“Af, İnsanlık Dilinin En Tatlı Kelimesidir.” Yukarıdaki Cümleden Yola Çıkarak “Affetmek” Konulu, Tiyatro Metninizi Öğretmeninizin Yönlendirmesiyle Grup Olarak Yazınız.

 

“Af, İnsanlık Dilinin En Tatlı Kelimesidir.” Yukarıdaki Cümleden Yola Çıkarak “Affetmek” Konulu, Tiyatro Metninizi Öğretmeninizin Yönlendirmesiyle Grup Olarak Yazınız.


Öğretmen sınıfa girdiğinde Hüseyin’in yine gelmemiş olduğunu gördü ve sinirlenmeye başladı. Hüseyin okula her gün geç kalan bir çocuktu. Tuncay, Yasemin, Özlem ve Hatice öğretmene daha şirin görünmek için galiba daha çok uyumak için bilerek geç kalıyor öğretmenim diyerek öğretmeni daha beter kışkırtmaya başladılar ama Nergis onlara katılmadı. Öğretmenim belki gerçekten geçerli bir nedeni vardır, ön yargılı olmayalım diyerek daha nazik davrandı. On dakika sonra kapı vuruldu ve gelen Hüseyin'di.


Öğretmen: Neden okula geç kaldın Hüseyin? dedi.

Tuncay: Neden olacak öğretmenim, keyif yapıyor Hüseyin

Yasemin: Oh be ne güzel, keşke biz de hep geç kalksak.

Özlem: Ezik misin, Hüseyin öğretmenimiz bir şey sordu.

Hüseyin: Öğretmenim geç kaldım,  kusura bakmayın, ailevi nedenler, nedenini burada açıklayamam.

Öğretmen: Madem bahanen ailevi nedenler, aç bakalım elini diye cetvelle Hüseyin'e hızlıca vurdu, diğer çocuklar da güldü ama Nergis gülmedi, hatta gözünden bir damla yaş geldi.

Nergis: Öğretmenim neden arkadaşımıza vurdunuz, bu çok yanlış dedi.

Öğretmen: Sen karışma işine bak Nergis dedi.



Hüseyin: Eline baktı, yüzü utançtan kıpkırmızı oldu, başını öne eğdi ve ders dinlemeye devam etti. Daha sonra zil çaldı ve herkes evine dağıldı.

Ertesi gün yine çocuklar okula geliyordu. Öğretmen de o sırada Hüseyinlerin evinin önünden geçerken Hüseyin'in babasını tekerlekli sandalyede hastaneye yetiştirmeye çalıştığını gördü ve görür görmez şok oldu, oraya çöktü ve kalbi acımaya, ağlamaya başladı. Hüseyin’e inanmamıştı ve onu arkadaşlarının önünde rencide etmiş, üstelik şiddet uygulamıştı. Canı yanıyordu, çok pişmandı.

Öğretmen okula vardı ve Hüseyin yine geç kaldı. Kapı vuruldu, öğretmen gir dedi.

Öğretmen: Hüseyin gel dedi ve Hüseyin başını öne eğerek elini açtı ve öğretmenin eline vurmasını bekledi. Öğretmen elindeki cetveli ona verdi ve kendi elini uzattı ve ağlamaya başladı. Affet beni Hüseyin, ben bana yakışmayan davranışta bulundum. Çok özür dilerim, affet diye öğrencilerin içinde çocuktan özür diledi.

Hüseyin: Siz öğretmensiniz, kalkın lütfen yerden öğretmenim. Affedecek bir şey yoktur. Arkadaşlarım babamın engelli olması ile dalga geçmesin diye ailevi nedeni size söyleyemedim dedi. Onu her gün sağlık ocağına iğnesini vurdurmaya götürüyordum diyerek başını yere eğdi.


Özlem: Beni de affet Hüseyin.

Tuncay: Lütfen bizi affet arkadaşım, lütfen

Nergis: Ben sana inanmıştım Hüseyin ama arkadaşlarım adına ben de özür diliyorum, affet onları dedi.

Hüseyin: Affetmek ne ki arkadaşlar. Hepimiz insanız. İnsan bazen hata yapabilir. Öğretmenim siz de üzülmeyiniz, ben hepinizi çok seviyorum.

Öğretmen: Hüseyin’ e sarıldı ve gözünden akan yaşları silmeye çalıştı ama gözyaşı pınar gibi akmaya devam ediyordu.

Öğrenciler:  Hüseyin seni çok seviyoruz, biz bir daha böyle bir hata yapmayacağız,  bizi affettiğin için teşekkür ederiz.

Hüseyin:  Ben de sizi çok seviyorum arkadaşlarım, öğretmenim. üzülmeyin hadi ama diye konuşmayı bitirdi.

0 Comments:

Yorum Gönder

Deneme