Onbaşı, Rütbe, Tabya, Batarya, Dümen, Mazur, Büst, Mükafat Kelimelerinin İçinde Geçtiği Bir Hikaye Yazınız.

 Onbaşı, Rütbe, Tabya, Batarya, Dümen, Mazur, Büst, Mükafat Kelimelerinin İçinde Geçtiği Bir Hikaye Yazınız.



Kurtuluş Savaşı’nın en zor yıllarıydı. Halk bir yandan yoksulluk ile mücadele ederken diğer yandan düşmanla çarpışıyordu. Düşman acımasızdı. Köyleri yakıp yıkıyordu.  Savaş acımasız yüzünü göstermeye başlamıştı. Savaşın yıkıcı etkileri  Ali Bey’in evine de düşmüştü. Ali Bey kendi halinde çiftçilik ile uğraşan Aydın'da yaşayan köylü bir insandı. Köyünde yaşardı ve köyünü çok severdi hep. Emek insanıydı. Yeni evlenmişti henüz. Eşi de hamileydi ve Allah izin verirse bir bebekleri olacaktı. Savaş devam ederken durur muydu hiç Ali Bey. Önce vatanın kurtulması gerekirdi. Vatan deyince akan sular dururdu onun için. Hemen silahını aldığı gibi koştu askerlerin bulunduğu bölgeye. Varı  yoğu vatanıydı.

 

 Vatan elden giderse ne namus kalırdı ne  onur. Onun için çarpışacaktı düşman askerleri ile hem de yılmadan, korkmadan, usanmadan. Savaş başlamıştı. Düşman askerlerinin topu, silahı daha çoktu. Bizimkilerin ise çok az silahı vardı. Ama içlerindeki iman sevgisi , vatan sevgisi biter miydi hiç. Ali Bey hemen namluya sarıldı ve düşman askerlerini hedef aldı.. Kendilerini yok etmek isteyen üç düşman askerini  vurduktan sonra arkadaşlarının olduğu tabyaya geçti. Karadan saldıran düşman bu defa da denizden saldırmaya başlamıştı.  Vapurla gelmişti düşman askerleri. Dümenlerini bizim askerlerin olduğu yere doğru çevirmişti.

 

 Belli ki amaçları kötüydü ve bizi yok etmek istiyorlardı. Korkmadı Ali Bey ve diğer kahramanlar. Düşmanı hedef alarak ateş etmeye devam ettiler. Topçularımız düşman bataryalarına göz açtırmadı o gün. Düşman neye uğradığını şaşırmıştı.  Ali Bey ve askerler o gece sabaha kadar uyumadı. Düşman da uyumadı elbette. Ali Bey o kadar yorulmuştu ki en sonunda dayanamayarak sabaha doğru uyudu. Uyandığında silah sesleri çoktan başlamıştı. Hemen silahına sarıldı ama silahında mermi kalmamıştı. Onbaşı Mehmet Bey ona elindeki mermilerden iki tanesini verdi ve şunu söyledi. Sen bir çiftçiydin ve yaşamını çiftçilikle devam ettiriyordun.  

 

İşini gücünü bırakıp vatan için geldin dedi. Sen çok vatansever birisin Ali Bey senin de bir rütbe alman gerekir diyerek ona sen de Onbaşısın benim gözümde diyerek Ali Bey’i mutlu etti. Ali Bey ise Mehmet Onbaşı’ya beni mazur gören ama ben Onbaşılığı hak edecek bir şey yapmadım diyerek yüzünü yere eğdi.  O gün çatışmalar gece yarısına kadar devam etti. Çok yorulan Ali Bey’in hiç hali kalmamıştı. Tam uyumak üzereyken arkasından bir kurşunla vuruldu ve şehit oldu. Onu gören Onbaşı Mehmet Bey bu duruma çok üzüldü ve silahında ne kadar mermi varsa düşmanın üstüne indirdi. 





Bebeğini görmeden şehitlik mertebesine ulaşan Ali Bey’in Kurtuluş Savaşı sona erdikten sonra şehir meydanına bir büstü yapıldı ve o memleketinin (Sakarya) , vatanın insanları tarafından asla unutulmadı. Çünkü o vatan için şehit olmuş büyük bir kahramandı. Onca çarpışmadan sonra vatan kurtulmuş ve elbette ki  askerlerimizde vatanın kurtulması ile mükafatını almış, topraklarımız düşmana verilmemişti.

0 yorum:

Yorum Gönder

YORUMLARINIZI YORUMLAMA BİÇİMİNİ "ANONİM" SEÇEREK İSİM, MAİL ADRESİ VB. YAZMAK İLE UĞRAŞMADAN KOLAYCA YAYINLAYABİLİRSİNİZ. KÜÇÜK BİR TEŞEKKÜRÜN BİLE BİZİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ VE DEĞERLİ OLDUĞUNU UNUTMAYIN...