

Yarı yıl tatilini boş geçirmemek için kendimize uygun planlar yapmalıyız. Elbette ailemizle güzel ve eğlenceli vakitler geçirmeliyiz.  Bol bol dinlenmeliyiz. Bizi mutlu eden  şeyleri yapmalıyız.  Bu süreçte her ne kadar okullar kapalı da olsa kitap okumaktan, ders çalışmaktan asla vazgeçmemeliyiz. Kendimize yeni ve bize faydalı olan güzel alışkanlıklar  edinmeliyiz. Birinci dönemdeki konuları tekrar edip o konular ile ilgili soruları çözmeliyiz. Bol bol tekrar edip derslerimizden geri kalmamalıyız.  Arkadaşlarımızla yüz yüze görüşmek yerine telefonla onları arayıp görüntülü konuşarak hasret gidermeliyiz. Canımızın sıkılmaması için, boşluğa düşmemek için  devamlı kendimize yeni hedefler koymalıyız ve  o hedeflere ulaşmak için de çalışmalıyız. Anne, babamıza ev  işlerinde yardımcı olmaya çalışmalıyız.





 

Odamızı dağınık bir şekilde bırakmamalıyız. Okul zamanında zaman ayıramadığımız kardeşlerimiz ile doya doya oyun oynamalıyız. Umutsuzluğa kapılmamalıyız ve tembellik yapmamalıyız.  Bu virüs elbet bir gün sona erecek ve okullar açılacaktır. İşte o zaman arkadaşlarımıza sarılacağız,  gülüşeceğiz  ve mutlu olacağız Bunun için  biraz daha sabırlı olmalıyız ve evde kendimize  farklı alternatifler üretmeye devam etmeliyiz. Daha güzel yarı tatillerinin olduğu, korona virüsün sona erdiği, doğanın güzelliğinin, günlerin  sıcaklığının ve suyun serinliğinin  hep yanınızda olması umudu ile. Güzel yarınlar, iyi tatiller dilerim.

Koronavirüsün İşten Çıkmak ve Çıkartılmak Zorunda Kalan İnsanların Yaşamına Etkisi Konulu Kompozisyon Yazınız.

Koronavirüsün  İşten Çıkmak ve Çıkartılmak Zorunda Kalan İnsanların  Yaşamına Etkisi Konulu Kompozisyon Yazınız.

 

Koronavirüs  dünyayı  olumsuz yönde etkilemiş ve etkilemeye de devam etmektedir. Çok sayıda kişi virüse yakalanmış, bu virüs sevdiğimiz insanları elimizden almış ve almaya da devam etmektedir. Dünyayı siyasi, sosyal, kültürel ve ekonomik anlamda kötü etkilemiştir. 


Virüsün ne zaman biteceği, ne zaman normal yaşama dönüleceği ne yazık ki tam olarak kestirilememekte sadece ümit edilmektedir. Aşı bulunmuştur fakat bulunan aşının  ne kadar faydalı olup olmadığı da şu günlerde tartışma konusudur.

 

Maddi durumu iyi olanlar, evinde sıcacık ekmeği olanlar, devlette  çalışanlar bu durumdan çok fazla etkilenmemiştir. Bu durumdan en çok etkilenen ise evine ekmek götüremeyen babalar, işten çıkarılan  gençler,  eskiden  işi olup da işini virüsten dolayı yapamayan insanlar olmuştur. Örneğin; okulların açık olduğu dönemde kantinde çocuklara yiyecek satarak geçimini sağlayan kimseler şu anda okul kapalı olduğu için zor durumda kalmıştır. Bu insanlar evine ekmek götüremeyecek kadar zor günler yaşamış, bir lirayı bile bulmayacak duruma düşmüşlerdir.

 

Bu insanlar dilenci insanlar değildir, bu insanlar hazır yiyenler değildir. Bu insanlar alnının teriyle emek eden, helali ile evine ekmek götürmeye çalışan  fedakar analar, babalar, gençlerdir. Daha bu ve bunun gibi binlerce örnek vardır. İş yapmayan , ailesini geçindirmek zorunda kalan  bu insanlara devlet her konuda yardım etmelidir ve aylık onlara belli bir maaş verilmelidir. Çünkü herkesin bakacak bir ailesi vardır ve kimse bu süreçte ihmal edilmemelidir. Hayırsever insanlar da konuya el atmalı, işi olmayan, işten çıkartılmak zorunda kalanlara her türlü destek sağlanmalıdır. İnsanların travma yaşamaması için, sosyal yaşamlarına normal dönebilmesi için bugünlerde işbirliği ve dayanışmaya ihtiyacımız var.

 

Sadece ülke olarak değil dünya olarak yardımlaşmaya , birlik ve beraberlik içinde maddi durumu olmayan insanlara yardım etmek zorundayız. Her can değerlidir, her insan biriciktir ve özeldir. Elbette bu zorlu günler de eninde sonunda bitecek  ve herkes işine geri dönecektir. İşine dönen insanlar da kendilerine yapılan yardımı unutmazlar ve onlar da maddi olarak rahat etmeye başlayınca kendinden daha zor durumda olanlara yardım eder. Böylece dünyamız barış dolu ve dayanışma dolu bir dünyayı dönüşür.


Ev Alma Komşu Al Atasözü İle İlgili Kompozisyon

Ev Alma Komşu Al Atasözü İle İlgili Kısa Bir Kompozisyon Yazınız.


İnsan ev almadan önce orada oturan kişilerin nasıl insanlar olduğu hakkında  iyi bir gözlem yapmalı , o kişiler hakkında iyi bir bilgi edinmelidir.  Çünkü insan ancak komşuları iyi kimseler olduğu zaman orada oturmaktan zevk alır. Hayatımız boyunca akrabalarımızdan çok komşularımız ile iletişim kurduğumuz gerçeği de bu yüzden yabana atılmamalıdır.

Komşularımız kötüyse orayı hemen terk etmek isteriz . Çünkü kötü komşu başa bela olur . İyi komşu ise yeri  geldiği zaman size can olur , sizin her anınızda yanınızda olur .  Komşularımız dediğimiz insanlar güvenilir insanlar olmalıdır . Yeri geldiği zaman evimizin anahtarını emanet ettiğimiz kişiler olur .  Bunun için Allah herkesi iyi komşular ile  karşılaştırsın .  Ayrıca komşular birbirlerinden yardım da alır .Örneğin; evde bazı gereksinimleriniz yoksa hemen komşuya çıkıp ondan yağ, şeker, süt vb. gereksinimimizi karşılarız .

Yardımlaşma ve dayanışma  olduğu sürece de komşuluk ilişkileri tadından yenmez . Onun için de atalarımız ev alma komşu al demiştir .




‘’Eğer Bir Gün Benim Sözlerim Bilimle Ters Düşerse Bilimi Seçin.’’ Sözü Mustafa Kemal Atatürk’ün Hangi Özelliğini Yansıtıyor? Açıklayınız.

"Eğer Bir Gün  Benim Sözlerim  Bilimle Ters Düşerse Bilimi Seçin."  Sözü  Mustafa Kemal Atatürk’ün  Hangi Özelliğini Yansıtıyor? Açıklayınız.

 

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu büyük önder Mustafa Kemal Atatürk bilime ve fenne her zaman çok önem vermiştir. Bilimin yolundan gidilmesi gerektiğini milletine her seferinde anlatma gayretinde bulunmuştur.

 

Bilimin verileri doğru olduğu için, insanlığa faydalı olduğu için o her zaman bilime inanmıştır. Onun bu sözü Mustafa Kemal’in Bilime olan inancını, bilimin her ne kadar değişebilir özellikte de olsa eninde sonunda doğruyu bulacağını ve onun için de herkesin bilimselliğe inanmasını anlatmak istemiştir.

 

Mustafa Kemal Atatürk o yıllarda  söylediği, yaptığı şeylerin bile bir gün bilimle ters düşebileceğini  işte o zaman bilime inanmak gerektiğini söylemiştir. Çünkü bilim her zaman ileridir, gelişmeye açıktır, hataları düzeltmeye  açıktır. Bundan dolayı önce bilim, önce fen demiştir Ulu Önder  Mustafa Kemal Atatürk.

 


Onun bilime olan güvenini şu sözleri ile de anlatabiliriz:

‘’Türk milletinin yürümekte olduğu terakki ve medeniyet yolunda elinde ve kafasında tuttuğu meşale, müspet ilimdir. Bunun içindir ki milletimizin yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını, doğuştan zekasını, bilime bağlılığını, güzel sanatlara sevgisini, milli birlik duygusunu, her zaman ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek geliştirmek milli ülkümüzdür.’’

‘’Bir başka çağdan kalma adetlerinizde, alışkanlıklarınızda direnirseniz, cüzzamlılar, paryalar gibi tek başınıza kala kalırsınız. Benliğinize bağlı kalın ama, gelişmiş uluslar için gerekli olan şeyleri Batı’dan almasını bilin. Yoksa, bilim  ve yeni düşünceler sizi bir lokmada yiyip bitirebilirler.’’

‘’Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.’’

"Dünyada her şey için, medeniyet için, hayat için, başarı için, en hakiki mürşit bilimdir, fendir."

 

2021’den Beklentileriniz İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 2021’den Beklentileriniz İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 

2020 yılını bitirmeye ve yeni bir yıla  girmeye çok ama çok az bir zaman kaldı. 2020 yılı dünya için genel olarak çok iyi bir yıl olarak geçmedi.  Dünyayı etkisi altına alan ve dünyayı kasıp kavuran koronavirüs ne  yazık ki  yüzlerce, binlerce hatta on binlerce can aldı ve almaya da devam ediyor.

 

Virüs hala devam etse de birçok ülkeden sevindirici aşı haberleri de gelmeye başlamıştır. En azından bunun bile olması insanlara umut vermekte ve kötü günlerin yok olacağı umudu hepimizi hayata sıkı sıkıya bağlamaktadır. Yine 2020 yılında ülkemizde çeşitli yerlerde depremler meydana geldi.  İzmir’de meydana gelen depremde de canlarımız gitti ve  bu duruma ülke olarak, ülkenin duyarlı vatandaşları olarak çok üzüldük.  Umarız 2021 yılı dünya için daha güzel ve daha hayat dolu bir yıl olur.

 

2021 yılından beklentilerim şunlardır: Koronavirüsün  dünyada yok olmasını, sıfırlanmasını  istiyorum. İnsanların doğaya   zarar vermemesini, salgınların son bulmasını arzu ediyorum. Yeni yeni salgınların çıkmamasını  istiyorum. Doğanın zarar görmediği, canlıların  zarar görmediği, kadın cinayetlerinin son bulduğu, açlıkların  olmadığı bir dünya arzu ediyorum. Ülkemizin  ekonomik, kültürel, sosyal, idari ve siyasal alanda daha çok gelişmesini ve ilerlemesini istiyorum. Daha gelişmiş bir ülke daha güçlü bir ülkem olmasını istiyorum. 




Bilim insanlarımızın kendi ülkemizde , kendi ülkelerine hizmet etmesini istiyorum. Beyin göçü veren bir ülke değil beyin göçü alan bir ülkemiz olsun istiyorum. İnsan haklarının, adaletin , hukukun üstünlüğünün, eşitliğin daim olduğu bir ülke istiyorum.  Nitelikli ve eğitimli , aydın bireylerin çoğalmasını istiyorum. Ülkemizi tehdit eden her türlü iç ve dış terör mensuplarına karşı her zaman olduğu gibi yeni yılda da milli birlik, beraberlik ve dayanışma içinde hareket edilmesini istiyorum.

 

Dünyada savaşların son bulmasını, ülkeler arasındaki çıkar kavgalarının yok olmasını istiyorum. Tüm çocukların kendi ülkelerinde özgürce, bağımsızca yaşamasını ve ailesi ile birlikte yaşamaya devam etmesini diliyorum. Yeşil alanların  çoğaldığı, apartmanların azaldığı, doğanın daha çok korunduğu  bir dünyada yaşamak istiyorum. Bu yılın bana, sevdiklerime ve iyi niyetli olan herkese şans, para, başarı, sağlık ve mutluluk getirmesini istiyorum.

Milli Mücadele Dönemindeki İnsanların Yaptıkları İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

Milli Mücadele Dönemindeki İnsanların Yaptıkları İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 

Milli Mücadele döneminde vatanımızın güzel insanları, fedakar insanları birçok zorluklarla karşı karşıya kalmıştır. Bir yandan yoksulluk, bir yandan acı kayıplar ve  yaralılar… Bir yandan  vatan topraklarının işgali, bitmek bilmeyen çileler, acılar ve gözyaşları ve daha niceleri… Bu dönemdeki vatan evlatları, kadınlarımız, çocuklarımız, yaşlılarımız el birliği ile düşmana karşı ülkelerini savunmuşlar ve bu yolda hayatını kaybedenler şehit olmuş, yaralı olanlar ise gazi olmuştur.

 

İnsanımız, Anadolu’nun  sıcak bağrından çıkan  ve içinde vatan sevgisi, vatan aşkı olan o koca yürekli vatanseverlerimiz  bu topraklar için çok bedel ödemiştir. Genci ve yaşlısı, çocuğu ve annesi bir olup birlik olup vatan topraklarını canla başla korumuşlar ve   bu güzel toprakları düşman birliğine teslim etmemişlerdir. Çünkü bizim aziz milletimizin  yüce gönüllü  insanlarının   damarında,  Gazi Mustafa Kemal’in de dediği gibi  asil kan vardır. Onlar bu asil kanını vatan toprakları için akıtmışlar, namus için, onur için akıtmışlardır. Düşmana aman vermeyen bu fedakar ve cefakar insanlar vatan için  gece gündüz demeden çalışmışlardır. Kadınlarımız cepheye bir yandan  erzak hazırlamış, bir yandan ise düşmanla çarpışmıştır. Düşmanla çarpışmaktan korkmayan milli mücadele kahramanı kadınlarımız, çocuklarımız ve daha nice yiğit gençlerimiz vardır.  Bunlardan bazılarına örnek verecek olursak şu kahramanları söyleyebiliriz:  Milli Mücadelenin kadın kahramanı Kara Fatma, çocuk kahramanı Şekerci Ökkeş ve daha adını sayamadığım ve sayfalara sığdıramadığım nice kahramanlarımız.

 

Milli mücadele kahramanları

İşte bu insanlar birlik  ve beraberlik içinde olmuşlar ve vatan topraklarını canları pahasına da olsa düşman  eline teslim etmemişlerdir. Onun için vatan evlatlarına çok şey borçluyuz. Onların hakkını asla ödeyemeyiz ama bu ülkeyi, bu güzel toprakları ilim ve  bilim yolunda daha da güzelleştirerek ülkemizi çağdaş uygarlıklar seviyesine çıkarabiliriz.

Atatürk’e Mektup Konulu Bir Yazı Yazı Yazınız.

Atatürk’e Mektup Konulu Bir Yazı Yazı Yazınız.

 

Bugün  10 Kasım Salı günü  tarih ise 2020. Şu anda saat dokuzu beş geçiyor.  Apartmanımızın  penceresinden siren sesleri duyuluyor.  Herkes  siren sesini duyunca duruyor ve  hareketsiz kalıyor.  İçimi bir duygu kaplıyor öyle bir duygu ki bu tarif edilemez Atam. Çünkü  senin yokluğunun sesleri bu, senin bu dünyadan gidişine duyulan  özlem, gidişine hasret kalınan acı ve keder, sana gösterilen  sevgi , saygı sonsuz atam.  Şu anda  ülkemin her bir köşesinde siren sesi çalıyor ve ama ne yazık ki sen yoksun. Gözlerim doluyor  liderini, ülkesinin ilk cumhurbaşkanını  bu kadar güzel seven ve onu unutmayan  milletin güzel fertlerini gördüğüm zaman dayanamıyorum ve ağlıyorum.Seni düşünüyorum Mustafa Kemal’im. Cepheden cepheye koşan, askerleri ile yılmadan, usanmadan vatanı için çalışan seni….. Çünkü sen Mustafa Kemal'sin, düşmana boyun eğmeyen, düşmanın karşısında eğilip bükülmeyen koca adam, büyük adamsın.

 

Yıllardır vatanseverliğin ile bu  vatan için çalıştın.  Durmadan çalıştın, ilim yolunda , irfan yolunda memleketini kurtuluşa, aydınlığa çıkarmak için  gece gündüz demeden çalıştın. Hasta yatağında bile kalkıp Hatay sorunu ile uğraştın ve milli ve manevi değerleri kaybetmemek için  fedakarlıklar yaptın. İşte böyle bir kahraman, böyle bir insan nasıl unutulur, unutulmaz elbette. Çünkü Ulu  Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’sün, çünkü sarı saçlı mavi gözlü bir  yiğitsin, hala aramızdan ayrılmamış gibisin.  Çünkü seni çok seven bir milletin var. Bugün herkes Anıtkabir’de. En küçüğünden en büyüğüne, en gencinden en yaşlısına. Oturmuşlar, sessizce senin için göz yaşı döküyorlar. Neden ağlıyorsun diyemiyorum  onlara çünkü ben de ağlıyorum. Seni çok özlüyoruz  Atam, seni çok seviyoruz. Çok emeğin geçti bu güzel ülkeme çok.  Bize  her şeyden önce Cumhuriyet’i emanet ettin. Onu biz kurduk, siz gençler yükseltecek ve devam ettireceksiniz dediniz.  Tüm  ülkenin çocuklarının ilim ve fenle uğraşması için canla başla  mücadele ettin.  Savaş  yıllarında bile eğitim ve öğretim   toplantıları yaptın. Çünkü eğitimin en önemli silah olduğunu  biliyordun ve bunun için de durmadan  milletine yenilikler getirdin.  Sana olan özlemimiz nasıl son bulsun, bulamaz. Çünkü sen her zaman aklımızda ve kalbimizdesin. Bugün küçük çocuklar ‘’ Anne ben Atatürk gibi çok çalışacağım, onun okuduğu kadar kitap okuyabilir miyim acaba diyorlar.  Bu sözü duyunca mutlu oluyor insan, sanki bahar gelmiş gibi oluyor memleketime. Çünkü eğitime  ve öğretime senin gibi önem veren büyük bir lidere sahip olmuşuz.  İyi senin gibi bir liderimiz olmuş diyorum.  Keşke yaşasaydın da seni göme şerefine erişebilseydim  Atam. 

 

 Seni çok seviyoruz, seni asla unutmayacağız.  Bize emanet ettiğin değerlere  ve en önemli değer olan Cumhuriyete sahip çıkacağız ve insan olmak için elimziden gelen  her şeyi yapacağız. Senin gibi eğitimci olacağız,  hayvansever olacağız,  çocukları çok seveceğiz, doğayı çok seveceğiz ve senin yolundan yürüyeceğiz. Mekanın cennet olsun, kabrin  nurla dolsun  Büyük  Mustafa Kemal Atatürk Hasretle, sevgi ile , özlem ile  minnet ile….


Koronavirüs Sürecinde Okul İle İlgili Öğretmen, Veli ve Öğrenci İşbirliği İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 Koronavirüs Sürecinde  Okul İle İlgili Öğretmen, Veli ve Öğrenci İşbirliği İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 

Çocuklarımız okuldan uzun bir süre uzak oldukları için okula hasret kaldılar ve bir an önce okula ulaşmak için canla başla kurallara uymaya başladılar. Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve daha sonra dünyaya yayılan koronavirüs çok can almış, çok kişiyi hasta etmiş ve hala da etkisini kaybetmeden canlar almaya devam etmektedir. Bu süreçte de çocuklar evde kalmış, okuldan ayrı kalmıştır. Bu süreç çocukları ciddi anlamda etkilemiştir ve etkilemeye de devam edecektir.  Okulda , sosyal ortamda olmayan küçücük çocuklar uzaktan eğitimle  ders almaya başlamıştır. Somut dönemini yaşayamayan  çocuklar uzaktan eğitim alarak soyut döneme geçiş yapmaktadırlar ve bu da çocuklar için çok zor bir süreç olmaya devam etmektedir. Sadece uzaktan eğitim  ile ekran karşısında kalan çocuklarımız  bilinçsiz insanların yüzünden buna mecbur kalmışlardır. İlerde bunun ne gibi olumsuzluklar doğuracağını, uzmanlar  televizyonlarda çıkıp söylemekte ve çocuklarımızın bu durumdan kurtulması için herkesin bir an önce  kendine çeki düzen vermesi gerekir. 

 

Normalleşme sürecine daha sağlıklı dönmek için maske ile okula gelme şartı aranmış, ailelerinde virüs olan çocukların bir süre okula gelmemesi için aileler ile çeşitli antlaşmalar yapılmıştır.  Okula gitmeye başlayan çocuklarımız artık sosyal mesafeli oyunlar oynamaya başlanmış, sınıflar  sosyal mesafeye göre ayarlanmıştı fakat virüsün ülkemizde hızla yayılması ile  okullar tekrar kapandı ve çocuklar ne yazık ki tekrar okullarından, öğretmenlerinden, arkadaşlarından ayrı kalmaya başladı. Bu çocuklar için tekrar sorun haline gelmeye başlamıştır. Virüs azaldığı zaman çocuklar inşallah okullarına geri kavuşacaktır. Burada da en büyük görev biz büyüklere düşmektedir. Bunun için mecbur olmadığımız sürece dışarıya çıkmamalı, kalabalık ortamlara karışmamalıyız. Elbette bu günler de Allah'ın izni ile geçecek ve çocuklarımız okullarına en yakın zamanda kavuşacaktır. İşte bunlar olduğu zaman da herke birbiri ile dayanışma içinde olmalıdır ve bilinçli insan olmalıdır.

 

 Okullar tekrar açıldığı zaman, veliler, öğretmenler ve öğrenciler işbirliği içinde hareket etmelidir. Veliler  çocuklarını okula getirmeden önce tertemiz ve düzenli olarak okula hazırlamalı, okulda maskesini çıkarmaması gerektiğini çocuğuna söylemeli, arkadaşları ile yakın temasta bulunmaması gerektiğini anlatmalıdır. Öğretmenler de bu süreçte teneffüste bile çocukların yanı başından ayrılmamalı ve çocukların sosyal mesafe kuralına uymasını sağlamalıdır. Bu süreçte çocuklar da büyüklerinin sözünü dinlemelidir. Sağlıklı bir eğitim ve öğretim ortamı olması için   korona virüsten korunma yollarına uyulması gerekir ve herkesin bu konuda duyarlı ve bilinçli olması gerekir. Okuldan virüs getiren çocuk bunu  ailesine bulaştırdığı zaman  istenmeyen sonuçlar olabilir. Ya da çocuğunda virüs olduğu halde onu okula götüren aileler de  birçok insanın vebaline girebilir.

 

İşte bu tür olumsuzlukların yaşanmaması için  işbirliği  içinde hareket edilmelidir. Çocuklar bu konuda çok bilinçlendirilmeli, özellikle okul tuvaletine girerken çok dikkatli olmalıdır. Elleri ile musluğa dokunmamaya çalışmalı, mecbur olmadığı sürece de tuvalete gitmemeye çalışmalıdır. Herkes üzerine düşeni hakkı ile yaparsa Allah’ın izni ile de daha sağlıklı bir okul ortamı olur ve insanlık da bu virüsten kurtulmuş olur. Yeter ki maskemizi takalım, kurallara  uyalım ve bilinçli insanlar olalım. Aşı bulunsa bile herkese yetmeyeceği için sosyal mesefa kuralına her zaman uyalım ve maskemizi takmaya ve kendi sağılığımızı, toplum sağlığını korumaya devam edelim.