Kompozisyon Örnekleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kompozisyon Örnekleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Büyüklerimizin Neden Çoğu Zaman Dedikleri Doğru Çıkar? Düşüncelerinizi Kompozisyon Biçiminde Yazınız.

 Büyüklerimizin Neden Çoğu Zaman Dedikleri Doğru Çıkar? Düşüncelerinizi Kompozisyon Biçiminde Yazınız.


Hayatın her türlü zorlu yolculuğundan geçmiş, her türlü acı deneyimler yaşamış olan büyüklerimiz biz gençler için birer örnektir. Onlar ki hayatın çamurlu yollarına da saplanmış, yeri gelmiş o çamurdan da çıkmayı başarmış ve yeniden hayata bir umutla tutunmaya çalışmış kimselerdir. Büyüklerimizin dedikleri çoğu zaman doğru çıkar. Çünkü onlar zamanında genç olmuşlardır ve onlar da biz gençler gibi başlarda ailelerine isyan etmişler, ailelerinin, büyüklerinin hiç bir şey bilmediğini söylemişler ve burnunun dikine gitmişler  ama  belli bir zaman sonra yaptıkları yanlışın farkına varmışlardır.

 Büyük demek aynı zamanda deneyim demek, yaşanmışlık demek, hayatın her türlü kötülüklerine şahit olmuş, yanlışlardan dönme demektir. Büyükler bize bir şey söylüyorsa iyiliğimizden söylüyordur. Zamanımız boşa gitmesin diye, hayatımız mahvolmasın diye bize nasihat etmektedirler. Kendileri de yıllar önce aynı yollardan geçtikleri için kendi yaptıkları hataların bizim yapmamızı istemedikleri için bizi uyarmakta ve  bizi çok sevmektedirler. Onların sözlerine kulak tıkamamalıyız aksine kulaklarımızı sonuna kadar açıp tecrübelerinden faydalanmalıyız ve hem zamandan vakit kaybetmemeliyiz, hem de ekonomik açıdan kendimizi kötü duruma düşürmemeliyiz. 

Kötü yollara sapmamalıyız, kötü alışkanlıklara kendimizi hapsetmemeliyiz. Bunların ne denli olumsuzluklara yol açtığını en iyi bilen ise yılların canlı tecrübesi olan büyüklerimizdir. Onları dinlemeliyiz, onlara kulak vermeli, onların söylediklerini hiçe saymamalıyız. İşte bunu yaptığımız zaman hem daha az yanlış yapmış oluruz hem de gereksiz pişmanlıklar yaşamış olmayız.

“Konuşma İnsanın Aklını Kullanma Sanatıdır.” Sözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 “Konuşma İnsanın Aklını Kullanma Sanatıdır.” Sözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.


İnsanların kendilerini ifade etmesi için, sosyal olması için konuşmaya, kendisini en iyi  şekilde  anlatmaya gereksinimi vardır. Konuşmak kolaydır zor olan konuşurken seçtiğin kelimelere dikkat etmek, dilini etkin ve nazik bir şekilde kullanabilmektir Konuşma insanın aklını kullanma sanatıdır sözü ile anlatılmak istenen şudur:  Akıllı insan bir topluluk içinde girdiği zaman nasıl konuşacağını bilir, aklına geleni söylemez ve patavatsızlıktan uzak durur.


Kimseye kaba söz söylememeye çalışır. Akıllı insan elbette insanlara hayır demesini bilir ama bunu kibar bir şekilde cümlelere döker ve böylece kendini güzel bir şekilde anlatmış ve ifade etmiş olur. Aklını kullanmayan insan ise sözlerini, cümlelerini rastgele konuşur. İçinden seçme yapmaz ve ağzına geleni söyleyerek aklını kullanmaktan yoksun olur. Akıllı insanlar nasıl konuştuğunu en iyi şekilde bildiği için çevresi tarafından da sevilir ve kimse o kişiye karşı kaba davranmaz.

 Akılsız insan ise karşıdaki kişiyi sözleri ile kırdığı için, kaba konuştuğu için çevresi tarafından sevilmeyen ve her zaman böyle kimselerden kaçılır ve kimse böyle bir insanla aynı ortamda olmak istemez.  Tüm bunlardan dolayı insan kendini bilmeli, aklını gereksiz şeyleri konuşmak için değil lüzumu olan şeyleri kullanmak için konuşmalıdır.

“Rüşvet Kapıdan Girince İnsaf (İman) Bacadan Çıkar.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 “Rüşvet Kapıdan Girince İnsaf  (İman) Bacadan Çıkar.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.


Bir insanın bir işten rüşvet alması, o kişinin işini ehli ile yapmaması demektir. Rüşvetin işe girdiği her şey haramdır ve kişi bu parayı alnının teri ile kazanmamıştır. Rüşvet kapıdan girince insaf bacadan çıkar der atalarımız. Rüşvetin olduğu yerde acıma duygusu olmaz, vicdan olmaz ve rüşvet kişiye her türlü kötülüğü yaptırır.  İnsan yüzü kızartıcı işler yapmaktan kaçınmalı ve her zaman hakkı ile,  helali ile parasını kazanmalıdır.




 Rüşvet alan kişi insanlıktan nasibini almamış kimsedir. Böyle kişilerden korkmak gerekir. Bugün rüşvet alan yarın daha kötü şeyler yapar. Masum ve mazlum insanların hakkı yenilir. Rüşvet alan da veren de aynı şekilde suçludur ve ikisinden de her türlü kötülük beklenir.

 Rüşvet insanın başına türlü belalar da getirir. Onun için elimizdekiler ile yetinmeliyiz, hakkımız olanı almalıyız ve fazlasına göz koymamalıyız. Aç gözlü olan, hep daha fazlasını isteyen kişiler sonunda belasını bulur ve başkalarının emeğini de çalmış olur. Onun için de çocuklarımızı da küçük yaştan itibaren iyi insan olarak yetiştirmeliyiz ve hak etmediği hiç bir şeyi, emek etmediği hiç bir şeyi almamaları gerektiğini onlara model olarak göstermeliyiz. 

Merhametli ve adaletli çocuklar yetiştirmeliyiz. Rüşvet ve iltimasla bir yere gelen değil alnın teri ile kaleminin teri ile bir yere elen çocuklar yetiştirmeli, yarınlara umutla bakmalıyız.

“Attan Düşene Yorgan Döşek, Eşekten Düşene Kazma Kürek.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 “Attan Düşene Yorgan Döşek, Eşekten Düşene Kazma Kürek.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.


At eşeğe göre daha uysal bir hayvandır. At uysal olduğu için, üzerinden düşene zarar vermez ve o kişi kısa sürede iyileşir. Eşek ise üzerinden düşeni tekmeler ve üzerinden düşen kişinin ölümüne de neden olabilir. Bu atasözü ile anlatılmak istenen de şudur: İyi, soylu ve anlayışlı kimseler ile iletişim içinde olmalıyız. İyi insanlar bizim zor durumumuzdan yararlanmaya çalışmazlar. Kötü kişiler ise bizim zor durumumuzdan fırsat kollayıp kendilerine pay çıkarmaya çalışırlar.

 İşte böyle kimselere fırsat vermemek için iyi insanlar için iyi ilişkiler kurmalıyız ve onlar ile zaman geçirmeliyiz. İnsanların zor durumlarından yararlanan kişiler  zavallı ve kendini bilmeyen kimselerdir. Böyle kimseler zor günlerinizde değil iyi günlerinizde yanında olur. Asil insanlar, güzel ahlaklı ve erdemli  insanlar ise sizin acılı anınızdan kendine bir çıkar sağlamaz. O hep insan olmaya devam eder.


Onun için ilişki kurduğumuz kimselerin iyi kişiler olmasına dikkat etmeliyiz. Beş para etmeyen kimseleri de kendimize arkadaş edinmemeliyiz. Onun için de atalarımız attan düşene yorga döşek, eşekten düşene kazma kürek atasözünü söylemiştir.

“Cahil Kendinin Düşmanıdır.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 “Cahil Kendinin Düşmanıdır.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.


Cahil insanlar hayatını kendine zehir eden ve ama bunun bir türlü farkına varmayan, bilgisiz, her şeyi bildiğini zanneden, aydın olmaktan uzak olan kimselerdir. Her davranışı düşünmeden sergilediği için, başını her zaman derde sokar ve  kendine zarar verir. Cahilin en büyük düşmanı yine kendisidir aslında. Cahil kimseler kendilerini olumlu yönde değiştirmek için en ufak bir çaba harcamaz. Onu değiştirmek istediğinizde, ona doğruyu ve gerçeği öğretmeye çalıştığınızda sizi düşmanı gibi görür ve kalıplaşmış tutum ve davranışlarına dikkat eder.

Sürekli kendini başkalarından akıllı görür, daha bilgili ve daha aydın görür ve bilgisiz ve ahmak olduğunun farkında bile değildir. Onun için de kendi hayatını kendi eli ile mahveder ve hayatın güzelliklerinin farkına varmaz ve bunları tatmaz. Bunun için de en büyük kötülüğü ilk olarak kendine sonra da çevresine yapar. Çevresindeki insanlar da ondan sıkılır ve kaçmaya çalışır. İşte böyle olmamak için cahillikten uzak  kalmalıyız. 

Yaptığımız bir şeyin yanlış olduğu bize söylenince hemen karşı atağa geçip saldırıya geçmemeliyiz. Eleştirilere açık olmalıyız, hatalarımız uyarıldığı zaman onları düzeltmeye ve aydın bir insan olmaya özen göstermeliyiz. Cahil kalmamalı, okuyup öğrenerek kendimizi edilgenlikten kurtarmanın yollarını aramalıyız.

"Çocuk Büyütürken Evi Temiz Tutmak, Kar Hâlâ Yağarken Kapının Önünü Temizlemek Gibidir." (Phyllis Diller) Sözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 "Çocuk Büyütürken Evi Temiz Tutmak, Kar Hâlâ Yağarken Kapının Önünü Temizlemek Gibidir."  (Phyllis Diller) Sözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.


Nasıl ki müzik dinlemek, sevdiğin bir yemeği yemek, istediğin bir yeri gezip tozmak insan ruhuna iyi geliyorsa çocuklar da aynı şekilde insanı mutlu eden, bizlere küçücük elleri, güzel gözleri ile iyi gelen, bizi mutlu eden ve bize yaşama sevinci veren canlardır. Onlar ki geleceğin aydınları, onlar ki yarınlarımızın umutlarıdır. Çocuk büyütürken evi tutmak, kar hâlâ yağarken kapının önünü temizlemek gibidir sözü ile anlatılmak istenen şudur. İnsanlar çocuk büyütürken evlerini temizlemeye, ortalıkta hiç bir şey kalmamasına dikkat ederler. 

Özellikle de anneler sabahtan akşama kadar oyuncakları yerden alıp oyun kutusuna koyarlar ama işleri yine de bitmez. Çünkü çocuklar akşama kadar oyuncakları dağıtmaya, oyun oynamaya devam edeceklerdir. Çünkü onlar çocukturlar ve çocuklarını yaşamak da en doğal haklarıdır. Kar yağarken de sürekli kapının önünü süpürmeye çalışırsak hiç bir işe yaramaz .Kar yağmaya devam edecektir ve süpürdüğümüz yerde karla dolmaya devam edecektir. 

İşte çocuklar da böyledir. Onun için bırakın evlerimiz dağılsın, bırakın her yeriniz düzenli olmasın. Evde çocuk varsa o çocuk hayatını yaşasın, buna izin verin ve çocuğun tek hayata bağlanma amacı olan oyunu da elinden alarak onu çocukluğundan mahrum bırakmayın. Başkaları ne der, evimiz neden böyle dağınık , yoksa beni temiz zannetmiyorlar mı der diye dışarıyı fazla önemsememeliyiz. Önemsediğimiz kişi önce çocuklarımız ve onların hayalleri, mutlulukları olmalıdır. Elbette evlerimiz temiz olsun ama her yer düzenli olacak, tek bir oyuncak bile yerde olacak diye de takıntı bir kişiye dönüşmemeliyiz.


“Gezen Kurt Aç Kalmaz.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 “Gezen Kurt Aç Kalmaz.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

Gezen kurt gezdiği için, kendisine çevresinde yiyecekler bir şey aradığı için aç kalmaz. Yerinde oturan insanlar ise aç kalır ve kısmetini bulamaz. Kısmetini bulmadığı için, çalışıp emek etmediği için de aç kalır ve ele güne muhtaç kalır. Kimseye muhtaç kalmamak için çok çalışmalı, kısmetimiz neredeyse oraya gitmeli ve aç kalmamalıyız. 

Boş oturmak yerine iş arayan insanlar mutlaka bir iş bulur ve aç kalmazlar. Kimi insanlar sadece oturduğu yerden karnını doyurmak ister, iş yok diye bahaneler üretir ve iş bulmak için de en ufak bir çaba bile harcamaz. Yan gelip yatmak  isterler ve öyle yaptıkları için de başkalarına muhtaç kalırlar. Bu duruma düşmemek için mutlaka gözümüz açık olmalı, kendimize bir iş bulmalı ve o işimizden elde ettiğimiz kazanç ile de kendi geçimimizi sağlamalıyız.

 Böylece mutlu oluruz, çalışmış olduğumuz için vicdanımız rahat olur. Kazandığımı parayı da bir güzel yer ve sevdiklerimizle de aldığımız yiyecekleri paylaşır ve güzel günler geçiririz. Oturmak yerine araştırmak, yatmak yerine çalışmak her zaman bize daha çok katkı sağlar.

“Eğrinin İki Yarası Bir Araya Gelmez.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 “Eğrinin İki Yarası  Bir Araya Gelmez.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.


Atasözümüzün açıklamasına baktığımızda şunu söyleyebiliriz. Bedensel çarpıklığı , eğriliği olan, iki yakası düz ve eşit biçimde bir arada yer almaz. Bu atasözü ile ilgili insanlara verilmek istenen mesaj ise şudur: Eğir insanlar vardır. İşlerini dolandırıcılıkla halleden, işine hile karıştıran ve helal yoldan para kazanmayıp her türlü kötü yola başvuran kötü niyetli insanlardır bunlar. 

İşte böyle insanların  işi rast gitmez ve iki yakası bir araya gelmez. Dolandırıcı insanlar aynı zamanda toplum tarafından sevilmeyen, dışlanan kimselerdir. İşlerimize hileyi asla karıştırmamalıyız. Yetim hakkı, öksüz hakkı yememeliyiz. İnsanlara güven verip o iyi insanların iyi niyetini kötü emellerimize alet etmemeliyiz. Her zaman doğruluktan, dürüstlükten yana olmalıyız. Böyle olduğumuz zaman her işimizi rast gider ve kimse tarafından da dışlanamamış oluruz. 

Toplum içinde elle gösterilen, saygı duyulan, güzel ve ahlaklı insanlar olarak tanınırız. Böyle olduğu zaman  hem başımız ağrımaz hem de kimse bizimle uğraşmaz ve işlerimiz de tıkırında gider. Yeter ki bizler art niyetli olmayalım, yeter ki dolandırıcı, düzenbaz insanlara dönüşmeyelim. Eğriden yana değil, doğrudan yana olalım. Yalandan yana değil, güvenden ve insan olmaktan yana olalım.

Babalığın Hakkını Vermek Sözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 Babalığın Hakkını Vermek Sözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.


Baba olma, baba olmayı başarabilme, evlatlarına elinden gelen her türlü fedakarlığı yapabilme büyük sorumluluk gerektirir. Babalığın hakkını vermek gerekir. Çocukları dünyaya getiren anne ve babalar onları en iyi şekilde yetiştirmekle de görevli olan kimselerdir. Babalık sadece çocuğun karnını doyurmak, ona güzel kıyafetler almak demek değildir.




 Babalık çocuğun duygusal ihtiyaçlarını da göz ardı etmemek demektir. Onu canı gönülden sevmek, korumak ve kollamak demektir. Babalar çocuklarının arkasında dağ gibi duran ve onların her anında yanında olan koca çınarlardır. Her baba olmuş kişi ne yazık ki gerçekten babalığı hak eden kişiler değildir. Çocuklarını bırakıp giden, onların hiç bir ihtiyaçlarını karşılamayan ve onları sevmeyen kişiler babalıktan nasibini alamamış kimselerdir. Baba olmak yürek ister, emek ister, alın teri ister. Yeri geldiği zaman çocuğu için her türlü zorluğa katlanmak ve sabır göstermek gerekir. 

Onlar ki bir çocuğun umutları, onlar ki bir çocuğun hayalleri ve geleceğinin temelini atan yarınlarıdır. Babalar çocuklarına her şeyden önce sevgi göstermeli, sevgiyi çocuklar yüreğinde hissetmelidir. Babalar çocuklarına güzel ahlaklı olmayı öğretmeliler ve çocuklarının geleceğinin daha iyi olması için onları en iyi şekilde eğitmelidirler.

“Meramın Elinde Bir Şey Kurtulmaz.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 “Meramın Elinde Bir Şey Kurtulmaz.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.


Meram demek istek, amaç demektir. İsteğin elinden bir şey kurtulmaz atasözü ile anlatılmak istenen de şudur: Bir insanda istek ve kararlılık varsa o insanın yapamayacağı iş yoktur. Kişi hayatta güzel işlere imza atmak istiyorsa önce amaçlarını belirlemeli ve daha sonra da o amaçlara ulaşmada kararlı olduğunu  net bir şekilde ortaya koyabilmelidir. Sonra ise çalışmak ve merak gelir. Çalışmak ve merak ile de amacını gerçekleştirene kadar zorlu yollarda yürümeye devam etmeli ve başarıya ulaşabilmelidir.




 Bugün  bilim insanlarına, sanatçılara, yazarlara, okuyup büyük yerlere gelenlere baktığımızda hepsinin de ortak amacının istek ve kararlılık olduğunu söyleyebiliriz. O insanlar başarılı olmaya inanmasalar, istekli ve kararlı olmasalardı bugünlere gelemezler, başarılara da imza atamazlardı. Buna tarihten de örnek verebiliriz. Bir Atilla, bir Fatih Sultan Mehmet bir Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu kişilerin hepsi azimli, başarılı ve kararlı kimseler oldukları için büyük başarılar sağlamışlar ve  çok sayıda insana örnek olmuşlardır. 

Bizler de böyle insanları örnek alarak yola çıkmalıyız ve maçımıza ulaşana kadar durmadan yorulmaya, alın teri dökmeye devam etmeliyiz ve sonucunda mutlu yine biz olalım.

“Bana Ayıplarımı, Kusurlarımı Söyleyen Kimse Allah-ü Teâlânin Merhametine Kavuşsun.” Hz Ömer Sözünü Açıklayınız.

 “Bana Ayıplarımı, Kusurlarımı Söyleyen Kimse Allah-ü Teâlânin Merhametine Kavuşsun.” HZ Ömer Sözünü Açıklayınız.


 İnsan olanın elbette kusuru olacaktır. İnsanın kusuru olması, bu kusurlarının farkında olması ve onları düzeltmeye çalışması kendine fayda sağlar. Bir yakınımızın, sevdiğimizin bize kusurlarımızı söylemesi ise bizi hemen üzer ve o kişiye karşı sevgimiz azalmaya başlar.

 Oysa bizi kırmadan, bizi incitmeden hatalarımızı söyleyen kişiler gerçek dostlarımızdır, bizi gerçekten sevenlerdir. Bana ayıplarımı, kusurlarımı söyleyen kimse Allah’ın merhametine kavuşsun der Hz Ömer. Bizim yaptığımız her şeyi doğrulayan ve biz üzülmeyelim diye gerçekleri bizlere söylemeyen insanlar gerçek dostlarımız da değildir. Bazen yanlış yollara sapabiliriz ve insan olduğumuz için yaptığımız yanlışların, ayıpların farkında olmayabiliriz. Bizi bu yanlış yoldan döndürmek için bize acı ama gerçek olan yanlışlarımızı söyleyen kişilere karşı nefret geliştirmemeliyiz.


Aksine onlara teşekkür etmeliyiz ve onları daha çok sevmeliyiz. Bizi doğru yola getirdikleri için, aynı hataları tekrarlamamak için bizi iyiliğe yönlendiren, güzelliğe yönlendiren böyle kimseler ile muhabbetimizi de daim etmeliyiz. Böylece hem daha az kusur  işlemiş oluruz hem de deneyimlerimizden ders çıkarak daha doğru insan olma yolunda ilerlemiş oluruz.

“Karşınızdakini Dinleyin, Başkalarına Kendinden Bahsetme Fırsatı Verin.” (Pierre Corneille ) Sözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 “Karşınızdakini Dinleyin, Başkalarına Kendinden Bahsetme Fırsatı Verin.” (Pierre Corneille )  Sözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.


Dinlemek, dinlemeyi becermek, sadece dinleyip karşıdaki kişinin sözünün bitmesini beklemek, her söze, her lafa girmemek büyük bir sanattır aslında. Sürekli ben konuşayım, herkes beni dinlesin, ben ön plana çıkayım, benim sıkıntılarım, benim mutluluklarım anlatılsın gibi bir düşünceye kapıldığımız zaman büyük bir hata ederiz. İnsan başkalarının konuşmasına da fırsat tanımalıdır. Bizi dinleyen, bize değer veren kişilerin de kendilerini ifade etmesine izin vermeliyiz ve onların da duygu ve düşüncelerini en iyi şekilde açıklamalarını sağlamalıyız.

  İletişim karşılık olduğu zaman, anlayış karşılıklı olduğu zaman anlam kazanır ve aradaki sevgi, saygı daim olur. İletişim kurmada  bencil olmamalıyız. Elbette kendimize göre anlatacaklarımız vardır, paylaşacaklarımız vardır ama bunu büyük bir nezaketle yapmalıyız ve kendimizi anlatırken  karşımızdaki kişinin de bize vereceği cevapları en iyi şekilde  dinlemeliyiz. Eşimizin, dostumuzun, arkadaşımızın bir sıkıntısı olduğu zaman, ya da  anlatacağı müjdeli haberleri olduğu zaman onları en iyi şekilde dinlemeliyiz. Herkes konuşur ama herkes iyi bir dinleyici olamaz. Önemli olan hem iyi konuşmacı olmak hem de iyi dinleyici olmaktır.

İletişimde bencil olmamak gerekir. Karşımızdaki kişinin de kendisini dilediği şekilde anlatmasına, duygularını ortaya koymasına imkan vermeliyiz. İşte böyle olduğu zaman her şey daha güzel olur ve insanların nazarında da daha değerli biri oluruz. Dinlemek  çok güzeldir. Onun bu denli güzel olması ile ilgili şu söz de gerçekten bizlere yol göstericidir:

“İnsanı ilgi ile dinlemek, insana büyük ikramdır.” (Mevlana)

“Bilmiyor Ki Özür Dilemek De bir Bağımlılık Olabilir; Yerli Yersiz Durmadan Etrafındakilere “Kusura Bakmayın” Dedikçe Bakılacak Kusurları Artar İnsanın.” Elif Şafak Sözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 “Bilmiyor Ki Özür Dilemek De Bir Bağımlılık Olabilir; Yerli Yersiz Durmadan Etrafındakilere “Kusura Bakmayın” Dedikçe Bakılacak Kusurları Artar İnsanın.” Elif Şafak Sözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 

Yanlış yapıldığı zaman, bir kalp kırıldığı zaman, bir kimseye haksız yere  bir söz söylendiği zaman vb özür dilenmesi gerekir.  Çünkü nasıl ki insan yanlışları ile bir bütün ise aynı zamanda hatalarını kabul edip karşıdaki kişiden af dilemesi de onu insan yapan en önemli özelliklerindendir. İnsanlar özür dilemelidir  ama bunu sık yaptığı zaman, hiçbir suçu, hiçbir hatası olmadığı zaman yapmaya devam ederse kişi kendi kişiliğinden ödün verecek ve insanlar onda çeşitli kusurlar aramaya başlayacaktır. 

Her yaptığımız şeyin sonunda , her konuştuğumuz sözün sonunda onu demek istemedim, yanlış anlama, ya da özür dilerim, af edersin gibi kelimeler kullanmak doğru değildir. Yaptığınız bir şeyin doğru olduğuna inanıyorsanız sürekli başkalarından özür dilemek kişiyi küçültür. Kişi sürekli karşı tarafa özür dileklerinde bulunursa karşı taraftaki kişi de şöyle düşünür: Bu neden benden bu kadar çok özür diliyor acaba? 



Demek ki gerçekten özür dilemesi gereken bir durum ve demek ki gerçekten doğru olmayan şeyler yapıyor der ve böylece  okları özür dileyen kişi kendi üzerine çekmiş olur. Bunun sonucunda da insanlar onda kusur aramaya başlar, evet hataların çok,  özür dilemeye devam et  der gibi o kişiyi dalgaya alırlar ve kişi böylece kendi kişiliğini,  benliğini de koruyamamış olur ve karşı taraftaki kişilerin gözünde ezik, kendine güveni olmayan biri olarak nitelendirilir.

 Onun için vara yoğa sürekli özür dilenmemelidir. İnsan kendine güvenmeli, kendini sevmeli ve kendini aşağılara çekmemelidir. Yerli yersiz sürekli özür dilenmemeli, kendimizde olmayan kusurları varmış gibi yapmamalıyız  ve kendimizi sevmeliyiz.

“Az Yiyen Az, Çok Yiyen Güç Uyur.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

“Az Yiyen Az, Çok Yiyen Güç Uyur.” Atasözü İle İlgili Kompozisyon  Yazınız.


Yapılan her işte denge ve ölçü olması gerekir. Az yiyen insan az yediği için daha sağlıklı olur  ve yediği yiyecekler kişiyi rahatsız etmez. İnsan karnını tıka basa doyurduğu zaman  bu durumdan rahatsız olmaya başlar. Böyle olunca da kişinin hem sağlığı tehlikeye girer hem de uyku düzeni bozulur. Onun için her alanda ölçülü olmak gerekir. Bir şeyi abartmadan yapmak en ideal olanıdır. Midesi dolu olan insanın sindirimi de bu durumdan rahatsız olur ve kişi uyuyamaz.  İnsan her alanda  abartıdan kaçınmalıdır.


Yeterli  ve dengeli beslenme insan için daha sağlıklı ve daha faydalıdır. Her gün karnımız şişene kadar yemeye devam edersek günü gelince de çok büyük sağlık problemleri ile karşı karşıya geliriz. İşte tüm bunlardan dolayı az yemeliyiz, yeterli uyumalıyız ve midemizi, sindirimimizi boş yere yormamalıyız. Bunu yaptığımız zaman da hem daha sağlıklı bir kişi oluruz hem de bedenimizde ve ruhumuzda çeşitli rahatsızlıklar yaşamayız. Bedenen sağlıklı oluruz ruhen de mutlu oluruz. Yeter ki dengeye dikkat edelim ve her şeyin aşırısından uzak duralım.

 

 

Hayvanat Bahçesi İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 Hayvanat Bahçesi İle İlgili Kompozisyon Yazınız.


Hayvanat bahçelerinin kuruluş amaçları; eğlence, doğayı anımsatma,  çocuklara, gençlere hayvan sevgisini kazandırma, eğitim,  turizm ve hayvan  türlerinin korunması amacı ile kurulmuştur. Bunlar arasında en önemlisi ise  nesli tehlike altında bulunan türleri korumak, yetiştirmek ve doğaya bırakmaktır. Hayvanat bahçesi çocuklar için harika bir eğlence yeridir.

 Oraya giden çocuklar hayatları boyunca görmedikleri belki de göremeyeceği  birçok hayvan görmekte, onları izlemekte, onlarla vakit geçirmektedir. Oradaki hayvanları izleyen çocuklarda hayvan sevgisi oluşur, hayvanlara olan ilgi artar, şefkat artar.  Hayvanat bahçesinde farklı türleri korumak ve o türlerin neslinin devam etmesini sağlamak amaçtır. 

Hayvanat bahçesini gezen çocuk oradaki hayvanlarla iç içe olur. Onların hareketlerini izler,  asıl vatanlarının nere olduğunu orada çalışan insanlara sorarak o hayvanlar hakkında bilgi edinirler. Hayvanlara  onların yediği yiyeceklerden vererek kendilerini orada yaşayan hayvanların yerine koyarak empati kurma becerileri de gelişir. 



Çocuklar hayvanat bahçelerine giderek onlara ayvan sevgisi aşılanır ve çocuklar bu sayede hem eğlenceli hem de anlamlı bir gün geçirmiş olurlar. Onlara dokunma fırsatı yaşayan çocuklar farklı bir duygu içinde olurlar.  İşte tüm bunlardan dolayı çocuklarımızı hayvanat bahçesine götürmeli, hayvanları tanımaları sağlanmalı ve onlarda hayvanı koruma, onu sevme bilincini çocuklarımızda oluşturmalıyız. Hayvana eziyet etmeme, onun da bir canı olduğunu, onun da hisleri olduğunu unutmamak gerekir.

“Dünyayı Hayal Gücü Döndürür.” Sözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 “Dünyayı Hayal Gücü Döndürür.”  Sözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 

Hayal kurmak,  hayallerin gerçekleşmesi için çalışmak,  defalarca başarısızlığa rağmen hayal kurmadan vazgeçmemek  büyük insanların  özelliğidir. İnsan ne yaparsa önce hayal kurarak yapar. Mesela Edison ampulü bulmadan önce dünyamız aydınlanmıyordu. O bu işe ilk önce merak ve hayal ile başladı. Merakının, ilgisinin ve hayallerinin peşinde koşarak dünyamızı aydınlattı ve dünyamıza ışık saçtı, bizleri karanlıktan kurtardı ve bilimle tanıştırdı, bilime olan ilgimizi artırdı. 

 Her şey hayal kurmakla başlar çünkü hayal gücümüz dünyayı döndürür, dünyaya şekil verir ve dünyanın ilerlemesini, insanların gelişmesini sağlar.  Hayal gücümüzün sınırsız dünyasını keşfetmek için hayallerimizin peşinde koşmaya devam etmeliyiz. En ufak bir yenilgide yapamam, edemem gibi olumsuz duyguları içimizde barındırmamalıyız. Önemli olan, hayal kurmak ve bunu hayata geçirmek için var gücümüzle çalışmaktır. Aziz Sancar, Uğur Şahin oturduğu yerden bugünlere gelmemiştir. Onlar önce hayal gücü ile çalışmaya başlamışlar ve istediği başarıyı elde etmek için var güçleri ile durmadan, yorulsa bile vazgeçmeden üretmeye devam etmişler ve hayallerini  gerçekleştirmişlerdir. ve dünyada tanınmış büyük bilim insanları olmuştur. Ya da tarihimizin büyük kahramanı Gazi Mustafa Kemal  vatanın ve milletin kurtulması için önce bağımsızlık hayalleri kurmuş, sonra yönetimin değişmesi gerektiğini hayal etmiş ve çok çalışarak bunları başarmış ve ülkemize  çok sayıda katkılar sağlamıştır.


Yine ecdadımız olan Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethetmeden önce onun hayalini kurmuş ve o hayallerin peşinde koşmuştur. Karşısına çeşitli zorluklar çıksa da , bazen içlerinde korkular, olumsuz duygular  olsa da bu insanlar yılmamış, yenilmemiş ve hayal güçlerinin vardığı noktaya kadar yürümüşlerdir. İşte tüm bunlardan dolayıdır ki dünyayı hayal gücümüz döndürür, hayal gücümüz var eder ve hayallerimizin gerçekleşmesi sonucunda da dünyamız daha çok gelişir.

“Kendiniz Olun. Fazlası Olmaya Çalışırsanız Bir Hiç Olursunuz.” Sözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 “Kendiniz  Olun. Fazlası Olmaya Çalışırsanız Bir  Hiç Olursunuz.” Sözü İle İlgili  Kompozisyon Yazınız.

 

Kişi ilk olarak kendi benliğini korumalı ve kendine karşı saygılı olmalıdır. Başkalarına benzemeye çalışmak kişinin kendi özünden uzaklaşmasına sebep olur. Kişinin kendine özgü düşünceleri olmalıdır, kendine ait idealleri olmalıdır, kendine ait görüşleri olmalıdır. Sürekli başkalarına benzemek isteyen,  çıkarlarını korumak için sürekli fikir değiştiren insanlardan olmayın.

 İnsanın özü doğru, dürüst ve güvenilir olmalıdır. Böyle olduğu zaman kişi kendi olur ve kendi olmaktan da uzaklaşmamış olur. Kendiniz olun. Fazlası olmaya çalışırsanız bir hiç olursunuz der William Shakespeare. İnsan  kendi yapabildiklerinin bir bütünüdür. Fazlası olmaya çalışmak kişide hoş durmaz. Kişi özenti olursa, her gördüğü şeyi yapmaya çalışırsa,  her siyasi görüşü benimserse, her düşünceye onay verirse kendi olmaktan uzaklaşır. Böyle olunca da hiç  olur.


Hiç olmaktansa kendin olarak yaşamak, onurluca bir duruş sergilemek her zaman daha kaliteli bir davranış olur. İşte tüm bunlardan dolayı hep kendimizi olmalıyız, kendimize ait olmayan, ruhumuza ait olmayan düşünce ve davranışlardan uzak durmalıyız. İşte bunları yaptığımız zaman hiç olmamış oluruz.

Kendi Gelenek ve Göreneklerimize Sahip Çıkmanın Topluma Faydası Konulu Bir Kompozisyon Yazınız.

 Kendi Gelenek ve Göreneklerimize Sahip Çıkmanın Topluma Faydası Konulu Bir Kompozisyon Yazınız.


Toplumda, uzun zaman boyunca oluşmuş ve uyulması zorunlu sayılan ortak davranışlara “gelenek ve görenekler denilir. Gelenek ve görenekler bir toplumun en önemli değerleridir, unutulmayanlarıdır. Gelenek ve görenekler kahramanlık, yurtseverlik,  alçak gönüllük, kanaatkâr olma, yardımlaşma, dayanışma ve tutumluluk gibi değerleri içerir. İnsan doğduğu toprakların gelenek ve göreneklerini yaşatmaya çalışmalıdır. Çünkü bunlar kültürümüzün bir parçasıdır ve kültürün devamlılığını sağlayan etmenlerdir.



 Askere gitmek, nişan törenleri yapmak, kına geceleri yapmak, halk oyunları oynamak, yöresel oyunlarımız, yöresel yemeklerimiz vb gelenek ve göreneklerimizin birer tamamlayıcısıdır. Kendi gelenek ve göreneklerimize sahip çıkmanın topluma faydaları şunlardır: Gelenek ve görenekler yaşatıldığı zaman toplum içinde huzur ve güven ortamı oluşur.  İnsanların birbiri ile iyi ilişkiler içinde olmasını sağlar. Vatan sevgisi, vatan aşkı, güzel ahlaklı bireyler yetiştirmek, temiz olmak gibi ortak değerlerimiz toplumdaki insanlarda ortak duyguların oluşmasını sağlar ve böylece toplum içindeki bireyler birbirine daha fazla yaklaşılır ve daha samimi ortamlar kurulur, muhabbetler edilir ve güzel zamanlar geçirilir.


 Sosyal bütünleşmeyi sağlar. İnsanlar kimliğini kaybetmezler ve benliklerine sahip çıktıkları için o toplumu hiçbir kuvvet kolay kolay yok edemez. Kültürlerini yaşattıkları için o kültürel değerler de son bulmaz ve gelenek ve göreneklerimiz yaşatıldığı zaman bundan gelecek nesiller de faydalanır ve böylece kültürümüze ve benliğimize de sahip çıkmış oluruz.

 

 

Ağaç Dikme Faaliyetlerine Katılmalıyız Çünkü İle Başlayıp Ağaç Dikmenin Faydalarını Anlatan Bir Kompozisyon Yazınız.

 Ağaç Dikme Faaliyetlerine Katılmalıyız Çünkü İle Başlayıp Ağaç Dikmenin Faydalarını Anlatan Bir Kompozisyon Yazınız.


Ormanlarımız doğal ses yalıtımı sayesinde gürültünün azalmasını sağlar ve bu da insanın  beden ve ruh sağlığına çok fayda sağlar. Ormanlarımız  her türlü ağaçların olduğu, içinde binlerce canlı türünün yaşadığı bize temiz hava veren,  bizi mutlu eden en önemli doğal güzelliklerimizdir. Ormanlarımızın bu kadar güzel olmasını sağlayan en önemli neden ise elbette atalarımızın diktiği fidanlar, bizlerin dikmekte olduğu fidanlardır. Yani ağaçtır ormanı güzelleştiren ve bir prensese  dönüştüren. Ağaçlardır  dünyayı rengarenk yapan,  doğanın dengesini sağlayan ve dünyamızı yeşil bir cennet alanına dönüştüren.


 Ağaç dikme faaliyetlerine elbette katılmalıyız hem de bunu yürekten yapmalıyız geleceğe emin adımlarla yürümek için yapmalıyız. Gelecekteki nesillerimize, yavrularımıza temiz bir hava bırakmak için,  çocuklarımın yeşil alanlarda özgürce koşup top oynadığı, gölgesinde güneşten korunduğu, dalındaki meyvelerinden doyasıya yediği,  çiçeklerini içine çekerek kokladığı ağaçlar dikelim dünyamıza ve her yer ağaçlarla kaplı olsun, yıkalım binaları var edelim ağaları ve yeşil bir dünya kuralım hep birlikte. Ağaç dikme faaliyetlerine katılmalıyız çünkü ağaç candır, çünkü ağaç temiz havadır, çünkü ağaç insana sonsuz binlerce fayda sağlayan güzelliklerdir.


 Ağaç dikme faaliyetlerine katılmalıyız çünkü;  küçücük bir fidanı toprakla buluşturup can suyunu da verdikten sonra  o fidanının bizimle birlikte büyüdüğünü, yaşlandığını görmek bizi o kadar mutlu eder ki işte bunun için de ağaç dikme etkinliklerine elbette katılmalıyız.


 Ağaçlar insanların doğaya verdiği zararları temizler, havayı daha temiz yapar, oksijen üretir, sera etkisi ile mücadele eder,  enerji tasarrufu yapar,  sıcak havalarda serinlememizi sağlar,  erozyonu önler,   su tasarrufu yapar,  insan ruhuna iyi gelir ve insanın kendini daha huzurlu ve daha mutlu hissetmesini sağlar,   bize yiyebileceğimiz çok sayıda meyve veriri, kuruyemiş verir, sağlık verir,  hayat verir ve ağaçların daha çok sayıda faydası vardır. İşte tüm bunlar için ağaç dikmeliyiz, onu gözümüz gibi korumalı ve sevmeliyiz.

“Ucuz Alan Pahalı Alır, Pahalı Alan Aldanmaz." Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

 

“Ucuz Alan Pahalı Alır, Pahalı Alan Aldanmaz." Atasözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız.

Her insanın temel ihtiyaçları, istekleri vardır. Aldığımız ürün ya da eşyanın kaliteli olmasına izin vermeliyiz. Aldığımız bir ürün ucuz ve kalitesizse o eşya da o ürün kısa zamanda kötü olacak ve böylece hem boş yere paramız gitmiş olacak, hem de işimizi halledilmemiş olacaktır. Onun için ucuz almak yerine kaliteli olanını almalıyız. Biraz daha fazla para verip kaliteli olanını alırsak hem paramız boşa gitmez hem de işlerimiz halledilir.

Bu durum yediğimiz yiyecekler için de geçerlidir. Örneğin ; markete gittiğimizde peynirin en ucuzunu ve en kalitesizini alırsak yediğimiz peynirin ne tadını alırız ne de tuzunu. Yediğimiz peynir peynir değildir bir kere. İçinde farklı zararlı gıdalar olan, peynir gibi görünen ama peynirle uzaktan yakından ilgisi olmayan bir gıdadır. Onu yediğimiz zaman hem sağlığımız bundan zarar görecek hem de boş yere harcama yapmış olacağız. Ucuz alan pahalı alır atasözü ile anlatılmak  istenen ve verilmek istenen mesaj da şudur: Ucuz mal belirli bir zaman sonra işe yaramaz  hale gelir.




 Kişi,  o maldan yeniden  yeniden almak zorunda kalır. Pahalı mal ise daha dayanıklı ve daha uzun ömürlü olduğu için onu sürekli almak zorunda kalmayız. Aldığımız mal kaliteli ise o mal bizim için ömürlük olur ve işlerimizde halledilmiş olur. Daha uzun süreli olur. Pahalı mal alan kişi hayal kırıklığı yaşamaz ve aldığı üründen de çok memnun olarak hayatına devam eder. Onun için bir şeyin sadece ucuz olduğuna kanmamalıyız, o şeyin iyi ve sağlam olmasına  önem vermeliyiz.