Halit Ziya Uşaklıgil

Halit Ziya 1868’de İstanbul’da doğdu.

-Fatih Askeri Rüştiyesinde okuduktan sonra ailesiyle birlikte İzmir’e taşındı.

-Halk hikayeleri ve masalları dinleyerek geçen bir çocukluk ona edebiyat sevgisi aşıladı.

-İzmir Rüştiyesinden sonra gittiği Fransız okulu Halit Ziya’nın edebi kültürünün gelişmesinde etkili oldu.

-Tevfik Nevzad ile Nevruz, Ahenk, Hizmet gazetelerini çıkardı.

-Asıl yazı hayatı Hizmet gazetesindeki çalışmaları il başladı.

-1896’da döndüğü İstanbul’da Recaizade Mahmut Erkem’in önerisiyle Servet-i fünun hareketine katıldı.

    -Servet-i fünun şairlerinden Cenab Şahabettin ve Süleyman Nazif;Hamid Mehmet Akif ve Sami Paşazade Sezai ile bir arada. Çerçeve içindeki resimler Halit Ziya, Fikret ve Hüseyin Cahit’indir.

Edebi alanda asıl şöhretini Servet-i fünun’da yayınlanan Mai ve Siyah Aşk-ı memnu romanları ile yaptı.

-1901’de Servet-i fünun topluluğunun dağıtması ile yazı hayatına yedi yıl kadar ara verdi.

-II. Meşrutiyetin ilanından sonra yazı hayatına tekrar döndü.

-Darülfünunda batı edebiyatı dersleri verdi. Hükümet tarafından yurtdışı görevlerine gönderildi.

-27 Mart 1945’de, 1905’den beri oturduğu yeşilköy’deki köşkünde vefat etti.

EDEBİ HAYATI

-Halit Ziya Uşaklıgil, bizde roman sanatı üzerinde ciddi bir şekilde düşünen ve düşündüklerini eserlerinde bilinçli bir şekilde uygulayan ilk büyük roman yazarımızdır.
-Roman sanatı hakkındaki görüşlerini HİKAYE isimli kitabında açıklar. Bu kitapta romantizmi ve realizmi karşılaştırarak realizmi, romantizme üstün tuttuğunu bildirir.Ona göre romantik eserde her şey yazarın tasarrufundadır. Olayları istediği gibi düzenler, kişileri istediği gibi davrandırır, olağan üstülükler, akıl ve mantık dışı ani gelişmeler, kahramanın sosyo kültürel yapısına uymayan davranış biçimleri vardır. Ancak realist eserde her şey bunun tam tersidir. Bu yüzden eserlerini yazarken realist esaslara uyar.

-Halit Ziya’nın ilk romanları sırasıyla SEFİLE, NEMİDE, BİR ÖLÜNÜN DEFTERİ ve FERDİ VE ŞÜREKASI’ dır.Bu romanların dışında kalan MAİ ve SİYAH, AŞK-I MEMNU, KIRIK HAYATLAR isimli romanları ise olgunluk dönemi romanlarıdır. Sanatının zirvesine bu romanıyla çıkar.

 -Halit Ziya’ nın hayatındaki en parlak dönem Servet-i fünun devridir. En güzel eserlerini bu dönemde verir.

-Mai ve Siyah, Servet-i fünun’ un beyannamesi niteliğinde bir eserdir. Eserde Servet-i fünun  dönemi yazarlarının karamsarlıkları ve hayal  hakikat çatışması  gözler önüne serilir. Mai ve Siyah’ın Ahmet Cemil’i pasifliği, ütopik yanı, hayal perestliği ve hayatın  gerçekleri karşısındaki acizliği ile bir neslin temsilcisidir. Halit Ziya romantik bir mizaca sahip olan kahramanını yalnız aşk karşısında değil, çeşitli olayların karşısında da dener ve hepsinden de yenilmiş ve hayal kırıklıkları ile dolu çıkarır. Ahmet Cemil’in problemi zihnindeki dünya ile hayatın uyuşmasıdır. Yani mai ve siyah farkıdır.

-Aşk-ı Memnu ise Türk Edebiyatının en büyük eserlerinden biridir. Eser iki ayrı hikayeden oluşur. Bunlar annesine benzemekten çok korkan fakat buna rağmen ona çok benzeyen Bihter’in trajik sonu ile kaybettiği mutluluğu romanın sonunda yeniden yakalayan Nihal’in yalnızlığının anlatılmasıdır. Bu iki kişiden hangisinin merkez kişi olduğu belirsizdir.

 -Halit Ziya Aşk-ı Memnu romanı ile Modern romanın en önemli özelliğini, iç çatışmayı yani bireyin kendi kendisi ile olan kavgasını edebiyatımızda ilk kez kullanır.

-Onun romanlarında kıyafet ve mekan tasvirleri, kahramanların davranışlarını idare eden sosyal ve psikolojik etkenler uzun uzun anlatılır.

-Halit Ziya’nın romanlarında en açık özellik olarak dil ve üsluptan bahsedilir. Çünkü onun dili demek Servet-i fünun nesrinin dili demektir. Bu dil yabancı kelime ve tamlamalarla süslü, ağır bir dildir. Üslubu ise Türk romanında ilk defa Namık Kemal ile başlayan sanatkarane üslubu en başarılısıdır.

 -Romanları ve hikayeleri çok sağlam bir yapıya sahiptir. Daha yazmaya başlamadan romanını ayrıntıları ile zihninde oluşturur ve nasıl biteceğini bilir. Bunu Fransız Realist ve Naturalistlerin etkisinde kalmasıyla açıklayabiliriz. Romanlarında çıkarılacak herhangi bir kısım, bölüm, paragraf bulunmaz.

-Romanlarında konuları daha çok aydın çevreden seçer.

-Halit Ziya’nın romanlarında ilk dönem Osmanlı romanlarındaki ahlakçı ve toplumsal konular yoktur. Zaten devrin siyasi şartları böyle  konuların işlenmelerine müsait değildir. Bu nedenle Servet-i fünun romanı içine kapanık, karamsar, kişisel trajedileri işleyen bir roman haline gelir.

 -Romanları daha çok ev içi ya da salon romanlarıdır. Yani dar mekanları kullanır. Zaten psikolojik tahlil ağırlıklı, insanlar arasındaki duygu ve düşünce farklılıklarına dayanan roman vakalarının geniş mekanlara ihtiyacı yoktur.

-Romanlarında maddi imkan - maddi imkansızlık ve
iç – dış veya ev – sokak çatışması vardır.

-Yazar eski Türk ailelerinde ki otoriter baba modelinin yerine idealize edilmiş bir baba vardır. Sefile romanı hariç romanlarında kendisini kızına adayan babalar vardır.

-Halit Ziya edebiyatımızın hikaye türünde de batılı anlamda öncüdür. Hikayenin bir tür olarak yerleşmesinde, tutunmasında, benimsenmesinde en çok emeği geçen yazarımızdır.

 -Hikayelerinin çoğunun konusu anılarına ve kendi yaşamına dayanır.

-Hikayelerinin başlıca konuları şunlardır: Sevgi, kıskançlık, karı-koca geçimsizliği, mutsuzluk, hastalık, yoksulluk, geçim sıkıntısı, çocuk sevgisi, yurt özlemi, ulusal duygu, savaşların olumsuz etkileri, ruhsal bunalımlar.

-İstanbul hayatı kadar İzmir hayatını da Türk hikayesinde aksettirmeyi başarır.

 -Hikayelerinde en çok mutsuzluk sorunu üzerine durur. O yaşamın çekilmez bir yük olduğuna inandığı için hikayeleri bir mutsuzluk tablosu gibidir.

-Hikayelerinin kahramanlarını; yalnız salonlardan değil halk içinden, mahalle içinden, çeşitli Türk aileleri içinden, küçük memur hayatından, sokaktan ve köyden seçmiş, milli ve mahalli hikayeciliğimiz adına önemli adımlar atmıştır.

-Bitirilmemiş izlenimi uyandıran tek hikayesi yoktur.

-Hikayelerindeki dili ve üslubu, romanlarına nispetle daha sade, tabi ve oldukça canlıdır.

 -Roman ve hikayeleri her zaman yapı bakımından çok sağlamdır. Bu bakımdan edebiyatımızdaki ilk mükemmel hikaye ve romanlardır.

-Hayatının son dönemlerinde eserlerinin dilini sadeleştirerek yayınlamaya başlar. Bu onun dil konusundaki görüşlerinde değişikliklerin olduğunu gösterir.

-Halit Ziya mensur şiir alanında da eser vermiştir. Bu şiirleri MENSUR ŞİİRLER ve MEZARDAN SESLER adlı kitaplarında bir araya  toplar. Bu şiirlerde daha çok hayattan nefret duygusunu yansıtır.

 -Hayatının son dönemlerinde yazdığı üç tane hatıra kitabı vardır. Kırk Yıl’da kırk yaşına kadarki hatıralarını, Saray ve Ötesi’nde mabeyn katipliği zamanındaki hatıralarını, Bir Acı Hikaye’de ise intihar eden oğlu Halil Vedad için çektiği acıları anlatır.

-Kenarda Kalmış ve Sanata Dair adlı kitaplarında değişik yerlerde yayınlanmış makalelerini bir araya getirir.

-Halit Ziya yazı hayatına değişik fenni yazılar çevirerek başlar. Bu fenni yazılar dışında edebiyat tarihi kitaplarıda vardır.

-Halit Ziya ayrıca Tiyatro da  yazmıştır. Bunlar; Fürüzan, Fare, Kabus’dur. Tiyatrolarına genel bir açıdan bakıldığında bütün tiyatrolarında ele alınan konular ve konuların işleniş tarzı bakımından romanlarına benzer.

Alıntıdır.............
UYARI: SİTEDE YAYINLANAN YAZILARIN BAŞKA SİTELERDE KULLANILMASI SUÇTUR. FİKİR VE SANAT ESERLERİNİ KORUMA KANUNU GEREĞİNCE YAZILARI KOPYALADIĞI TESPİT EDİLEN KİŞİLERLE İLGİLİ YASAL YOLLARA BAŞVURULACAKTIR!.. YAZILAR SİTEYE AKTİF LİNK VERİLEREK KOPYALANABİLİR.

Share :

Facebook Twitter Google+
0 Komentar untuk "Halit Ziya Uşaklıgil"

YORUMLARINIZI YORUMLAMA BİÇİMİNİ "ANONİM" SEÇEREK İSİM, MAİL ADRESİ VB. YAZMAK İLE UĞRAŞMADAN KOLAYCA YAYINLAYABİLİRSİNİZ. KÜÇÜK BİR TEŞEKKÜRÜN BİLE BİZİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ VE DEĞERLİ OLDUĞUNU UNUTMAYIN...

Back To Top