Kompozisyon Örnekleri: Kompozisyon Örnekleri

Popüler Yayınlar

Kompozisyon Örnekleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kompozisyon Örnekleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Savaşta Ayrılık İle İlgili Kompozisyon Yazınız .

Savaşta Ayrılık İle İlgili Kompozisyon Yazınız .

Savaşlarda en çok  insanı üzen , insanı yaralayan şey ayrılıkların yaşanmasıdır . Çünkü savaşlarda bombalar insanların üzerine üzerine yağmakta , birçok kişi en yakınını kaybetmekte , arkada kalan ise yıkımlar , sarılmayı bekleyen yaralar olur . İnsanlık için , barış için her zaman barışın hakim olması gerekirken ne yazık ki ülkelerin doymak bilmeyen gözleri , liderlerin bitmek bilmeyen hırsları masum halklara zarar vermektedir . Hiçbir suçu , hiçbir günahı olmayan bebekler ana kucağında bombalara maruz kalmakta , kimileri yaralanmakta , kimileri ise çok vahşi bir şekilde hayattan koparılmaktadır .

Peki soruyorum bu insan haklarından bahseden o  parasal olarak güçlü olan , fakat duygusal açıdan yerin dibinde olan ülkelere! Hani insan hakları sizin için çok önemliydi , hani barış çok önemliyid . Bu yaptıkları insan hakları ise o zaman biz insanlığın ne demek olduğunu bilmiyoruz . Ya da onlar insan haklarını kendileri için geçerli kılıyor ve diğer , masum ülkelerin halkını insan olarak görmüyor . Görünen de bu zaten öyle değil mi arkadaşlar ?  Savaşlarda ayrılıklar acı izler bırakır . Acı anılardır çünkü o esnada yaşananlar . Hiç kimse unutamaz en yakınını . 14 yaşlarında, daha ergenliğinin baharında olan bir gencin  gözleri  önünde küçücük kardeşi  düşman askeri tarafından silahla vurulmuştur ,  ölmüştür , peki sizce atlatabilir mi bu zavallı yavrucak o  kötü anıyı ? Atlatamaz, yıkılır, ciğeri yanmıştır, can yoldaşı , biricik kardeşi gitmiştir onun. Peki unutur mu bunu derseniz. Asla unutmaz, bunu yapanlardan intikam almadan bu dünyada yaşamayı istemez o canlar. Genç bir kadın aslanlar gibi eşini kaybetmiştir, anasını, babasını kaybetmiştir, Bakın ayrılık ayrılık  ve bitmek bilmeyen ayrılıklar. Ne acı, ne insanlık dışı bir olaydır bu savaşlar ve bu savaşlarda sevenlerini sevdiklerinden ayıranlar .  Savaşlar hiçbir zaman iyi değildir . Savaşlar her zaman can yakmıştır, insan öldürmüştür, insanlığı öldürmüştür. En sevileni,   yarini, çocuğunu, anasını, babasını koparmıştır insandan .

Bunun için  savaşlara her zaman hayır diyorum. İşgale uğrayan hangi ülke olursa olsun , hangi mazlum ülke olursa olsun onlar da düşmen ülkelerine karşı durmalıdır ve savaşlarda ayrılık yaşamamak için vatanlarını düşmana satmamalıdır. Bunun için insanlık için büyük bir kampanya başlatılmalı, canların yaşanması için, yaşatılması için, gücünü masum ülkelerin üzerinde denemeye  çalışan ülkelere izin verilmemeli. Tüm dünya ülkeleri bir araya gelmeli ve savaşa hayır demelidir.


Devamını Oku
    0

Çocuğun Eğitiminde Aile Önemlidir Konulu Münazara Yazınız .

Çocuğun Eğitiminde Aile Önemlidir Konulu Münazara Yazınız .

Çocuğun temel eğitimi aldığı , çocuğa ahlaki   değerlerin öğretildiği yer tabi ki de ailedir . Çünkü aile bir toplumun temelidir . Çocuklar da aile içinde dünyaya geldiği için çoğu şeyi aileden öğrenirler . Çocuk aile içinde ne öğrenirse , onu da yaşamına katar . Örneğin ; çocuk sevgi ortamında , saygı ortamında büyütülmüşse o çocuk ilerde de başka insanlara karşı saygılı olur , topluma uyum sağlar ve sosyal biri olur . Anne ve babalar çocuğa iyi örnek olmalıdır . 

Çocuğun eğitiminde aile çok önemlidir çünkü çocuğuna gerekli sevgiyi veren aile o çocuğun kişisel , sosyal , psikomotor gelişimine de büyük katkı sağlamış olur .  Her ne kadar okul , eğitimin devamını sağlayan bir eğitim ve öğretim kurumu olsa da  eğitimin ilk temelinin atıldığı yer ailedir . Çocuk evde küfürler duyuyorsa, ana ve baba çocuğa bakmıyor, çocukla ilgilenmiyorsa o çocuğun  aldığı eğitim olumlu olmaz , yani çocuk sağlıklı bir birey olamaz ve topluma da uyum sağlayamaz . Aile ilk olarak çocuğunu koşulsuz sevmeli ve onun kendisine olan güvenini artırmalıdır . Örneğin ; çocuk bir işi başaramadığında buna tahammül edemeyen ana ve babalar vardır. Çocuğa beceriksiz muamelesi yaparlar . Çocuk ise bu durum karşısında kendisini çok kötü hisseder . Kendine olan güvenini kaybeder . Okula gittiğinde öğretmen ona hadi yavrum şu soruyu çöz der fakat çocuk korktuğu için ve güveni gittiği için  elinden bir şey gelmez, telaşlanır, korkar . Yapamayacağım , çünkü ben beceriksizim duygusu içinde hareket eder . Çünkü ailesi ona sen beceriksizsin , yapamazsınız duygusunu aşılamıştır  .  Bunun  için buradan tüm ailelere sesleniyorum çocuğa ilk  eğitimi siz ana ve babalar vereceksiniz .


Lütfen çocuğu iyi eğitin, onu korkutarak, ona baskı yaparak onun gelişimini sağlayamazsınız . Tam aksine  çocuk günden güne gerilemeye başlar, kendine olan güveni sıfıra iner ve asosyal bir kişilik haline dönüşebilir . Bunun acısını da hem siz çekersiniz hem de çocuğunuz çeker . Hem de topluma faydalı bireyler, evlatlar yetiştirmemiş olursunuz.
Devamını Oku
    0

Çocuğun Eğitiminde Çevre Önemlidir Konulu Münazara Yazınız .

Çocuğun Eğitiminde Çevre Önemlidir Konulu Münazara Yazınız .

Çocuk ilk olarak aile  içinde dünyaya gözlerini açar . Çocuk ilk eğitimini ailesinden alsa bile ileriki yaşamını etkileyecek olan eğitimi çevresinden alır . Çünkü çocuğun gelişiminde çevre daha önemlidir . Her ne kadar aileden çok iyi bir eğitim de alınmış olsa çocuk yetiştiği çevrede daha farklı kimse haline gelebilir . Ya da tam tersini düşünelim . Çocuk iyi bir ile içinde değildir . Ailesi ona hiç iyi bir eğitim vermemiş , temel ahlaki değerleri öğretmemiştir . Fakat çocuk farklı çevrelerde okuyarak , kendini geliştirerek hiç de ailesine benzemeyebilir .

Yani daha sağlıklı , daha sağlam düşünceye sahip olan , kendini bilen bir birey olabilir . Yani çevre her zaman çocuğun eğitiminde daha önemlidir diyorum . Kötü ailede büyüyen çocuk kendisine destek olan nitelikli ve şefkatli öğretmenleri tarafından , iyi arkadaşları tarafından bambaşka biri olabilir . Başka bir çocuğu ise şu şekilde örnek verelim . Çok zengin bir ailede dünyaya gelen çocuk , her türlü terbiyeyi ailesinden almıştır , çocuğa gerekli olan her türlü güzel alışkanlıklar öğretilmiştir . Fakat bu çocuk edindiği kötü niyetli ve kötü alışkanlıklara sahip olan arkadaşları ile çok farklı biri haline gelebilir . Kötü alışkanlıklara sahip olabilir . Ailesine karşı saygısızca davranışlarda bulunur ve kendini , kişiliğini kaybedebilir .


Bunun bir çocuğun yetiştiği çevre ortamı son derece önemlidir . Çocuğun eğitiminde çevreye önem vermeliyiz  ve çocuklarımızın nasıl bir çevrede yetiştiğini her zaman takip etmeliyiz .
Devamını Oku
    0

İnsan Sevdiği Mesleği Yapmalıdır Konulu Münazara Yazınız .

İnsan Sevdiği Mesleği Yapmalıdır Konulu Münazara Yazınız .

Her insan farklı yeneklerle dünyaya gelir . Kimisi bu yeteneğinin üzerine gider ve kendini geliştirir . Kimisi ise bu yeteneğinin üzerine gitmez ve farklı mesleklere yönelir . Kişi her zaman sevdiği mesleği tercih etmelidir . Sevdiği mesleği yapmak kişiye manevi huzur ve doyum verir . Sadece parası çok diye  farklı meslekleri yapmak , kişinin kendini mutsuz hissetmesine neden olur . Kişi mutsuz olunca da yaptığı işten bir fayda göremez ve bundan verim alamaz .

İnsan sevdiği mesleği yapmak için hayatını bu uğurda harcamalıdır . Mesleğini severek yapan , o meslekte yeteneği olan kimseler ortaya çok iyi ürünler çıkarabilir , alanında çok uzman bir kimse haline gelir . İşte böyle olunca başarılı olan kimse ülkesi için daha faydalı vatandaş olur . Parası çok diye getirisi fazla olan mesleği seçmek kişiyi sadece maddi anlamda rahatlatır ama  kişiye herhangi bir manevi zevk vermez . Çünkü kişi bu mesleği mecbur olduğu için , parası için yapıyordur . Oysa mesleğini canı gönülden , severek yapanlar çok büyük işler başarır ve geleceğe de iyi şeyler bırakabilir . Örneğin ; birey resim yapmayı çok sevdiği halde ve resme ilgisi çok olduğu halde aile bireylerinin baskısı ile getirisi ve toplumsal etkisi daha çok olan doktorluk mesleğini seçerse burada sadece aile bireyleri mutlu olur . Resim yapma işinden yoksun kalan kişi kendini mutsuz  hisseder. Doktorluğu da sevmediği için , mecburen o mesleği yapmadığı için doktorluk alanında kendini geliştiremez ve topluma da faydalı bir kimse olmaz .


Bunun için herkes  maddi getirisine bakmadan sevdiği mesleği yapmalı, sevdiği mesleği yapmasına engel olanlara ise karşı durmalıdır. Çünkü meslek kişinin bir ömür boyu sürdüreceği işidir. Bunun için sevdiğiniz işleri yapın ve hiç durmadan yolunuza devam edin dostlarım.
Devamını Oku
    0

İnsan Ekonomik Getirisi Çok Olan Mesleği Seçmelidir Konulu Münazara Yazınız

İnsan Ekonomik Getirisi  Çok Olan Mesleği Seçmelidir Konulu Münazara Yazınız

Her insan farklı mesleği icra eder . Çünkü herkesin yeteneği farklıdır . Fakat bazı meslekler kişiye yeteri kadar doyum veremez . Kişi bir meslek alanında yetenekli olabilir , o mesleğe ilgi de duyabilir . Ama  o mesleğin aylık geliri kişiyi tatmin etmiyorsa kişi ekonomik getirisi olan mesleği tercih etmeli ve o mesleği icra etmelidir . 

Ekonomik getirisi fazla olan meslek sayesinde kişi yaşamını daha refah içerisinde geçirir . Maddi sorunlar yaşamaz . Kişi kendisinin ve ailesinin gereksinimlerini yerine getirir . Ekonomik getirisi çok olan mesleği yapan birey zamanla  zenginleşmeye başlar . Maddi durumu çok iyi olduğu için , maddi durumu iyi olmayan insanlara da yardım eder . Böylece fakir insanların da gönlünü kazanmış olur . Bundan dolayı kişi her zaman ekonomik getirisi çok olan  mesleği tercih etmelidir . Böylece hem kişi kendi kimseye muhtaç olmaz hem de ailesini maddi anlamda kimseye  muhtaç etmez . Ekonomik getirisi fazla olmayan mesleği tercih etmek kişiyi tatmin etmez ve kişi de mutsuz olur . Ailesinin gereksinimlerini yerine getiremez .


Bunun için  parası çok olan mesleği tercih etmeliyiz . Bu sayede de mutlu olmalıyız .
Devamını Oku
    0

Her İnsan Hata Eder , Hata İşleyenlerin En Hayırlısı Tövbe Edendir Sözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız .

Her İnsan Hata  Eder , Hata İşleyenlerin En Hayırlısı Tövbe Edendir Sözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız .

İnsan olduğumuz için elbette mükemmel olamayız . Mutlaka bu hayatta yanlışlarımız olacaktır . Çünkü hata yapmak insana mahsustur . Hiç kimse ben mükemmelim , hiç bir hatam yok , hiç bir günahım yok diyemez .  Çünkü her insan hata yapar . Hatasız kul olmaz .  Yüce Rabbi'miz bizi  topraktan yaratmış , bize şekil vermiş ve insan olarak dünyaya getirmiştir . Bizim bu dünyaya geliş nedenimiz ise Rabbimiz tarafından imtihan edilmektir . İşte dünyaya geldiğimiz anda ve olgun insan olmaya başladığımızda iyinin, kötünün ne olduğunu biliriz .

Bunları ne kadar çok bilsek de insan olduğumuz için yine de hata yapmaya devam ederiz . Ama asıl o önemli olan ise hata yapıp da tövbe etmeyi bilebilmektir . Çünkü Rabbim hatasından dönen , gözyaşları ile kendisinden af dileyen kullarını çok sever . Bunun için yaptığımız hatalardan dolayı her zaman Yüce Allah'a dua etmeliyiz , ondan bağışlanmamızı dilemeliyiz . Tövbe etmeliyiz fakat aynı hataları da bir daha yapmamaya dikkat etmeliyiz .   Sevgili Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa'nın şu hadisi şerifinden de tövbe etmenin ne kadar güzel bir duygu olduğunu , Rabbimiz için de biz kullarının ne kadar önemli olduğunu anlayabiliriz :
''Kulunun tövbe etmesinden dolayı Allah Teâlâ’nın duyduğu memnuniyet , sizden birinin ıssız çölde kaybettiği devesini bulduğu zamanki sevincinden çok daha fazladır . ''
''Allah Teâlâ gündüz günah işleyenin tövbesini kabul etmek için geceleyin elini açar . Geceleyin günah işleyenin tövbesini kabul etmek için de gündüzün elini açar . Güneş battığı yerden doğuncaya kadar bu böyle devam edip gider . ''


İşte bu hadisi şeriflerden de anlaşılacağı üzere hata yapsak da tövbe etmeyi asla ihmal etmemeliyiz . Asla umudumuzu kaybetmemeliyiz . Çünkü Rabbimiz'in bizi nerede , ne  şekilde , nasıl affedeceğini bilemeyiz . Bunun için her zaman tövbe edelim ve alemlerin Yaradan'ı olan Rahman ve Rahim olan Yüce Alla'a sığınalım ve ona kulluk edelim .
Devamını Oku
    0

" Savaş , Ayrılık , Göç , Açlık , Kayıplar , Çocuklar " Kelimelerini Kullanarak Kompozisyon Yazınız .

" Savaş , Ayrılık , Göç , Açlık , Kayıplar , Çocuklar " Kelimelerini Kullanarak  Kompozisyon Yazınız .

Savaş , insanlık için hiçbir zaman iyi sonuçlar doğurmamıştır . Yaşanan savaşlar sonucunda  insanlar yerlerinden olmuş ,  ana vatanını terk etmek zorunda kalmıştır . Savaşlardan  en çok da etkilenen masum insanlar olmuş , açlıklar yaşanmaya başlamış , nice yavrular , gençler , çocuklar , kadınlar , yaşlılar hayatını kaybetmiş  niceleri ağır yaralanmıştır . Daha fazla çıkar sağlamak için , daha fazla sömürge elde edebilmek için güçlü ve büyük ülkeler , güçsüz ülkelere savaş açmış , fakir  olan halk daha da fakirleşmiş, milyonlarca insan yaşamını kaybetmiştir . Savaştan geriye kalan kan ve gözyaşı olmuştur . 

Geçmiş yıllara baktığımızda bugünkü Avrupalı devletlerin  yoksul ülkelere neler çektirdiğini görürüz  . Hiç kimse bunu inkar edemez . Fransızların Cezayirlilere yaptığı işkenceler hiç unutulur mu ? Unutulmaz elbet . Çünkü burada yaşanan savaş da değildir , cinayettir . Bu savaşlardan en çok çekenler ise kadınlar ve çocuklar olmuştur . Çocuklar ana kucağındayken öldürülmüş , kadınlar her türlü işkenceye maruz kalmıştır . Yani katliam yapılmış , soykırım yapılmıştır . Yine Suriye'deki savaşa baktığımızda da en çok çocukların savaştan etkilendiğini görüyoruz . Arakan'daki Müslümanlara baktığımızda yine çocuklar, kadınlar en çok acı çeken oluyor . Savaş demek insanlık adına yapılmış ve yapılacak olan en büyük cinayet , en büyük günah demektir . Savaş sonucunda insanlar yurtlarından olmuş , salgın hastalıklar yaşanmış , açlıklar yaşanmıştır .  Yaşanan savaşlar sonucunda  insanlar çeşitli işkencelere uğradığı için zaman içinde kişilerde çeşitli sorunlar da ortaya çıkmaya başlamıştır . Örneğin ;  geçen gün  düğüne gitmiştik . Orada Suriyeli bir aile de vardı . Düğünde havai fişekler patlamaya başlayınca iki tane küçük çocuğun babasının bacağına  sarıldığını görünce çok duygulanmıştım . Çocuklar havai fişeklerin bomba olduğunu sanmış ve yine savaş oluyor korkusu ile babalarına sarılmıştı , babası ise onlara bunun bir savaş olmadığını anlatmaya çalışıyordu . 


Unutmayın ki savaş korkudan , açlıktan , sefaletten başka bir şey değildir . Çünkü savaş insanı, insanlığı yakar , yıkar ve öldürür . Bunun için savaşa hayır demeliyiz .  Güçlü ve gözü doymayan ülkelerin yanında değil karşısında durmalıyız ve hiçbir suçu olmayan çocukların ölmesine izin vermemeliyiz .
Devamını Oku
    0

Kültürel Değerlerimiz İle İlgili Kompozisyon Yazınız .

Kültürel Değerlerimiz İle İlgili Kompozisyon Yazınız .

Bir milleti  diğer milletlerden ayrı  kılan en önemli özelik o milletin kendine özgü kültürel değerleridir . Yani bu değerler bizi biz yapan , temel değerlerimizdir . Kültürel değerlerimiz  şunlardır : Dil,  gelenek ve görenekler , örf ve adetler , tarih , dünya görüşü , sanat gibi değerler kültürel değerler arasında yer alır . Yukarıda saydığım özellikler ise her kültürde farklıdır . Yani her milletin kültürü kendine özgüdür . Bizim kültürel değerlerimiz de bize özgüdür . Bizim dilimiz Türk dili olduğu için  , bu dilin daha çok gelişmesini ve daha çok kullanılmasını sağlamalıyız . Yabancı sözcükleri dilimizden arındırmalıyız . Açtığımız bir iş yerine Türkçe isim vermeliyiz . Daha fazla gelir getirecek diye yabancı isimler vermemeliyiz . Yani dilimize sahip çıkmalı , dilimizi korumalı ve yaşayan bir dil haline getirmeliyiz .

 Başka milletlerin örf ve adetlerini uygulamaya çalışmamalıyız . Örneğin ; çam ağacı süsleme bizim kültürel değerlerimiz arasında yer almaz . Bunun için başka milletlere özenip çam ağacı süsleme gibi özenti davranışlar içine girmemeliyiz . Anadolu kültürüne  yaşamalıyız . Örf ve adetlerimize sahip çıkmalıyız . Bayramlarda , düğünlerde , asker uğurlama törenlerinde geleneklerimizi devam ettirmeli, birlik içinde yaşamaya devam etmeliyiz . Herkesin dini inancına , diline saygı duymalıyız fakat kendi dini inançlarımız da uygulamaya çalışmalıyız . Batı'nın yaşamını değil , bilimini almalıyız . Yani şekil özentiliği içine girmemeliyiz . Kendi yöresel sanatlarımızı örneğin, el sanatlarını yaşatmaya çalışmalıyız . Yani milli bir sanatımız olmalıdır . Geleneksel sanatlarımızı unutmamalıyız , onları her zaman yaşatmalıyız . Tarihimizi iyi öğrenmeli , iyi araştırmalı ve geleceğe daha iyi bakabilmeliyiz . Ecdadımızın bu vatanı korumak için ne emekler ettiğini unutmamalıyız ve bunun için de kültürel değerlerimize sahip çıkmalıyız .


Kültürümüzde olan  temel ahlaki değerlere sahip olmalıyız . Mesela bir yere girdiğimizde selam vermeliyiz , hal , hatır sormalıyız . Evimize misafir gelen bir kimseye  elimizden geldiği kadar iyi hizmet etmeli ve misafirin gönlünü etmeliyiz . Hiç kimsenin gönlünü kırmamalıyız . Kibar olmalı , etik değerlere sahip olmalıyız .
Devamını Oku
    0

Danışarak İş Yapmanın Yararları İle İlgili Kompozisyon Yazınız .

Danışarak İş Yapmanın Yararları İle İlgili Kompozisyon Yazınız .

İnsan aynı anda her işi yapabilecek süper bir güce sahip değildir . İnsan birden fazla konuda yetenekli, bilgili olabilir fakat bu onun her işin üstesinden geleceği anlamı taşımaz . Hayatta bilmediklerimiz , eksik kaldığımız işler  olabilir . Kendimiz  yapamadığımız zaman bizden daha deneyimli olan , daha büyük olan insanlardan yardım almalıyız . Yani birilerine danışmayı bilmeliyiz . Bunun için de atalarımız şu sözü söylemiştir :

'' Danışan dağı aşmış , danışmayan düz yolda şaşmış'' . Kişi danışarak aşılamayacak engelleri aşar ve sorunlarını daha kolay çözebilir . Danışmayarak ise en bildiği şeyde bile , yani kolay işlerde bile yanlış yapabilir , şaşırabilir . Kimi kimseler burnunun dikine gitmekten çok mutlu olur ve her işi ben yapabilirim havası içinde olur . Kimsenin deneyiminden , bilgisinden faydalanmaz . İşte böyle kimseler hayatta başarısız olur . çünkü kimseye danışmamış , bilgi almamıştır .


Hayatta  işlerimizi yoluna koymak için , daha iyi sonuçlar elde etmek için her zaman bir bilene bilmediğimiz konuları sormalıyız .  Yani bin bilsek de bir bilene her zaman danışmalıyız . Daha çok bilgi sahibi olmalı , daha çok öğrenmeli , böylece biz de başkalarına yardımcı olmalıyız . Başkalarının da bizim deneyimlerimizden faydalanmasını sağlamalıyız .
Devamını Oku
    0

Hayvanlara Yapılan Şiddet Hakkında Bir Hikaye Yazınız .

Hayvanlara Yapılan Şiddet  Hakkında Bir Hikaye Yazınız .

 Sabah ezanı okunuyor , horozlar ötüyordu . İstanbul'da  yaşadığımız için okulumuz bize uzak bunun için de servis ile gitmem gerekiyordu . Servisçi her sabah 6:00 gibi kapının önünden geçer ve beni de alır giderdi . Yine bir sabah kalktığımda tam okula gidecekken bir köpek sesi duymuştum . Bu sesin nereden geldiğini bilmiyordum ve ama sesin olduğu yere yaklaştığımda bir de neler göreyim! Aman Allah'ım! Gördüklerim karşısında şaşkına uğramış , küçük dilimi yutacak gibi olmuştum . Komşumuz olan Ahmet ve Ali orada bir  horoza tekme atıyordu . Diğer güçlü olan horozla güçsüz olan horozu bir biri ile dövüştürüyordu. Zavallı horozların her yeri kan olmuş , gözleri bile görünmez hale gelmişti . Nasıl olabilirdi bu, nasıl böyle acımasız olabilirledi diye düşündüm . Oysa ben onları abi diye sever , sayar , onların asla bir canlıya zarar vereceğini aklımın ucundan bile geçirmezdim .

Çok üzülmüştüm , hayvanları düşündükçe  içim daha da kötü olmuş ve kendimi o hayvanların yerine koymuştum . Daha sonra servis geldi ve okula gittim . Ahmet ve Ali abiler de oradaydı . Artık  onlara abi demek de içimden gelmiyordu ama alışmışım ya abi demeye neyse artık . Onları gördüğümde bana selam verdiler, niye suratın asık dediler . Ben ise gördüklerimi onlara anlattım . Siz nasıl bu kadar acımasız ve cani olabiliyorsunuz dedim . Onlar ne dediğimi anlamamış  gibi ne dediğini anlamıyoruz dediler. Sabah onları evlerinin avlularında gördüğümü ve horozlara nasıl zarar verdiklerini yüzlerine söyledim. İkisinin de yüzü kıpkırmızı olmuştu . Ben sizin gibi abilerden böyle bir şeyi asla beklemezdim dedim . Onlar da aslında niyetlerinin kötü olmadığını , sadece bunu yaparken zevk aldıklarını söylediler .  Ben ise onlara aynı şeyi size yapsalardı neler hisserdiniz diye sorduğum da birbilerine bakıp sustular . Onlara öyle bir acı bakış attım ki  utançlarından ne yapacaklarını şaşırdılar . Biz hiç hayvanların yerine kendimizi koymamıştık , Her halde bize böyle davranılsa canımız yanardı diye ağlamaya ve pişman olmaya başlamışlardı . Onların ağlamalarına dayanamadım .

Gittim yanlarına ve lütfen bir daha hiç bir hayvana eziyet etmeyin, çünkü bizim canımız nasıl tatlı ise , onlarınki de öyledir dedim . Onlar da artık empati kurmuşlar ve bir daha asla böyle bir şey yapmayacaklarını söylemişlerdi . Daha sonra zil çalmış derslerimize girmiştik . Okul çıkışı abilerimle beraber onların evlerine gittik . Avluya girdiğimizde zavallı horozlar yorgunluktan uyumuşlar ve bizi gördüklerinde ürkmüşlerdi  . Abilerimle birlikte hemen başlarını okşadık , onları içimize çektik ve sevdik . Ben kendi evimizden onlara yiyecekleri buğday, yem gibi yiyecekler getirdim , onları bir güzel ellerimizle doyurduk . Daha sonra horozlar serbest bıraktık ve oradan çıktık . Abilerim yaptıkları davranışların yanlış olduğunu anlamış, üzülmüşlerdi . Bana teşekkür ettiler ve bir daha böyle şey asla olmayacak , söz diye bana sarıldılar . Ben de oradan ayrıldım ve daha sonra evime gittim .



Devamını Oku
    0

Savaşların Önüne Nasıl Geçilebilir ? Bu Konu İle İlgili Bir Kompozisyon Yazınız

Savaşların Önüne Nasıl Geçilebilir ? Bu Konu İle İlgili Bir Kompozisyon Yazınız

Savaşlar insanlığı yok eden , insanlığa zarar veren her türlü olumsuz eylemler , faaliyetlerdir . Bir ülke haksız yere işgale uğruyor ve sömürülüyorsa bu eylemin  haklı bir gerekçesi asla olmaz . Özellikle de güçlü ülkeler güçsüz ülkeler üzerinde daha çok hakimiyet kurmak için , güçsüz ülkelerin yer altı ve yer üstü kaynaklarını daha çok sömürmek için , ülkelerin kendi içinde iç savaş çıkarmak için her türlü yola, her türlü zorbalığa başvurmaktadır . Savaşların sonucunda ise kalan tek şey kan, gözyaşı, ölümler, yaralanmalar, hasarlar ve daha neler neler ...

Savaşların yok olması için tüm dünya ülkelerinin , tüm insanlığın savaşı istememesi gerekir . Kimi zalim ve güçlü ülkelere diğer tüm dünya ülkelerinin bir dur demesi gerekir . Savaşların önüne ancak "Yurtta Barış, Dünyada Barış" sözü ile geçilir. Savaşların yaşanmaması için her ülkenin fedakarlık yapması gerekir, her ülkenin masum, güçsüz, mazlum ülkelerin yanında olması gerekir . Yani ülkelerin dönek, iki yüzlü olmaması gerekir. Siyasi çıkarların, ekonomik çıkarların, sosyal çıkarların bir kenara bırakılması ve öncelikle insanlığın yaşatılması gerekir . Ülkelerin liderlerinin , siyasetçilerinin , insanlarının içinde merhamet ve vicdan duygusu olması gerekir . Zalim ve güçlü olanın yanında durulmaması gerekir . Mazlum ve güçsüz olanın , savunmasız olanın yanında durulması gerekir . Bir ülke dünyanın en güçlü ülkesiyim diye her şeyi yapabilirim egosuna sahip olmamalıdır . Gerektiğinde diğer güçlü ülkeler bu dünya gücü olan ülkeye gerekli yaptırımları koyabilmelidir . Örneğin; Kudüs sorununda Amerika'ya karşı olunması gerekliydi ve öyle de oldu . Çoğu ülke Amerika'dan korkmamış ve Amerika'nin Filistinlilere karşı yaptığı haksız açıklamayı kabul etmemiştir . İsrail'in  başkentini Kudüs Olarak görmemiştir 128 ülke . Ama bu ülkelerin bu kararlılıkla devam etmesi gerekir ki savaşlar yaşanmasın , mazlumun  kanı dökülmesin , çocuklar ölmesin , kimse vatanından ayrı kalmasın . Umarım diğer ülkeler Amerika'nın yaptırımlarından korkmaz ve savaşa hayır demeye, barışa evet demeye devam ederler .


Savaşın önüne ancak barış ile geçilir . Ülkelerin kin ve düşmanlığı bir kenara bırakması gerekir .  Güçlü olan ülkeler her şeyi istediğim gibi yapabiliriz düşüncesinde olmamalıdır . Akan göz yaşından , akan kandan hepimiz sorumluyuz. Bunun için her zaman savaşa hayır demeliyiz,  barışın güvercini olmalıyız.
Devamını Oku
    0

Doğanın Korunmasında Eğitim Önemlidir Münazara Örneği

Doğanın Korunmasında Eğitim Önemlidir Münazara Örneği

Doğayı korumak için tüm insanların bu konuda bilinçli olması gerekir . Bu bilincin kazandırılması için ise mutlaka bir eğitim alması gerekir .  Eğitim yolu ile kişiler daha çok doğaya karşı sorumluluk duygusu içinde hareket ederler ve doğayı korurlar . Kimi insanlar eğitim almadığı zaman , doğayı istenilen şekilde koruyamazlar . Eğitim almadığı için çevreyi rastgele kirletirler . Neden doğayı temiz tutmuyorsun diye sorulduğunda aslında niyetlerinin kötü olmadığını , bir anda boş bulunarak çevreyi , doğayı kirlettiklerini söylerler .

İşte böyle bilinçsizce insanlara kesinlikle doğa konusunda eğitim verilmelidir . Eğitim verilerek insanlar daha doğaya karşı duyarlı kimseler haline gelir . Herkes eğitim alarak üzerine düşen görevi yapar ve çevresini tertemiz yapar .  Doğanın korunması için herkesin  iyi bir eğitim alması gerekir . Bunun için de insanlarımıza , vatandaşlarımıza çeşitli konferanslar verilmelidir , bu konuda ilgi çekici ve faydalı çalışmalar yapılmalıdır . Doğa korunmadığı zaman karşımıza ne gibi felaketlerin  ortaya çıkacağı resimler ile , videolar ile gösterilmelidir .  Böylece insanlar eğitim sayesinde doğaya daha çok sahip çıkacaktır . Eğitim alan insanlar doğayı kirleten , bilinçsiz , eğitimsiz kimseleri de uyaracak ve dünyamız daha da güzelleşecektir .


Bunun için de doğanın korunmasında mutlaka eğitim önemlidir . Unutmayın her şeyde olduğu gibi doğanın korunmasında da eğitim şarttır . 
Devamını Oku
    0

"Milletine Ruh Katan Mehmet Akif Ersoy" İle İlgili Kompozisyon Yazınız .

"Milletine Ruh Katan Mehmet Akif Ersoy"  İle İlgili Kompozisyon Yazınız .

Mehmet Akif Ersoy milletin adamı olduğu  , milli marşımız olan İstiklal Marşı'nı yazdığı için  Türk Milleti için çok değerli bir insan, şair, yazar ve vatanseverdir . O ki vatanı için çok çalışan ve vatanına aşık olan bir üstattır . Kurtuluş Savaşı yıllarında  yaşananları görüp bize çok güzel bir marş yazmış ve Türk milletini en kısa şekilde özetlemiştir . Üstat Mehmet Akif Ersoy'un yazdığı İsitikal Marşı okunurken hepimiz duygulanırız ve ona özlem duyarız . Keşke şu anda yaşa da ellerinden öpsem , onunla bir konuşsam diye geçiririz içimizden . Çünkü o büyük şairdir , büyük insandır .

İstiklal Marşı'nı yazarken gerçek duygularını katmış , yazdığı bu marş karşılığında herhangi bir ücret talep etmemiştir . Çünkü ona göre milli marşın yazılması para karşılığında olmamalıdır . Bu içten gelen , yürekten gelen bir sesin , imanın , gücün , milli sevginin , vatan sevgisinin dışa vurumudur aslında . Biz gençler olarak da her zaman Milli marşımıza sahip çıkmalıyız , o kutsal marş okunurken  ciddi olmalı ve asla değişik hareketlerde bulunmamalıyız , yanımızdaki arkadaşlarımızla konuşmamalıyız .  Bu marşın kolay yazılmadığını , millet olarak ne badireler atlatıldığını hiçbir zaman unutmamalıyız .


İstiklal Marşı bizim milli duygularımızı daha da coşturur , bizi daha da güçlendirir ve bizi daha da vatana bağlı bireyler haline getirir . Bu marşı , bu kutsal marşı , milleti için yazan Sevgili Mehmet Akif Ersoy ışıklar içinde , nurlar içinde uyusun inşallah .
Devamını Oku
    1

Yetim Kardeşlerimize Yardım Konulu Kompozisyon Yazınız .

Yetim Kardeşlerimize Yardım Konulu Kompozisyon Yazınız .

Hayatta başımıza ne zaman , nerede , ne şekilde , nasıl , neler geleceği bilinmez . Çünkü bugün varız , yarın yokuz . Ölümlüyüz bir kere . Yerimiz , saatimiz gelince  göçeceğiz bu dünyadan . Kader denen  bir şey vardır .  Kimi çocukların babası  kimi nedenlerden dolayı kuş olup uçar öbür dünyaya . Hayatını kaybeder . Geride ise evlatları , eşi , yakınları kalır . Babası ölen yetim çocuklarımız ise artık bize , yani hayatta olanlara emanettir . Çünkü onlar bizim kardeşimiz , arkadaşımızdır . Yetim kardeşlerimiz  geçimlerini sağlayabilmek için hem okula gitmek zorunda kalır hem de çalışmak zorunda kalır . Onların sadece ğitimini devam ettirmesi sağlanmalıdır .

Başka bir işle  uğraşmamaları için , geleceklerinde rahat etmeleri için onlara toplum olarak , Türk Milleti  olarak destek olmalıyız , onların da ailesi olduğumuzu  her hareketimizle göstermeliyiz yetim kardeşlerimize . Yetim olan her çocuğa , kardeşimize , arkadaşımıza destek olmalıyız . Onların üzüntüsünü içimizde paylaşmalıyız ve onları üzmemeye çalışmalıyız . Kimi yetimlerin babası ise askerde şehit olmuştur .  Bu yetimlerimiz bizim canımız olmalı , onları hiçbir şeyden eksik bırakmamalıyız .  Zaten biz toplum olarak yetim olan hangi ırktan olursa olsun , hangi milletten olursa olsun  onlara hep destek oluyoruz ve yardımcı oluyoruz . Sevgili Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa  yetimler ile ilgili şunu söylemiştir :
'' Bir kimse sırf Allah rızası için bir yetimin başını okşarsa, elinin dokunduğu her saç teline karşılık ona sevap vardır "
''Bir kimse , akrabasından veya başkasından olan bir yetimi, yetim kendisini kurtarana kadar uhdesine alsa, o kimseye Cennet vacip olur. " 


Bunun için her zaman yetim kardeşlerimize , yavrularımıza destek olmalı ve onları kötülülerden , kötü niyetli insanlardan korumalıyız . Arkalarında bir dağ gibi durmalı ve onları koşulsuz sevmeliyiz . İçinde merhamet duygusu olana , Allah korkusu olana , şefkat duygusu olana da yakışan budur .
Devamını Oku
    0

Çocuklar Çocukluğunu Yaşamalıdır , Onlara Yetişkin Gibi Davranmak Onları Olumsuz Etkiler Ve Onların Hayatını Zorlaştırır Sözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız .

Çocuklar Çocukluğunu Yaşamalıdır , Onlara Yetişkin Gibi Davranmak Onları Olumsuz Etkiler Ve Onların Hayatını Zorlaştırır Sözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız  .

Çocuklarımız hayatımızın neşesi , anlamıdır . Evin  açan taze çiçeği , mis kokulu kınalı kuzularımızdır . Onlar olmasa diye düşündüğümde hayat sıkıcı olur  ve zaman bir türlü geçmezdi .  Biliyorum ki her gerçek anne ve gerçek baba , yani bu görevleri hakkı ile yerine getiren ebeveynler bazen çocukların üzerine çok gitmektedirler . Onlardan daha olgun gibi hareketler beklemekte , ufak hatalarında hemen sinirlenmektedirler . Ama onların çocuk olduğu her nedense akıllarına gelmez bazen . Ama çocukları için canını verirler , onların gözünden bir yaş gelmesine tahammül edemezler , tabi bu ayrı bir şey . Önemli olan çocuklarımızın seviyesine inmek , hayata onların baktığı pencereden bakabilmektir . Yani empati kurma becerisine sahip olmak gerekir .

Onlar yetişkin olamazlar bırakın çocukluklarını özgürce yaşasınlar , hata da yapabilirler , yanıladabilirler . Ama yapsınlar . Çünkü onlar da biliyorum ki zamanı gelince olgun bir kimse olacaklar , yetişkin gibi davranacaklardır . Sadece biz anne , baba ya da diğer yakınların biraz da sabırlı olması gerekir ve olaylara  onların gözü ile bakmamız gerekir . Siz çocuğa bir yetişkine verdiğiniz sorumluk gibi sorumluluklar verirseniz , ondan büyük beklentiler içine girerseniz yanılırsınız . Çocuğun da kendine olan güvenini zedelersiniz . Çocuk başarısızım, zaten yapamam gibi duygular içine girer   ve daha sonra topluma girmekten de çekinir ve asosyal bir hayat yaşamayı tercih eder. Kimi ailelere baktığımda çocuklarının daha küçücük yaşta çok büyük sorumluluklar verir. Çünkü onlara göre çocuk sürekli çalışmalı  en iyisi olmalıdır. Böyle bir dünya var mı Allah aşkına ya . Kendilerine siz hep ders  mi çalışırdınız diye sorup onları eleştirdiğinizde cevap vermezler, sessiz kalırlar. Ama ben çocuğumun başarılı olmasını istiyorum derler.

Sevgili anne, baba ve diğer yakınlar! Unutmayın ki o çocuklar, o geleceğimizin pırlantaları, sizin ya da  bizim sigortamız değildir. Bırakın o nasıl çalışmak istiyorsa ona bırakın bazı şeyleri . Yani çocukları rahat bırakın , esnek olun biraz . Çocuk zaten 24 saat oyun oynamak istemez  ya da boş boş  çizgi film izlemez.  Emin olun istediği gibi yaşarsa sorumluluklarını da yerine getirir ve çocukluğunu da daha iyi yaşar. Onun ileride psikolojik sıkıntılar içinde olmasını istemiyorsanız onlara yetişkin gibi davranmayın. Onun seviyesine inin ve onu her ne olursa olsun koşulsuz sevin. Zaten o bu koşulsuz sevginin , emeğin değerini görür  bilir. Onun için de size daha çok bağlı olur ve sizi daha çok sever. Yapmanız gereken tek şey onları bunaltmamak, hayattan soğutmamak, onlara koca adam oldun muamelesi yapmamaktır. Kalın sağlıkla, sevgi ile...


Devamını Oku
    0

Daha Güzel Bir Ülke Olmamız İçin Neler Yapmalıyız Konusu İle İlgili Kompozisyon Yazınız .

Daha Güzel Bir Ülke Olmamız İçin Neler Yapmalıyız Konusu İle İlgili Kompozisyon Yazınız .

Her  ülkenin vatandaşları ülkesinin daha gelişmiş ve daha zengin bir ülke olmasını ister . Bizler de Türkiye Cumhuriyeti'nin bireyi olduğumuz için , bu memleket , bu vatan bizim olduğu için onun hep daha iyi olmasını isteriz . İşte bunların olması için de bize düşen sorumluluklar vardır . Daha güzel ülke olmak için bize düşen bu sorumlulukları yerine getirmeliyiz . Bilinçli  ve eğitimli bir vatandaş olmalıyız . Kendimizi her alanda geliştirmeye ve yenilemeye devam etmeliyiz .

Ülkemizin daha iyi bir ülke olması için bilim ve teknolojiyi önem verip kendi yerli ürünlerimizi , teknolojilerimizi  üretmeliyiz . Bunun için de ülke olarak eğitime çok önem vermeli ve her bireyin okumasını sağlamalıyız . Ülkemizin kıymetini bilmeliyiz . Dört mevsimin belirgin olarak yaşandığı , her şeyinden yararlandığımız bu cennet vatanın kaynakları boşa israf etmemeliyiz . Tutumlu olmalıyız . Havayı , toprağı , suyu , ormanlarımızı , diğer yeşil alanlarımızı kirletmemeliyiz . Çevre temizliğine önem vermeliyiz .  Ülkemizi başka ülkelerde iyi bir şekilde temsil etmek için bilim yolunda iyi bir ilim insanı olmak için uğraşmalıyız . Ülkemizin daha iyi olması  şehirlerimizin temizliğine önem vermeliyiz , gecekondulaşma diye, alt yapı yetersizliği diye bir sorun olmamalıdır . Ülkemizin daha güzel daha huzurlu bir ülke olması için ülkemiz bölmek isteyen iç ve dış bölücü terör örgütlerine doğrudan ya da dolaylı olarak kesinlikle herhangi bir destekte bulunmamalıyız .


Türk Silahlı Kuvvetleri'nin , Türk Emniyet Teşkilatı'nın yanında olmalıyız . İnsan haklarına , demokrasiye , cumhuriyete sıkı sıkıya bağlanmalıyız . Doğamızı kirletmemeli bilinçli insanlar olmalıyız . Daha birçok farklı olumlu etkinliklerde bulunmalıyız .
Devamını Oku
    0

Ulusal Eğitim Her Ulusun Yaşam Kaynağıdır Sözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız .

Ulusal Eğitim Her Ulusun Yaşam Kaynağıdır Sözü İle İlgili Kompozisyon Yazınız .

Her  ulus farklıdır . Çünkü her ulusun gelenekleri , görenekleri , maddi ve manevi değerleri kısacası kültürü bir birinden farklı özellikler göstermektedir .  Bu farklı özelliklerden dolayı her ulusun eğitimi de farklıdır , yani kendine özgüdür .  Bunun için de her ulusun eğitimi o uluslar için yaşam kaynağı , hayatın anlamıdır . Uluslar milli benliğini kaybetmemek için , kültürel değerlerine sahip çıkmak için , geçmişine sahip çıkmak için ulusal eğitime  çok önem vermek zorundadırlar .

 Kendi ulusal eğitimine önem vermeyen milletler milli benliğini çok çabuk bir şekilde kaybeder ve hızla çöküşe geçer . Bunun için biz de Türkiye Cumhuriyeti olarak ulusal eğitimimize önem vermeli , çocuklarımız , gençlerimizi ulusal eğitim konusunda bilgilendirmeli ve bilinçlendirmeliyiz . Bizim kültürümüz , bizim ulusal eğitimimiz çok zengin bir hazineye sahiptir . Çünkü bizim geçmişimiz çok zengindir . Çünkü bizi biz yapan  geçmişimiz , kıymetli atalarımız , bu devleti kuran , geçmişteki Türk devletlerini kuran kişilerdir , değerlerdir . Ulusal eğitim bir milletin ya özgür olmasını sağlar ya da başka milletlerin benliği altında köle gibi yaşamasına neden olur . Mustafa Kemal de eğitime ve ulusal eğitime çok önem vermiş ve şu sözü söylemiştir :


'' Eğitimdir ki bir milleti ya özgür , bağımsız , şanlı , yüksek bir topluluk halinde yaşatır ya da esaret ve sefalete terk eder . '' Bunun eğitime özellikle de ulusal eğitime çok önem vermeliyiz ve milli benliğimiz asla kaybetmemek için  dilimize , inançlarımıza , değerlerimize , kültürel öğelerimize sahip çıkmalıyız . Unutmayın ki ulusal eğitime önem vermeyen milletler çabuk parçalanır, dağılır, yıkılır .
Devamını Oku
    0

Ülkemizde Kitaba Verilen Değer Hakkında Bir Kompozisyon Yazınız .

Ülkemizde Kitaba Verilen Değer Hakkında Bir Kompozisyon Yazınız .

Bir ülkenin geleceği , eğitim seviyesi ,  genel yeteneği ve genel kültürünün ne kadar gelişmiş olduğu ya da ne kadar geri olduğu  kitaba verilen değer ile belli olur . Çünkü bir ülkenin gelişmesi , kalkınması , gelişmiş bir dünya ülkesi olmasının şartı eğitime ve öğretime önem vermekten , yani kitap okumaktan geçer değerli arkadaşlar ! Ülkemizde kitaba yeterince değer veriliyor mu diye şöyle bir baktığımızda ne yazık ki Türkiye'de kitaba , kitap okumaya yeteri kadar değer ve önem verilmemektedir. Çünkü gelişmiş ülkelerin yıllık kitap okuma sayısı ile bizim güzel ülkemizin güzel insanlarının okuduğu kitap sayısına baktığımda arada uçurumların olduğunu görmekteyim . 

Kütüphaneler haftası için hazırlanmış olan raporda şu detay dikkatimi çekti : Kitap okuma konusunda içler acısı bir durum yaşanmakta ülkemizde . Neden diye sorduğunuz duyar gibiyim . İşte cevabı : Japonlar yılda 25 kitap okurken , Türkiye'de, bu cennet ülkemizde ise ne yazık ki 10 yılda bir kitap okunmaktadır . İşte size gerçekler...  Bu durum ülkemizin geleceği hakkında çok vahim bir tabloyu gözler önüne sermektedir . Bu durumdan bir an önce kurtulmamız ve vatandaşlar olarak kitap okuma sayımızı artırmamız gerekiyor . Yoksa ileride geri kalmış bir ülke oluruz ve  bizi daha da olumsuz sonuçlar bekleyebilir . Japonya'dan başka Fransa'da ise durum şöyledir . Fransa'da yılda  ortalama 7 kitap okunmakta , İsviçre'de yılda ortalama 10 kitap okunmaktadır . Diğer bir taraftan gelişmiş ülkelerin kütüphane sayısı çok fazla iken  Türkiye'de kütüphane sayısının bu ülkelere oranla daha az olduğunu ve buradan da ülkemizin kitap okumaya ne kadar değer verdiğini görebiliyoruz aslında . Gelişmiş ülkelerde kitap sayısı daha fazla iken ülkemizde bu ülkelere göre kitap sayısı daha azdır. Bunun için ülke  olarak, birey olarak kitap okumaya daha çok önem vermeli ve bunu kırsal kesime de yaymalıyız. Çünkü kadınlarımızın ve kırsal kesimde yaşayan vatandaşlarımızın okuma- yazma oranının düşük olduğunu görmekteyiz. Okula giden gençlerimiz ise ders kitapları dışında çok fazla kitap okumamakta, okuyan kesim ise çok az bir kesim olmaktadır. Ülkemizde kitaba gereken önem verilmez ise bu durum kültürümüz için tehdit edici bir durum  haline gelir. Ülkemizin  bireylerinin  daha çok gelişmesi için, daha çok kültürel birikime sahip olması için kitap okumaya verilen değer artmalı ve kitap okumayı artıracak yeni politikalar izlenmelidir. Ülkemizde kütüphane sayısı artırılmalı, kitap okuma konusunda bilinçli bireyler haline gelmeliyiz .

Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal'in şu sözlerini unutmayalım ki ülkemizde kitap okuma sayısı ve niteliği daha çok artsın :
'' Uygarlık yapısının temeli kitaplardır''.
'' Kitapsız yaşamak kör, sağır ve dilsiz yaşamaktır''.
'' Kitapsız büyüyen çocuk susuz ağaca benzer''

Devamını Oku
    1

İnsan Hayatında Çalışmak Mı Fırsatlar Mı Daha Önemlidir ? Konulu Bir Kompozisyon Yazınız .

İnsan Hayatında Çalışmak Mı Fırsatlar Mı Daha Önemlidir ? Konulu Bir Kompozisyon Yazınız .

İnsan hayatını daha iyi sürdürmek için çalışmaya ihtiyacı vardır . Çünkü insanın bu hayatta birçok sorumluluğu vardır . Bu sorumlukları da yerine getirebilmesi için çalışması gerekir . İnsan hayatında çalışmak önemlidir  fakat fırsatlar , şans  da önemlidir . Yani kişinin hem çalışması emek etmesi gerekir hem de şanslı olması gerekir . Verilen fırsatları iyi değerlendirmesi gerekir . Ama bazen kişi çok çalışır fakat eline fırsat geçmez .

 Kişi bu durumda haya kırıklığı ve üzüntü yaşayabilir . Bunun için insan hayatında şansın da olması gerekir . Örneğin ; şu anda atanamayan binlerce öğretmen çalışıp öğretmenlik diplomasına sahip olmuştur . Üniversiteyi bitirdiğinde ise  kimileri çok çabuk iş bulabilmiş , kimileri ise atanamamıştır . Kimi bölümlerin ataması çok yüksektir , atama sayısı da çok azdır . Kimi bölümlerin atama puanı da düşük , atama sayısı da düşüktür . İşte bu durumda sadece çalışmanın da yeterli olmadığını görebiliriz . Sonuçta  atama fırsatına sahip  olanlar atanacak , bu fırsata sahip olamayanlar ise bekleyecek ya da kendine yeni  şeyler yapmaya çalışacaktır .Bu durumda kişi kendine  başka işler bulmaya çalışmalı, başka yollardan okuduğu mesleği icra etmeye çalışmalı , bir koleje girmeli , bir özel okula girmeli  ve bu şekilde çalışmaya devam etmelidir .


Her ne olursa olsun insan hayatta umudunu kaybetmemelidir . Çalıştığı halde , okuduğu halde bir işe giremediyse kendine yeni imkanlar  üretmeli ve bilgisini farklı alanlarda kullanmalı ve mutlaka bir işle uğraşmalı ve boş durmamalıdır .
Devamını Oku
    0

Kızlarını Okutmayan Milletler Oğullarını Manevi Öksüzlüğe Mahkum Etmiş Demektir Sözü İle İlgili Kompozisyon

Kızlarını Okutmayan Milletler Oğullarını Manevi Öksüzlüğe Mahkum Etmiş Demektir Sözü İle İlgili Kompozisyon

Eğitim, insanı hayata hazırlayan, kendisine ve topluma karşı sorumluluklarını yerine getirebilmesi için donatılmasını sağlayan en önemli faaliyettir . Atalarımızın da çok veciz bir şekilde ifade ettiği gibi "Ağaç yaşken eğilir" ve hepimizin ilk eğitimi ailede başlar .



Hepimiz ilk egitimimimizi okuldan önce ailede alırız ve bu eğitimde en önemli görev annelerimize düşer. Konuşmalarımız, tavırlarımız, yürüyüşümüz kısacası hayata dair her şeyimiz annelerimiz tarafından şekillendirilir. Bu yüzden annelerimiz ne kadar bilgili , görgülü, yetişmiş olursa biz de o kadar başarılı ve kişilik sahibi oluruz . Bu yüzden geleceğin anneleri olan kız çocuklarımızın eğitimi son derece önemlidir . Onlar eğitimli, bilgili , kültürlü olursa onların yetiştirdiği çocuklar da bilgili ve kültürlü olur . Hepimizin bildiği gibi annesini kaybetmiş olan çocuklara öksüz denir. İşte okutulmamış, eğitim verilmemiş bir annenin çocukları da fiziksel olarak bir anneye sahip olsalar da maalesef manevi olarak kendilerine katkı sağlayabilecek bir anneden yoksun oldukları için öksüz gibidirler . Üzülerek belirtmek gerekiyor ki bizim cennet yurdumuzda da kızların okutulmasına karşı çıkan azımsanmayacak kadar büyük bir kitle bulunmakta . Bu kitle geleneksel düşüncelere ya da çarpıtılarak kendi zihniyetlerin alet etmeye çalıştıkları inançlarıyla kız çocuklarımızı cahil bırakmaya çalışmaktadır.

Ülkemizin geleceğini çocuklarımız kuracaktır ve bu çocukların ilk öğretmenleri de anneleri olacaktır. Bu sebeple bu çocukların manevi olarak öksüz kalmamaları için kız çocuklarımızı çok iyi bir eğitim ve öğretimden geçirmeliyiz.

Devamını Oku
    0
© 2014 Kompozisyon Örnekleri. Designed by Bloggertheme9
Powered by Blogger.