Ev Sahibesi
Kitabı İle İlgili Klasik Sorular Ve Cevapları
1. Ordinov'un karakterinin ana
özellikleri nelerdir ve bu özellikler onun Peterburg'daki ilk günlerinde nasıl
bir etki yaratmıştır?
Cevap: Ordinov, genç yaşta doktorasını tamamlamış, sakin, tamamen içine kapalı,
yabanileşmiş, bilime tutkuyla bağlı (tutkusu onu diğer dünyadan soyutlamış,
sağlıksız bir yaşam sürmesine neden olmuş) ve insan ilişkilerinde aciz bir
karakterdir. Peterburg sokaklarındaki ilk günlerinde, kalabalık ve gürültülü
şehri başlangıçta dalgınlıkla, sonra dikkatle, en sonunda büyük bir hayranlıkla
izlemiş; bu basmakalıp düzen onu içten içe neşelendirmiş ve etkilemiştir. Ancak
daha sonra yalnızlığını, kimsesizliğini ve insanların ona karşı
yabancılaşmasını fark ederek derin bir hüzün ve korku hissetmeye başlamıştır.
2. "Ev Sahibesi"nde Ordinov'un ilk karşılaştığı Murin ve Katerina
çiftinin dış görünüşleri ve aralarındaki uyumsuzluk nasıl tasvir edilmiştir?
Cevap: İhtiyar Murin, uzun boylu, hâlâ dimdik ve dinç duran, zayıf ve acı
içindeki yüzü solgun, saçları beyazlaşmış, sakalı göğsüne uzanan, çalıya
benzeyen çatık kaşlarının altında mağrur, ateş dolu, alev gibi parıldayan
gözlere sahip bir tüccardır. Kadın Katerina ise yirmi yaşlarında, büyüleyici
güzellikte, yüzünün sakin ve yumuşak hatları bir çocuğunkini andıran, başı
önde, vakur ve düşünceli yürüyen biridir. Bu çiftin dış görünüşleri ve yaş
farkları, metinde "Bu uyumsuz çiftte garip bir hal seziliyordu."
ifadesiyle belirgin bir uyumsuzluk olarak vurgulanmıştır.
3. Katerina, Ordinov'a neden yaşamının "bir başkasına ait" olduğunu
ve iradesinin "başkasının elinde" olduğunu söylemiştir? Bu durum ne
anlama gelmektedir?
Cevap: Katerina bu ifadeyi, Murin ile olan karmaşık ve esaret altındaki
ilişkisini ima etmek için kullanmıştır. Murin'in fiziksel, duygusal ve muhtemelen
psikolojik olarak kendisi üzerindeki güçlü etkisini dile getirmektedir. Bu
durum, Katerina'nın Murin'e karşı isteği dışında bir bağlılık hissettiğini,
ondan kurtulmak istese de gücünün yetmediğini ve hayatını başkasının
kontrolünde yaşadığını göstermektedir. Ayrıca, Murin'in ona "kitaplar
okuduğunu" ve "korkunç şeyler anlattığını" söylemesi, bu
esaretin psikolojik boyutunu vurgular.
4. Katerina'nın geçmişine dair anlattığı hikayede (Ev Sahibesi, Part II),
Murin'in ailesi ve kendi hayatı üzerindeki etkisi nasıl belirtilmiştir? Hangi
olaylar bu etkiyi gösterir?
Cevap: Katerina'nın anlattıklarına göre, Murin'in gelişi ailesi için
felaketlerin başlangıcı olmuştur. Murin'in geldiği fırtınalı gecede babasının
mavnaları parçalanmış, fabrikanın yanmasıyla babası kaynar kazana düşerek
ölmüş, annesi de yangında can vermiştir. Murin'in Katerina'ya
"inciler" hediye etmesi ve Katerina'nın bunu annesine bırakması
annesinin tepkisini çekmiş ve Katerina'nın annesi tarafından
"lanetli" olarak nitelendirilmesine yol açmıştır. Katerina, annesinin
laneti altında olduğunu ve onu bataklığın içine ittiğini düşünür. Murin, yangın
sırasında Katerina'yı evden kaçırmış ve o zamandan beri Katerina onunla
birlikte yaşamaktadır, kendisini "onun onursuz bir kölesi" olarak
görmektedir.
5. Yaroslav İlyiç, Murin'in geçmişi hakkında hangi bilgileri vermiştir ve bu
bilgiler Katerina'nın anlattıklarıyla nasıl bir fark gösterir?
Cevap: Yaroslav İlyiç, Murin'in vaktiyle çok zengin bir tüccar olduğunu, ancak
mavnalarının fırtınada battığını ve sevdiği bir akrabasının işlettiği
fabrikanın yanarak akrabasının öldüğünü anlatır. Ayrıca Murin'in bu olaylar
sonrası aklını kaybetme tehlikesi geçirdiğini, bir kavgada genç bir tüccarın
canına kıydığını ve bunun için kilise cezası aldığını belirtir. Katerina'nın
hikayesindeki Murin ise daha çok şeytani bir figürdür, ailesinin
felaketlerinden sorumlu gibidir ve onu kaçırarak kölesi yapmıştır. Yaroslav'ın
versiyonu, Murin'i talihsiz, akıl sağlığı bozulmuş ama dindar bir adam olarak
gösterirken, Katerina'nınki daha kişisel bir esaret ve kötülük hikayesidir.
Yaroslav, Katerina'yı Murin'in kızı veya karısı olarak bilemezken, Katerina'nın
annesiyle ilgili lanet gibi detaylara hiç değinmemiştir.
6. Ordinov'un Murin'in odasına izinsiz girmesi ve Katerina'nın "Alyoşa!
Alyoşa!" diye bağırması olayının finali, Murin ile Katerina arasındaki
ilişkinin karmaşıklığına dair ne gibi ipuçları verir?
Cevap: Ordinov, Katerina'nın anlattığı Alyoşa hikayesinden sonra Murin'in
odasına girerken, Katerina'nın geçmişindeki trajik bir aşk ve seçim anını
canlandırır gibidir. Katerina'nın "Alyoşa! Alyoşa!" çığlığı, onun
geçmişindeki bu talihsiz aşka duyduğu özlemi ve acıyı ifade eder. Ancak hemen
ardından Murin'in onu kucaklaması ve yüzündeki "utanmaz bir neşe"
ifadesi, Katerina'nın Murin ile olan ilişkisinin sadece bir esaret değil, aynı
zamanda karmaşık duygusal bağlar, belki de acıya karışmış bir sevgi, bağımlılık
veya çarpık bir kabulleniş içerdiğini gösterir. Bu durum, Katerina'nın
çığlığının sadece bir kurtuluş çağrısı değil, aynı zamanda geçmişteki bir
kaybın acısı ve mevcut durumunun içsel çelişkisinin bir dışavurumu olduğunu
düşündürür.
7. Ordinov'un Murin'in evinden ayrıldıktan sonraki hayatı nasıl değişmiştir ve
bu değişim onun bilim tutkusunu nasıl etkilemiştir?
Cevap: Ordinov, Murin'in evinden ayrıldıktan sonra Alman Şpis'in evinde
kalmasına rağmen hayatı tekdüze ve sakindi, ancak bu durum onu mutlu
etmemiştir. Aşırı duygusallığı bir hastalığa dönüşmüş, korkunç ve amansız bir
karasevdaya tutulmuştur. Haftalarca kitap açamamış, geleceği onun için ölmüş,
parasal durumu kötüleşmiş ve ne yapacağını düşünmez hale gelmiştir. Eskiden
içini yakan bilim ateşi sönmüş, fikirleri hayata geçmez olmuş ve bilinci
durmuştur. Kendini Goëthe'nin "Büyücünün Çırağı"ndaki gibi, gücünü
kontrol edemeyen bir çırağa benzeterek hayal gücünün ve yaratıcılığının
tükendiğini fark etmiştir. Tüm bunlar, Murin'in evinde yaşadığı olayların ve
Katerina'ya duyduğu karşılıksız aşkın bir sonucudur.
ifadeleriyle bu değişim ve bilim tutkusu üzerindeki etkisi açıkça
anlatılmıştır. Ayrıca Goethe'nin çırağına yapılan gönderme, bu tükenişi
metaforik olarak destekler.
8. Yaroslav İlyiç'in Peterburg
sokaklarında Ordınov'a Murin hakkında verdiği son bilgi nedir ve bu bilgi,
Murin'in hikayesindeki belirsizlikleri nasıl artırır?
Cevap: Yaroslav İlyiç, Ordınov'a Murin'in oturduğu evin bir
"batakhane" yani hırsız, kaçakçı ve dolandırıcı çetesinin merkezi
olduğunu ve Murin'in de bu çetenin elebaşı olduğunu söyler. Ancak Murin ile
karısının (Katerina) baskından üç hafta önce memleketlerine gitmiş olduklarını
ekler. Bu bilgi, Murin'in dindar, hasta veya deli olduğu yönündeki tüm
anlatıları altüst eder ve onun gerçekte tehlikeli bir suçlu olabileceği
ihtimalini ortaya koyar. Katerina'nın "maf-voldum, beni mahvettiler"
sözleri de bu bağlamda farklı bir anlam kazanır. Murin'in ve Katerina'nın
niyetleri, yaşadıkları ve gerçek kimlikleri hakkında derin bir belirsizlik
yaratır.
9. Semyon İvanoviç Proharçin'in cimriliği ve eli sıkılığı, metinde hangi
örneklerle açıklanmıştır?
Cevap: Semyon İvanoviç'in cimriliği, çaydanlığını hiç kimseye ödünç vermemesi,
kendisinin de nadiren çay içmesi ve onun yerine dolabında tuttuğu bitkileri
kaynatıp içmesiyle gösterilir. Yemek konusunda da tutumludur; Ustinya
Fedorovna'nın hazırladığı 50 kapiklik akşam yemeklerinin sadece 25 kapiklik
kısmını tüketir, çoğu zaman lahana çorbası veya et yemeği yerine daha ucuz olan
soğan, lor, salatalık turşusu gibi sebzelerle yetinir. Ayrıca, hayatı boyunca
çamaşırlarını yıkamaya vermediği veya çok nadir verdiği de belirtilmiştir, bu
da aşırı tutumluluğunun bir başka örneğidir.
10. Bay Proharçin'in "sandık" takıntısı neyi temsil etmektedir ve bu
sandığın içinden beklentilerin aksine ne çıkmıştır?
Cevap: Bay Proharçin'in yatağının altında duran sandık, onun cimriliğinin,
gizemli kişiliğinin ve asıl servetinin (saklı paralarının) bir sembolüdür.
Herkes sandığında eski püskü paçavralar olduğunu düşünse de, o bu sandığı gözü
gibi korur ve hatta yeni, gelişmiş bir kilit almayı düşünür. Beklentilerin aksine,
sandığın kendisi boş çıkmış, ancak öldükten sonra şiltesinin içinden büyük bir
miktarda para, tam tamına iki bin dört yüz doksan yedi buçuk ruble (gümüş
rubleler, madeni paralar, banknotlar) çıkmıştır. Bu durum, Proharçin'in tüm
hayatını sahte bir fakirlik içinde, paralarını kimseye göstermeden ve risk
almadan biriktirerek geçirdiğini ortaya koyar.
11. Kiracıların Bay Proharçin'i provoke etmek için uyguladıkları yöntemler
nelerdir ve bu yöntemler Proharçin'in karakterinde nasıl bir değişim
yaratmıştır?
Cevap: Kiracılar, Bay Proharçin'i provoke etmek için onun cimriliğini ve sosyal
çekingenliğini hedef alan uydurma haberler ve dedikodular yaymışlardır. Bu
haberler genellikle memurların evlenme, dans etme, görgü kuralları öğrenme veya
sınavlara tabi tutulma zorunluluğu gibi konuları içerir. Bu yöntemler,
Proharçin'de büyük bir değişim yaratmıştır: Yüzü gittikçe endişeli, bakışları
korkulu, utangaç ve şüpheli hale gelmiş, çevresine kulak kesilir, gerçeği
bulmak için gayret eder olmuştur. Hatta iş yerinde bile garip davranışlar
sergilemiş, kalemini havaya kaldırmış, mürekkep damlatmış ve sonunda bu durumlar
nedeniyle ortadan kaybolmuştur.
12. Bay Proharçin'in ölmeden önceki hezeyanları arasında neler vardır ve bu
hezeyanlar onun iç dünyasına dair hangi ipuçlarını verir?
Cevap: Proharçin'in ölmeden önceki hezeyanları arasında maaşını harcama,
hırsızlar, Tver'deki yengesi, yengesine para gönderememe, Zinoviy
Prokofyeviç'in bacağını kaybetmesi ve dilim ekmek istemesi, yangınlar, kel bir
şırfıntı, yedi boğazı doyurması gereken Andrey Yefimoviç, Fontanka'daki
kalabalık, itfaiyeciler, yaralı bir sarhoş ve onu aldattığı arabacı gibi
figürler ve olaylar yer alır. Bu hezeyanlar, onun cimriliğinin, para kaybetme
korkusunun, sosyal dışlanmışlığının, yalnızlığının, suçluluk duygularının
(arabacıyı aldatması gibi), devlet memurluğuyla ilgili endişelerinin (özgür
düşüncelilik suçlaması) ve genel olarak yaşam kaygılarının iç dünyasında
birikmiş bir yansımasıdır. Toplumsal baskılar ve kişisel zaaflarının bilincinde
olduğu, ancak bunlarla başa çıkamadığı görülür.
13. Proharçin'in ölümü sonrası keşfedilen para miktarı ne kadardır ve bu keşfin
diğer kiracılar üzerindeki etkisi ne olmuştur?
Cevap: Bay Proharçin'in ölümü sonrası şiltesinin içinden toplamda iki bin dört
yüz doksan yedi buçuk ruble keşfedilmiştir. Bu keşif, kiracılar üzerinde büyük
bir şaşkınlık ve hayret yaratmıştır. Bazıları onun bu davranışı karşısında
içten bir saygı duymuş, bazıları ise onun cimriliğini ve sahte fakirliğini
eleştirmiştir. Keşfin ardından Kantarev, hayatın çok zorlaştığını ve kirayı
ödeyemeyeceğini söyleyerek daireden ayrılmıştır. Ev sahibesi Ustinya Fedorovna
ise paranın kendisine verilmemesinden dolayı üzülmüş ve Semyon İvanoviç'e sitem
etmiştir. Bu olay, Proharçin'in yıllarca süren yalnızlığının ve gizeminin
ardındaki gerçeği ortaya çıkarmıştır.
14. Petro İvanıç ve İvan Petroviç arasındaki mektuplaşmanın temel anlaşmazlık
konusu nedir?
Cevap: Mektuplaşmanın temel anlaşmazlık konusu, Petro İvanıç'ın İvan Petroviç'i
bir iş ortaklığına veya borçlanmaya dahil etme bahanesiyle ondan 350 gümüş
ruble alması ve sonrasında bu parayı geri ödememesi ya da beklenen kazancı
sağlamamasıdır. Petro, Yevgeniy Nikolaiç'i referans göstermiş, ancak sonradan
onu kötülemiştir. İvan Petroviç, Petro'yu dolandırıcılık, ikiyüzlülük, yalan
söylemek (özellikle ölen teyzesi bahanesiyle) ve kendisini aptal yerine
koymakla suçlamaktadır. Ayrıca Yevgeniy Nikolaiç ile gizli anlaşmalar yapıp
kendi aleyhine çalıştığını iddia etmektedir.
15. Mektuplar boyunca Petro İvanıç'ın sıkça kullandığı "teyzesinin
hastalığı/ölümü" bahanesi, İvan Petroviç tarafından nasıl ifşa edilmiştir?
Cevap: Petro İvanıç, İvan Petroviç ile buluşmaktan kaçınmak ve gecikmelerini
mazur göstermek için teyzesinin hasta olduğunu, hatta öldüğünü defalarca bahane
etmiştir. İvan Petroviç ise Petro'nun üçüncü mektubunda teyzesinin saat beşte
felç geçirdiğini ve durumunun kötü olduğunu iddia etmesine karşılık, yaptığı
araştırmalar sonucunda teyzesine gece yarısına doğru sekizinci felcin geldiğini
öğrenmiştir. Dahası, Petro'nun mektubunda teyzesinin ölümünü bildirmesinden
*yirmi dört saat sonra* öldüğünü güvenilir kaynaklardan öğrenerek Petro'nun
yalanını tamamen ifşa etmiştir. Bu durum, Petro'nun kutsal akrabalık
ilişkilerini bile yalanlarına alet ettiğini gözler önüne sermiştir.
16. İvan Petroviç, Petro İvanıç'ı "dolandırıcılık" ve
"hainlik" ile suçlarken hangi somut kanıtları ileri sürmüştür?
Cevap: İvan Petroviç, Petro İvanıç'ı suçlarken birkaç somut kanıt sunar.
Birincisi, Petro'nun kendisinden senetsiz olarak aldığı 350 gümüş rublelik
borçtur. İkincisi, Petro'nun, Yevgeniy Nikolaiç'i kötülemesine rağmen, onunla
kumar oynayarak cebine birkaç kez on ruble ve hatta bazen yüz gümüş ruble
indirdiğini bilmesidir. Üçüncüsü, Petro'nun Yevgeniy Nikolaiç'in eteğinden
ayrılmayıp herkesin yanında en yakın dostu gibi davranması, ancak aynı zamanda
onu kendi çıkarları için kullanmasıdır. Son olarak, teyzesinin hastalığı ve
ölümü hakkındaki yalanları da Petro'nun karakterinin sahtekarlığını kanıtlar
niteliktedir. İvan Petroviç, Petro'nun söz konusu parayı "kanunsuzca"
tuttuğunu ve kendisini kandırdığını iddia eder.
17. "Dokuz Mektupluk Roman"ın sonunda ortaya çıkan Anna
Mihaylovna'nın ve Tatyana Petrovna'nın Yevgeniy Nikolaiç'e yazdığı mektupların
ifşa olması, olay örgüsünü nasıl bir yöne taşımıştır?
Cevap: Romanın sonunda Petro İvanıç'ın karısı Anna Mihaylovna'nın Yevgeniy
Nikolaiç'e yazdığı bir aşk mektubu ve İvan Petroviç'in karısı Tatyana
Petrovna'nın da evlenmeden önce Yevgeniy Nikolaiç'e yazdığı bir veda mektubu
ortaya çıkmıştır. Anna Mihaylovna'nın mektubu, Petro'nun kendi karısının
Yevgeniy ile ilişkisi olduğunu ve kendisinin de bir aldatmacanın kurbanı
olduğunu gösterirken, Tatyana Petrovna'nın mektubu Yevgeniy Nikolaiç'in İvan'ın
karısıyla da geçmişte bir ilişkisi olduğunu ve Yevgeniy'in iki adamın
hayatındaki bu karmaşanın merkezinde yer aldığını ortaya koyar. Bu ifşaatlar,
iki adam arasındaki anlaşmazlığın ve Yevgeniy Nikolaiç hakkındaki tüm
iddiaların altında yatan asıl motivasyonun finansal dolandırıcılığın ötesinde,
kişisel ihanet ve aldatma olduğunu göstererek hikayenin ironisini ve
karakterlerin ahlaki çöküşünü vurgular.
18. Polzunkov'un bir soytarı olmasına rağmen "soylu bir yanının"
olduğu metinde nasıl belirtilmiştir ve bu durum onun karakterine ne
katmaktadır?
Cevap: Polzunkov'un dış görünüşündeki canlılık ve insanlarla alay etme
mesleğini icra ederken bile derin bir rahatsızlık ve ıstırap duyması, onun
"soylu bir yanının" olduğunu gösterir. O, bu işi maddi çıkarlar için
değil, iyi yürekliliğinden dolayı yaptığını düşünür. İnsanların kendi
yaptıklarına değil, ruhuna, yüreğine, görünüşüne güldüklerini hissettiğinde
içinin kan ağladığı belirtilir. Bu durum, onun karakterine trajik bir ironi
katar: Komik olmayı meslek edinmiş bir figür olmasına rağmen, içsel onuru ve
duygusal hassasiyeti onu sıradan bir soytarıdan ayırır, onu daha çok bir
"çilekeş" yapar. Gururlu, arzulu ve yüce gönüllü olduğu anlar da bu
soylu yanını pekiştirir.
19. Polzunkov'un 1 Nisan şakası olarak sunduğu emeklilik dilekçesinin onun hayatındaki
trajik sonucu ne olmuştur?
Cevap: Polzunkov, 1 Nisan günü Fedosey Nikolaiç'e, önceki gece aldığı rüşveti
geri vermeyi reddederek ve artık onun altında çalışmak istemediğini belirterek
emeklilik dilekçesini bir şaka olarak sunar. Ancak Fedosey Nikolaiç bu şakayı
ciddiye alır. Polzunkov'un emekliliğe sevk edildiği resmi bir belgeyle
kendisine bildirilir. Bu durum, Polzunkov'un işini kaybetmesine ve Fedosey
Nikolaiç'in ona olan güvenini yitirmesine neden olur. Ayrıca, Fedosey
Nikolaiç'in kızı Marya Fedoseyevna ile evlenme umutları da suya düşer, çünkü
Fedosey Nikolaiç yeni bir eve taşınacağını ve onu yeni evinde görmek
istemediğini açıkça belirtir. Böylece, masum bir şaka girişimi, Polzunkov'un
hem kariyerini hem de kişisel mutluluk hayallerini trajik bir şekilde
sonlandırmıştır.