sanat ve mizaç
Sanat ile Mizaç
Her toplumun, her ülkenin kendisine özgü bir sanatkârlık yeteneği vardır. Bu böyle olduğu gibi, her şahıs için de ayrıca az çok bir sanat yeteneği vardır diyebiliriz. Bundan dolayı sanat şahsîdir. İşt...
edebiyat ve ahlak
Edebiyat ile Ahlak
Edebiyat ile ahlak arasında ne münasebet vardır? Pek yakın zamanlara kadar edebiyatı “ahlak terbiye edicisi” olarak bilirdik. Ne var ki günümüzde durum böyle değildir. Mademki edebiyat güzel sanatlar ...
DEVRİYE
Devriye
  Devriye, tekke edebiyatında Bektaşî-Alevî şâirlerinin, tasavvufçularca önemsenen devir kuramına göre dörtlük birimleriyle yazdıkları uzun şiirlere verilen addır. Devir kuramı Hz. Muhammed (S...
4 saat önce admin tarafından yazılmıştır.
sanat ve mizaç
Her toplumun, her ülkenin kendisine özgü bir sanatkârlık yeteneği vardır. Bu böyle olduğu gibi, her şahıs için de ayrıca az çok bir sanat yeteneği vardır diyebiliriz. Bundan dolayı sanat şahsîdir. İşte bu bakış açısını dikkate alan Emile Zola sanatı tarif etmek için “Sanat, bir mizaç arasından görülmüş olan tabiattır.” demiştir. Gerçekten bu, oldukça doğru bir tanımdır. Fakat bu sanat tanımının ne olduğunu göstermekten çok, sanat ile şahsî mizaç ilişkisini açıklamaya hizmet eder. Sanatkâr bir sanat eseri meydana getirmek için, bir dereceye k...
2 gün önce admin tarafından yazılmıştır.
edebiyat ve ahlak
Edebiyat ile ahlak arasında ne münasebet vardır? Pek yakın zamanlara kadar edebiyatı “ahlak terbiye edicisi” olarak bilirdik. Ne var ki günümüzde durum böyle değildir. Mademki edebiyat güzel sanatlar arasında seçkin bir yere sahiptir ve mademki güzel sanatlardan maksat da insanlardaki güzellik duygusunu heyecana getirmektir; şu halde artık edebiyatı, ahlakı terbiye etmeye hizmet eden bir vasıta olarak tanımak doğru olamaz. Edebiyatın doğrudan doğruya ahlak ile bir bağı yoktur; aradaki ilişki “dolaylı”dır. Sanatın gerçek manası bulunduğu andan i...
2 gün önce admin tarafından yazılmıştır.
tok açın halinden ne anlar
    İnsanlar hayata geldiklerinde farklı standartlarda  yaşarlar. Çevrenize baktığınızda herkesin ne  fakir oduğunu  ne de herksin zengin olduğunu göremezsiniz. Zıtlık üzerine kurulu olan dünyada kadını erkekler siyahı beyaz nasıl kuşatmışsa zenginlikle fakirlikte hayatımızın en önemli  öğesi olmuştur.   Çevrenimize baktığımızda nice fakir insanların bir  ekmeğe muhtaç yaşamakta olduğunu görmekteyiz. Bunun yanında nice zenginlerinde zevk sefa içerisinde luks bir hayat yaşadıklarını biliyoruz. Bu sosyal dengesizliğin k...
3 gün önce admin tarafından yazılmıştır.
yazma ölçeği
  Öğretmenlerin yazılı anlatım değerlendirmesindeki tutumu, genellikle öğrenci tarafından oluşturulan yazılı metinden ziyade, kendilerine göre öğrencinin önceden kazandığını varsaydıkları bir seviyeye not verme şeklinde olabilmektedir. Hâlbuki öğretmenin öğrenci başarısını değerlendirmesi ile bir öğrencinin kabiliyetini belirleme birbirinden farklı şeylerdir. Çoğu durumda, öğretmenler ölçme ve değerlendirmelerde objektif ölçütler kullanma yerine, öğrenci anlatımlarına toptan bir puan takdir etmektedirler. Böyle toptan değerlendirmeni...
4 gün önce admin tarafından yazılmıştır.
ne ekersen onu biçersin
    Hayat her ne kadar uzun bir yol gibi görünsede onu uzun yapan geçmişimizde bıraktığımız güzel anılardır. Ve geçmişimiz sayesinde anlam kazanmaya başlar hayatımız. Nice uzun  yollardan geçer ve nice maceralara atılırız. Zaman zaman ağladığımız günler olur ve zaman zaman da güldüğmüz günler. Yani bugün geçmişe heer bakığımızda kendimize bir ayna tuttuğumuzun farkına varmalıyız.Çünkü geçmişimiz bizim yansımamızdır. Birbaşka ifadeyle geçmişümiz bir tarla misali zamanında ne ektiysek bugün de onu biçecegiz   İnsanlarla...
5 gün önce admin tarafından yazılmıştır.
SIFAT
Sıfatlar varlıkları niteleyen ya da belirten sözcüklerdir: Sıfatlar isimlerin önüne gelerek isimleri niteler ve belirtir. Örnekler: Kırmızı kalem (Kalemin niteliği kırmızı olması) Uzun adam (Adamın niteliği uzun olması) Güzel kız (Kızın niteliği uzun olması) Sıfat Çeşitleri Sıfatlar niteleme ve belirtme olmak üzere ikiye ayrılır. I- NİTELEME SIFATLARI İsmin  rengini, biçimini, durumunu belirten sözcüklerdir. Genellikle, isme yöneltilen "nasıl" sorusuna yanıt olurlar. "Biçim", "durum-nitelik", "renk" gibi özellikleri anlatırlar: ...
6 gün önce admin tarafından yazılmıştır.
DEVRİYE
  Devriye, tekke edebiyatında Bektaşî-Alevî şâirlerinin, tasavvufçularca önemsenen devir kuramına göre dörtlük birimleriyle yazdıkları uzun şiirlere verilen addır. Devir kuramı Hz. Muhammed (SAV.)’in “Ben nebi iken Âdem su ile çamur arasındaydı.” hadisi ile ilgilidir. Mutasavvıflara göre vücut halindeki Hz. Muhammed (SAV.) yeryüzüne sonradan gelmiştir. Hâlbuki ruh halinde olan Hz. Muhammed (SAV.) ezelden beri vardı. Vakti gelen ruh, maddî âleme iner. Önce cemâda, sonra nebâta, hayvana, insana ve en sonra da însan-ı kâmile geçer. Oradan ...
6 gün önce admin tarafından yazılmıştır.
deyimler
Açık kapı bırakmak; Bir olay ve sıkıntı karşısında sıkıntının  bu şekilde devam etmeyeceğini belirtmek. Ağzında bakla ıslanmamak; Duyduğu bir lafı başkasından saklayamamak, boşboğazlık Bal dök yala; Her tarafı tertemiz yapmak. Can kulağı ile dinlemek; Tüm dikkati ile dinlemek. Cebi delik; Savurgan olan Para biriktiremeyen kişidir. Çalmadan Oynamak; Eğlenecek bir şey hemen bulan. Teneke sesine daği oynamaya başlayan. Çam devirmek; Boşboğazlık ederek söylenmemesi gereken lafı söylemek Çamur atmak; Bir kişye yalan ithamlard...
7 gün önce admin tarafından yazılmıştır.
başarılı okuma
  Başarılı bir okuyucu, okurken karşılaştığı kavramların daha önce özümlediklerine uyup uymadığını sorgular. Yani yazarın metinde kendisine iletmek istediği mesaj ile daha önceki yaşantılarını karşılaştırarak bir sonuca ulaşır ve metni yeniden anlamlandırır. “Sorular ortaya atan, hipotez oluşturan, okuyan bulgu toplayan ve bulduklarının doğru olup olmadığını kontrol eden bir okuyucu, etkin bir sorgulama ve araştırma yapıyor demektir. Piaget’ye göre sorgulama zihnin doğal bir fonksiyonudur. Çocuk, çevresinden elde ettiği bulguları ...
8 gün önce admin tarafından yazılmıştır.
Sık Kullanılan Atasözleri ve Anlamları
Acemi katır kapı önünde yük indirir: Elinden iyi iş gelmeyen kişiler,kendilerine verilen görevi istenildiği biçimde yapamazlar.işi ortada  bırakıp kaçarlar. Acı patlıcanı kırağı çalmaz: Zorlukların üstesinden gelenler başka zorluklarda hemen boyun eğmez, acıya göğüs gerer. Besle kargayı oysun gözünü : Değer bilmeyen insanlar yaptığınız onca iyiliğe rahmet size ihanet edebilirler. Büyük lokma ye büyük söz söyleme : Hiç bir zaman altından kalkamayacağın işlere bulaşmamalısın. Can çıkmayınca huy çıkmaz: İnsanın huyu kolay kolay değişmez. ...
9 gün önce admin tarafından yazılmıştır.
birleşik zaman
haber ve dilek istek kiplerinden sonra fiil kök ve gövdesine gelen ek fiiller birleşik fiil oluşturur. Birleşik fiiller üçe ayrılır a) Rivayet Birleşik Fiil (Mişli) b) Hikaye Birleşik Fiil (dili) c) Şartlı Birleşik Fiil   a)Rivayet Birleşik Fiil (Mişli): Fiil kök ve gövdesine zaman ve dilek kiplerinden sonra gelen -imiş (mış,miş,muş,müş) ekiyle oluşturulan fiillerdir Örneğin: Ahmet geliyor----Şimdiki zaman        Ahmet geliyormuş-----Şimdiki zamanın rivayeti Başka bir ifadeyle şimdiki zamanın mış miş ek fiili ile çekiml...
10 gün önce admin tarafından yazılmıştır.
FİİLLERDE KİP
Fiillerin cümlede kullanılması için çekimlenmesi gerekir. Yani haber veya dilek kiplerinden birini alması gerekir. Haber ve dilek kiplerini alınca şahıs eklerini almış olurlar. Böylece kip ve kişi ekleri alan fiillere çekimli fiil denir.   Fiil + Kip eki + Şahıs eki = çekimli fiil oku+ du + m = okudum konuş+ acak + sın = konuşacaksın çalış+ malı + ız = çalışmalıyız kazan+ sa + lar = kazansalar   Fiil kipleri haber ve dilek kipleri olmak üzere ikiye ayrılır: A) HABER KİPLERİ: 1) GÖRÜLEN GEÇMİŞ ZAMAN 2) DUYULA...
MiniBlog
Hayata dair mini mini yazılar
Her toplumun, her ülkenin kendisine özgü bir sanatkârlık yeteneği vardır. Bu böyle olduğu gibi, her şahıs için de ayrıca az çok bir sanat yeteneği vardır diyebiliriz. Bundan dolayı sanat şahsîdir. İşte bu bakış açısını dikkate alan Emile Zola sanatı ...
Edebiyat ile ahlak arasında ne münasebet vardır? Pek yakın zamanlara kadar edebiyatı “ahlak terbiye edicisi” olarak bilirdik. Ne var ki günümüzde durum böyle değildir. Mademki edebiyat güzel sanatlar arasında seçkin bir yere sahiptir ve mademki güzel...
    İnsanlar hayata geldiklerinde farklı standartlarda  yaşarlar. Çevrenize baktığınızda herkesin ne  fakir oduğunu  ne de herksin zengin olduğunu göremezsiniz. Zıtlık üzerine kurulu olan dünyada kadını erkekler siyahı beyaz nasıl kuş...
Bu sitede yayınlanan yazılar kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.Tüm hakları saklıdır.