Murtaza
Kitabı İle İlgili Klasik Sorular Ve Cevapları
1. Murtaza’nın hayatını şekillendiren temel olay nedir? Açıklayınız.
Cevap:
Murtaza’nın hayatını en çok etkileyen olay, Yunanistan’dan Türkiye’ye yapılan
mübadele sürecidir. Bu göç sırasında ailesiyle birlikte yeni bir hayata
başlamak zorunda kalmıştır. Eski düzenlerini bırakıp gelmeleri, onda güçlü bir
adalet ve görev bilinci oluşturmuştur. Bu yüzden hayatı boyunca “vazife”
kavramını her şeyin üstünde tutmuştur. Bu olay, onun kişilik yapısının temelini
oluşturur.
2. Murtaza’nın “vazife” anlayışı nasıldır? Ayrıntılı açıklayınız.
Cevap:
Murtaza’ya göre vazife, insanın ailesinden bile önemli olan kutsal bir
sorumluluktur. Ona göre görev sırasında insan duygularını, ailesini ve kişisel
ilişkilerini bir kenara bırakmalıdır. “Vazife sırasında evladını bile
tanımayacaksın” düşüncesi onun yaşam felsefesidir. Bu nedenle görevini aşırı ciddiye
alır ve çevresindeki insanlarla sürekli çatışma yaşar. Vazife anlayışı güzeldir ama
aşırı katı olmasaydı her şey daha dengeli olarak ilerlerlerdi diye
düşünüyorum.
3. Murtaza neden toplum tarafından anlaşılmamıştır?
Cevap:
Murtaza, kurallara aşırı bağlı ve katı bir karakterdir. İnsanların günlük
yaşamındaki esneklikleri kabul etmez, her şeyi disiplin çerçevesinde
değerlendirir. Bu yüzden mahalle halkı onu baskıcı ve rahatsız edici biri
olarak görür. Aslında iyi niyetlidir fakat bu iyi niyetini sert bir şekilde
uyguladığı için toplum tarafından dışlanır.
4. Murtaza’nın bekçilik dönemindeki davranışlarını açıklayınız.
Cevap:
Bekçi olduğu dönemde Murtaza, görevini çok ciddiye alır. Gece en küçük bir ışık
gördüğünde müdahale eder, insanları sürekli uyarır ve disipline etmeye çalışır.
Ona göre gecenin belirli bir saatinden sonra herkes uyumalıdır. Bu tutumu
mahalle halkını rahatsız eder ve onu “zorba” gibi görmelerine neden olur.
5. Murtaza’nın ailesiyle ilişkisi nasıldır?
Cevap:
Murtaza ailesine değer verir ancak görev anlayışı aile bağlarının önüne geçer.
Özellikle çocuklarını bile disiplin kurallarına göre değerlendirir. Bu yüzden
ailesiyle duygusal bir bağ kurmakta zorlanır. En çok sevdiği oğlu Hasan bile
hata yaptığında onu affetmez ve cezalandırılmasını ister.
6. Murtaza’nın çocuklarına yaklaşımını değerlendiriniz.
Cevap:
Murtaza çocuklarını kendi ideallerine göre yetiştirmek ister. Onların bireysel
isteklerini dikkate almaz, sadece disiplinli ve “doğru” olmalarını ister. Bu
durum çocukları üzerinde baskı yaratır. Özellikle Hasan’dan büyük beklentiler
içindedir ve onun subay olmasını hayal eder.
7. Murtaza neden kızına şiddet uygulamıştır?
Cevap:
Murtaza’nın kızına şiddet uygulamasının nedeni, onun fabrikada çalışırken
uyumasıdır. Murtaza bunu görev bilincine aykırı bir davranış olarak görür.
Kızının kendi çocuğu olması bile onu durdurmaz çünkü onun için önemli olan
kişisel bağlar değil, düzen ve disiplindir. Bu olay onun ne kadar katı bir
karakter olduğunu gösterir.
8. Murtaza’nın toplum içindeki yalnızlığının sebebi nedir?
Cevap:
Murtaza’nın yalnızlığının temel sebebi, insanlarla empati kuramamasıdır.
Herkese aynı sertlikte yaklaşır ve kimsenin duygularını dikkate almaz. Bu
nedenle ne ailesi ne de çevresi tarafından tam anlamıyla kabul edilir. Kendi
doğrularına aşırı bağlı olması onu toplumdan uzaklaştırır.
9. Murtaza’nın Hasan’a olan yaklaşımını açıklayınız.
Cevap:
Murtaza, Hasan’ı en değerli oğlu olarak görür ve onun üzerinden büyük hayaller
kurar. Onun askeri okula gitmesini ve başarılı bir subay olmasını ister. Ancak
Hasan’ın kendi istekleri Murtaza’nın beklentileriyle uyuşmaz. Bu durum
baba-oğul arasında çatışmaya neden olur. Bana göre hiç bir baba ya da hiç bir
anne çocuklarını kendilerinin sağlık sigortası gibi görmemelidir. Çünkü her çocuk kendi geleceğini ve kendi hayallerini kendisi kurmalıdır.
10. Hasan’ın yaptığı davranış Murtaza’yı nasıl etkilemiştir?
Cevap:
Hasan’ın ekmek çalması Murtaza için büyük bir hayal kırıklığı olmuştur. Ancak
Murtaza bu durumu duygusal değil, tamamen kurallar açısından değerlendirir.
Oğlunun cezalandırılmasını istemesi, onun adalet anlayışının ne kadar katı
olduğunu gösterir. Bu olay aynı zamanda Murtaza’nın insani yönünün zayıflığını
ortaya koyar.
11. Murtaza’nın fabrika dönemindeki rolünü anlatınız.
Cevap:
Fabrikada gece kontrolcüsü olarak çalışan Murtaza, burada da disiplin
anlayışını sürdürür. İşçileri sürekli denetler, hata yapanları şikayet eder ve
kurallara uymayanlara sert davranır. Ancak bu tavrı işçilerin hoşuna gitmez ve
onu dışlamalarına neden olur.
12. Romanın ana teması nedir? Açıklayınız.
Cevap:
Romanın ana teması birey ile toplum arasındaki çatışmadır. Murtaza, kendi
doğrularına aşırı bağlı olduğu için toplumla uyum sağlayamaz. Ayrıca görev
bilinci, disiplin ve insan doğası arasındaki denge sorunları da romanın temel
temalarındandır.
13. Murtaza’nın trajik yönü nedir?
Cevap:
Murtaza aslında kötü biri değildir; iyi olmak ve doğru yapmak ister. Ancak bunu
aşırı sert ve katı bir şekilde yaptığı için hem kendisine hem de çevresine
zarar verir. Bu durum onu trajik bir karakter haline getirir.
14. Romanın sonunda Murtaza’nın durumu neyi göstermektedir?
Cevap:
Romanın sonunda Murtaza’nın yaşadığı olaylar, onun değişmeyen karakter yapısını
ve toplumla olan uyumsuzluğunu gösterir. Tüm yaşadıklarına rağmen
düşüncelerinden vazgeçmez. Bu da onun idealleri uğruna yalnız kalmayı göze
aldığını ortaya koyar.
15. Yazar Murtaza karakteri üzerinden neyi eleştirmektedir?
Cevap:
Yazar, aşırı disiplin anlayışını, körü körüne kurallara bağlılığı ve insanları
anlamadan yargılamayı eleştirmektedir. Ayrıca toplumun bireyi dışlamasını ve
farklı düşüncelere tahammülsüzlüğünü de göstermektedir.
16. Murtaza’nın yerinde olsaydınız, “vazife her şeyden üstündür” düşüncesiyle aile bağlarınızı geri plana atar mıydınız? Neden?
Cevap:
Bu durumda aile bağlarını tamamen geri plana atmak doğru olmazdı. Çünkü insan
hem görevini yapmalı hem de ailesine karşı sorumluluklarını unutmamalıdır.
Murtaza’nın hatası, bu dengeyi kuramamasıdır. Ben olsaydım görevimi önemserdim
ama ailemi ve insan ilişkilerini tamamen yok saymazdım. Çünkü sağlıklı bir
toplum hem sorumluluk hem de sevgi üzerine kurulur.
17. Murtaza’nın çocuklarına karşı sert tutumunu empati yaparak değerlendiriniz.
Cevap:
Murtaza aslında çocuklarını kötü olduğu için değil, onların “doğru” bireyler
olması için bu şekilde davranmaktadır. Kendi değerlerine göre disiplinli bir
hayatın onları koruyacağını düşünür. Ancak empati yaptığımızda, çocukların bu
baskı altında duygusal olarak zarar gördüğünü görebiliriz. Yani Murtaza’nın
niyeti iyi olsa da yöntemi kırıcı ve yıpratıcıdır.
18. Murtaza’yı toplumun dışlamasını empati açısından nasıl değerlendirirsiniz?
Cevap:
Toplum Murtaza’yı sert ve anlaşılması zor biri olarak görmüştür. Empati
kurarsak aslında Murtaza’nın kötü niyetli olmadığını, sadece kendi doğrularına
çok bağlı olduğunu anlayabiliriz. Ancak toplum da sürekli baskı ve müdahale
gördüğü için ondan uzaklaşmıştır. Bu durum iki tarafın da birbirini
anlayamamasından kaynaklanır.
19. Murtaza’nın kızına şiddet uyguladığı sahneyi empati ile değerlendiriniz.
Cevap:
Bu olay oldukça zorlayıcıdır. Murtaza’nın bakış açısından kızının çalışırken
uyuması bir “görev ihlali”dir. Bu yüzden tepki verir. Ancak empati
yaptığımızda, bir babanın kendi çocuğuna bu kadar sert davranmasının hem
duygusal hem de insani açıdan ağır sonuçları olduğunu görürüz. Burada
Murtaza’nın görev anlayışı, babalık duygusunun önüne geçmiştir. Kız iş
arkadaşları yanında küçük duruma düşmüştür ve ve bu olay da kızı için bir
travma yaratmıştır muhakkak.
20. Siz Murtaza’nın yerinde olsaydınız, toplumla nasıl bir ilişki kurardınız?
Cevap:
Murtaza’nın yerinde olsaydım, kurallara uymanın önemli olduğunu düşünürdüm ama
insanlarla iletişimde daha anlayışlı olmaya çalışırdım. Herkesi aynı sertlikle
değerlendirmek yerine, durumlara göre esneklik göstermek gerekirdi. Çünkü
toplum içinde yaşamak sadece kural uygulamak değil, aynı zamanda insanları
anlamaktır. Biraz daha esnek olmayı tercih ederdim. Her insan mükemmel ve aşırı
disiplinli olmak zorunda değildir. Her şeyin normal ve ölçülü olanı akılcıdır
diye düşünüyorum. Murtaza bunları yapsaydı hem daha çok sevilirdi ve hem de kendisi ile daha barışık ve mutlu bir insan olabilirdi. Bu da onun yetişme tarzı olduğu için bu kadar katı davranmış olabilir ama eğitimle bunlar da aşılır diye düşünürdüm. Bu kadar abartılı davranışlar içine girmesi onun sevilmemesine ve toplumdan dışlanmasına neden olmuştur. Sorumluluk sahibi olmak harika bir şeydir ama her şey tadında ve anlamlı olursa, abartıdan uzak olursa daha güzel olurdu bence.