Othello Kitabı İle İlgili Klasik Sorular Ve Cevapları

 

Othello Kitabı İle İlgili  Klasik Sorular Ve Cevapları

 

1. Othello eserinde kıskançlık teması nasıl işlenmiştir?
Cevap: Eserde kıskançlık, Othello’nun en büyük zayıflığı olarak gösterilmiştir. Iago’nun yalanları ve kurduğu oyunlar sonucunda Othello, karısı Desdemona’nın kendisini aldattığına inanmaya başlar. Başlangıçta Desdemona’ya büyük bir sevgiyle bağlı olan Othello, zamanla kıskançlığın etkisiyle mantığını kaybeder. Shakespeare burada kıskançlığın insanı nasıl değiştirebileceğini ve felakete sürükleyebileceğini anlatmıştır.

 

2. Iago’nun Othello’ya karşı düşmanlık beslemesinin nedenleri nelerdir?
Cevap: Iago, Othello’nun kendisi yerine Cassio’yu yaver seçmesine çok öfkelenmiştir. Bu durumu bir hakaret olarak görmüş ve Othello’dan intikam almak istemiştir. Ayrıca Iago’nun karakteri genel olarak kıskanç, kinci ve kötücül bir yapıya sahiptir. Bu nedenle sadece Othello’ya değil, çevresindeki birçok kişiye zarar vermekten çekinmemiştir.

 

3. Desdemona’nın karakter özelliklerini açıklayınız.
Cevap: Desdemona sevgi dolu, sadık, dürüst ve cesur bir karakterdir. Babasının karşı çıkmasına rağmen sevdiği adam olan Othello ile evlenmiştir. Eşi tarafından suçlanmasına rağmen ona karşı saygısını ve sevgisini kaybetmemiştir. Masum olmasına rağmen yaşanan olayların kurbanı olmuş ve trajik bir şekilde hayatını kaybetmiştir.


 

4. Othello’nun trajik bir kahraman olduğunu açıklayınız.
Cevap: Othello başarılı, güçlü ve saygın bir komutandır. Ancak aşırı kıskançlığı ve insanlara fazla güvenmesi onun en büyük hatası olmuştur. Iago’nun yalanlarına inanarak yanlış kararlar vermiş ve sonunda sevdiği kadını öldürmüştür. Gerçeği öğrendiğinde ise büyük bir pişmanlık yaşamış ve kendi hayatına son vermiştir. Bu özellikler onu trajik bir kahraman yapmaktadır.


 5.Eserde Iago’nun planları olayların gelişimini nasıl etkilemiştir?

Cevap: Eserdeki neredeyse tüm olaylar Iago’nun kurduğu planlar sayesinde gelişmiştir. Iago önce Cassio’nun görevden alınmasını sağlamış, ardından Desdemona ile Cassio arasında ilişki varmış gibi davranmıştır. Sürekli yalanlar söyleyerek Othello’nun şüphelerini artırmıştır. Sonunda Othello’nun kıskançlık krizine girerek Desdemona’yı öldürmesine neden olmuştur.

 

6. Othello ile Desdemona’nın ilişkisini anlatınız.
Cevap: Othello ve Desdemona birbirlerini çok seven bir çifttir. Desdemona, babasının tüm itirazlarına rağmen Othello ile evlenmiştir. Başlangıçta ilişkileri sevgi ve güven üzerine kuruludur. Ancak Iago’nun oyunları nedeniyle Othello eşine karşı güvenini kaybetmiş, ilişkileri bozulmuş ve sonunda büyük bir trajedi yaşanmıştır.

 

7.Shakespeare bu eserinde hangi toplumsal konulara değinmiştir?
Cevap: Shakespeare eserinde ırkçılık, kıskançlık, ihanet, aşk, güven ve adalet gibi toplumsal konulara değinmiştir. Özellikle Othello’nun siyahi olması nedeniyle maruz kaldığı önyargılar dikkat çekmektedir. Ayrıca insanların yalanlara kolayca inanmasının nelere yol açabileceği de gösterilmiştir.

 

8. Eserin sonunda Othello neden kendini öldürmüştür?
Cevap: Othello, Desdemona’nın aslında suçsuz olduğunu ve Iago tarafından kandırıldığını öğrendiğinde büyük bir vicdan azabı yaşamıştır. Çok sevdiği eşini haksız yere öldürdüğünü fark etmiş ve bu pişmanlığa dayanamayarak kendini hançerlemiştir.


 

9. Emilia’nın eserdeki rolü nedir?
Cevap: Emilia başlangıçta Iago’nun isteklerine farkında olmadan yardım etmiştir. Ancak olayların sonunda gerçeği açıklayarak Iago’nun tüm oyunlarını ortaya çıkarmıştır. Cesur davranışı sayesinde herkes Desdemona’nın suçsuz olduğunu öğrenmiştir. Emilia doğruluğu temsil eden önemli karakterlerden biridir.

 

10.Othello eserinin trajedi türüne ait olduğunu açıklayınız.
Cevap: Othello, sonunda ölüm ve büyük pişmanlıkla biten bir eser olduğu için trajedi türündedir. Başkahraman olan Othello’nun yaptığı hatalar hem kendi hayatını hem de çevresindeki insanların hayatını mahvetmiştir. Eserde mutsuz son, suç, ihanet ve dramatik olaylar ön plandadır.

 

İvan İlyiç’in Ölümü Kitabı İle İlgili Klasik Sorular Ve Cevapları

 

İvan İlyiç’in Ölümü Kitabı İle İlgili Klasik Sorular Ve Cevapları


1. Kitabın yazarı kimdir?

Cevap: Kitabın yazarı Lev Tolstoy’dur.

2. Kitabın ana konusu nedir?

Cevap: Eserde ölüm korkusu, hayatın anlamı, toplumun yapaylığı ve insanın kendi yaşamını sorgulaması anlatılır.

3. İvan İlyiç nasıl bir karakterdir?

Cevap: Toplum kurallarına uyan, kariyerine önem veren, gösterişli yaşamı seven fakat iç dünyasında mutsuz bir karakterdir.

4. Hikâye nasıl başlamaktadır?

Cevap: Hikâye, İvan İlyiç’in ölüm haberi ve cenaze töreniyle başlamaktadır.

5. Cenazede insanların tavrı nasıldır?

Cevap: İnsanlar samimi bir üzüntü yaşamaz; çoğu kendi çıkarlarını ve günlük hayatını düşünmektedir.

 

6. İvan İlyiç’in eşi kimdir?

Cevap: Eşinin adı Praskovya Fyodorovna’dır.

7. İvan İlyiç neden işine daha fazla yönelmiştir?

Cevap: Evliliğinde huzursuzluk yaşadığı için mutluluğu iş hayatında aramıştır.

8. İvan İlyiç’in hastalığı nasıl başlamıştır?

Cevap: Evini düzenlerken geçirdiği bir kazadan sonra ağrıları başlamıştır.

9. Hastalığı sırasında çevresinin tavrı nasıldır?

Cevap: Çevresi onun acılarını gerçekten anlamaz ve hastalığını sıradanlaştırmaya çalışır.

10. İvan İlyiç en çok neden rahatsız olmuştur?

Cevap: İnsanların ölüm gerçeğini inkâr edip her şey normalmiş gibi davranmalarından rahatsız olmuştur.

11. İvan İlyiç hayatını sorguladığında ne fark etmiştir?

Cevap: Hayatını toplumun beklentilerine göre yaşadığını ve gerçek mutluluğu kaçırdığını fark etmiştir.


12. İvan İlyiç’in çocukluğunu neden değerli görmüştür?

Cevap: Çünkü çocukluğu samimi, doğal ve içten duygularla doludur.

13. Eserde en önemli tema nedir?

Cevap: Ölüm gerçeği ve insanın yaşamının anlamını sorgulaması en önemli temadır.

14. İvan İlyiç ölümden önce nasıl bir değişim yaşamıştır?

Cevap: Son anlarında merhamet duygusu gelişmiş, korkularını aşmış ve huzura ulaşmıştır.

 15. Kitabın vermek istediği mesaj nedir?

Cevap: İnsan, hayatını sorgulamadan yalnızca toplumun beklentilerine göre yaşarsa gerçek mutluluğu bulamaz; ölüm gerçeği insanı kendisiyle yüzleşmeye zorlar.

16. İvan İlyiç neden mutsuzdur?

Cevap: Çünkü kendi istediği hayatı değil, toplumun onayladığı hayatı yaşamıştır.


17. Eserde ölüm nasıl ele alınmıştır?

Cevap: Ölüm yalnızca fiziksel bir son değil; insanın yaşamını değerlendirmesine neden olan psikolojik bir süreç olarak anlatılmıştır.

18. Tolstoy toplum eleştirisini nasıl yapmıştır?

Cevap: İnsanların samimiyetsizliği, çıkarcılığı ve gösterişe düşkünlüğü üzerinden eleştiri yapılmıştır.

19. İvan İlyiç’in sonunda huzura ulaşmasının nedeni nedir?

Cevap: Gerçekleri kabul edip insanlara karşı merhamet hissetmeye başlamasıdır.

 20. Kitap okuyucuya hangi soruyu düşündürür?

Cevap: “Gerçekten kendi istediğimiz hayatı mı yaşıyoruz, yoksa toplumun bize biçtiği hayatı mı?” sorusunu düşündürür.

Bereketli Topraklar Üzerinde Kitabı İle İlgili Klasik Sorular Ve Cevapları

 

Bereketli Topraklar Üzerinde Kitabı İle İlgili Klasik Sorular Ve Cevapları

 

1. Romanda köyden şehre giden üç arkadaşın hikâyesi neden önemlidir? Açıklayınız.

Cevap:
Üç arkadaşın (Köse Hasan, İflahsızın Yusuf ve Pehlivan Ali) köyden şehre gitmesi, dönemin işçi sınıfının yaşadığı zorlukları göstermek için çok önemlidir. Bu yolculuk, sadece mekân değişimi değil aynı zamanda hayat mücadelesinin de başlangıcıdır. Yazar, onların üzerinden köydeki saf yaşam ile şehirdeki acımasız çalışma düzenini karşılaştırır. Köyde yaşam daha kolay, insan ilişkileri daha samimidir. Şehirde ise yaşam zordur ve insan ilişkileri daha mesafelidir.

2. Köse Hasan’ın ölümü romanda neyi temsil etmektedir?

Cevap:
Köse Hasan’ın ölümü, şehir hayatına uyum sağlayamayan, zayıf ve korumasız işçilerin sistem içinde yok oluşunu temsil eder. Sağlıksız çalışma koşulları ve ağır yaşam şartları, onun erken ölümüne neden olur. Bu durum, işçi sınıfının ne kadar kırılgan olduğunu vurgular. En çok çalışan işçilerdir ama ne yazık ki değeri en fazla bilinmeyen de gerçek emekçiler işçilerdir.



 3. İflahsızın Yusuf’un kişilik özelliklerini değerlendiriniz.

Cevap:
İflahsızın Yusuf, çıkarlarını bilen, hayatta kalmayı öğrenmiş ve sisteme uyum sağlayabilen bir karakterdir. Tam anlamıyla iyi ya da kötü değildir; daha çok “uyum sağlayan” bir kişidir. Bu özelliği sayesinde hayatta kalır ancak vicdani olarak bazı olaylarda duyarsız davranır.

 

4. Pehlivan Ali’nin trajik sonu nasıl açıklanabilir?

Cevap:
Pehlivan Ali, duygusal yönü güçlü ama kontrolsüz bir karakterdir. Aşk ve zaafları onu işinden ve sorumluluklarından uzaklaştırır. Ağır çalışma koşullarıyla birleşince dikkatsizlik yapar ve patoz makinesinde hayatını kaybeder. Bu ölüm, bireysel zaaflarla sistemin acımasızlığının birleşimini gösterir.


 5. Romanda işçi sınıfının yaşadığı zorluklar nasıl anlatılmıştır?

Cevap:
İşçiler düşük ücretlerle çalışmakta, ağır şartlar altında ezilmekte ve çoğu zaman haklarını savunamamaktadır. Patronların ve aracılarının baskısı altında kalırlar. İşten atılma korkusu nedeniyle ses çıkaramazlar. Bu durum, emeğin sömürüldüğünü açık şekilde ortaya koyar.

 

6. İflahsızın Yusuf neden diğer iki arkadaştan farklı bir son yaşamıştır?

Cevap:
Yusuf, daha temkinli ve uyumlu davranarak sisteme karşı gelmemiştir. Olaylara daha soğukkanlı yaklaşmış, gerektiğinde sessiz kalmayı tercih etmiştir. Bu nedenle hayatta kalmış ancak bu hayatta kalma tamamen “uyum sağlama” üzerine kurulmuştur.

 

7. Romanda şehir hayatı ile köy hayatı nasıl karşılaştırılmıştır?

Cevap:
Köy hayatı daha sade, doğal ve dayanışmaya dayalıdır. Şehir hayatı ise rekabet, sömürü ve zorluklarla doludur. Köyde insanlar daha huzurlu görünürken şehirde bireyler yalnız ve çaresizdir. Bu karşılaştırma, köyden kente göçün zorluklarını gösterir.


 

8. Orhan Kemal bu eserinde  neyi eleştirmektedir?

Cevap:
Yazar, işçi sömürüsünü, adaletsiz çalışma düzenini ve insanların ekonomik zorunluluklar nedeniyle ezilmesini eleştirmektedir. Ayrıca insanların hayatta kalmak için birbirlerine karşı duyarsızlaşmasını da ele alır.

 

9. Pehlivan Ali’nin Fatma ile ilişkisi onun hayatını nasıl etkilemiştir?

Cevap:
Pehlivan Ali’nin Fatma ile ilişkisi onun dikkatini işinden uzaklaştırmış ve maddi olarak zor duruma düşmesine neden olmuştur. Aşkı uğruna sorumluluklarını ihmal etmiş ve bu durum onun sonunu hazırlayan etkenlerden biri olmuştur.

 

10. Romanın genel mesajı nedir?

Cevap:
Roman, insan emeğinin değersizleştirildiği, işçilerin ağır şartlarda yaşam mücadelesi verdiği bir sistemi anlatır. Hayatta kalmanın sadece güçle değil, aynı zamanda uyum ve bazen de bedel ödemekle mümkün olduğunu gösterir. Aynı zamanda göçün ve şehirleşmenin insan hayatını nasıl değiştirdiğini vurgular.

Murtaza Kitabı İle İlgili Klasik Sorular Ve Cevapları

 

Murtaza Kitabı İle İlgili Klasik Sorular Ve Cevapları


1. Murtaza’nın hayatını şekillendiren temel olay nedir? Açıklayınız.

Cevap:
Murtaza’nın hayatını en çok etkileyen olay, Yunanistan’dan Türkiye’ye yapılan mübadele sürecidir. Bu göç sırasında ailesiyle birlikte yeni bir hayata başlamak zorunda kalmıştır. Eski düzenlerini bırakıp gelmeleri, onda güçlü bir adalet ve görev bilinci oluşturmuştur. Bu yüzden hayatı boyunca “vazife” kavramını her şeyin üstünde tutmuştur. Bu olay, onun kişilik yapısının temelini oluşturur.

 

2. Murtaza’nın “vazife” anlayışı nasıldır? Ayrıntılı açıklayınız.

Cevap:
Murtaza’ya göre vazife, insanın ailesinden bile önemli olan kutsal bir sorumluluktur. Ona göre görev sırasında insan duygularını, ailesini ve kişisel ilişkilerini bir kenara bırakmalıdır. “Vazife sırasında evladını bile tanımayacaksın” düşüncesi onun yaşam felsefesidir. Bu nedenle görevini aşırı ciddiye alır ve çevresindeki insanlarla sürekli çatışma yaşar. Vazife anlayışı güzeldir ama aşırı katı olmasaydı her şey daha dengeli olarak ilerlerlerdi diye düşünüyorum.

 

3. Murtaza neden toplum tarafından anlaşılmamıştır?

Cevap:
Murtaza, kurallara aşırı bağlı ve katı bir karakterdir. İnsanların günlük yaşamındaki esneklikleri kabul etmez, her şeyi disiplin çerçevesinde değerlendirir. Bu yüzden mahalle halkı onu baskıcı ve rahatsız edici biri olarak görür. Aslında iyi niyetlidir fakat bu iyi niyetini sert bir şekilde uyguladığı için toplum tarafından dışlanır.

 

4. Murtaza’nın bekçilik dönemindeki davranışlarını açıklayınız.

Cevap:
Bekçi olduğu dönemde Murtaza, görevini çok ciddiye alır. Gece en küçük bir ışık gördüğünde müdahale eder, insanları sürekli uyarır ve disipline etmeye çalışır. Ona göre gecenin belirli bir saatinden sonra herkes uyumalıdır. Bu tutumu mahalle halkını rahatsız eder ve onu “zorba” gibi görmelerine neden olur.


 

5. Murtaza’nın ailesiyle ilişkisi nasıldır?

Cevap:
Murtaza ailesine değer verir ancak görev anlayışı aile bağlarının önüne geçer. Özellikle çocuklarını bile disiplin kurallarına göre değerlendirir. Bu yüzden ailesiyle duygusal bir bağ kurmakta zorlanır. En çok sevdiği oğlu Hasan bile hata yaptığında onu affetmez ve cezalandırılmasını ister.

 

6. Murtaza’nın çocuklarına yaklaşımını değerlendiriniz.

Cevap:
Murtaza çocuklarını kendi ideallerine göre yetiştirmek ister. Onların bireysel isteklerini dikkate almaz, sadece disiplinli ve “doğru” olmalarını ister. Bu durum çocukları üzerinde baskı yaratır. Özellikle Hasan’dan büyük beklentiler içindedir ve onun subay olmasını hayal eder.

 

7. Murtaza neden kızına şiddet uygulamıştır?

Cevap:
Murtaza’nın kızına şiddet uygulamasının nedeni, onun fabrikada çalışırken uyumasıdır. Murtaza bunu görev bilincine aykırı bir davranış olarak görür. Kızının kendi çocuğu olması bile onu durdurmaz çünkü onun için önemli olan kişisel bağlar değil, düzen ve disiplindir. Bu olay onun ne kadar katı bir karakter olduğunu gösterir.

 

8. Murtaza’nın toplum içindeki yalnızlığının sebebi nedir?

Cevap:
Murtaza’nın yalnızlığının temel sebebi, insanlarla empati kuramamasıdır. Herkese aynı sertlikte yaklaşır ve kimsenin duygularını dikkate almaz. Bu nedenle ne ailesi ne de çevresi tarafından tam anlamıyla kabul edilir. Kendi doğrularına aşırı bağlı olması onu toplumdan uzaklaştırır.

 

9. Murtaza’nın Hasan’a olan yaklaşımını açıklayınız.

Cevap:
Murtaza, Hasan’ı en değerli oğlu olarak görür ve onun üzerinden büyük hayaller kurar. Onun askeri okula gitmesini ve başarılı bir subay olmasını ister. Ancak Hasan’ın kendi istekleri Murtaza’nın beklentileriyle uyuşmaz. Bu durum baba-oğul arasında çatışmaya neden olur. Bana göre hiç bir baba ya da hiç bir anne çocuklarını kendilerinin sağlık sigortası gibi görmemelidir. Çünkü her çocuk kendi geleceğini ve kendi hayallerini kendisi kurmalıdır.


 

10. Hasan’ın yaptığı davranış Murtaza’yı nasıl etkilemiştir?

Cevap:
Hasan’ın ekmek çalması Murtaza için büyük bir hayal kırıklığı olmuştur. Ancak Murtaza bu durumu duygusal değil, tamamen kurallar açısından değerlendirir. Oğlunun cezalandırılmasını istemesi, onun adalet anlayışının ne kadar katı olduğunu gösterir. Bu olay aynı zamanda Murtaza’nın insani yönünün zayıflığını ortaya koyar.

 

11. Murtaza’nın fabrika dönemindeki rolünü anlatınız.

Cevap:
Fabrikada gece kontrolcüsü olarak çalışan Murtaza, burada da disiplin anlayışını sürdürür. İşçileri sürekli denetler, hata yapanları şikayet eder ve kurallara uymayanlara sert davranır. Ancak bu tavrı işçilerin hoşuna gitmez ve onu dışlamalarına neden olur.

 

12. Romanın ana teması nedir? Açıklayınız.

Cevap:
Romanın ana teması birey ile toplum arasındaki çatışmadır. Murtaza, kendi doğrularına aşırı bağlı olduğu için toplumla uyum sağlayamaz. Ayrıca görev bilinci, disiplin ve insan doğası arasındaki denge sorunları da romanın temel temalarındandır.

 

13. Murtaza’nın trajik yönü nedir?

Cevap:
Murtaza aslında kötü biri değildir; iyi olmak ve doğru yapmak ister. Ancak bunu aşırı sert ve katı bir şekilde yaptığı için hem kendisine hem de çevresine zarar verir. Bu durum onu trajik bir karakter haline getirir.

 

14. Romanın sonunda Murtaza’nın durumu neyi göstermektedir?

Cevap:
Romanın sonunda Murtaza’nın yaşadığı olaylar, onun değişmeyen karakter yapısını ve toplumla olan uyumsuzluğunu gösterir. Tüm yaşadıklarına rağmen düşüncelerinden vazgeçmez. Bu da onun idealleri uğruna yalnız kalmayı göze aldığını ortaya koyar.


 

15. Yazar Murtaza karakteri üzerinden neyi eleştirmektedir?

Cevap:
Yazar, aşırı disiplin anlayışını, körü körüne kurallara bağlılığı ve insanları anlamadan yargılamayı eleştirmektedir. Ayrıca toplumun bireyi dışlamasını ve farklı düşüncelere tahammülsüzlüğünü de göstermektedir.

 

16. Murtaza’nın yerinde olsaydınız, “vazife her şeyden üstündür” düşüncesiyle aile bağlarınızı geri plana atar mıydınız? Neden?

Cevap:
Bu durumda aile bağlarını tamamen geri plana atmak doğru olmazdı. Çünkü insan hem görevini yapmalı hem de ailesine karşı sorumluluklarını unutmamalıdır. Murtaza’nın hatası, bu dengeyi kuramamasıdır. Ben olsaydım görevimi önemserdim ama ailemi ve insan ilişkilerini tamamen yok saymazdım. Çünkü sağlıklı bir toplum hem sorumluluk hem de sevgi üzerine kurulur.

 

17. Murtaza’nın çocuklarına karşı sert tutumunu empati yaparak değerlendiriniz.

Cevap:
Murtaza aslında çocuklarını kötü olduğu için değil, onların “doğru” bireyler olması için bu şekilde davranmaktadır. Kendi değerlerine göre disiplinli bir hayatın onları koruyacağını düşünür. Ancak empati yaptığımızda, çocukların bu baskı altında duygusal olarak zarar gördüğünü görebiliriz. Yani Murtaza’nın niyeti iyi olsa da yöntemi kırıcı ve yıpratıcıdır.

 

18. Murtaza’yı toplumun dışlamasını empati açısından nasıl değerlendirirsiniz?

Cevap:
Toplum Murtaza’yı sert ve anlaşılması zor biri olarak görmüştür. Empati kurarsak aslında Murtaza’nın kötü niyetli olmadığını, sadece kendi doğrularına çok bağlı olduğunu anlayabiliriz. Ancak toplum da sürekli baskı ve müdahale gördüğü için ondan uzaklaşmıştır. Bu durum iki tarafın da birbirini anlayamamasından kaynaklanır.


 

19. Murtaza’nın kızına şiddet uyguladığı sahneyi empati ile değerlendiriniz.

Cevap:
Bu olay oldukça zorlayıcıdır. Murtaza’nın bakış açısından kızının çalışırken uyuması bir “görev ihlali”dir. Bu yüzden tepki verir. Ancak empati yaptığımızda, bir babanın kendi çocuğuna bu kadar sert davranmasının hem duygusal hem de insani açıdan ağır sonuçları olduğunu görürüz. Burada Murtaza’nın görev anlayışı, babalık duygusunun önüne geçmiştir. Kız iş arkadaşları yanında küçük duruma düşmüştür ve ve bu olay da kızı için bir travma yaratmıştır muhakkak.

 

20. Siz Murtaza’nın yerinde olsaydınız, toplumla nasıl bir ilişki kurardınız?

Cevap:
Murtaza’nın yerinde olsaydım, kurallara uymanın önemli olduğunu düşünürdüm ama insanlarla iletişimde daha anlayışlı olmaya çalışırdım. Herkesi aynı sertlikle değerlendirmek yerine, durumlara göre esneklik göstermek gerekirdi. Çünkü toplum içinde yaşamak sadece kural uygulamak değil, aynı zamanda insanları anlamaktır. Biraz daha esnek olmayı tercih ederdim. Her insan mükemmel ve aşırı disiplinli olmak zorunda değildir. Her şeyin normal ve ölçülü olanı akılcıdır diye düşünüyorum. Murtaza bunları  yapsaydı hem daha çok sevilirdi ve hem de kendisi ile  daha barışık ve mutlu bir insan olabilirdi. Bu da onun yetişme tarzı olduğu için bu kadar katı davranmış olabilir ama eğitimle  bunlar da aşılır diye düşünürdüm. Bu kadar abartılı davranışlar içine girmesi onun sevilmemesine ve toplumdan dışlanmasına neden olmuştur. Sorumluluk sahibi olmak harika bir şeydir ama  her şey tadında ve anlamlı olursa, abartıdan uzak olursa daha güzel olurdu bence.