Beyaz Gemi
Kitabı İle İlgili Klasik Sorular Ve Cevapları
1) Mümin Dede yaşlı olmasına rağmen çalışmaya neden devam eder?
Cevap: Mümin Dede, anne ve babası tarafından terk edilen küçük torununa bakmak zorunda olduğu için çalışmaya devam etmektedir. Çünkü torununu çok sevmektedir ve onun için de elinden gelen her türlü gayreti göstermekte ve çocuk için hayata dört elle sarılmakta ve her türlü kötülüğe rağmen çalışmaya, hayat mücadelesini sürdürmeye devam etmektedir.
2) Çocuk neden sürekli hayaller
kurar?
Cevap: Dedesinin anlattığı efsaneler, özellikle Maral Ana efsanesi çocuğun
hayal gücünü beslemiştir. Bunun için çocuk devamlı hayaller kurar ve
hayalperest biri olur.
3) Maral Ana efsanesine göre
Kırgızlar nasıl yok olmuştur?
Cevap: Ölen hanları için tören düzenledikleri sırada kalleş bir saldırıya
uğramış ve neredeyse hepsi öldürülmüştür.
4) Efsanede sağ kalan çocuklara ne
olmuştur?
Cevap: Beyaz Maral Ana onları koruması altına almış ve Issık Gölü kıyısına
götürerek yeniden çoğalmalarını sağlamıştır.
5) Marallar neden Issık Gölü’nü
terk etmiştir?
Cevap: İnsanlar gösteriş için beyaz maralları öldürmeye başlayınca beyaz
marallar gölü terk etmiştir.
6) Çocuğun en büyük hayali nedir?
Cevap: Issık Gölü’nde her gün geçen Beyaz Gemi’ye ulaşmak ve gemide çalıştığını
hayal ettiği babasına kavuşmaktır. Bunun için de her gün hayal kurmaya devam
etmiştir ve hayal kurmaktan asla vazgeçmemiştir çocuk.
7) Çocuk balığa dönüşmeyi neden
hayal etmektedir?
Cevap: Nehre atlayıp yüzerek göle ulaşmak ve Beyaz Gemi’ye çıkmak için. Böylece
babasına kavuşacaktır ve mutlu olacağını düşünmüştür.
8) Kitapta anlatılanlardan yola çıkılarak Orozkul
için nasıl biridir diyebiliriz?
Cevap: Sert, zalim, içki içen ve karısına şiddet uygulayan, merhametsiz bir
kişidir. Orozkul tam anlamıyla karaktersiz kişidir. Zalim, empatiden yoksun, bencil
bir kimsedir. Şiddete meyilli biridir. Acıma duygusu olmayan, insan kalmaktan
uzak olmuş birisidir.
9) Mümin Dede neden Orozkul’a karşı
çıkmak zorunda kalmıştır?
Cevap: Torununu okuldan almak için gitmek istemiş ve tomruk işi bitmeden
gidemeyeceğini söyleyen Orozkul’a karşı çıkmıştır.
10) Romanın sonunda çocuğun
hayalleri neden yıkılmıştır?
Cevap: Beyaz Maral Ana’nın Orozkul ve arkadaşları tarafından öldürülüp yenmesi
üzerine umutları tamamen yok olmuştur.
11) Maral Ana efsanesi metinde neyi
simgelemektedir?
Cevap: Masumiyeti, doğayı, merhameti ve insanın kökenini simgeler. Aynı zamanda
insanın nankörlüğünü ve doğaya ihanetini de gösterir.
12) Çocuğun Beyaz Gemi hayali neyi
temsil etmektedir?
Cevap: Umudu, kaçışı, babasına duyduğu özlemi ve daha iyi bir yaşama ulaşma
arzusunu temsil etmektedir.
13) Mümin Dede’nin Orozkul’a karşı
sessiz kalmasının nedeni nedir?
Cevap: Torununa bakmak zorunda olduğu için işini kaybetmek istememektedir. Bu
durum onun çaresizliğini gösterir. Çünkü çaresizlik insanı elden ayaktan
düşürür ve bazı şeyleri yapmaya mecbur kılar. Mümin dede de çaresiz kalmış, iyi
yürekli ve zavallı bir kimsedir.
14) Orozkul’un Maral Ana’yı
öldürmesi neyin göstergesidir?
Cevap: Gücün kötüye kullanılması, doğaya saygısızlık ve insanın bencilliğinin
göstergesidir. Güç gösterisi yapmıştır. Geleneklerine saygı göstermeyen
karaktersiz bir kişiliktir Orozkul.
15) Çocuğun kendini nehre
bırakması ne düşünüyorsun?
Cevap: Hayallerinin tamamen yıkılması sonucu umutsuzluğa kapılmasıdır. Aynı
zamanda gerçek dünyanın acımasızlığından kaçış olarak da yorumlanabilir.
16) Eserde yetişkinler ile çocuk
arasındaki fark nasıl gösterilmiştir?
Cevap: Yetişkinler çıkarcı ve acımasızdır; çocuk ise saf, hayalperest ve umut
doludur.
17) Beyaz Gemi adlı eserde efsane ile gerçek hayat
arasında nasıl bir bağlantı kurulmuştur?
Cevap: Efsanede insanlar maralları yok ederek kötülük yapar; gerçek hayatta da
Orozkul ve arkadaşları Maral Ana’yı öldürerek efsaneyi gerçeğe dönüştürür.
18) Eserde doğa-insan ilişkisi
nasıl işlenmiştir?
Cevap: İnsanların doğayı sömürmesi ve yok etmesi eleştirilmiş; doğa ise masum
ve koruyucu bir unsur olarak gösterilmiştir.
19) Beyaz Gemi adlı kitabın yazarı kimdir?
Cevap: Cengiz Aytmatov
20) Beyaz Gemi adlı kitapta sizi derinden etkileyen alıntılardan aklınızda kalanlardan üç ya da dört tanesini aşağıya yazınız.
* "Dedem diyor ki, atalarının adlarını, kim olduklarını unutanlar, kötülük yapmaktan utanmazlarmış. Çünkü o zaman insanın nasıl biri olduğunu ne çocukları bilirmiş ne de çocuklarının çocukları."
* "İnsan yalnız olunca neler neler düşünür...gerçekleşmemiş hayallerini, uçup giden yıllarını, ilk aşk maceralarını... O pek gerilerde kalan yılları, erişilemeyen ve erişilemeyecek olan bir isteği hatırlamak, düşünmek de hoş bir şeydi. Niye böyle olur? Bunu da bilemez insan. Ama zaman zaman bunları düşünmekten, o günleri yeniden yaşıyor gibi olmaktan hoşlanır."
* "Başkasının çocuğunu ne kadar
yedirip içirsen de sonunda hayrını göremezmişsin. Öyle diyor ninem. Oysa ben
başkasının çocuğu değilim, baba. Dedemden hiç ayrılmadım. Yabancı olan ninemin
kendisi, sonradan gelen o. Sonradan geldi, ama gene de yabancı ben oldum.
* "Kendi ayıbını örtmek isteyen başkalarının yüzüne kara çalar."
İ* İnsanın çocuksu, temiz vicdanı tohumun içindeki öz gibidir. Bu öz olmadan hiçbir tohum gelişemez ve bizleri ileride ne beklerse beklesin, insanlar yaşadıkça hak, doğruluk denen şey de orada var olacaktır.